İçinde İHİ geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "ihi" olan, toplam 78 tane kelime bulunuyor. İçerisinde ihi bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu ihi ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında ihi olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

KÜRDİLİHİCAZKAR, DİHİDROMORFENON

14 harfli kelimeler

ANTİHİSTAMİNİK, LÖKOKROMOTRİHİ, HEMİHİPERTROFİ

13 harfli kelimeler

DİHİDROPRİDİN

12 harfli kelimeler

ANTİHİJYENİK, TASHİHİKARAR, ANTİHİPNOTİK, VELİHİMMETLİ, DİHİDRALAZİN, HEMİHİDROZİS

11 harfli kelimeler

SİHİRBAZLIK, SEFERİHİSAR, SİHİRLENMEK, SİHİŞTURMAK, MUSLİHİDDİN, AKROMOTRİHİ

10 harfli kelimeler

MİHİRSEMEK, POLİHİBRİD, POLİHİBRİT, SİVRİHİSAR, SEBKİHİNDİ, DEVRİHİNDİ, SİHİRLENME

9 harfli kelimeler

İSLİHİSAR, YENİHİSAR, TRİHİBRİD, TRİHİBRİT, EHLİHİBRE, ESKİHİSAR, EPİHİYOİT

8 harfli kelimeler

MİHİRSEK, İHİNARAK, NİHİLİZM, NİHİLİST, SİHİRKAR, ZİHİNSEL, SİHİLMAK, SALİHİYE, ÖYRİHİGR, BİZATİHİ, SİHİRBAZ, YİHİLMAK, DİHİBRİD, DİHİBRİT, TİHİLMEK, AKİHİLOA, İHİLEMEK, TEİHİSÇİ

7 harfli kelimeler

İHİNEKA, ZİHİNCE, SİHİRLİ, DİHİCİK, İHİNAKA, PİHİRİK, BİHİRİK, ÖRİHİGR

6 harfli kelimeler

BEDİHİ, VECİHİ, TABİHİ, TARİHİ, NEZİHİ, MİHİNE, İHİCİK, BİHİNE

5 harfli kelimeler

NİHİN, SİHİL, MİHİN, İHİNE, İHİNA, ÇİHİK, CİHİZ, BİHİN, ZİHİN, SİHİR

4 harfli kelimeler

İHİN

3 harfli kelimeler

İHİ

Bazı kelimelerin anlamları

İHİ

İşte. Gülüp alay etme ünlemi.

HEMİHİPERTROFİ

Vücudun bir yarısının doğuştan aşırı gelişmesi.

TASHİHİKARAR

Mahkemece alınan kararın düzeltilmesi.

SİHİRLENMEK

Büyülenmek.

ANTİHİPNOTİK

Uykuyu meneden, uyku kaçıran, uykuyu azaltan.

KÜRDİLİHİCAZKAR

Klasik Türk müziğinde, rast perdesinde bir makam.

SEFERİHİSAR

İzmir iline bağlı ilçelerden biri.

DİHİDROPRİDİN

Kalsiyum kanal engelleyicisi olan ve kalp damar sistemi hastalıklarının tedavisinde kullanılan bir ilaç.

VELİHİMMETLİ

Ankara şehri, Gölbaşı ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.

HEMİHİDROZİS

Vücudun bir tarafının terlemesi.

ANTİHİJYENİK

Sağlık kurallarına aykırı olan.

DİHİDROMORFENON

Ağrı kesici etkinliği morfinin 5-6 katı olan narkotik ağrı kesici bir ilaç.

DİHİDRALAZİN

Doğrudan etkisiyle arteryolleri genişleten bir ilaç.

ANTİHİSTAMİNİK

Histaminin etkilerini azaltıcı veya ortadan kaldırıcı.

LÖKOKROMOTRİHİ

Şiddetli deri tahribatı olan yerlerde veya işaretleme amacıyla yapılan deri yanık yerlerinde pigment yapan hücrelerin parçalanması nedeniyle, iyileşmelerden sonra renksiz kıllı, açık gri veya beyaz lekelerin oluşması, akromotrihi.

SİHİRBAZLIK

Büyücülük.

  -   -   -  

Anlamında İHİ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde İHİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BUNAMAK

Çeşitli sebeplerle zihin gücünü yitirerek ne yaptığını bilemez duruma gelmek, ateh getirmek.

BİLİNÇ

İnsanın kendisini ve çevresini tanıma yeteneği, şuur. Algı ve bilgilerin zihinde duru ve aydınlık olarak izlenme süreci, şuur. Temel bilgi, temel görüş.

BALKANOLOJİ

Balkan uluslarının dili, tarihi ve kültürü ile uğraşan bilim dalı.

BARIŞ

Barışma işi. Uyum, karşılıklı anlayış ve hoşgörü ile oluşturulan ortam. Böyle bir antlaşmadan sonra insanlık tarihindeki süreç. Savaşın bittiğinin bir antlaşmayla belirtilmesinden sonraki durum, sulh, hazar.

ATARAKSİYA

Hiçbir heyecan veya zihin etkisiyle uyarılmayan ruh dinginliği, acıya olduğu kadar kıvanca karşı da ilgisizlik.

BİLİRKİŞİ

Belirli bir konudan iyi anlayan ve bir anlaşmazlığı çözümlemek için kendisine başvurulan kimse, uzman, ehlihibre, ehlivukuf, eksper. Çözümlenmesi özel veya bilimsel bilgiye dayanan konularda oyuna veya düşüncesine başvurulan kimse, ehlihibre, ehlivukuf.

ÇIKMAK

İçeriden dışarıya varmak, gitmek. Süresi dolduğunda ayrılmak. Gerçekleşmek. Yayılmak, duyulmak. Yerinden oynamak. Görünür ya da belli bir durumda bulunmak. Bir iddia ile ortalıkta görünmek. Belirmek, tanınmak. Meydana gelmek. Yayılmak. Niteliği sonradan anlaşılmak. Gelmek. Giderilmek, yok olmak. Yetkili birinin makamına iş için gitmek. Bir şeyin yukarısına doğru yürümek. Artırmak, fiyatı yükseltmek. Bir konu yetkililerce karara bağlanmak. Mal olmak. Bir durumla ilgili niteliklerini yitirmek, bir durumdan başka bir duruma geçmek. Büyük abdest bozmak. Karaya ayak basmak. Oyunda herhangi bir rolü oynamak. Elde edilmek, sağlanmak, istihsal edilmek. Yükselmek, artmak. Herhangi bir durumda olduğu anlaşılmak. Yetişecek ölçüde olmak. Harcamak zorunda kalmak. Eksilmek. Ay veya mevsim geçmek. Bir inceleme, bir araştırma sonucu bulmak. Binaya kat eklemek. Erişmek, görmek. Bulunduğu yerden fırlamak, kopmak. Sıyrılmak, ayrılmak. Olmak, bulunmak, var olmak. Bulunduğu yeri bırakıp başka yere geçmek, taşınmak, ayrılmak, ilgisini kesmek. Yapılmak, yürümek. Bitmek, büyümek, sürmek. Karşı gelebilmek, boy ölçüşmek. Bir yere ulaşmak, varmak. Bir sebeple bulunulan yerden ayrılmak. Talihine veya payına düşmek, isabet etmek, vurmak. Piyasaya sürülmek. Oluşmak, olmak. Sesini yükseltmek. Bir şeyin düzeni bozulmak, eskisinden daha değişik, kötü bir duruma girmek. Bulaşmak. Ay, Güneş görünmek. Bir meslek veya bilim kurumunda okuyup yetişmek, mezun olmak. Verilmek. Vermeye katlanmak. Flört etmek. Davranışta herhangi bir niteliği bulunmak. Unutmak. Yayımlanmak. Yeni yetişip satışa sunulmak.

BÜYÜLÜ

Kendisine büyü yapılmış (kimse). Büyü gücü olan, sihirli, afsunlu, efsunlu, füsunlu, füsunkâr, efsunkâr, sihirkâr. Çok etkileyici.

BÜYÜCÜ

Büyü yapan kimse, bağıcı, afsuncu, efsuncu, afsuncu, sihirbaz. Çevresindekileri çabuk ve güçlü olarak etkileyen kimse.

DEBİL

Bedensel ve zihinsel bakımdan güçsüz.

BELLEK

Yaşananları, öğrenilen konuları, bunların geçmişle ilişkisini bilinçli olarak zihinde saklama gücü, dağarcık, akıl, hafıza, zihin. Bir bilgisayarda, programı değişmeyen verileri, yapılacak iş için gerekli olan ara sonuçları toplayan bölüm.

AMERİKANİST

Amerikan tarihi ve kültürü ile uğraşan bilimci.

BÜYÜLENMEK

Büyüleme işine konu olmak, efsunlanmak, afsunlanmak, sihirlenmek, avurtlanmak.

BİLİNÇALTI

Bilinç dışı olmakla birlikte, dilendiğinde kapsamındakilerin bilince çağrılabildiği zihin bölgesi, şuuraltı, tahteşşuur.

BÜYÜ

Tabiat kanunlarına aykırı sonuçlar elde etmek iddiasında olanların başvurdukları gizli işlem ve davranışlara verilen genel ad, afsun, efsun, sihir, füsun, bağı. Karşı durulamaz güçlü etki.

BÜYÜLENME

Büyülenmek işi, efsunlanma, afsunlanma, sihirlenme.

BÜYÜCÜLÜK

Büyücünün yaptığı iş, bağıcılık, efsunculuk, afsunculuk, sihirbazlık.

ABRAKADABRA

Eski çağlarda bazı hastalıklara iyi geldiğine inanılan büyülü söz. Sihirbazların sıkça kullandığı büyü sözü.

BELLİ

Beli olan. Bilinmedik bir yanı olmayan, malum. Belirli, muayyen. Gizli olmayan, ortada olan, anlaşılan, bedihi, zahir, aşikâr.

AN

Zamanın bölünemeyecek kadar kısa olan parçası, lahza, dakika. Zihin. İki tarla arasındaki sınır.