Sonu HAM ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ham" olan, toplam 34 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ham ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında ham olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ham olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

9 harfli kelimeler

ŞAKKALHAM, ŞAKGALHAM

8 harfli kelimeler

TATARHAM, GAYMAHAM, İSTİFHAM, İSTİRHAM, MÜLAHHAM

7 harfli kelimeler

ELLİHAM, İZDAHAM, İRBAHAM, İNTİHAM, ELLEHAM, ELLAHAM, İZDİHAM

6 harfli kelimeler

ŞALHAM, HASHAM, İLAHAM, ABAHAM, İSRHAM

5 harfli kelimeler

İLHAM, EVHAM, HAHAM, MAHAM, LAHAM, KAHAM, İFHAM, İPHAM, GAHAM, ERHAM, ESHAM, İTHAM

Bazı kelimelerin anlamları

HAM

Yenecek kadar olgun olmayan (meyve), olmamış. Gerçekleşme kolaylığı ya da imkânı olmayan. İşlenmemiş (madde). İdmansız. Kaba, toplum kurallarını bilmeyen, incelmemiş.

GAYMAHAM

Kaymakam, karşılığı gaymakam.

İSTİFHAM

Soru.

İSTİRHAM

Yalvarma, merhamet dileme.

ŞALHAM

Şalgam.

ELLEHAM

Herhalde, galiba, zannedersem. Sanırım, anlaşılan, demek ki.

MÜLAHHAM

Şişman.

İZDAHAM

Arapça kökenli izdihâm: izdiham; kalabalık.

TATARHAM

Şiddetli karın ağnsı.

İRBAHAM

İbrahim.

İNTİHAM

Arapça kökenli intikam: intikam.

ELLİHAM

Herhalde, galiba, zannedersem.

İZDİHAM

Aşırı kalabalık, yığılma.

ŞAKKALHAM

Ayçiçeği.

ŞAKGALHAM

Ayçiçeği.

ELLAHAM

Herhalde, galiba, zannedersem.

  -   -   -  

Anlamında HAM bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde HAM geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ACIMASIZ

Acıma duygusu olmayan, katı yürekli, merhametsiz. Acıma duygusu olmadan, merhametsizce.

ANÇÜEZ

Hamsi ezmesi.

ATILIM

Atılma işi. Herhangi bir konuda ilerleme çabası. Hızla ilerleme, hamle, savlet. Sayı kazanmak amacıyla yapılmış olan atılış, atak, hücum. İleri atılma.

AŞERMEK

Hamilelikte bazı yiyeceklere karşı aşırı düşkünlük göstermek, çok arzulamak veya nefret etmek, tiksinmek.

ASİT

Turnusolün mavi rengini kırmızıya çevirmek özelliğinde olan ve birleşimindeki hidrojenin yerine maden alarak tuz oluşturan hidrojenli birleşik, hamız.

ATILIMCI

Durumunu geliştirme gücü gösteren, atılım yapan, hamleci.

BABİLİK

XIX. yüzyılda, İran'da Ali Muhammed Bab'ın kurduğu dinî öğreti.

ANLATMA

Anlatmak işi, ifham, ilam, tefhim.

ACINDIRMAK

Birinin acımasına yol açmak, birini merhamete getirmek.

ANASON

Maydanozgillerden, kokulu tohumu hamur işlerinde ve rakı yapımında kullanılan bir bitki (Pimpinella anisum).

ARKALIK

Sırt dayamaya yarayan yer. Ev içinde giyilen kolsuz, kalınca bir kısa hırka türü. Sırtında yük taşıyan hamalların, yük taşırken kullandıkları arka yastığı, semer, hamal semeri, arkalıç.

ARABAŞI

Hindi veya tavuk etiyle hazırlanan, pişmiş ve dondurulmuş hamur ile birlikte yenen çorba.

AHIRLAMAK

Hayvan ahırda uzun süre kalıp hamlaşmak.

AKITMA

Akıtmak işi, isale. Enli bilezik. Un, süt, yağ, yumurta, şeker veya pekmezle yoğrularak cıvık bir duruma getirilen hamurun kızgın sac üzerinde pişirilmesiyle yapılmış olan bir tatlı türü. Hayvanların, özellikle atların alınlarında bulunan ve burunlarına doğru uzanan beyaz leke.

ATILIMCILIK

Atılımcı olma durumu, hamlecilik.

ATAK

Düşüncesizce her işe atılan, cüretkâr. Saldırı, saldırış, hücum, hamle, akın. Gol atmak veya sayı kazanmak amacıyla yapılmış olan akın, ofans. Çevik, hareketli. Atılım. Geveze. Aniden başlayan hastalık nöbeti.

ASRISAADET

Hz. Muhammed'in yaşadığı zaman, saadet asrı, devrisaadet.

ACIMA

Acımak durumu. Başka bir kimsenin veya canlının mutsuzluğuna karşı duyulan üzüntü, merhamet.

ADIM

Yürümek için yapılmış olan ayak atışlarının her biri. Bir yarışın belirli uzaklığı kapsayan bölümlerinden her biri, etap. Ayakta, esas duruşta, bir ayağın türlü yönlerde iki ayak boyu kadar yer değiştirmesi. Girişim, hamle. Bir ayak atışıyla alınan ve uzunluğu yaklaşık 75 santimetre olan mesafe. Bir gösterge ucunun eş olarak ayrılmış yaylardan biri boyunca aldığı yol. İki diş arasındaki aralık.

ACIMAK

Tadı acı duruma gelmek, acılaşmak. Başkasının uğradığı veya uğrayacağı kötü bir duruma üzülmek. Merhamet etmek. Acılı, ağrılı olmak.