Kelimeler arşivinde; içinde "hak" olan, toplam 196 tane kelime bulunuyor. İçerisinde hak bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu hak ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında hak olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
MÜSAMAHAKARLIK
HAKİKATSİZLİK, HAKKIMÜKTESEP, HİLAFIHAKİKAT, DEFTERİHAKANİ, HAKKEDEBİLMEK, HAKLAYABİLMEK
HAKPERESTLİK, HAKKARİLİLİK, HAKKEDEBİLME, HAKLAŞTIRMAK, HAKLAYABİLME, HAKSIZCASINA
BAŞHAKEMLİK, HAKARETAMİZ, HAKSEVERLİK, HAKŞİNASLIK, HAKTANIRLIK, BAHAKLAŞMAK, HAKKILDAMAK, HAKKIRDAMAK, İSHAKÇELEBİ, MÜSAMAHAKAR, SVARABHAKTİ
HAKİKATSİZ, HAKKANİYET, HAKKIHIYAR, HAKKISÜKUT, MÜTEHAKKİM, HAKKIHUZUR, REDDİHAKİM, ABDÜLHAKİM, BİDAHAKİNE, HAKANLAMAK, HAKASLAMAK, HAKIKÇILIK, HAKILDAMAK, HAKIRDAKLI, HAKIRDAMAK, HAKISLAMAK, HAKİGATTEN, HAKİYYETLİ, HAKKIBEYLİ, İSHAKÇILAR, İSHAKUŞAĞI, TOHUMHAKKI
CENABIHAK, FİLHAKİKA, HAKİKATEN, HAKİKATLİ, HAKKETMEK, HAKLAŞMAK, HAKPEREST, HAKSIZLIK, İHKAKIHAK, HAKGÖTÜRE, HAKIRAMAK, HAKİMİYET, HAKKARİLİ, HAKMEHMET, KAPIHAKKI, KARAİSHAK, MAHAKAVYA
BAŞHAKEM, BİHAKKIN, HAKANLIK, HAKEMLİK, HAKİMANE, HAKKETME, HAKKINDA, HAKKIYLA, HAKLAMAK, HAKLAŞMA, HAKLILIK, HAKSEVER, HAKSIZCA, HAKŞİNAS, HAKTANIR, MUHAKEME, MUHAKKAK, MUHAKKİK, MÜLHAKAT, MÜSTAHAK, TAHAKKUK, TAHAKKÜM, HAKİMEVİ, ABDÜLHAK, BABAHAKİ, HAKANİYE, HAKAVATİ, HAKBİLİR, HAKDAMAK, HAKENDAZ, Devamını Oku »»
EMRİHAK, HAKARET, HAKASÇA, HAKÇASI, HAKİKAT, HAKLAMA, İLTİHAK, HAKARAT, HAKELEK, HAKEMLİ, HAKETME, HAKINCA, HAKIRAK, HAKIRKA, HAKIRTI, HAKİRGE, HAKKARİ, HAKLAĞA, HAKLAĞI, HAKURKA, HAKÜRGE, İSHAKÇA, İSHAKLI, MAHAKLI, MUHAKKA, NURİHAK, ÖZHAKAN, TAHAKLI
HAKEZA, HAKİKİ, HAKSIZ, MÜLHAK, NURHAK, FAHAKA, HAKANA, HAKGET, HAKIÇA, HAKILI, HAKINA, HAKIRA, HAKİME, HAKKAK, HAKKAP, HAKKAŞ, HAKKAT, HAKKEM, HAKLAA, HAKLAR, HAKLIK, HAKMAK, HAKTAN, HAKUKA, HAKUTA, HAKÜKE, KORHAK
ELHAK, HAKAN, HAKAS, HAKÇA, HAKEM, HAKİM, HAKİR, HAKLI, İLHAK, NAHAK, AHAKİ, BAHAK, BUHAK, HAKAÇ, HAKAR, HAKÇI, HAKIK, HAKKI, HAKLA, HAKLU, HAKMA, HAKOS, HAKOZ, HIHAK, IRHAK, İSHAK, KIHAK, PAHAK, TAHAK
HAKA, HAKİ, HAKK
HAK
HAK
Adalet. Kâğıttaki yazıyı kazıma, kazı. Dava veya iddiada gerçeğe uygunluk, doğruluk. Verilmiş emekten doğan manevi yetki. Doğru, gerçek. Adaletin, hukukun gerektirdiği veya birine ayırdığı şey, kazanç. Pay. Emek karşılığı ücret. Tanrı. Maden, ağaç, taş üzerine elle yazı veya şekil oyma, kazı.
HAKKEDEBİLMEK
Hakketme imkânı veya olasılığı bulunmak.
HAKLAŞTIRMAK
Birinin hakkını ötekinin üstünde bırakmamak.
HAKLAYABİLME
Haklayabilmek işi.
BAŞHAKEMLİK
Başhakem olma durumu, başyargıcılık. Başhakemin yaptığı iş, başyargıcılık.
HAKKEDEBİLME
Hakkedebilmek işi.
DEFTERİHAKANİ
Osmanlı Devleti'nde Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü.
HAKPERESTLİK
Hakseverlik.
HAKKIMÜKTESEP
Kazanılmış hak.
HAKİKATSİZLİK
Vefasızlık.
HAKLAYABİLMEK
Haklama imkânı veya olasılığı bulunmak.
HAKARETAMİZ
Hakaret içeren, hakaret dolu.
HİLAFIHAKİKAT
Gerçek dışı.
HAKKARİLİLİK
Hakkârili olma durumu.
HAKSIZCASINA
Haksızca.
MÜSAMAHAKARLIK
Hoşgörülülük.
Bu bölümde tanımı içerisinde HAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BAŞHAKEM
Yarışmayı veya oyunu yöneten hakemlerin başı, başyargıcı.
ADİLANE
Hakça.
ANAYASA
Bir devletin yönetim biçimini belirten, yasama, yürütme, yargılama güçlerinin nasıl kullanılacağını gösteren, yurttaşların kamu haklarını bildiren temel yasa, kanunuesasi. Temel, esas.
BAHİS
Üzerinde konuşulan şey, konu. Bir kitabın bölümlerinden her biri. Görüşünde veya iddiasında haklı çıkacak tarafa bir şey verilmesini kabul eden sözlü anlaşma.
AKILSAL
Düşünceyi ve gerçeği somut değerlerle birbirine bağlayan, hakikati içine alan.
BAĞIŞLAMAK
Bir mal veya hakkı karşılık beklemeden birine vermek, teberru etmek. Hoşgörmek. Herhangi bir kötü davranış için ceza vermekten vazgeçmek, affetmek. Görevden çekmek, almak.
AVUKAT
Hak ve yasa işlerinde isteyenlere yol göstermeyi, mahkemelerde, devlet dairelerinde başkalarının hakkını aramayı, korumayı meslek edinen ve bunun için yasanın gerektirdiği şartları taşıyan kimse. Gerekmediği hâlde başkasını savunan, onun adına konuşan kimse.
ADSIZ
Adı olmayan, isimsiz. Tanınmayan, bilinmeyen, isimsiz. Türklerde, ailesinden ayrıldığı için artık onun adını taşımak, onun adıyla anılmak hakkını yitirmiş olan, bir yararlık gösterdiğinde ancak ad kazanabilen delikanlı, isimsiz.
AKTİF
Etkin, canlı, hareketli, çalışkan, faal. Bir ticarethanenin, ortaklığın para ile değerlendirilebilen mal ve haklarının tümü. Etkili. Çalışan, çalışmasını sürdüren. Etken.
BABAİLİK
XIII. yüzyılda Baba İshak'ın kurduğu tarikat.
AŞK
Aşk hakkında çok fazla tanımlama yapılmıştır. Burada hepsinden bahsedersek, sayfalar dolusu metinler yazmamız gerekir. O yüzden, bu sayfada, diğer sayfalardaki tanımlamalardan farklı olarak, sadece aşk ve aşka benzer kelimelerin tanımını vererek, esas anlamını size bırakıyoruz.
ALACAKLANDIRMAK
Vadeli satış yapan firmaların her türlü mal ve hizmet satışından doğan haklarını alacaklandırıcı adı verilen finansal kuruluşlara devretmek.
ALACAKLANDIRICI
Vadeli satış yapan firmaların her türlü mal ve hizmet satışından doğan haklarını devralan finansal kuruluş.
AKTARMA
Aktarmak işi. Bir yolcunun gideceği yere birkaç araç değiştirerek ulaşması. Bir kimsenin herhangi bir hakkını bir başkasına geçirmesini sağlayan iş, transfer. Alıntı. Bir oyuncunun topu kendi takımından bir başka oyuncuya göndermesi. Bir taşıttan başka bir taşıta geçme. Sürülmemiş tarlayı ilk veya ikinci kez sürme. Para aktarımı. Arıları bir kovandan ötekine geçirme.
BASKI
Bir eserin basılış biçimi veya durumu. Bası sayısı. Belirli ruhsal etkinlik ve süreçleri, kişinin isteği dışında bilinçaltına itmesi veya bu itilenlerin bilince çıkmasını önleme durumu. Giysinin içine kıvrılıp dikilen kenarı. Bir maddeyi sıkıp ezen alet, pres. Top oyunlarında karşı takım oyuncusunun hareketini ve sonuç almasını engellemek amacıyla uygulanan yakın savunma durumu, pres. Bir eserin tekrarlanarak yapılmış olan baskı işlemlerinden her biri, edisyon. Hak ve özgürlükleri kısıtlayarak zor altında bulundurma durumu, tahakküm.
BAŞYARGICI
Başhakem.
ANLAMAK
Bir şeyin ne demek olduğunu, neye işaret ettiğini kavramak. Sorup öğrenmek. Yarar sağlamak. Birinin duygularını, istek ve düşüncelerini sezebilmek. Yeni bilgileri eskileriyle bir araya getirerek sonuç niteliğinde başka bir bilgi edinmek. Bir şey hakkında bilgisi bulunmak. Doğru ve yerinde bulmak.
BASKISIZ
Hak ve özgürlükleri kısıtlanmamış. Terbiyesiz, ahlaksız. Disiplinsiz.
ADALET
Yasalarla sahip olunan hakların herkes tarafından kullanılmasının sağlanması, türe. Herkese kendine uygun düşeni, kendi hakkı olanı verme, doğruluk. Bu işi uygulayan, yerine getiren devlet kuruluşları. Hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetme.
AKLANMAK
Ak olmak, temizlenmek. Hakkında dava açılan sanık, yargılama sonunda suçsuz bulunmak, temize çıkmak, beraat etmek. Kooperatif, şirket, dernek vb. kuruluşların faaliyetleri ve harcamaları genel kurulca uygun bulunmak.