Sonu İLE ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ile" olan, toplam 117 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ile ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında ile olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ile olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

YERGÜNNÜKHAMİLE

11 harfli kelimeler

ARKUNLUĞİLE

10 harfli kelimeler

KURUCAŞİLE, SARIHALİLE, KARAHALİLE, KANTARKİLE, KAPLUMKİLE

9 harfli kelimeler

FAKSİMİLE, GÜHERÇİLE, KONTRFİLE, MUHAYYİLE, GÖĞERÇİLE, GÖHERÇİLE, GUVERÇİLE, ISGARPİLE, KÖFERÇİLE, MÜVEKKİLE, VERSATİLE

8 harfli kelimeler

BAŞIBİLE, BİTÜNİLE, MUTEZİLE, ZAMANİLE

7 harfli kelimeler

AMABİLE, ASİMİLE, BONFİLE, MENZİLE, NARGİLE, SİLSİLE, SÜRFİLE, BİZMİLE, EVEDİLE, FERMİLE, İREMİLE, KOMPİLE, MİNCİLE, MİZMİLE, MUKBİLE, NERGİLE, SERKİLE, SERSİLE, SİNSİLE, SİNTİLE, TANKİLE, TEKMİLE

6 harfli kelimeler

CEMİLE, DEFİLE, FASİLE, HALİLE, HAMİLE, JÜBİLE, KABİLE, KAFİLE, MAAİLE, NAFİLE, VESİLE, CELİLE, CİMİLE, DİBİLE, DİVİLE, EMBİLE, ENKİLE, FAMİLE, FEMİLE, GABİLE, GAMİLE, GEFİLE, GEVİLE, GİYİLE, İPSİLE, İŞKİLE, KAMİLE, MORİLE, NEBİLE, NECİLE, Devamını Oku »»

5 harfli kelimeler

GAİLE, HAİLE, MAİLE, AKİLE, AMİLE, ASİLE, BÖİLE, EBİLE, NAİLE, ÖZİLE, STİLE

4 harfli kelimeler

AİLE, BİLE, ÇİLE, FİLE, HİLE, JİLE, KİLE, ŞİLE, ZİLE, CİLE, GİLE, MİLE, NİLE, SİLE, TİLE

3 harfli kelimeler

İLE

Bazı kelimelerin anlamları

İLE

Kelimenin sonuna geldiğinde birliktelik, beraberlik, araç, neden veya durum anlatan cümleler yapmaya yarayan bir söz. Bazı soyut adlara getirildiğinde ". olarak, . bir biçimde" anlamında durum zarfları oluşturan bir söz. Cümle içinde aynı görevde bulunan iki ögeyi birbirine bağlamaya yarayan bir söz.

SARIHALİLE

Doğu Hindistan'da yetişen bir tür bitkinin olgunlaşmadan önce toplanan, kurutulan 3-5 santimetre uzunluğunda, erik biçiminde, sarımtırak esmer renkli sert kokusuz taneleri (Terminalia citrina).

KURUCAŞİLE

Bartın iline bağlı ilçelerden biri.

GÖĞERÇİLE

Nem.

MUHAYYİLE

Hayal gücü.

KARAHALİLE

Doğu Hindistan'da yetişen bir bitkinin olgunlaşmadan önce toplanan ve kurutulan 1-3 santimetre uzunluğunda, iğ biçiminde siyah renkli, sert, kokusuz taneleri (Fructus Myrobalani).

KONTRFİLE

Kesim hayvanlarında, bel kemiğindeki dikensi çıkıntının iki yanında bulunan et dilimi.

KANTARKİLE

Avcıların tüfeğe barut koyma işinde kullandıkları bir ölçek.

FAKSİMİLE

Tıpkıbasım.

GÖHERÇİLE

Nem.

YERGÜNNÜKHAMİLE

Kadınlarda aş yerme.

ISGARPİLE

Tahta üzerinde oyma yapmakta kullanılan demir araç. (Güzel Güdül Ankara).

GUVERÇİLE

Yeşil küf (Kaman), karşılığı güverçile.

KAPLUMKİLE

Kaplumbağa.

ARKUNLUĞİLE

Yavaşça.

GÜHERÇİLE

Tarımda gübre, hekimlikte ilaç olarak kullanılan, barut vb. patlayıcı maddeler yapımına yarayan, beyaz renkte ve ince billurlar durumunda birleşik bir madde, potasyum nitrat (KNO3).

  -   -   -  

Anlamında İLE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde İLE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AÇIKLAMAK

Bir konuyla ilgili gerekli bilgileri vermek, izah etmek. Açıkça söylemek, ifşa etmek. Belirtmek, göstermek, açığa vurmak, izhar etmek. Bir sorunla ilgili aydınlatıcı bilgi vermek, tavzih etmek. Bir sözün, bir yazının ne anlatmak istediğini belirtmek, yorumlamak.

ABLA

Bir kimsenin kendisinden büyük olan kız kardeşi. Erkeklerin kız veya kadınlara seslenirken söyledikleri söz. Büyük kız kardeş gibi saygı ve sevgi gösterilen kız veya kadın. Genelev veya randevuevi işletmecisi kadın, çaça, mama (II).

ACYO

Herhangi bir paranın gerçek değeriyle sürüm değeri arasında veya bir ticaret senedinin üzerinde yazılı miktar ile indirimden sonraki tutarı arasında doğan fark. Bankaların senetli kredi işlemlerinde yaptıkları tahsilat. Bir ticaret senedinin yenilenmesinde alınan komisyon.

ABANMAK

Eğilerek bir şeyin, bir kimsenin üzerine kapanmak. Bir yere veya bir kimseye yaslanmak, dayanmak. Bir şeyin veya bir kimsenin üzerine çöküp çullanmak. Birine yük olarak onun sırtından geçinmeye çalışmak. Boksta karşılaşma sırasında rakibine yaslanmak. Futbolda topa olanca gücüyle vurmak.

AÇIK

Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.

ABARTILI

Olduğundan fazla gösterilen, abartmalı, mübalağalı. Abartarak, abartılı olarak, mübalağalı bir biçimde.

ACENTE

Bir kuruluşun yaptığı işi onun adına kazanç karşılığında yürüten daha küçük kuruluş. Bu kuruluşun veya şubelerinin başında bulunan kimse. Bir kuruluşa bağlı olmaksızın sözleşmeye dayanarak belirli bir yer ve bölge içinde sürekli olarak ticarethane veya işletmeyi ilgilendiren işlerde aracılık eden, bunları o işletme adına yapan kimse. Banka şubesi. Vapur ortaklığı.

AÇIKGÖZ

Uyanık davranarak çıkar sağlayan, imkânlardan kurnazca yararlanmasını bilen, cingöz, uyanık, kurnaz (kimse).

ABA

Abla. Bu kumaştan yapılmış yakasız ve uzun üstlük. Bu kumaştan yapılan. Kepenek. Yünün dövülmesiyle yapılmış olan kalın ve kaba kumaş. Bu kumaştan yapılmış olan ve dervişlerce giyilen hırka. Anne.

AÇIKLAYICI

Bir sorunu gerekli açıklığa kavuşturan. Kendinden önce gelen kelimeyi belirten, açıklayan (kelime veya kelimeler): "Atatürk, yeni Türkiye'nin kurucusu, daima saygı ile anılacaktır" cümlesindeki 'yeni Türkiye'nin kurucusu' sözü Atatürk adının açıklayıcısıdır.

ABONMAN

Bir satıcı veya kamu kuruluşu ile alıcılar arasında yapılmış olan anlaşma, sürdürüm. Abone olma durumunu gösteren belge. Kent içinde ulaşımı sağlayan otobüslerde para yerine geçen bilet veya kart.

ABARTISIZ

Olduğu gibi gösterilen, abartmasız, mübalağasız. Abartmadan, abartısız olarak, mübalağasız bir biçimde.

ABDAL

Gezgin derviş. Tasavvufta manevi üst bir rütbe. Safeviler devrinde İran'da yaşayan Türk oymaklarından biri. Dilenci kılıklı, üstü başı perişan kimse. Anadolu'da yaşayan oymaklardan bazısı.

ABDESTLİK

Abdest alınacak yer. Abdest alınırken giyilen ve kolsuz hırkaya benzeyen bir giyecek türü.

ACEMİLEŞME

Acemileşmek durumu.

ACYOCU

Borsa veya piyasada tahvil için çeşitli hileler uygulayan, dolaplar çeviren kimse.

ABANOZGİLLER

İki çeneklilerden, sıcak ülkelerde yetişen bir bitki familyası.

ABDÜLLEZİZ

Akdeniz bölgesinde ve Afrika'da yetişen, çok yıllık, yumrulu ve otsu bir bitki (Cyperus esculentus). Bu bitkinin yemiş olarak yenilen, tatlı ve yağlı ürünü.

ABRA

Dara. Angarya, yük. Bir değiş tokuşta üste verilen şey. Denge.

AÇILMAK

Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.