Sonu HASE ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "hase" olan, toplam 4 adet kelime bulunmaktadır. Sonu hase ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında hase olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde hase olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

HASE

Patiska.

MÜSTEHASE

Fosil.

PHASE

Ses sinyalini, frekansında ard arda gelen yükseltme ve alçaltmalar oluşturarak süzmek.

MÜBAHASE

Bir konu hakkında iki veya daha çok kişinin karşılıklı konuşması.

  -   -   -  

Anlamında HASE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde HASE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ÇUHADAR

Osmanlı Devleti'nde padişahın hizmetinde bulunan sarayın büyük memurlarından her biri. Sarayın haseki odasındaki en yüksek dört ağadan, başlıca görevleri törenlerde atla padişahın ardından giderek yağmurluğunu taşımak, halka para dağıtmak; padişahın kaftan ve börklerine bakmak, bulunmadığı zaman silahtara vekillik etmek olan üçüncüsünün sanı. Vezir ve öteki büyük orun sahiplerinin konak dışı işlerini yapan görevliler. Resmi dairelerde ayak hizmeti gören çuha giysili kimseler.

BAŞMAKLIK

Camide ayakkabı konulan yer. Padişahın anne, kız kardeş, kız ve hasekilerine bağlanan ödenek, has.

GÜNÜ

Haset. Zamanından önce doğan yavru.

GÜNÜCÜK

Kıskançlık, haset.

GÜNÜLEMEK

Kıskanmak, çekememek, haset etmek.

GÜNÜLENMEK

Günüleme işi yapılmak. Haset olunmak.

NEDENİYLE

-den ötürü, -den dolayı, dolayısıyla, sebebiyle, hasebiyle, haysiyetiyle.

KISKANMA

Kıskanmak işi, hasetlenme.

BAŞMUHASEBECİ

Başmuhasebe dairesinin başkanı.

FASULYE

Fasulyegillerden, barbunya, çalı, ayşekadın, horoz vb. türleri bulunan bitki (Phaseolus vulgaris). Bu bitkinin sebze olarak yararlanılan yeşil ürünü ve kuru tohumları.

ZÜLFARİS

Baklagillerden, bir süs bitkisi ve bunun güzel kokulu, mor, beyaz renkli, saç lülesi görünüşünde olan kıvrıntılı çiçeği (Phaseolus caracalla).

FOSİL

Geçmiş yer bilimi zamanlarına ilişkin hayvanların ve bitkilerin, yer kabuğu kayaçları içindeki kalıntıları veya izleri, müstehase, taşıl. Düşünce, yaşayış biçimi vb. bakımlardan çağın gerisinde kalmış kimse.

BAŞHASEKİ

Bostancı hasekileri ağasının sanı. Yeniçeri ocağındaki dört hünkâr hasekisinin en eskisi.

DUŞUNMAK

Akıl etmek. Muhasebe etmek. Tefekkür etmek.

KISKANÇLIK

Bir kimse bir üstünlük gösterdiğinde veya sevilen birisinin, başkası ile ilgilendiği kanısına varıldığında takınılan olumsuz tutum, günücülük, hasetçilik, hasetlik, hasutluk.

SAYMAN

Bir kurum, kuruluş vb.nin hesap işleriyle uğraşan kimse, muhasebeci, muhasip.

KUŞÇU

Süs kuşları yetiştirip satan kimse. Saraylarda şahin, doğan vb. avcı kuşların bakımıyla görevli kimse. Suç işleyen saray hasekilerini cezalandırmak ve yola getirmekle görevli haseki subayı.

KISKANÇ

Kıskanma huyunda olan (kimse), günücü, haset, hasetçi, hasetli, hasut.

KISKANMAK

Sevgide veya kendisiyle ilişkili şeylerde bir başkasının ortaklığına, üstün durumda görünmesine dayanamamak. Bir şeye, en küçük saygısızlık gösterilmesine bile dayanamamak. Esirgemek, çok görmek. Herhangi bir bakımdan kendinden üstün gördüğü birinin bu üstünlüğünden acı duymak, günülemek, hasetlenmek, haset etmek. Yerinde olmayı istemek, imrenmek.

DİLLEMEK

Kilitlemek. Aleyhte bulunmak, kötülemek. Bir şeyi diline dolayıp yaymak. Bir kimsenin zenginliği, malı ve kendisi hakkında hasetle konuşmak: Görmemiş insanların yanında malımız dillendiğinden her şeyimizi kaybettik. Azarlamak, darılmak. Bir şeyi çok istemek: Kız için dilledi dilledi elinde ne varsa hepsini yedi. Bir kimse hakkında dedikodu yapmak, bir kimseyi çekiştirmek, zemmetmek.