Kelimeler arşivi içinde; başında "inşa" olan, toplam 8 adet kelime bulunmaktadır. inşa ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu inşa ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde inşa olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
İNŞAATÇILIK
İNŞAALLAH
İNŞAATÇI, İNŞALLAH
İNŞAAT
İNŞAİ, İNŞAT
İNŞA
İNŞA
Yapı kurma, yapı yapma, kurma. Düzyazı. Düzyazı veya şiir kaleme alma, yazıya dökme. Dilek kiplerine verilen genel ad.
İNŞALLAH
"Tanrı dilerse, Tanrı nasip ettiyse" anlamlarında dilek anlatan bir söz.
İNŞAALLAH
"Allah dilerse, Allah nasip ettiyse" anlamlarında dilek anlatan bir söz. Allahın izniyle.
İNŞAT
Şiir okuma, şiir söyleme. Bir şiiri, bir edebiyat eserini topluluk önünde, yüksek sesle ve gerektiği biçimde okuma.
İNŞAAT
Yapma işi, yapım. Yapımı süren bina.
İNŞAATÇI
Yapı işlerini yöneten teknik görevli. Yapı ustası.
İNŞAİ
biçimleyici, -da'vâ: biçimleyici aranç, dilem (Gestaltungsklage). -hak: biçimleyici hak. -hüküm: biçimleyici yargı. -muamele: biçimleyici işlem.
İNŞAATÇILIK
İnşaatçının yaptığı iş.
Bu bölümde tanımı içerisinde İNŞA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
HATİL
İnşaat yapımında kullanılan ince uzun ağaç. Hatıl.
ÇEGÜRGE
İnşaatta kulandan dört köşe ağaç.
DEYİTLEMEK
Şiir veya söylev gibi bir edebiyat parçasını konunun gerektirdiği ses ve tavırlarla başkalarının önünde okumak (DEYİT, DEYİTLEME, İnşat, Déclamation; DEYİTLEMELİ, Déclamatoire).
PROJE
Değişik alanlarda önceden plan ve programa alınmış, maliyeti hesaplanmış, kurum ve kuruluşların yönetim organları tarafından onaylanmış, kısa ve uzun vadeye bağlanarak özel kurum veya devlet adına gerçekleştirilmesi kabul edilmiş bilimsel çalışma tasarısı. Gerçekleştirilmesi istenen tasarı. Mal sahibinin isteğine göre yapılacak bir yapıyı, belli bir programa göre inşa edilecek bir yapı bütününü, bir makine veya bir kuruluşu plan durumunda gösteren çizim.
MÜNŞİ
Mektup türünde usta ve başarılı olan, inşası güçlü (kimse).
ŞANTİYE
Yapı gereçlerinin yığılıp saklandığı veya işlendiği yer. Gemi tezgâhı. İnşa durumundaki ev, fabrika, baraj vb. her türlü yapı. Ev, fabrika, baraj vb.nin yapımının sürdüğü yer, yapı yeri.
MOLOZ
Toprak ve kireçle karışık taş kırıntıları, yapı döküntüsü, inşaat atığı. Değersiz, işe yaramaz (şey veya kimse).
DİKMEK
Bir cismi dik olarak durdurmak. Top vb.ni oyun alanında belirli bir yere koymak. Beklemek için birini bir şeyin başına getirmek. Bardak, kadeh, testi vb. kapların içindekini bir çırpıda, bir solukta içmek. Top, taş vb.ni dikine havaya atmak. Yapı kurmak, inşa etmek. Yetiştirmek için bir bitkiyi toprağa yerleştirmek. Biçilmiş veya yırtılmış kumaş, deri, yara vb.ni iğneye geçirilmiş iplikle tutturmak.
KURMAK
Bir şeyi oluşturan parçaları birleştirerek bütün durumuna getirmek, monte etmek. Etkisi ve önemi geniş şeyler meydana getirmek, tesis etmek. Yapmak, inşa etmek. Ortaklık sağlamak. Bir araya getirmek, toplamak. Hazırlamak. Düşünmek. Yapmak, oluşturmak. Belli bir işte beraber çalışacak kimseleri belirlemek. Bir kimseyi dedikodu veya telkinlerle başkasına karşı öfkelendirmek. Aklına koymak. Zihinde büyütmek. Yaylı, zemberekli şeylerde yayı veya zembereği germek. Gereken şartları hazırlayıp kendi kendine olmaya bırakmak. Sağlamak, oluşturmak.
KERESTE
Tomrukların boyuna biçilmesiyle elde edilen ve marangozlukla inşaatta kullanılan nitelikli ağaç. Kaba saba kimse, kalas. Ayakkabı yapımında kullanılan gereç.
YAPIM
Yapma işi, inşa, imal, konstrüksiyon. Bir filmin çevrilmesi veya bir radyo, televizyon programının hazırlanması için gerekli çalışmaların tümü ve bu çalışmaların ürünü, prodüksiyon. Özümleme. Ham maddeyi el veya makine ile işleyerek mal üretme, imal.
KOSTER
Kıyı limanları arasında seferler yapmak üzere inşa edilmiş ve donatılmış küçük yük gemisi.
DÜZETMEK
Düzeltmek. Düzelmek; düzeltmek. Yoluna koyma, tanzim etmek, tertip etmek. Düzeltmek, tesviye etmek. Yapmak, inşa etmek. Takmak.
YAPI
Barınmak veya başka amaçlarla kullanılmak için yapılmış her türlü mimarlık eseri, bina. Yapma, oluşturma, ortaya konulma, meydana getirme. Bütünün bir araya getirilişinde uyulan dizge, strüktür. Ögeleriyle somut bağımlılığı olan bütün. Parçaları ve ögeleri arasında yasaya uygunluk, durağan bağlar ve karşılıklı ilişkiler bulunan dizge veya bütün, strüktür. Yapılmakta olan konut, yol, köprü vb. inşaat, konstrüksiyon. Canlı bir varlığın ruh veya beden özelliklerinin tümü, bünye, strüktür. Bir hücrede, bir dokuda, karmaşık oluşumlu bir organizmada elemanların düzeni.
BALAKİ
İnşallah.
GALIPCI
İnşaatta kalıpçı ustası.
ANRAMAK
Hayvanlar toprakta yatıp yuvarlanmak. Boşalmak, sessizleşmek: Komşular gidince evimiz anradı kaldı. Sağırlaşmak, dilsiz kalmak (ilenç olarak), inşallah anrarsın. Çoğalmak, gürleşmek. Homurtulu ses çıkarmak, haykırmak, kükremek.
GEOTEKNİK
İnşaat mühendisliğinin temel yapımında kullanılmak üzere zeminin davranış özelliklerini inceleyen alt uzmanlık alanı.
EYLETMEK
Getirmek. İyileştirmek. Hazırlatmak. Yaptırmak, inşa ettirmek, imal ettirmek. Ettirmek.
DÜZYAZI
Şiir olmayan söz ve yazı, nesir, mensur, inşa.