İNTİ ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "inti" olan, toplam 34 adet kelime bulunmaktadır. inti ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu inti ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde inti olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

İNTİZAMSIZLIK, İNTİBAKSIZLIK

12 harfli kelimeler

İNTİZAMSIZCA, İNTİKAMCILIK

10 harfli kelimeler

İNTİZAMSIZ, İNTİBAKSIZ

9 harfli kelimeler

İNTİKAMCI, İNTİLEMEK, İNTİHABAT, İNTİZAMLI

8 harfli kelimeler

İNTİFADA

7 harfli kelimeler

İNTİŞAR, İNTİZAM, İNTİSAP, İNTİRES, İNTİRAZ, İNTİMUS, İNTİZAR, İNTİKAM, İNTİKAL, İNTİHAR, İNTİHAP, İNTİHAM, İNTİHAL, İNTİHAB, İNTİBAK, İNTİBAH

6 harfli kelimeler

İNTİMA, İNTİZA, İNTİHA, İNTİFA, İNTİBA

Bazı kelimelerin anlamları

İNTİ

Peru para birimi.

İNTİSAP

Bağlanma. Girme. Kapılanma.

İNTİŞAR

Yayılma. Gazete veya dergi çıkma, yayımlanma.

İNTİKAMCILIK

İntikamcı olma durumu.

İNTİFADA

Filistin halkının başkaldırısı.

İNTİHABAT

Seçimler.

İNTİBAKSIZ

Yaşadığı çevreye veya duruma uymakta güçlük çeken.

İNTİZAMSIZCA

İntizamsız bir biçimde.

İNTİZAM

Düzenli, düzgün olma. Düzen, çekidüzen.

İNTİBAKSIZLIK

İntibaksız olma durumu.

İNTİZAMLI

Düzgün, düzenli bir biçimde.

İNTİLEMEK

İmtina etmek.

İNTİZAMSIZLIK

Düzensiz olma durumu, düzensizlik, karışıklık.

İNTİKAMCI

Öç almaya çalışan.

İNTİRES

İlgi: Senin mennen ne intirésin var.

İNTİZAMSIZ

Düzensiz, düzeni olmayan, karışık.

  -   -   -  

Anlamında İNTİ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde İNTİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DEVAMLI

Sürekli, bitmeyen, kesintiye uğramayan. Okuluna düzenli bir biçimde devam eden. Sürekli, bitmeyen, kesintiye uğramayan bir biçimde.

CUMBALAMAK

Bir parçanın dar kenarındaki testere izi vb. girinti ve çıkıntıları düzeltmek.

AZMAK

Küçük su birikintisi, gölcük. Çamaşır artık ağartılamaz duruma gelmek. Hayvanlar iki ayrı ırktan doğmak. Yara, hastalık etkili, tehlikeli duruma gelmek. Cinsel duyguları artmak. Bitkiler, aşırı büyümek. Bataklık. Deniz, ırmak vb. kabarmak, taşmak. Taşkınlıkta ileri gitmek.

CEVELAN

Dolaşma, dolanma, gezinme, gezinti.

ASILANMA

Asılanmak işi, intifa.

AKICI

Akma özelliği olan. Kesintisiz. Kolay anlaşılabilen, okunabilen, anlamca açık (anlatım), selis.

BARBATA

Kalelerde mazgal ve mazgal siperlerinin oluşturduğu girintili çıkıntılı dış duvarların üst bölümü, kale korkuluğu.

ANLAMA

Anlamak işi, anlamaklık, derk, fehim, intikal, tefehhüm, vukuf. Bir olay veya önermenin daha önce bilinen bir kanunun veya formülün sonucu olduğunu görme.

CİMRİLİK

Cimri olma durumu, eli sıkılık, hisset, imsak, mıhsıçtılık, nekeslik, pintilik, sıkılık.

AKAK

Yatak. Eğimi, inişi fazla olan yer. Suyun ivinti yeri. Irmak, dere, çay, küçük akarsu.

ÇİLENTİ

Hafif yağmur, serpinti.

BAYMAK

Yiyecek baygınlık vermek, mideyi bulandırmak, midede ezinti yapmak. Can sıkıntısı vermek, sıkmak, bunaltmak. Aldatmak, kandırmak, etki altında bırakmak.

BRÜT

Kesintisi yapılmamış, kesintisiz (para). Darası çıkarılmadan tartılan (ağırlık).

BOŞLUK

Oyuk, çukur, kapanmamış yer. Boş olma durumu. Boş olan yer. Eksiklik, yoksunluk duygusu. Kesinti, kopukluk. Boş geçen süre.

ALIŞMAK

Bir işi tekrarlayarak kolaylıkla yapabilmek. Sürekli ister olmak, bağımlılık kazanmak. Uyar duruma gelmek, intibak etmek. Evcilleşmek, ehlîleşmek. Yadırgamaz duruma gelmek. Tutuşmak, yanmaya başlamak. Bağlanmak, ısınmak.

AŞIRMA

Aşırmak işi. Özellikle para aşırma, aşırtı, ihtilas. Küçük kazan, kova, bakraç. Aşırılmış. Başkalarının yazılarından bölümler, dizeler alıp kendisininmiş gibi gösterme veya başkalarının konularını benimseyip değişik bir biçimde anlatma, intihal. Yapı çatılarında uzun mertek, aşık.

ÇİPİLTİ

Yağmur serpintisi.

ARALIKSIZ

Birbirine bitişik olan, aralarında açıklık bulunmayan, kesintisiz. Sürekli, ara vermeden, kesintisiz.

ASILANMAK

Bir şeyden yarar sağlamak, intifa etmek.

CİMRİ

Elindeki parayı harcamaya kıyamayan, bitli, eli sıkı, ekti, hasis, kısmık, kibritçi, mıhsıçtı, nekes, pinti, sıkı, varyemez.