İLA ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "ila" olan, toplam 78 adet kelime bulunmaktadır. ila ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu ila ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ila olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

İLAHİYATÇILIK, İLAHLAŞTIRMAK

12 harfli kelimeler

İLAHLAŞTIRMA

10 harfli kelimeler

İLAHİYATÇI, İLAHLAŞMAK, İLANKAVIĞI, İLAÇSIZLIK, İLAÇLANMAK

9 harfli kelimeler

İLAZIMSIZ, İLAHLAŞMA, İLANCILIK, İLAÇLANMA, İLAÇLANIŞ, İLAÇLAMAK, İLANİHAYE, İLARLAMAK

8 harfli kelimeler

İLANDİLİ, İLANIAŞK, İLARSLAN, İLAVETEN, İLAKEDER, İLAHİYAT, İLAÇLAMA

7 harfli kelimeler

İLAANÇE, İLANCIK, İLANCIH, İLAÇLIK, İLANCOH, İLANGEÇ, İLANKAÇ, İLANPAS, İLAÇSIZ, İLABADA, İLASANA, İLASDİK, İLATMAK, İLAVELİ, İLAHANA, İLAYDIN

6 harfli kelimeler

İLASAN, İLARYA, İLAAŞI, İLAANE, İLAYDA, İLANEN, İLAĞAT, İLAZIM, İLAÇLI, İLAMUR, İLAHAH, İLALAN, İLAHAM, İLAHAT, İLAHNA, İLAĞAN, İLAĞAÇ, İLAGAN, İLAHET

5 harfli kelimeler

İLARİ, İLAHİ, İLAVE, İLAŞE, İLANA, İLAEN, İLADE, İLANŞ, İLAHE

4 harfli kelimeler

İLAS, İLAY, İLAH, İLAT, İLAF, İLAC, İLAÇ, İLAL, İLAM, İLAN

3 harfli kelimeler

İLA

Bazı kelimelerin anlamları

İLA

Belirtilen sayıların da dâhil edildiği aralığı anlatan söz.

İLAÇLANMAK

İlaçlama işi yapılmak veya ilaçlama işine konu olmak.

İLAÇLAMAK

İlaç sürmek. Mikroplardan arındırmak, zararlı böceklerden korunmak amacıyla ilaç püskürtmek veya sıkmak.

İLAÇSIZLIK

İlaçsız olma durumu.

İLANCILIK

Ticari bir amaçla geniş topluluklara tanıtılmak istenen bir şeyi basın ve yayım yoluyla duyurma işi.

İLANKAVIĞI

Dönemeçli yol.

İLAZIMSIZ

Gereksiz.

İLAHLAŞMAK

Yücelmek, çok beğenilmek, hayranlık uyandıran bir duruma gelmek.

İLANİHAYE

Sonsuza kadar. Sonsuz.

İLAHLAŞTIRMAK

İlah durumuna veya biçimine getirmek.

İLAHİYATÇI

Tanrı bilimci.

İLAÇLANMA

İlaçlanmak işi.

İLAHLAŞTIRMA

İlahlaştırmak durumu veya biçimi.

İLAHİYATÇILIK

Tanrı bilimcilik.

İLAÇLANIŞ

İlaçlanma işi.

İLAHLAŞMA

İlahlaşmak işi.

  -   -   -  

Anlamında İLA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde İLA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AKILLICA

Akla yakın, doğru, makul. (akıllı'ca) Akla yakın, doğru bir biçimde, akıllıcasına, akilane.

ARPACIK

Göz kapağının kenarında çıkan küçük çıban, it dirseği. Tüfek, tabanca vb. ateşli silahlarda namlunun en ileri bölümünde bulunan ve nişan alırken gezle birlikte göz ile hedef arasında aynı çizgi üzerine getirilen küçük çıkıntı.

ANLAŞMA

Anlaşmak durumu. Devletler arası siyasal, ekonomik, kültürel vb. alanlarda yapılmış olan uzlaşma ve bu uzlaşmanın tespit edildiği belge, uyuşma, itilaf, antant, konvansiyon. Sözleşme.

ALERJİ

Birtakım yiyecek, ilaç, toz, koku vb.ne hastalık derecesinde gösterilen aşırı tepki. Bir kimseye veya bir şeye karşı olumsuz yönde duyulan aşırı duyarlılık.

ANLATMA

Anlatmak işi, ifham, ilam, tefhim.

ARKEBÜZ

XV. yüzyılda Fransa'da kullanılmaya başlanan, taşınabilir ateşli silah.

APRELİ

Apresi yapılmış, perdahlanmış veya cilalanmış.

ANTİALERJİK

Alerjilerin önlenmesinde veya tedavisinde kullanılan ilaç. Alerjiye neden olmayan.

ASEPSİ

Özellikle tıpta kullanılan araç gereçleri ilaç kullanmadan yalnız ısı yardımı ile mikroptan arındırma işi.

ACYO

Herhangi bir paranın gerçek değeriyle sürüm değeri arasında veya bir ticaret senedinin üzerinde yazılı miktar ile indirimden sonraki tutarı arasında doğan fark. Bankaların senetli kredi işlemlerinde yaptıkları tahsilat. Bir ticaret senedinin yenilenmesinde alınan komisyon.

ARAÇSIZ

Doğrudan doğruya yapılmış olan veya olan, vasıtasız, bilavasıta. Araç olmaksızın, vasıtasız bir biçimde, bilavasıta, doğrudan doğruya.

APRESİZ

Apresi yapılmamış, perdahlanmamış veya cilalanmamış.

APRELEMEK

Kumaş veya deriyi cilalamak, perdahlamak.

ASKI

Üzerine herhangi bir şey asmaya yarar nesne. Elbise, gömlek, tişört, ceket gibi elbiselerin kırışmadan düzgün bir biçimde elbise dolabına asılması için insan omzu biçiminde tasarlanmış, bazılarının altında pantolon asmak için düz bir çıta, bazılarının her iki kenarında etek asmak için çengel bulunan alet, elbise askısı. Saz şairleri arasında yapılmış olan deyiş yarışında üstün gelene verilmek için duvara asılan kumaş, tabanca vb. ödül. İpek böceğinin kozasını sarması için yanına konulan çalı çırpı. Düğünlerde geline yakınları tarafından takılan hediye. Artırma, eksiltme vb. resmî iş ilanlarının ilgili daire duvarında belli bir zaman süresince asılı durması. Kadınların kullandığı altın dizisi veya zincirli mücevherat. Hastanelerde kırık kol veya bacakların asılarak tutturulduğu araç. Gelinin odasına asılan süs. Yeni yapılmış olan yapıların çatısına, ev sahibi tarafından usta için veya düğün arabalarına düğün sahibi tarafından arabacı için armağan olarak asılan kumaş. Pantolon veya giysilerin düşmesini önlemek için omuzdan aşırılan bağ. Çay, kahve taşımaya yarar kahveci tepsisi, fener. Saklanmak için tavana asılmış dizi veya hevenk.

AHAR

Hattatların kâğıt cilalamak için kullandıkları nişasta ve yumurta akından yapılmış olan özel bir karışım.

ARDIÇ

Servigillerden, güzel kokulu yapraklarını kışın da dökmeyen, yuvarlak kara yemişleri ilaç olarak kullanılan bir ağaççık (Juniperus).

ARAMİCE

Sami dillerinin batı lehçelerini içine alan ve milattan önceki dönemlerde kullanılmış olan ölü bir dil. Bu dille yazılmış olan.

APRE

Kumaş ya da derinin cilalanması, perdahlanması. Dokumacılıkta, boyacılıkta cila olarak kullanılan madde.

ANLAŞMAZLIK

İki veya daha çok tarafın düşünce ve amaçları arasında ayrılık, uyuşmazlık, ihtilaf, ikilik, maraza, sürtüşme.

AMPUL

İçinde, elektrik akımı ile akkor durumuna gelerek ışık verebilen bir iletkeni bulunan, havası boşaltılmış cam şişe. İçinde sıvı durumda ilaç bulunan, kapalı cam tüp.