Kelimeler arşivinde; içinde "hasa" olan, toplam 131 tane kelime bulunuyor. İçerisinde hasa bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu hasa ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında hasa olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
DARIYERİHASANBEY, DOĞANLIKARAHASAN, YUKARIMOLLAHASAN
ÇAKALIHASANAĞA, HASANCIKPINARI, KARAHASANUŞAĞI
HASANÇAVUŞLAR, HASANKAHYALAR, MOLLAHASANLAR, UZUNHASANKÖYÜ
DURHASANDEDE, GEDİKHASANLI, HACIHASANLAR, KARAHASANLAR, UZUNHASANLAR
HASARSIZLIK, DERVİŞHASAN, HACIHASANLI, HASANBALIĞI, HASANBEYLER, HASANCIKLAR, HASANÇELEBİ, HASANEFENDİ, HASANPINARI, KARACAHASAN, KARAHASANLI, KOCAHASANLI, KURTHASANLI, PİRHASANLAR, SARIHASANLI
HASANBEYLİ, HASATÇILIK, ABDALHASAN, AĞDIRHASAN, BÜYÜKHASAN, ÇALIKHASAN, ÇOBANHASAN, DURHASANLI, GÖKHASANLI, HASANABDAL, HASANALİLİ, HASANCIKLI, HASANÇAVUŞ, HASANDİĞİN, HASANKENDİ, HASANOĞLAN, HASANPINAR, HASARSIZCA, KIZILHASAN, KÜÇÜKHASAN, MOLLAHASAN, SEYİTHASAN, TOPALHASAN, YAKUPHASAN
HASANKEYF, MUHASAMAT, DEDEHASAN, HACIHASAN, HASANARPA, HASANBABA, HASANCALI, HASANDAĞI, HASANDEDE, HASANDERE, HASANDOLU, HASANFAKI, HASANGAZİ, HASANHACI, HASANKADI, HASANKENT, HASANKOCA, HASANOĞLU, HASANÖREN, HASANPAŞA, HASANŞEYH, HASANTEPE, HOCAHASAN, KARAHASAN, KÖSEHASAN, SARIHASAN, ŞEYHHASAN, USTAHASAN, YAVIHASAN
HASARSIZ, MUHASARA, BAYHASAN, BULHASAN, ÇİKHASAN, DURHASAN, GÖKHASAN, HASABDAL, HASALHAS, HASALMAK, HASANAĞA, HASANALİ, HASANALP, HASANBEY, HASANCAN, HASANCIK, HASANEYN, HASANHAN, HASANKÖY, HASANLAR, HASANLÖK, HASANOBA, HASANOVA, HASANSÖR, KELHASAN, KIRHASAN, KÖRHASAN, PİRHASAN, TORHASAN
HASARLI, HASATÇI, HASABEZ, HASABIR, HASAKÇA, HASALAN, HASANCI, HASANLI, HASAVAN, HASAYAZ
HASACA, HASANİ
HASAR, HASAT, HASAN, HASAP, HASAS, HASAY
HASA
HASA
Patiska.
GEDİKHASANLI
Yozgat ilinde, Sorgun belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
KARAHASANLAR
Bilecik ili, Yenipazar ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Bursa ilinde, İnegöl belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Karabük ilinde, Eskipazar ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge. Karabük ilinde, Yenice belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
HASANCIKPINARI
Ordu ili, Gürgentepe ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
UZUNHASANKÖYÜ
Malatya ilinde, Balaban nahiyesine bağlı bir yer.
HACIHASANLAR
Ankara ilinde, Nallıhan belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
HASANKAHYALAR
Zonguldak ili, Ormanlı nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
YUKARIMOLLAHASAN
Van ilinde, Özalp ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
MOLLAHASANLAR
Çanakkale ilinde, Evciler bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
HASANÇAVUŞLAR
İzmir ili, Boğaziçi nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
DARIYERİHASANBEY
Düzce ili, Kaynaşlı ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
UZUNHASANLAR
İzmir ilinde, Aliağa ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer.
DURHASANDEDE
Adana şehri, Ceyhan ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer.
ÇAKALIHASANAĞA
Kahramanmaraş kenti, Türkoğlu ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
DOĞANLIKARAHASAN
Kahramanmaraş ili, Narlı nahiyesine bağlı bir bölge.
KARAHASANUŞAĞI
Kahramanmaraş ili, Gücük bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
Bu bölümde tanımı içerisinde HASA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
HASATÇILIK
Hasatçının yaptığı iş.
HASARLI
Hasara uğramış.
DEĞİŞİNİM
Genlerde veya kromozomlarda oluşan hasara bağlı olarak ortaya çıkan ve sonraki kuşağa aktarılabilen kalıcı hücresel değişiklik, mutasyon.
ÇEVİRME
Çevirmek işi, tedvir. Çevrilmiş, tercüme edilmiş. Uzaktan dolaşıp düşmanın yan gerilerine düşerek onu istemediği bir durumda dövüşmek zorunda bırakma, sarma, muhasara. Kuzu, oğlak vb. hayvanların şişte, kor üzerinde çevrilerek pişirilmişi. Dikenlerden, ağaç dallarından yapılmış duvar. Bir müzik parçasındaki aralığın veya bir cümle parçasının tiz sesini pese, pes sesini tize dönüştürmek işi.
DÜŞMANLIK
Düşmanca duygu veya davranış, yağılık, hasımlık, adavet, muhasamat, husumet, antagonizm.
TAHIL
Buğday, arpa, mısır, yulaf, çavdar, pirinç vb. hasat edilen ürünler ile tohumlarının genel adı, hububat.
ANESTEZİ
Canlı vücudunun tümünde veya bir bölgesinde ağrı, ısı, ışık ve dokunma gibi tüm duyuların ortadan kaldırılması, duyu yitimi. Belirli bir sinirin hasarına bağlı olarak vücutta ilgili bölgede ortaya çıkan duyu olmaması.
HASARSIZ
Hasarı olmayan.
PLASTER
Genellikle ciltteki yara vb. hasarların dış etkenlerden korunması veya tıbbi gereçlerin cilde sabitlenmesi için kullanılan yapışkan özellikte malzeme.
BÖLME
Bölmek işi, ayırma, parçalama, taksim. Cins kavramlarını tür, alt tür kavramlarına ayırma işi. Büyük bir yeri, alanı küçük oda veya kısımlara ayıran ince duvar veya tahta perde. Kalın ağaç gövdesinden odun veya tekne yapmak için ayrılan tomruk. Gemilerin içinde, su baskını, yangın vb. durumlarda, ara kapılar kapandığında arızanın veya hasarın yayılmasını önlemek için kullanılan birbirlerinden ayrılmış yerler. Salon, oda, sofa vb. büyük bir yerden ayrılmış daha küçük yer. Dört işlemden biri, taksim.
ADAKSU
Muş şehri, Karahasan bucağına bağlı bir bölge.
PATİSKA
Çoğu pamuktan dokunmuş sık ve düzgün bez, hasse, hasa. Bu bezden yapılmış.
KUŞATMAK
Çevresini sarmak, çevrelemek, çevirmek, abluka etmek, ablukaya almak, ihata etmek, muhasara etmek. Kaplamak. Bele sarılıp bağlanan şeyleri başkasının beline bağlamak. Çevrelemek, çokça bulunmak.
KUŞATMA
Kuşatmak işi. Bir ülkenin veya bir yerin dış dünya ile olan her türlü bağlantısını kuvvet kullanarak kesme, abluka, ihata, muhasara.
ACANTA
Yepyeni: Hasanın bisikleti acanta.
ŞERİF
Kutsal, şerefli. Amerika Birleşik Devletleri'nde seçimle işbaşına gelen, hukuki yetkisi sınırlı olan yönetici. Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin'in soyundan olan kimse. Soylu, temiz. Büyük Britanya'da kendi bölgesi içinde kralı temsil eden, yasalara saygı gösterilmesini sağlamakla görevli yönetici.
DAYANMAK
Bir yere yaslanmak, kendini dayamak. Varmak, ulaşmak. Tutunmak, karşı durmak, karşı koymak, mukavemet etmek. Uzun süre kullanılmaya uygun olmak. Güç bir duruma katlanmak, çekmek, sabretmek, tahammül etmek. Birinden, bir şeyden güç almak, güvenmek, istinat etmek. Yetişmek, yeter olmak. Bir şeyin üzerinde kurulmuş olmak. Zarar görmemek, varlığını korumak, hasar görmemek. Bir iş sonunda birinin veya bir şeyin üzerinde kalmak. Bütün gücünü kullanarak bir işi yapmak.
HASARSIZLIK
Hasarsız olma durumu.
GÖÇÜCÜ
Göçme işini yapan. Ölümü yakın olan. Genellikle şiddetli deprem sonrasında ağır hasara uğramış ve yıkılmak üzere olan (bina). Mevsimine göre yer değiştiren (hayvan).
ONARICI
Onarma işini yapan kimse. Hasar görmüş hücreleri canlı duruma getiren madde.