Kelimeler arşivi içinde; başında "iki" olan, toplam 150 adet kelime bulunmaktadır. iki ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu iki ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde iki olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
İKİANLAMLILIK, İKİKANATLILAR, İKİRCİKLENMEK, İKİRCİMLENMEK
İKİÖZDECİKLİ, İKİRCİKLENME
İKİBUÇUKLUK, İKİDEĞİRMEN, İKİDİLLİLİK, İKİDÜZLEMLİ, İKİLKOŞULLU, İKİNCİAFŞAR, İKİNCİLİKLİ, İKİNDİÜZERİ, İKİRCİLİKLİ, İKİYERLİLİK, İKİYÜZLÜLÜK
İKİBOYUTLU, İKİDURUMLU, İKİEŞLİLİK, İKİKATLAMA, İKİLİBİRLİ, İKİNCÜYHLÜ, İKİNDİÜSTÜ, İKİRCİKLİK, İKİRCİMLİK, İKİRCİNLİK, İKİTERİMLİ, İKİZBAĞLAR, İKİZKIYILI, İKİZLEREVİ, İKİZPINARI
İKİÇELTİK, İKİLEMSİZ, İKİLENMEK, İKİLEŞMEK, İKİLETMEK, İKİNCİLER, İKİNCİLİK, İKİNCİRİK, İKİNCÜKLÜ, İKİNDİYİN, İKİRCİKLİ, İKİRCİLİK, İKİRCİMLİ, İKİRCİNLİ, İKİZANLAM, İKİZBAŞAK, İKİZCİLER, İKİZÇINAR, İKİZKENAR, İKİZLEMEK, İKİZLENME, İKİZLEŞME, İKİZLİLİK, İKİZPINAR
İKİBAŞLI, İKİBÜKÜM, İKİCANLI, İKİCİKLİ, İKİCİLİK, İKİCÜKLÜ, İKİÇİFTE, İKİGÖZÜM, İKİKAVAK, İKİKÖPRÜ, İKİLAMAK, İKİLEMEK, İKİLEMLİ, İKİLENME, İKİLEŞİK, İKİLEŞİM, İKİLEŞME, İKİLETME, İKİLEYİN, İKİLİKLİ, İKİPINAR, İKİSARAY, İKİSTİRE, İKİŞERLİ, İKİTELLİ, İKİYAMAÇ, İKİYEBİR, İKİYİNCİ, İKİYÜZLÜ, İKİZAFER, Devamını Oku »»
İKİAĞIZ, İKİDERE, İKİKARA, İKİKESE, İKİKUYU, İKİLCİK, İKİLECİ, İKİLEME, İKİNCİL, İKİNDİN, İKİNLİK, İKİRCİK, İKİRCİL, İKİRCİM, İKİSTİR, İKİTEPE, İKİYAKA, İKİZGÖL, İKİZKÖY, İKİZLER, İKİZLİK, İKİZTAŞ
İKİCİG, İKİCİK, İKİCİN, İKİÇAM, İKİGEN, İKİLEK, İKİLEM, İKİLİK, İKİLİM, İKİNCİ, İKİNDİ, İKİNİN, İKİŞER, İKİTAP, İKİTEK, İKİYLE, İKİZCE, İKİZEV, İKİZİN, İKİZLİ
İKİCİ, İKİLİ, İKİNÇ, İKİSU, İKİŞE
İKİÇ, İKİL, İKİZ
İKİ
İKİ
Birden sonra gelen sayının adı. Birden bir artık. Bu sayıyı gösteren 2 ve II rakamlarının adı.
İKİNCİLİKLİ
Karar veremeyen, kararsız. Kuşkulu, kararsız kimse. Çözümlenmemiş, bitmemiş, sonuçlanmamış (iş için).
İKİRCİKLENMEK
İşkillenmek, kuşkulanmak. Kararsız olmak. İşkillenmek.
İKİNDİÜZERİ
İkindiüstü.
İKİDÜZLEMLİ
Bir doğrudan çıkan iki yandüzlemin oluşturduğu uzambiçim.
İKİRCİLİKLİ
Kuşkulu, kararsız kimse. Çözümlenmemiş, bitmemiş, sonuçlanmamış (iş için).
İKİDEĞİRMEN
Sivas şehri, Beypınarı bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
İKİKANATLILAR
(Eş anlamlısı: sinekler, Diptera), sirke sineği (Drosophila melanogaster) türleri çok iyi bilinir.
İKİANLAMLILIK
İki anlama gelen bir sözcüğün bilinerek ya da bilinmeyerek yanlış anlaşılmasından ortaya çıkan güldürücü durum.
İKİRCİMLENMEK
Kararsız davranmak.
İKİRCİKLENME
İkirciklenmek işi.
İKİNCİAFŞAR
Bolu ili, Gerede ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
İKİLKOŞULLU
Verdien p, q önermeleri için, doğruluk değerleri aşağıdaki çizelgeyle verilen ve p simgelerinden biriyle gösterilen bileşik önerme :Anlamdaş. eşdeğerlik.
İKİDİLLİLİK
Aynı devletin yurttaşları arasında birden çok dille konuşulması durumu.
İKİÖZDECİKLİ
İki özdeciğin çarpışmasından oluşan (tepkime vb.).
İKİBUÇUKLUK
Top toplayıcı. Kadınların süs için takındıkları, iki buçuk altın lira değerinde olan altın, gremse.
Bu bölümde tanımı içerisinde İKİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AĞIZLAŞMAK
İki kan damarı birbiri içine açılmak.
ALAMANA
Balık avlamakta veya yük taşımakta kullanılan, tek veya iki direkli ve açık güverteli, büyük kayık, alamanata.
AKEMİ
İki elemanlı mermer yapıştırıcısı.
AKÇAAĞAÇ
Akçaağaçgillerden, süs ağacı olarak da dikilen, tahtası hafif ve sağlam bir ağaç, isfendan (Acer).
AKTARMA
Aktarmak işi. Bir yolcunun gideceği yere birkaç araç değiştirerek ulaşması. Bir kimsenin herhangi bir hakkını bir başkasına geçirmesini sağlayan iş, transfer. Alıntı. Bir oyuncunun topu kendi takımından bir başka oyuncuya göndermesi. Bir taşıttan başka bir taşıta geçme. Sürülmemiş tarlayı ilk veya ikinci kez sürme. Para aktarımı. Arıları bir kovandan ötekine geçirme.
AKAR
Kiraya verilerek gelir getiren ev, dükkân, tarla, bağ vb. mülk, akaret. Halı, koltuk, yatak vb. yerlerde ve nemli ortamlarda yaşayan, astıma yol açabilen, insan vücudundan dökülen deri tozlarıyla ve parçacıklarıyla beslenen bir tür canlı. Sıvı, mai, likit.
AKCİĞER
Göğüs kafesinin büyük bir bölümünü içten kaplayan, kanı temizleyen, sağlı sollu iki parçadan oluşan solunum organı. Bronşçukların son bölümü.
AKŞAMSEFASI
İki çeneklilerden, gece açan küçük kokulu çiçekleri olan, otsu bir bitki, gecesefası (Mirabilis jalapa).
ADIM
Yürümek için yapılmış olan ayak atışlarının her biri. Bir yarışın belirli uzaklığı kapsayan bölümlerinden her biri, etap. Ayakta, esas duruşta, bir ayağın türlü yönlerde iki ayak boyu kadar yer değiştirmesi. Girişim, hamle. Bir ayak atışıyla alınan ve uzunluğu yaklaşık 75 santimetre olan mesafe. Bir gösterge ucunun eş olarak ayrılmış yaylardan biri boyunca aldığı yol. İki diş arasındaki aralık.
AKIŞKANLIK
Akışkan olma durumu. Para ve ticaretle ilgili işlemlerde kullanılabilecek durumda olan satın alma gücü, likidite. Kolaylıkla paraya çevrilebilme özelliği fazla olan varlıklar, likidite.
ALMAŞ
İki veya daha çok şeyin sıra ile değiştirilerek kullanılması veya kendiliğinden değişerek çalışması, keşikleme, münavebe. Birinin doğru olması ötekinin yanlışlığını gerektiren iki önermenin oluşturduğu sistem.
AĞ
İplik, sicim, tel vb. ince şeylerden kafes biçiminde yapılmış örgü. Ulaşım ve iletişim gibi alanlarda ülkenin her yerine yaygınlaştırılmış şebeke. Örümcek vb. hayvanların salgılarıyla oluşturdukları örgü. Çaprazlama örgü ile yapılmış olan ve kale direkleri arkasına gerilen örgü, file. Pantolon veya külotun apış arasına gelen yeri, apışlık. Tuzak. Oyun alanını ortadan ikiye bölen iple yapılmış örgü, file.
AKAÇ
Bir yerde birikip kalan sıvıları, bir işlem sonunda geriye kalan artıkları, gereksiz nesneleri dışarıya akıtmak için kullanılan boru vb. araç. Yer altı su oluğu. Kanal, ark, su yolu.
AÇIORTAY
Bir açıyı, ölçüleri birbirine eşit olan iki açısal bölgeye ayıran doğru parçası.
AKÇAAĞAÇGİLLER
İki çeneklilerden, örneği akçaağaç olan bir bitki familyası.
AĞIZ
Yüzde, avurtlarla iki çene arasında bulunan, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye yarayan ve besinlerin sindirilmeye başlandığı organ. Bu boşluğun dudakları çevreleyen bölümü. Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak. Koy, körfez, liman vb. yerlerin açık tarafı. Aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dili. Uç, kenar. Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı. Bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü. Çıkış yeri. Kesici aletlerin keskin tarafı. Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap. Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü. Üslup, ifade biçimi.
ABANOZGİLLER
İki çeneklilerden, sıcak ülkelerde yetişen bir bitki familyası.
ADAYAVRUSU
İki veya üç çifte kürekli küçük balıkçı teknesi.
AKREP
Akreplerden, sıcak ve nemli yerlerde yaşayan, kıvrık ve kalkık kuyruğunda zehirli iğnesi olan bir tür böcek, kuyruklu (Scorpio). Zodyak üzerinde Terazi ile Yay arasında yer alan takımyıldızın adı. Saatin iki ibresinden küçüğü.
ALACA
Birkaç rengin karışımından oluşan renk, ala. Birkaç renkli iplikten yapılmış dokuma. Meyvelere, genellikle üzüme düşen ben. Keklik, bıldırcın vb. kuşları avlamak için kullanılan iki renkli bez. Ağaçta ilk olgunlaşan meyve. İki ya da daha çok renkli. Çorum iline bağlı ilçelerden biri.