Sonu İPAR ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ipar" olan, toplam 14 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ipar ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında ipar olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ipar olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

10 harfli kelimeler

OVOVİVİPAR

8 harfli kelimeler

LARVİPAR, MULTİPAR, NULLİPAR, PLURİPAR, PRİMİPAR

7 harfli kelimeler

PUPİPAR, VİVİPAR

6 harfli kelimeler

OVİPAR, UNİPAR

5 harfli kelimeler

ÇİPAR, SİPAR, YİPAR

4 harfli kelimeler

İPAR

Bazı kelimelerin anlamları

İPAR

Yüksek dağların kar tutmayan yerlerinde yetişen bir çeşit dikenli otun, kurusa bile kokusu uzun zaman gitmeyen sarımtırak çiçekleri, misk, amber. Yüksek dağların kar tutmayan yerlerinde yetişen bir çeşit dikenli otun sarımtırak çiçekleri.

MULTİPAR

Çok doğum yapmış. Aynı batında birden çok yavru doğuran.

NULLİPAR

Hiç doğum yapmamış dişi.

PRİMİPAR

İlk yavrusunu doğuran veya doğuracak olan.

OVOVİVİPAR

Kabuğu olan fakat anasının içinde iken açılan yumurtalar meydana getiren canlı. Bir plasenta oluşumuyla anneyle yavru arasında bağlantı olmaksızın, yumurtası vücut içinde gelişen ve yavruyu yumurtadan çıktıktan sonra vücut dışına bırakan. İçerisinde larva bulunan yumurtalar üreten. Hemen doğum anında yumurta kabuğundan larvanın çıkması, ovoviviparus. Tüm meydana gelmiş kabuğu olan fakat ananın vucudu içindeyken açılan yumurtalar veren hayvan.

ÇİPAR

Çopur, çiçek bozuğu. Biçim, şekil. Özel işaret, renk. Yüz, çehre.

PUPİPAR

Bazı asalak eklem bacaklılarda olduğu gibi (koyun kenesi gibi) dişinin pupa olmaya hazır olgun larvalar doğurması. Bazı asılak böceklerde (örnek: koyun kenesi) olduğu gibi, dişinin, pupa olmaya hazır olgun larvalar doğurması.

LARVİPAR

Larva doğurma.

OVİPAR

Yumurtalarını vücut dışına bırakan. Embriyonlu yumurtalar yumurtlayan, oviparus. Bu tür hayvanlarda embriyonun gelişimi dış ortamdadır.

SİPAR

İstavrit balığı. Orta Oyunu terimi.Âşık, ya da genç adam tipi. (Ortaoyunu): Ortaoyunu'nda âşık ya da genç adam tipi.

UNİPAR

Bir defa doğurmuş, primipar. Bir batında tek yavru doğuran.

YİPAR

Güzel koku.

PLURİPAR

Bir batında çok sayıda yavru doğuran.

VİVİPAR

Tek delikliler hariç bütün memeliler ve bazı omurgasız hayvanlar gibi canlı doğuranlar. Ana bitkiye bağlı olduğu hâlde açılan tohumlar veren bazı bitkiler. Yumurtaların anne karnında döllendiği, embriyonun plasenta bağlantısının olduğu ve gerçek doğumun görüldüğü üreme biçimi. Anne vücudu içerisinde yumurtalar yerine yaşayan gençlerin üretilmesi. Trichinella spiralis gibi kimi nematodların dişileri ve Sarcophaga spp. gibi kimi dişi sineklerin larva doğurması. Larva doğurma.

  -   -   -  

Anlamında İPAR bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde İPAR geçen kelimeler listesi verilmiştir.

İPLİCİK

Sığırların soluk borularına yerleşen ve ara konakçısız bulaşan, en çok 8 santimetre uzunluğunda akciğer kıl kurdu (Dictyocaulus viviparus).

ASİNİTRAZOL

Histomonaslara karşı etkili, nitrotiyazol türevi bir antiparaziter ilaç.

ASALAKSAVAR

Bir canlıda sürekli veya geçici yaşayarak ona zarar veren başka canlıyı yok eden, antiparazit.

ISMARLAMA

Ismarlamak işi, sipariş. Ismarlanarak yaptırılan, sipariş edilen, hazır karşıtı. İçten olmayan, baştan savma.

BRUNNERBEZLERİ

Onikiparmak bağırsağının başlangıç kesiminde submukozada yer alan, urogastronla asit mide içeriğini nötralize eden, alkali yapıda salgı üreten tubulo-alveoler müköz bezler, glandule duodenales, onikiparmak bağırsağı bezleri. Urogastron mideden salgılanan hidroklorik asitin salınımını durdurarak ince bağırsaklarda kript epitelinin yenilenmesini sağlar.

RİYOLİT

Granitle aynı kimyasal yapıda, içinde mikrolitler olan kayaç, liparit.

ANTİPARAZİTER

Antiparazit.

ANTİPARAZİT

Asalaksavar. Asalakları yok etme veya onlarla mücadele, antiparazitik, antiparaziter.

BENZİMİDAZOLLER

Kimyasal olarak 1, 2-diaminobenzen yapısında, geniş antiparaziter etkiye sahip, oldukça güvenli olan ve veteriner hekimlikte özellikle, kambendazol, tiyobendazol, oksifendazol, parbendazol gibi yaklaşık 15 bileşiği kullanılan antelmintik ilaç grubu. Bu gruptaki ilaçlar etkilerini nematod tubulinine bağlanarak mikrotübül oluşumunu bozarak gösterirler.

ÜLSER

Yara. Sindirim organlarında ve özellikle mide ile onikiparmak bağırsağında görülen yara, karha.

ISMARLAMAK

Bir şeyin yapılmasını veya getirilmesini, bu işlerle uğraşan birine söylemek, sipariş etmek. Bir işin yapılmasını, bırakılmasını veya o işten vazgeçilmesini söylemek. Bir şeyin, bir kimsenin bakılmasını, korunmasını birine veya birinin gözetilmesine bırakmak, emanet etmek. Parasını kendi ödeyerek başkaları için yiyecek veya içecek getirilmesini söylemek. Kendi için bir şey alınmasını başkasına söylemek.

SAFRA

Balonlarda bulunan pilotların, yükselmek veya inişi yavaşlatmak istediklerinde attıkları ağırlık. Bazı balık ağlarının alt tarafına takılan, ağın su içinde kalmasını sağlayan ağırlık, balast. Karaciğerin hazmı kolaylaştırmak için onikiparmak bağırsağına salgıladığı yeşilimsi sarı renkli acı sıvı, öd. Sıkıntı, tedirginlik, rahatsızlık veren kimse veya şey. Gemileri ve her boyda deniz aracını dengede tutmak, istenilen su düzeyine kadar batırabilmek için dip bölümlerine konulan ağırlık, balast.

ANTİPARAZİTİK

Antiparazit.

ASETARSOL

Histomonaslara ve kanatlı spiroketozuna karşı kullanılan antiparaziter ilaç.

DİKLAZURİL

Benzenasetonitril yapısında antikoksidiyal etkili olan ve ayrıca oositlerin sporlanmasını da engelleyen bir antiparaziter ilaç.

PANKREAS

Midenin arkasında bulunan, boşaltıcı kanallarıyla onikiparmak bağırsağına bağlı, iç ve dış salgıları olan iri bir organ.

MİDE

Omurgalılarda, sindirim sisteminin, yemek borusu ile onikiparmak bağırsağı arasında besinlerin sindirime hazır duruma getirildiği omurgasız hayvanlarda sindirim kanalının bu bölgeye karşılık olan parçası. Karın, karın bölgesi. Yemek yeme isteği.

SÖYLEMEK

Düşündüğünü ya da bildiğini sözle anlatmak. Herhangi bir şeyi bildirmek, anlatmak, demek istemek, hatırlatmak. Türkü, şarkı vb. okumak. Önceden bildirmek, tahmin etmek. Yapılmasını istemek. Yazmak, düzmek. Haber vermek. Sipariş etmek. Bir düşünceyi ileri sürmek, ortaya atmak.

DUODENİTİS

Onikiparmak bağırsağının yangısı.

SİPARİŞÇİ

Sipariş veren kimse.