Kelimeler arşivi içinde; başında "hak" olan, toplam 135 adet kelime bulunmaktadır. hak ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu hak ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde hak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
HAKİKATSİZLİK, HAKKEDEBİLMEK, HAKKIMÜKTESEP, HAKLAYABİLMEK
HAKKARİLİLİK, HAKKEDEBİLME, HAKLAŞTIRMAK, HAKLAYABİLME, HAKPERESTLİK, HAKSIZCASINA
HAKARETAMİZ, HAKKILDAMAK, HAKKIRDAMAK, HAKSEVERLİK, HAKŞİNASLIK, HAKTANIRLIK
HAKANLAMAK, HAKASLAMAK, HAKIKÇILIK, HAKILDAMAK, HAKIRDAKLI, HAKIRDAMAK, HAKISLAMAK, HAKİGATTEN, HAKİKATSİZ, HAKİYYETLİ, HAKKANİYET, HAKKIBEYLİ, HAKKIHIYAR, HAKKIHUZUR, HAKKISÜKUT
HAKGÖTÜRE, HAKIRAMAK, HAKİKATEN, HAKİKATLİ, HAKİMİYET, HAKKARİLİ, HAKKETMEK, HAKLAŞMAK, HAKMEHMET, HAKPEREST, HAKSIZLIK
HAKANİYE, HAKANLIK, HAKAVATİ, HAKBİLİR, HAKDAMAK, HAKEMLİK, HAKENDAZ, HAKGETEN, HAKILMAK, HAKIRDAK, HAKİMANE, HAKİMEVİ, HAKİMLİK, HAKİTMEK, HAKİVATİ, HAKKAKAN, HAKKATAN, HAKKETME, HAKKINDA, HAKKIYLA, HAKKURAN, HAKLAMAK, HAKLAŞMA, HAKLILIK, HAKRAMAK, HAKSEVER, HAKSIZCA, HAKŞİNAS, HAKTANIR, HAKVERDİ
HAKARAT, HAKARET, HAKASÇA, HAKÇASI, HAKELEK, HAKEMLİ, HAKETME, HAKINCA, HAKIRAK, HAKIRKA, HAKIRTI, HAKİKAT, HAKİRGE, HAKKARİ, HAKLAĞA, HAKLAĞI, HAKLAMA, HAKURKA, HAKÜRGE
HAKANA, HAKEZA, HAKGET, HAKIÇA, HAKILI, HAKINA, HAKIRA, HAKİKİ, HAKİME, HAKKAK, HAKKAP, HAKKAŞ, HAKKAT, HAKKEM, HAKLAA, HAKLAR, HAKLIK, HAKMAK, HAKSIZ, HAKTAN, HAKUKA, HAKUTA, HAKÜKE
HAKAÇ, HAKAN, HAKAR, HAKAS, HAKÇA, HAKÇI, HAKEM, HAKIK, HAKİM, HAKİR, HAKKI, HAKLA, HAKLI, HAKLU, HAKMA, HAKOS, HAKOZ
HAKA, HAKİ, HAKK
HAK
HAK
Adalet. Kâğıttaki yazıyı kazıma, kazı. Dava veya iddiada gerçeğe uygunluk, doğruluk. Verilmiş emekten doğan manevi yetki. Doğru, gerçek. Adaletin, hukukun gerektirdiği veya birine ayırdığı şey, kazanç. Pay. Emek karşılığı ücret. Tanrı. Maden, ağaç, taş üzerine elle yazı veya şekil oyma, kazı.
HAKLAYABİLME
Haklayabilmek işi.
HAKŞİNASLIK
Haktanırlık.
HAKKIRDAMAK
Kahkahayla gülmek.
HAKLAYABİLMEK
Haklama imkânı veya olasılığı bulunmak.
HAKSEVERLİK
Haksever olma durumu, hakperestlik.
HAKARETAMİZ
Hakaret içeren, hakaret dolu.
HAKKIMÜKTESEP
Kazanılmış hak.
HAKKEDEBİLME
Hakkedebilmek işi.
HAKLAŞTIRMAK
Birinin hakkını ötekinin üstünde bırakmamak.
HAKİKATSİZLİK
Vefasızlık.
HAKSIZCASINA
Haksızca.
HAKKARİLİLİK
Hakkârili olma durumu.
HAKKILDAMAK
Kahkahayla gülmek.
HAKKEDEBİLMEK
Hakketme imkânı veya olasılığı bulunmak.
HAKPERESTLİK
Hakseverlik.
Bu bölümde tanımı içerisinde HAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ALACAKLANDIRICI
Vadeli satış yapan firmaların her türlü mal ve hizmet satışından doğan haklarını devralan finansal kuruluş.
BAĞIŞLAMAK
Bir mal veya hakkı karşılık beklemeden birine vermek, teberru etmek. Hoşgörmek. Herhangi bir kötü davranış için ceza vermekten vazgeçmek, affetmek. Görevden çekmek, almak.
BASKI
Bir eserin basılış biçimi veya durumu. Bası sayısı. Belirli ruhsal etkinlik ve süreçleri, kişinin isteği dışında bilinçaltına itmesi veya bu itilenlerin bilince çıkmasını önleme durumu. Giysinin içine kıvrılıp dikilen kenarı. Bir maddeyi sıkıp ezen alet, pres. Top oyunlarında karşı takım oyuncusunun hareketini ve sonuç almasını engellemek amacıyla uygulanan yakın savunma durumu, pres. Bir eserin tekrarlanarak yapılmış olan baskı işlemlerinden her biri, edisyon. Hak ve özgürlükleri kısıtlayarak zor altında bulundurma durumu, tahakküm.
ALACAKLANDIRMAK
Vadeli satış yapan firmaların her türlü mal ve hizmet satışından doğan haklarını alacaklandırıcı adı verilen finansal kuruluşlara devretmek.
BAŞHAKEMLİK
Başhakem olma durumu, başyargıcılık. Başhakemin yaptığı iş, başyargıcılık.
AŞK
Aşk hakkında çok fazla tanımlama yapılmıştır. Burada hepsinden bahsedersek, sayfalar dolusu metinler yazmamız gerekir. O yüzden, bu sayfada, diğer sayfalardaki tanımlamalardan farklı olarak, sadece aşk ve aşka benzer kelimelerin tanımını vererek, esas anlamını size bırakıyoruz.
BAHİS
Üzerinde konuşulan şey, konu. Bir kitabın bölümlerinden her biri. Görüşünde veya iddiasında haklı çıkacak tarafa bir şey verilmesini kabul eden sözlü anlaşma.
BAŞHAKEM
Yarışmayı veya oyunu yöneten hakemlerin başı, başyargıcı.
AKTARMA
Aktarmak işi. Bir yolcunun gideceği yere birkaç araç değiştirerek ulaşması. Bir kimsenin herhangi bir hakkını bir başkasına geçirmesini sağlayan iş, transfer. Alıntı. Bir oyuncunun topu kendi takımından bir başka oyuncuya göndermesi. Bir taşıttan başka bir taşıta geçme. Sürülmemiş tarlayı ilk veya ikinci kez sürme. Para aktarımı. Arıları bir kovandan ötekine geçirme.
ADALET
Yasalarla sahip olunan hakların herkes tarafından kullanılmasının sağlanması, türe. Herkese kendine uygun düşeni, kendi hakkı olanı verme, doğruluk. Bu işi uygulayan, yerine getiren devlet kuruluşları. Hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetme.
ANAYASA
Bir devletin yönetim biçimini belirten, yasama, yürütme, yargılama güçlerinin nasıl kullanılacağını gösteren, yurttaşların kamu haklarını bildiren temel yasa, kanunuesasi. Temel, esas.
BABAİLİK
XIII. yüzyılda Baba İshak'ın kurduğu tarikat.
AKTİF
Etkin, canlı, hareketli, çalışkan, faal. Bir ticarethanenin, ortaklığın para ile değerlendirilebilen mal ve haklarının tümü. Etkili. Çalışan, çalışmasını sürdüren. Etken.
AKILSAL
Düşünceyi ve gerçeği somut değerlerle birbirine bağlayan, hakikati içine alan.
ANLAMAK
Bir şeyin ne demek olduğunu, neye işaret ettiğini kavramak. Sorup öğrenmek. Yarar sağlamak. Birinin duygularını, istek ve düşüncelerini sezebilmek. Yeni bilgileri eskileriyle bir araya getirerek sonuç niteliğinde başka bir bilgi edinmek. Bir şey hakkında bilgisi bulunmak. Doğru ve yerinde bulmak.
ADİLANE
Hakça.
AVUKAT
Hak ve yasa işlerinde isteyenlere yol göstermeyi, mahkemelerde, devlet dairelerinde başkalarının hakkını aramayı, korumayı meslek edinen ve bunun için yasanın gerektirdiği şartları taşıyan kimse. Gerekmediği hâlde başkasını savunan, onun adına konuşan kimse.
BASKISIZ
Hak ve özgürlükleri kısıtlanmamış. Terbiyesiz, ahlaksız. Disiplinsiz.
AKLANMAK
Ak olmak, temizlenmek. Hakkında dava açılan sanık, yargılama sonunda suçsuz bulunmak, temize çıkmak, beraat etmek. Kooperatif, şirket, dernek vb. kuruluşların faaliyetleri ve harcamaları genel kurulca uygun bulunmak.
ADSIZ
Adı olmayan, isimsiz. Tanınmayan, bilinmeyen, isimsiz. Türklerde, ailesinden ayrıldığı için artık onun adını taşımak, onun adıyla anılmak hakkını yitirmiş olan, bir yararlık gösterdiğinde ancak ad kazanabilen delikanlı, isimsiz.