HAN ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "han" olan, toplam 237 adet kelime bulunmaktadır. han ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu han ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde han olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

HANIMINÇİFTLİĞİ, HANYERİSARIKAYA

14 harfli kelimeler

HANIMEFENDİLİK, HANIMELİGİLLER

13 harfli kelimeler

HANCIÇİFTLİĞİ, HANTAVİRÜSLER

12 harfli kelimeler

HANÇERLENMEK, HANÇERLETMEK, HANGIRDAŞMAK, HANIMÇANTASI, HANIMKİRPİĞİ, HANIMPARMAĞI, HANTALLAŞMAK

11 harfli kelimeler

HANCILLAMAK, HANÇERLEMEK, HANÇERLENME, HANÇERLETME, HANDİKAPSIZ, HANGINDAMAK, HANGIRDAMAK, HANIMEFENDİ, HANIMGÖBEĞİ, HANIMİĞNESİ, HANIMYAMASI, HANKARAAĞAÇ, HANKIRDAMAK, HANKIRTIMAK, HANLIYENİCE, HANSENCİLİK, HANTALLAŞMA, HANTILDAMAK

10 harfli kelimeler

HANBEĞENDİ, HANBELİLİK, HANÇERLEME, HANDİKAPLI, HANEDANLIK, HANENDELİK, HANIHANDAN, HANIMCIGAZ, HANİGİLLER, HANKOZLUSU, HANTILAMAK, HANUTÇULUK

9 harfli kelimeler

HANCILMAK, HANDIRADA, HANEFİLİK, HANELMALI, HANEVLERİ, HANGEDİĞİ, HANGIRADA, HANGIRDAN, HANGIRIDA, HANIMAĞZI, HANIMANNE, HANIMBUDU, HANIMDİŞİ, HANIMTENİ, HANKIRMAK, HANMAĞARA, HANSENULA, HANSULTAN, HANTALLIK

8 harfli kelimeler

HANAHMET, HANAYLIK, HANBEGÜM, HANBURUN, HANCAĞIZ, HANCIĞAZ, HANCILIK, HANÇALAR, HANÇERLİ, HANDIRIM, HANDİKAP, HANDİYSE, HANDMADE, HANGINIZ, HANGIRDA, HANGIRTI, HANGİRDE, HANHARAF, HANIKMAK, HANIMCIK, HANIMELİ, HANIMKIZ, HANIMLIK, HANIYADA, HANİKMEK, HANİŞTRA, HANKENDİ, HANKIRDA, HANKIRIK, HANLIKÖY, Devamını Oku »»

7 harfli kelimeler

HANAĞZI, HANAYLI, HANAZİR, HANBAĞI, HANBELİ, HANBİKE, HANCARI, HANCILI, HANCURA, HANÇERE, HANDAĞI, HANDASA, HANDERE, HANEDAN, HANEDAR, HANELİK, HANENDE, HANEYLİ, HANGARA, HANGIRA, HANGIRI, HANGISI, HANGİNİ, HANGİRİ, HANGİSİ, HANINIZ, HANİCİB, HANİCİK, HANİDAN, HANİDEN, Devamını Oku »»

6 harfli kelimeler

HANALP, HANAYI, HANBEK, HANBEY, HANCAK, HANCAP, HANCAR, HANCUR, HANÇAL, HANÇAR, HANÇER, HANDAL, HANDAN, HANDEK, HANDEN, HANEÇİ, HANEFİ, HANELİ, HANGAR, HANGEL, HANGEM, HANGER, HANGIL, HANGİL, HANISI, HANİÇA, HANİEV, HANİFE, HANİFİ, HANİYE, Devamını Oku »»

5 harfli kelimeler

HANAH, HANAK, HANAV, HANAY, HANCA, HANCI, HANÇA, HANDA, HANDE, HANDI, HANEK, HANEV, HANEY, HANGI, HANGİ, HANIH, HANIK, HANIM, HANIT, HANİF, HANİM, HANKI, HANLI, HANNE, HANOZ, HANÖN, HANSI, HANSİ, HANTA, HANTI, Devamını Oku »»

4 harfli kelimeler

HANA, HAND, HANE, HANI, HANİ, HANS, HANT

3 harfli kelimeler

HAN

Bazı kelimelerin anlamları

HAN

Doğu ülkelerinde yerli beyler ve Kırım girayları için kullanılan unvan. Osmanlı padişahlarının adlarının sonuna getirilen unvan. Büyükşehirlerde serbest mesleklerde çalışanların oda veya daire tutup çalıştıkları birkaç katlı yapı. Eskişehir iline bağlı ilçelerden biri. Yol üzerinde veya kasabalarda yolcuların konaklamalarına yarayan yapı.

HANIMEFENDİLİK

Hanımefendi olma durumu ve özelliği.

HANIMKİRPİĞİ

Kasımpatı.

HANCILLAMAK

Oburca, iştahla yemek.

HANTALLAŞMAK

Hantal bir duruma gelmek.

HANIMELİGİLLER

İki çeneklilerden, örneği hanımeli olan bir bitki familyası.

HANIMÇANTASI

Bir yazma oyası. (Uluğbey Senirkent, Yalvaç Isparta).

HANGIRDAŞMAK

Yüksek sesle, çirkin ve kaba şekilde gülüşmek.

HANÇERLETMEK

Hançerleme işini yaptırmak.

HANÇERLEMEK

Hançerle yaralamak veya öldürmek.

HANÇERLENMEK

Hançerle yaralanmak veya öldürülmek.

HANYERİSARIKAYA

Kırşehir şehrinde, Akpınar ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

HANCIÇİFTLİĞİ

Erzincan ili, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

HANIMPARMAĞI

Parmak biçiminde bir tür hamur tatlısı. Uzun taneli bir tür üzüm.

HANTAVİRÜSLER

Bunyaviridae ailesinde yer alan ve enfekte kemiricilerin salgılarıyla doğrudan veya dolaylı dokunma sonucu insanlara bulaşan virüslerin oluşturduğu virüs cinsi.

HANIMINÇİFTLİĞİ

Malatya kenti, merkez ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

  -   -   -  

Anlamında HAN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde HAN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AKSIRIK

Herhangi bir sebeple burun zarının gıcıklanması sonucu solunum kaslarının birdenbire kasılmasıyla ağız ve burundan hızlı, gürültülü soluk boşalması olayı, aksırma, hapşırma, hapşırık.

AKTİF

Etkin, canlı, hareketli, çalışkan, faal. Bir ticarethanenin, ortaklığın para ile değerlendirilebilen mal ve haklarının tümü. Etkili. Çalışan, çalışmasını sürdüren. Etken.

AĞITÇI

Ölüye ağıt söylemek için tutulan kimse, ağlayıcı, sagucu, mersiyehan.

ACI

Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ızdırap. Keskin, şiddetli. Çarpıcı, göz alıcı (renk). Tadı bu nitelikte olan. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem.

AKTARMAK

Bir şeyi bir yerden, bir kaptan başka bir yere veya kaba geçirmek. Toprağı altı üstüne gelecek bir biçimde iyice bellemek. Alıntılamak. Bir kitabı başından sonuna kadar okumak. Bir lehçeyi başka bir lehçeye uyarlamak. Kaynak kişiden derlenen herhangi bir parçayı kitlelere duyurmak ve yaymak. Tür değişikliği yapmak. Bir şeyin yolunu, yönünü değiştirmek. Çatı kiremitlerinin kırık ve bozuk olanlarının yerlerine sağlamlarını koymak. Bir tekniğe göre biçimlendirmek, uyarlamak. Birinin başka biriyle telefonla konuşmasını sağlamak. Üretilmiş olan bir enerjiyi, başka organlara iletmek. İletmek, bildirmek.

AÇILMAK

Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.

AKTARMA

Aktarmak işi. Bir yolcunun gideceği yere birkaç araç değiştirerek ulaşması. Bir kimsenin herhangi bir hakkını bir başkasına geçirmesini sağlayan iş, transfer. Alıntı. Bir oyuncunun topu kendi takımından bir başka oyuncuya göndermesi. Bir taşıttan başka bir taşıta geçme. Sürülmemiş tarlayı ilk veya ikinci kez sürme. Para aktarımı. Arıları bir kovandan ötekine geçirme.

AÇILIM

Açılma işi. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapma. Yeni bir bakış açısı getirme. Sağ açıklık. Bir kısaltma veya formülün açık biçimi.

ABANDONE

Boks sporunda dövüşemeyecek duruma gelen boksörün karşılaşmayı yarıda bırakması. Herhangi bir olay karşısında çaresiz duruma düşme.

AKTARICI

Dam kiremitlerini aktarıp kırıkları yenileyen kimse. Kaynak kişiden derlenen herhangi bir parçayı kitlelere duyuran ve yayan kimse. Görüntüyü bir bölgeden başka bir bölgeye ileten araç.

AKINTI

Akma işi. Sıvı yapıştırıcıların ağaç yüzeylerine gereğinden çok sürülmesi ile oluşan durum. Hastalık sebebiyle vücudun herhangi bir yerinden sulu madde akması. Havanın veya suyun herhangi bir yöne doğru yer değiştirmesi, akım, cereyan. Eğiklik, eğim, meyil. Çam türü ağaçlarda bulunan reçinenin eriyerek akması olayı.

AĞRI

Vücudun herhangi bir yerinde duyulan şiddetli acı. Türkiye'nin Doğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

ACENTE

Bir kuruluşun yaptığı işi onun adına kazanç karşılığında yürüten daha küçük kuruluş. Bu kuruluşun veya şubelerinin başında bulunan kimse. Bir kuruluşa bağlı olmaksızın sözleşmeye dayanarak belirli bir yer ve bölge içinde sürekli olarak ticarethane veya işletmeyi ilgilendiren işlerde aracılık eden, bunları o işletme adına yapan kimse. Banka şubesi. Vapur ortaklığı.

AĞITÇILIK

Ağıtçının yaptığı iş, ağlayıcılık, saguculuk, mersiyehanlık.

AKPAS

Lahana, turp, şalgam, karnabahar vb. bitkilerin kök dışındaki bütün bölgelerine yerleşebilen, özellikle semizotugillerde karşılaşılan yosunumsu mantar (Albugo candida).

ACYO

Herhangi bir paranın gerçek değeriyle sürüm değeri arasında veya bir ticaret senedinin üzerinde yazılı miktar ile indirimden sonraki tutarı arasında doğan fark. Bankaların senetli kredi işlemlerinde yaptıkları tahsilat. Bir ticaret senedinin yenilenmesinde alınan komisyon.

AKI

Herhangi bir kuvvet alanında, belli bir düzlemin belli bir bölümünden geçtiği varsayılan güç çizgileri, seyelan.

AKTÖR

Erkek oyuncu. Herhangi bir olayda etkisi veya katkısı olan kimse.

AĞIZLI

Ağzı herhangi bir biçimde olan.

AĞIRLIK

Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.