Kelimeler arşivinde; içinde "inti" olan, toplam 176 tane kelime bulunuyor. İçerisinde inti bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu inti ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında inti olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
LENFOSİNTİGRAFİ
İNTİZAMSIZLIK, KESİNTİSİZLİK, ANTİHELMİNTİK, ÇEVRİNTİCİLİK, İNTİBAKSIZLIK
İNTİKAMCILIK, ANTHELMİNTİK, İLİNTİLENMEK, İLİNTİSİZLİK, İNTİZAMSIZCA, PİNTİKLEŞMEK, YEĞİNTİLEMEK
İLİNTİLEMEK, PİNTİLEŞMEK, ÇEVRİNTİSİZ, ÇİNTİKLEMEK, HELMİNTİSİT, HELMİNTİYAZ, İLİNTİLEMEG, KUİNTİLLİON, PİNTİKLEMEK, SİNTİLASYON
GİRİNTİSİZ, İNTİBAKSIZ, İNTİZAMSIZ, KESİNTİSİZ, PİNTİLEŞME, SİNTİGRAFİ, ÇEKİNTİLİK, ÇEVRİNTİLİ, ÇİNTİLEMEK, ÇİZİNTİSİZ, GENOSİNTİP, HELMİNTİZM, İLİNTİLEME, SİLİNTİSİZ
BİRİKİNTİ, ESİNTİSİZ, GİRİNTİLİ, İNTİHABAT, İNTİKAMCI, İNTİZAMLI, KESİNTİLİ, YİYİNTİLİ, BİRİGİNTİ, BİRİĞİNTİ, ÇİNTİRMEK, ÇİZİNTİLİ, HELMİNTİK, İLİNTİLİK, İLİNTİSİZ, İNTİLEMEK, PİNTİŞMEK, SİLİNTİLİ, TİNTİNİPİ
ÇEVRİNTİ, ÇİNTİYAN, ESİNTİLİ, İLİNTİLİ, İNTİFADA, PİNTİLİK, SERPİNTİ, SİLKİNTİ, TİKSİNTİ, CİNTİYON, ÇERPİNTİ, ÇİLPİNTİ, ÇİNTİMEK, ÇİNTİRİK, ÇİRPİNTİ, EĞİNTİLİ, FERKİNTİ, MİNTİRİK, SEPKİNTİ, SİNTİRAÇ, SİRKİNTİ, SUPRİNTİ, TİNTİRİK, TİNTİRİS, YERPİNTİ
ÇEKİNTİ, ÇİZİNTİ, DEĞİNTİ, DERİNTİ, DİDİNTİ, GEZİNTİ, GİRİNTİ, İNTİBAH, İNTİBAK, İNTİHAL, İNTİHAP, İNTİHAR, İNTİKAL, İNTİKAM, İNTİSAP, İNTİŞAR, İNTİZAM, İNTİZAR, İRKİNTİ, KESİNTİ, SELİNTİ, SİLİNTİ, SİNTİNE, YİYİNTİ, BİÇİNTİ, ÇİLİNTİ, ÇİPİNTİ, ÇİRİNTİ, ÇİSİNTİ, DEPİNTİ, Devamını Oku »»
EDİNTİ, EĞİNTİ, EKİNTİ, ESİNTİ, EZİNTİ, İLİNTİ, İNTİBA, İNTİFA, İNTİHA, İRİNTİ, İVİNTİ, AFİNTİ, AHİNTİ, ÇİNTİK, EGİNTİ, ERİNTİ, IRİNTİ, İNTİMA, İNTİZA, İYİNTİ, LİNTİR, SİNTİP, SİNTİR, TİNTİN
PİNTİ, ÇİNTİ, FİNTİ, İNTİN, MİNTİ, ŞİNTİ, VİNTİ
İNTİ
İNTİ
Peru para birimi.
PİNTİKLEŞMEK
İyice pazarlık etmek : Sen pintikleşmeyince bir şey alamazsın.
YEĞİNTİLEMEK
Yemlemek.
ANTHELMİNTİK
Antihelmintik.
PİNTİLEŞMEK
Pinti duruma gelmek.
LENFOSİNTİGRAFİ
Lenf damarlarının sintigrafi yöntemiyle görüntülenmesi.
İLİNTİLENMEK
Meraklanmak.
İNTİBAKSIZLIK
İntibaksız olma durumu.
İNTİKAMCILIK
İntikamcı olma durumu.
KESİNTİSİZLİK
Kesintisiz olma durumu.
ANTİHELMİNTİK
Bağırsak solucanlarını düşürücü veya öldürücü ilaç, anthelmintik.
İLİNTİLEMEK
Bir şeyle ilgili kılmak. Teyellemek.
İNTİZAMSIZCA
İntizamsız bir biçimde.
İNTİZAMSIZLIK
Düzensiz olma durumu, düzensizlik, karışıklık.
İLİNTİSİZLİK
İlintisiz olma durumu.
ÇEVRİNTİCİLİK
Yirminci yüzyılın başlarında İngiliz yazarı Wyndham Lewis tarafından kurulmuş bir edebiyat çığırıdır. Sanatın öbür kollarında da uygulanan ve somculuğun (cubisme'in) etkisi altında bulunan bu çığır makine uygarlığını konu edinerek hayatı sürekli bir değişiklik, telaş ve heyecan içinde anlatır. XX. yüzyılda, makine uygarlığının ve ve kübizm akımının etkisinde İngiliz yazarı Wyndham Lewis ile başlatılan, yaşamayı sürekli telaş ve değişimleriyle anlatmaya çalışan bir akım.
Bu bölümde tanımı içerisinde İNTİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
CUMBALAMAK
Bir parçanın dar kenarındaki testere izi vb. girinti ve çıkıntıları düzeltmek.
ASILANMA
Asılanmak işi, intifa.
BAYMAK
Yiyecek baygınlık vermek, mideyi bulandırmak, midede ezinti yapmak. Can sıkıntısı vermek, sıkmak, bunaltmak. Aldatmak, kandırmak, etki altında bırakmak.
DEVAMLI
Sürekli, bitmeyen, kesintiye uğramayan. Okuluna düzenli bir biçimde devam eden. Sürekli, bitmeyen, kesintiye uğramayan bir biçimde.
CİMRİ
Elindeki parayı harcamaya kıyamayan, bitli, eli sıkı, ekti, hasis, kısmık, kibritçi, mıhsıçtı, nekes, pinti, sıkı, varyemez.
ÇİPİLTİ
Yağmur serpintisi.
AŞIRMA
Aşırmak işi. Özellikle para aşırma, aşırtı, ihtilas. Küçük kazan, kova, bakraç. Aşırılmış. Başkalarının yazılarından bölümler, dizeler alıp kendisininmiş gibi gösterme veya başkalarının konularını benimseyip değişik bir biçimde anlatma, intihal. Yapı çatılarında uzun mertek, aşık.
AKICI
Akma özelliği olan. Kesintisiz. Kolay anlaşılabilen, okunabilen, anlamca açık (anlatım), selis.
ÇİLENTİ
Hafif yağmur, serpinti.
ANLAMA
Anlamak işi, anlamaklık, derk, fehim, intikal, tefehhüm, vukuf. Bir olay veya önermenin daha önce bilinen bir kanunun veya formülün sonucu olduğunu görme.
AZMAK
Küçük su birikintisi, gölcük. Çamaşır artık ağartılamaz duruma gelmek. Hayvanlar iki ayrı ırktan doğmak. Yara, hastalık etkili, tehlikeli duruma gelmek. Cinsel duyguları artmak. Bitkiler, aşırı büyümek. Bataklık. Deniz, ırmak vb. kabarmak, taşmak. Taşkınlıkta ileri gitmek.
ALIŞMAK
Bir işi tekrarlayarak kolaylıkla yapabilmek. Sürekli ister olmak, bağımlılık kazanmak. Uyar duruma gelmek, intibak etmek. Evcilleşmek, ehlîleşmek. Yadırgamaz duruma gelmek. Tutuşmak, yanmaya başlamak. Bağlanmak, ısınmak.
CİMRİLİK
Cimri olma durumu, eli sıkılık, hisset, imsak, mıhsıçtılık, nekeslik, pintilik, sıkılık.
AKAK
Yatak. Eğimi, inişi fazla olan yer. Suyun ivinti yeri. Irmak, dere, çay, küçük akarsu.
BOŞLUK
Oyuk, çukur, kapanmamış yer. Boş olma durumu. Boş olan yer. Eksiklik, yoksunluk duygusu. Kesinti, kopukluk. Boş geçen süre.
CEVELAN
Dolaşma, dolanma, gezinme, gezinti.
BRÜT
Kesintisi yapılmamış, kesintisiz (para). Darası çıkarılmadan tartılan (ağırlık).
ASILANMAK
Bir şeyden yarar sağlamak, intifa etmek.
BARBATA
Kalelerde mazgal ve mazgal siperlerinin oluşturduğu girintili çıkıntılı dış duvarların üst bölümü, kale korkuluğu.
ARALIKSIZ
Birbirine bitişik olan, aralarında açıklık bulunmayan, kesintisiz. Sürekli, ara vermeden, kesintisiz.