Kelimeler arşivi içinde; sonunda "inti" olan, toplam 77 adet kelime bulunmaktadır. Sonu inti ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında inti olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde inti olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
BİRİKİNTİ, BİRİĞİNTİ, BİRİGİNTİ
ÇİRPİNTİ, ÇİLPİNTİ, ÇERPİNTİ, FERKİNTİ, TİKSİNTİ, SİLKİNTİ, SERPİNTİ, SEPKİNTİ, ÇEVRİNTİ, YERPİNTİ, SUPRİNTİ, SİRKİNTİ
TEZİNTİ, YİRİNTİ, DEPİNTİ, EFSİNTİ, ELPİNTİ, EYSİNTİ, YEYİNTİ, YEPİNTİ, VERİNTİ, GEÇİNTİ, GELİNTİ, GEMİNTİ, GERİNTİ, SİZİNTİ, GEVİNTİ, İLKİNTİ, KEPİNTİ, KERİNTİ, KİLİNTİ, KİRİNTİ, PİŞİNTİ, SEÇİNTİ, SEPİNTİ, SİYİNTİ, İRKİNTİ, ÇEKİNTİ, ÇİZİNTİ, DEĞİNTİ, DERİNTİ, DİDİNTİ, Devamını Oku »»
ESİNTİ, AFİNTİ, IRİNTİ, EGİNTİ, ERİNTİ, EDİNTİ, EĞİNTİ, EKİNTİ, AHİNTİ, EZİNTİ, İYİNTİ, İLİNTİ, İRİNTİ, İVİNTİ
PİNTİ, ŞİNTİ, MİNTİ, VİNTİ, ÇİNTİ, FİNTİ
İNTİ
İNTİ
Peru para birimi.
YERPİNTİ
Koyu ve yağlı sütten kaynatılarak yapılan tatlı bulamaç.
SUPRİNTİ
Çör çöp, süprüntü.
FERKİNTİ
Mezarlık.
BİRİKİNTİ
Bir yerde kendi kendine birikmiş olan şey.
ÇERPİNTİ
Dalgaların kayada parçalanmasıyla meydana gelen su damlaları.
SEPKİNTİ
Yağmur çisentisi (Güllüce köyü).
BİRİĞİNTİ
Toplantı.
SİRKİNTİ
Deprem.
ÇİLPİNTİ
Yağmur sırasında duvarlarda meydana gelen çamur ve su lekeleri.
SERPİNTİ
Dökülen veya akan bir şeyden sıçrayıp serpilen bölüm. Damlacıklar, tanecikler durumunda, azar azar yağan yağmur veya kar, çilenti. Bir şeyin etkisi azalarak kalan veya gelen kısmı.
TİKSİNTİ
Tiksinme işi, tiksinme, nefret.
SİLKİNTİ
Ürkerek sıçramak. Bitkilerde çiçek düşürme durumu.
BİRİGİNTİ
Toplantı.
ÇİRPİNTİ
Denizle çayın birleştiği yer. Terbiyesiz kimse: Çirpintilerden korkulur.
ÇEVRİNTİ
Bir şeyin kendi ekseni çevresinde sürekli dönmesi. Çeşitli tahıl karışığı.
Bu bölümde tanımı içerisinde İNTİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ARALIKSIZ
Birbirine bitişik olan, aralarında açıklık bulunmayan, kesintisiz. Sürekli, ara vermeden, kesintisiz.
CİMRİLİK
Cimri olma durumu, eli sıkılık, hisset, imsak, mıhsıçtılık, nekeslik, pintilik, sıkılık.
AKICI
Akma özelliği olan. Kesintisiz. Kolay anlaşılabilen, okunabilen, anlamca açık (anlatım), selis.
BOŞLUK
Oyuk, çukur, kapanmamış yer. Boş olma durumu. Boş olan yer. Eksiklik, yoksunluk duygusu. Kesinti, kopukluk. Boş geçen süre.
BARBATA
Kalelerde mazgal ve mazgal siperlerinin oluşturduğu girintili çıkıntılı dış duvarların üst bölümü, kale korkuluğu.
DEVAMLI
Sürekli, bitmeyen, kesintiye uğramayan. Okuluna düzenli bir biçimde devam eden. Sürekli, bitmeyen, kesintiye uğramayan bir biçimde.
ALIŞMAK
Bir işi tekrarlayarak kolaylıkla yapabilmek. Sürekli ister olmak, bağımlılık kazanmak. Uyar duruma gelmek, intibak etmek. Evcilleşmek, ehlîleşmek. Yadırgamaz duruma gelmek. Tutuşmak, yanmaya başlamak. Bağlanmak, ısınmak.
ASILANMA
Asılanmak işi, intifa.
ASILANMAK
Bir şeyden yarar sağlamak, intifa etmek.
AKAK
Yatak. Eğimi, inişi fazla olan yer. Suyun ivinti yeri. Irmak, dere, çay, küçük akarsu.
BAYMAK
Yiyecek baygınlık vermek, mideyi bulandırmak, midede ezinti yapmak. Can sıkıntısı vermek, sıkmak, bunaltmak. Aldatmak, kandırmak, etki altında bırakmak.
CEVELAN
Dolaşma, dolanma, gezinme, gezinti.
ÇİPİLTİ
Yağmur serpintisi.
CİMRİ
Elindeki parayı harcamaya kıyamayan, bitli, eli sıkı, ekti, hasis, kısmık, kibritçi, mıhsıçtı, nekes, pinti, sıkı, varyemez.
AŞIRMA
Aşırmak işi. Özellikle para aşırma, aşırtı, ihtilas. Küçük kazan, kova, bakraç. Aşırılmış. Başkalarının yazılarından bölümler, dizeler alıp kendisininmiş gibi gösterme veya başkalarının konularını benimseyip değişik bir biçimde anlatma, intihal. Yapı çatılarında uzun mertek, aşık.
ÇİLENTİ
Hafif yağmur, serpinti.
CUMBALAMAK
Bir parçanın dar kenarındaki testere izi vb. girinti ve çıkıntıları düzeltmek.
BRÜT
Kesintisi yapılmamış, kesintisiz (para). Darası çıkarılmadan tartılan (ağırlık).
ANLAMA
Anlamak işi, anlamaklık, derk, fehim, intikal, tefehhüm, vukuf. Bir olay veya önermenin daha önce bilinen bir kanunun veya formülün sonucu olduğunu görme.
AZMAK
Küçük su birikintisi, gölcük. Çamaşır artık ağartılamaz duruma gelmek. Hayvanlar iki ayrı ırktan doğmak. Yara, hastalık etkili, tehlikeli duruma gelmek. Cinsel duyguları artmak. Bitkiler, aşırı büyümek. Bataklık. Deniz, ırmak vb. kabarmak, taşmak. Taşkınlıkta ileri gitmek.