HASI ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "hası" olan, toplam 35 adet kelime bulunmaktadır. hası ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu hası ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde hası olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

HASIRSAZLARI

11 harfli kelimeler

HASIROTLARI, HASIRLANMAK, HASIRKOŞMAK, HASILLANMAK, HASILIKELAM

10 harfli kelimeler

HASIRLANMA, HASIRCILIK, HASIRCILAR, HASIRLAMAK, HASILLAMAK, HASILLAMAH, HASILÇARUH, HASILÇARIK, HASIRAĞACI

9 harfli kelimeler

HASIRALTI, HASIRAMAK, HASIRLAMA, HASILATLI

8 harfli kelimeler

HASITLIH, HASIMLIK, HASILLIK

7 harfli kelimeler

HASIRCI, HASIMCA, HASILLI, HASILAT, HASIRLI

6 harfli kelimeler

HASILI, HASILA, HASITA, HASIDA

Bazı kelimelerin anlamları

HASI

Hangisi?. Altı ayı geçmiş ve enenmiş keçi.

HASIRLANMAK

Hasırla döşenmek, üstü hasırla örtülmek.

HASILIKELAM

Kısacası.

HASIRLANMA

Hasırlanmak durumu.

HASIRCILIK

Hasırcının yaptığı iş.

HASILÇARUH

Özel olarak yapılan bir çeşit çarık.

HASIRAĞACI

Adana ili, Tuzla bucağına bağlı bir yer.

HASIRLAMAK

Hasırla döşemek, üstünü hasırla örtmek.

HASILÇARIK

Özel olarak yapılan bir çeşit çarık.

HASIRCILAR

Malatya ilinde, Battalgazi ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

HASILLAMAK

Arıtmak. Toprağı ekime hazırlamak. Ham deriyi yumuşatmak, işlemek. Hamuru kıvamında yoğurmak. Bir kimseyi iyice dövmek. Arapça kökenli hâsıl: Hamur veya çamuru yoğurarak yumuşatmak. Arapça kökenli âıl:Ham deriyi yumuşatmak, işlemek.

HASIRKOŞMAK

Hasır tezgâhını hazırlamak. (Yassıören Senirkent Isparta).

HASILLANMAK

Alışmak.

HASIRSAZLARI

Çok yıllık, tüysüz, toprak altı gövdeleri kalın ve sürünücü olan su ve bataklık bitkileri.

HASILLAMAH

Hamur yoğurmak. Bir kimseyi iyice dövmek.

HASIROTLARI

Genellikle toprak altı gövdeli, çok veya bir yıllık su üstü bitkileri.

  -   -   -  

Anlamında HASI bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde HASI geçen kelimeler listesi verilmiştir.

HASIRLAMA

Hasırlamak işi.

HASIMLIK

Hasım olma durumu. Düşmanlık.

HUSUMET

Hasım olma durumu. Düşmanlık.

ÇÖREKLENMEK

Yılan halka durumunda kıvrılıp toplanmak. Bir yerde, orada yaşayanları rahatsız etme pahasına sürekli kalmak, yerleşmek. Çökmek, çömelmek. Rahat bir biçimde yayılıp oturmak. Bir duyguyu güçlü ve sürekli olarak duymak.

HASIRCI

Hasır ören veya satan kimse.

DÜŞMAN

Birinin kötülüğünü isteyen, ondan nefret eden, ona zarar vermeye çalışan kimse, yağı, hasım, antagonist, dost karşıtı. Aralarında birbirleriyle çatışmaya varacak ölçüde anlaşmazlık olan taraflar. Bir şeyi büyük ölçüde kullanıp tüketen kimse. Birbirleriyle savaşan devletler ve bu devletlerin asker, sivil bütün uyrukları. Bazı şeylerden nefret eden, tiksinen kimse. Bir şeyin yaşamasına, barınmasına engel olan (güç, tutum vb.).

KAYIRMAK

Koruyarak başarısını sağlamak, elinden tutmak, himmet etmek. Birini, başkalarının veya işin zararı pahasına tutmak. Birine haksız yere kolaylıklar sağlamak, iltimas etmek.

DAMACANA

Su vb. sıvıları taşımaya yarayan, dar ağızlı, şişkin karınlı, genellikle hasır veya plastik sepet içinde korunan büyük şişe.

DÖVİZZEDE

Bankalara dövizle borçlanıp borcunu ödeyemeyerek edindiği malı yok pahasına elinden çıkarmak zorunda kalan kimse.

AKIN

Kalabalık bir şeyin arkası kesilmeyen bir geliş durumunda olması. Düşman topraklarına tedirgin etme, yıldırma, çapul vb. amaçlarla toplu olarak yapılmış olan baskın. Gol atmak veya sayı yapmak amacıyla karşı takımın sahasına doğru genellikle topluca girişilen hücum. Kazak ve Kırgız Türklerinin saz şairlerine verdiği ad.

KARLIK

Kar kuyusu. Dışı hasır örgüsüyle kaplı, içinde kar veya buz koymak için bölmesi bulunan, soğutucu olarak kullanılan büyük şişe.

ALAÇIK

Üzeri dal ve hasırla örtülmüş kulübe, çardak. Keçeden yapılmış olan çadır.

KAPANCA

Küçük kapan. Düzen, hile. Tütün fidelerini örtmek için kullanılan hasır veya ottan örtü.

HASIMCA

Hasım gibi davranarak.

HASIRLI

Hasırı olan, hasırla kaplanmış olan. Hasırla kaplanmış şişe.

HASIRALTI

"Bir işi isteyerek, bilerek ve haksız olarak yürütmemek, örtbas etmek" anlamındaki hasıraltı etmek deyiminde geçen bir söz.

DÖKÜNTÜ

Dökülmüş, saçılmış şeyler. Değersiz, bayağı, ayaktakımından olan kimse. Kâğıtçılıkta üretimin herhangi bir safhasında ıskartaya çıkan, genellikle tekrar hamur durumuna getirilen, yaş ve kuru biçimleri olan kâğıt veya karton artığı. Bazı hastalıklarda görülen çıban, leke, uçuk, kızarıklık vb. belirti. Deniz yüzüne yakın, üzerinde dalgaların çatladığı kaya kümesi. Parçalanan taşların yamaç aşağı kayması, yuvarlanması, etekte birikmesiyle oluşan yer. İşe yaramayan, değersiz, kötü, berbat. Bir topluluktan geri kalmış kimseler. Bozuntu.

DİYET

İslam hukukuna göre, öldürme ve yaralamalarda suçlunun ödemek zorunda olduğu para veya mal, kan pahası, kan parası, kefaret. Sağlığı korumak veya düzeltmek amacıyla uygulanan beslenme düzeni, perhiz, rejim.

ÇUHALI

Çuhası olan.

DÜŞMANLIK

Düşmanca duygu veya davranış, yağılık, hasımlık, adavet, muhasamat, husumet, antagonizm.