İçinde İNŞA geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "inşa" olan, toplam 11 tane kelime bulunuyor. İçerisinde inşa bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu inşa ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında inşa olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

İNŞAATÇILIK

9 harfli kelimeler

İNŞAALLAH

8 harfli kelimeler

İNŞAATÇI, İNŞALLAH, ŞAHİNŞAH, ŞEHİNŞAH, ŞİRİNŞAH

6 harfli kelimeler

İNŞAAT

5 harfli kelimeler

İNŞAT, İNŞAİ

4 harfli kelimeler

İNŞA

Bazı kelimelerin anlamları

İNŞA

Yapı kurma, yapı yapma, kurma. Düzyazı. Düzyazı veya şiir kaleme alma, yazıya dökme. Dilek kiplerine verilen genel ad.

İNŞAATÇILIK

İnşaatçının yaptığı iş.

ŞİRİNŞAH

Sevimli, cana yakın hükümdar.

ŞEHİNŞAH

İran hükümdarlarının sanı. Şahların şahı, en büyük hükümdar.

İNŞAALLAH

"Allah dilerse, Allah nasip ettiyse" anlamlarında dilek anlatan bir söz. Allahın izniyle.

İNŞAT

Şiir okuma, şiir söyleme. Bir şiiri, bir edebiyat eserini topluluk önünde, yüksek sesle ve gerektiği biçimde okuma.

ŞAHİNŞAH

Ağrı ilinde, Diyadin belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

İNŞAİ

biçimleyici, -da'vâ: biçimleyici aranç, dilem (Gestaltungsklage). -hak: biçimleyici hak. -hüküm: biçimleyici yargı. -muamele: biçimleyici işlem.

İNŞAATÇI

Yapı işlerini yöneten teknik görevli. Yapı ustası.

İNŞALLAH

"Tanrı dilerse, Tanrı nasip ettiyse" anlamlarında dilek anlatan bir söz.

İNŞAAT

Yapma işi, yapım. Yapımı süren bina.

  -   -   -  

Anlamında İNŞA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde İNŞA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

MÜNŞİ

Mektup türünde usta ve başarılı olan, inşası güçlü (kimse).

PROJE

Değişik alanlarda önceden plan ve programa alınmış, maliyeti hesaplanmış, kurum ve kuruluşların yönetim organları tarafından onaylanmış, kısa ve uzun vadeye bağlanarak özel kurum veya devlet adına gerçekleştirilmesi kabul edilmiş bilimsel çalışma tasarısı. Gerçekleştirilmesi istenen tasarı. Mal sahibinin isteğine göre yapılacak bir yapıyı, belli bir programa göre inşa edilecek bir yapı bütününü, bir makine veya bir kuruluşu plan durumunda gösteren çizim.

KOSTER

Kıyı limanları arasında seferler yapmak üzere inşa edilmiş ve donatılmış küçük yük gemisi.

DİKMEK

Bir cismi dik olarak durdurmak. Top vb.ni oyun alanında belirli bir yere koymak. Beklemek için birini bir şeyin başına getirmek. Bardak, kadeh, testi vb. kapların içindekini bir çırpıda, bir solukta içmek. Top, taş vb.ni dikine havaya atmak. Yapı kurmak, inşa etmek. Yetiştirmek için bir bitkiyi toprağa yerleştirmek. Biçilmiş veya yırtılmış kumaş, deri, yara vb.ni iğneye geçirilmiş iplikle tutturmak.

HATİL

İnşaat yapımında kullanılan ince uzun ağaç. Hatıl.

BALAKİ

İnşallah.

ŞANTİYE

Yapı gereçlerinin yığılıp saklandığı veya işlendiği yer. Gemi tezgâhı. İnşa durumundaki ev, fabrika, baraj vb. her türlü yapı. Ev, fabrika, baraj vb.nin yapımının sürdüğü yer, yapı yeri.

GALIPCI

İnşaatta kalıpçı ustası.

KURMAK

Bir şeyi oluşturan parçaları birleştirerek bütün durumuna getirmek, monte etmek. Etkisi ve önemi geniş şeyler meydana getirmek, tesis etmek. Yapmak, inşa etmek. Ortaklık sağlamak. Bir araya getirmek, toplamak. Hazırlamak. Düşünmek. Yapmak, oluşturmak. Belli bir işte beraber çalışacak kimseleri belirlemek. Bir kimseyi dedikodu veya telkinlerle başkasına karşı öfkelendirmek. Aklına koymak. Zihinde büyütmek. Yaylı, zemberekli şeylerde yayı veya zembereği germek. Gereken şartları hazırlayıp kendi kendine olmaya bırakmak. Sağlamak, oluşturmak.

MOLOZ

Toprak ve kireçle karışık taş kırıntıları, yapı döküntüsü, inşaat atığı. Değersiz, işe yaramaz (şey veya kimse).

EYLETMEK

Getirmek. İyileştirmek. Hazırlatmak. Yaptırmak, inşa ettirmek, imal ettirmek. Ettirmek.

ÇEGÜRGE

İnşaatta kulandan dört köşe ağaç.

DÜZETMEK

Düzeltmek. Düzelmek; düzeltmek. Yoluna koyma, tanzim etmek, tertip etmek. Düzeltmek, tesviye etmek. Yapmak, inşa etmek. Takmak.

YAPI

Barınmak veya başka amaçlarla kullanılmak için yapılmış her türlü mimarlık eseri, bina. Yapma, oluşturma, ortaya konulma, meydana getirme. Bütünün bir araya getirilişinde uyulan dizge, strüktür. Ögeleriyle somut bağımlılığı olan bütün. Parçaları ve ögeleri arasında yasaya uygunluk, durağan bağlar ve karşılıklı ilişkiler bulunan dizge veya bütün, strüktür. Yapılmakta olan konut, yol, köprü vb. inşaat, konstrüksiyon. Canlı bir varlığın ruh veya beden özelliklerinin tümü, bünye, strüktür. Bir hücrede, bir dokuda, karmaşık oluşumlu bir organizmada elemanların düzeni.

YAPIM

Yapma işi, inşa, imal, konstrüksiyon. Bir filmin çevrilmesi veya bir radyo, televizyon programının hazırlanması için gerekli çalışmaların tümü ve bu çalışmaların ürünü, prodüksiyon. Özümleme. Ham maddeyi el veya makine ile işleyerek mal üretme, imal.

DEYİTLEMEK

Şiir veya söylev gibi bir edebiyat parçasını konunun gerektirdiği ses ve tavırlarla başkalarının önünde okumak (DEYİT, DEYİTLEME, İnşat, Déclamation; DEYİTLEMELİ, Déclamatoire).

KERESTE

Tomrukların boyuna biçilmesiyle elde edilen ve marangozlukla inşaatta kullanılan nitelikli ağaç. Kaba saba kimse, kalas. Ayakkabı yapımında kullanılan gereç.

ANRAMAK

Hayvanlar toprakta yatıp yuvarlanmak. Boşalmak, sessizleşmek: Komşular gidince evimiz anradı kaldı. Sağırlaşmak, dilsiz kalmak (ilenç olarak), inşallah anrarsın. Çoğalmak, gürleşmek. Homurtulu ses çıkarmak, haykırmak, kükremek.

DÜZYAZI

Şiir olmayan söz ve yazı, nesir, mensur, inşa.

GEOTEKNİK

İnşaat mühendisliğinin temel yapımında kullanılmak üzere zeminin davranış özelliklerini inceleyen alt uzmanlık alanı.