İçinde HASE geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "hase" olan, toplam 31 tane kelime bulunuyor. İçerisinde hase bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu hase ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında hase olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

BAŞMUHASEBECİ, MUHASEBECİLİK

12 harfli kelimeler

HASEKİKÜPESİ

11 harfli kelimeler

YOLHASEKİSİ, BAŞMUHASEBE, HASETLENMEK

10 harfli kelimeler

HASETLENME, HASETÇİLİK, MUHASEBECİ

9 harfli kelimeler

BAŞHASEKİ, MÜSTEHASE, MUHASEBAT, HASEBİYLE

8 harfli kelimeler

MÜBAHASE, MIHASEBE, MUHASEBE, HASETLİK

7 harfli kelimeler

HASETLİ, HASETÇİ, HASENAT

6 harfli kelimeler

HASEFE, HASENE, PHASER, HASEKİ

5 harfli kelimeler

HASET, HASEK, HASEN, HASES, HASEP, PHASE

Bazı kelimelerin anlamları

HASE

Patiska.

HASETLENMEK

Kıskanmak.

MIHASEBE

Muhasebe.

BAŞHASEKİ

Bostancı hasekileri ağasının sanı. Yeniçeri ocağındaki dört hünkâr hasekisinin en eskisi.

MUHASEBAT

Hesap işleri.

MUHASEBECİ

Sayman.

HASEBİYLE

Nedeniyle.

YOLHASEKİSİ

Sefere giden padişahın yanındaki haseki.

MUHASEBECİLİK

Saymanın görevi, saymanlık.

BAŞMUHASEBECİ

Başmuhasebe dairesinin başkanı.

HASETLENME

Kıskanma.

MÜSTEHASE

Fosil.

HASETÇİLİK

Kıskançlık.

MÜBAHASE

Bir konu hakkında iki veya daha çok kişinin karşılıklı konuşması.

BAŞMUHASEBE

Osmanlı maliyesinde, bugünkü Sayıştayın işini yapan daire.

HASEKİKÜPESİ

Düğün çiçeğigillerden bir süs bitkisi (Aquilegia).

  -   -   -  

Anlamında HASE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde HASE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DUŞUNMAK

Akıl etmek. Muhasebe etmek. Tefekkür etmek.

DİLLEMEK

Kilitlemek. Aleyhte bulunmak, kötülemek. Bir şeyi diline dolayıp yaymak. Bir kimsenin zenginliği, malı ve kendisi hakkında hasetle konuşmak: Görmemiş insanların yanında malımız dillendiğinden her şeyimizi kaybettik. Azarlamak, darılmak. Bir şeyi çok istemek: Kız için dilledi dilledi elinde ne varsa hepsini yedi. Bir kimse hakkında dedikodu yapmak, bir kimseyi çekiştirmek, zemmetmek.

FOSİL

Geçmiş yer bilimi zamanlarına ilişkin hayvanların ve bitkilerin, yer kabuğu kayaçları içindeki kalıntıları veya izleri, müstehase, taşıl. Düşünce, yaşayış biçimi vb. bakımlardan çağın gerisinde kalmış kimse.

KISKANÇ

Kıskanma huyunda olan (kimse), günücü, haset, hasetçi, hasetli, hasut.

KISKANMAK

Sevgide veya kendisiyle ilişkili şeylerde bir başkasının ortaklığına, üstün durumda görünmesine dayanamamak. Bir şeye, en küçük saygısızlık gösterilmesine bile dayanamamak. Esirgemek, çok görmek. Herhangi bir bakımdan kendinden üstün gördüğü birinin bu üstünlüğünden acı duymak, günülemek, hasetlenmek, haset etmek. Yerinde olmayı istemek, imrenmek.

BAŞMAKLIK

Camide ayakkabı konulan yer. Padişahın anne, kız kardeş, kız ve hasekilerine bağlanan ödenek, has.

SAYMAN

Bir kurum, kuruluş vb.nin hesap işleriyle uğraşan kimse, muhasebeci, muhasip.

ÇUHADAR

Osmanlı Devleti'nde padişahın hizmetinde bulunan sarayın büyük memurlarından her biri. Sarayın haseki odasındaki en yüksek dört ağadan, başlıca görevleri törenlerde atla padişahın ardından giderek yağmurluğunu taşımak, halka para dağıtmak; padişahın kaftan ve börklerine bakmak, bulunmadığı zaman silahtara vekillik etmek olan üçüncüsünün sanı. Vezir ve öteki büyük orun sahiplerinin konak dışı işlerini yapan görevliler. Resmi dairelerde ayak hizmeti gören çuha giysili kimseler.

GÜNÜCÜK

Kıskançlık, haset.

HASEK

Ham meyve. Dertli, hastalıklı kişi. Bir çeşit hayvan hastalığı. Zayıf: Hasek koyun davara gitmiyor. Özürlü, zayıf, meyve tanesi (Erzincan Merkez).

ZÜLFARİS

Baklagillerden, bir süs bitkisi ve bunun güzel kokulu, mor, beyaz renkli, saç lülesi görünüşünde olan kıvrıntılı çiçeği (Phaseolus caracalla).

KISKANÇLIK

Bir kimse bir üstünlük gösterdiğinde veya sevilen birisinin, başkası ile ilgilendiği kanısına varıldığında takınılan olumsuz tutum, günücülük, hasetçilik, hasetlik, hasutluk.

GÜNÜLEMEK

Kıskanmak, çekememek, haset etmek.

FASULYE

Fasulyegillerden, barbunya, çalı, ayşekadın, horoz vb. türleri bulunan bitki (Phaseolus vulgaris). Bu bitkinin sebze olarak yararlanılan yeşil ürünü ve kuru tohumları.

KISKANMA

Kıskanmak işi, hasetlenme.

NEDENİYLE

-den ötürü, -den dolayı, dolayısıyla, sebebiyle, hasebiyle, haysiyetiyle.

GÜNÜLENMEK

Günüleme işi yapılmak. Haset olunmak.

KUŞÇU

Süs kuşları yetiştirip satan kimse. Saraylarda şahin, doğan vb. avcı kuşların bakımıyla görevli kimse. Suç işleyen saray hasekilerini cezalandırmak ve yola getirmekle görevli haseki subayı.

HASİP

Değerli, saygın, soyu temiz kimse. Muhasebeci.

GÜNÜ

Haset. Zamanından önce doğan yavru.