Kelimeler arşivinde; içinde "hap" olan, toplam 158 tane kelime bulunuyor. İçerisinde hap bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu hap ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında hap olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
HAPAZLAMACILIK, HAPŞIRTABİLMEK
İLTİHAPLANMAK, HAPSEDEBİLMEK, HAPŞIRABİLMEK, HAPŞIRIVERMEK, HAPŞIRTABİLME, HAPTOGLOBULİN
HAPSETTİRMEK, İLTİHAPLANMA, CYCLORRHAPHA, DİPLOHAPLONT, HAPLODİPLOİT, HAPSEDEBİLME, HAPŞIRABİLME, HAPŞIRIVERME
HAPSEDİLMEK, HAPSETTİRME, HAPAZLAMACI, HAPLOBİYONT, HAPTOGLOBİN, OPİSTHAPTOR
HAPAZLAMAK, HAPSEDİLME, HAPŞIRIKLI, İLTİHAPSIZ, ABDÜLVAHAP, ÇALHAPUSAT, HAPAHAPTAN, HAPANLAMAK, HAPARLAMAK, HAPAZLAMAĞ, HAPESLEYİN, HAPGÖTÜREN, HAPIRDAMAK, HAPLOİTLİK, HAPŞIRTMAK, HAPUÇLAMAK, HAPURDAMAH, HAPUTLAMAK, SUSUZŞAHAP
HAPAZLAMA, HAPİSHANE, HAPLOLOJİ, HAPSETMEK, HAPŞIRMAK, HAPŞIRTMA, HAPTETMEK, İLTİHAPLI, HAPSOLMAK, DİHAPLOİT, HAPALAMAK, HAPİSDAMI, HAPSİKOLİ, HAPTIRMAK, HAPTONEMA, HARPHAPAN, MUHAPDEDE, PROHAPTOR
HAPİSLİK, HAPSETME, HAPŞIRIK, HAPŞIRMA, HAPTETME, MÜNTEHAP, HAPADANA, HAPÇILIK, HAPIRCIN, HAPİSANE, HAPKESEN, HAPLAMAK, HAPLOFAZ, HAPLOYİD, HAPRAMAK, HAPSİMAT, HAPSOLMA, HAPŞIRIH, HAPTERON, HAPTUTAN, HARHAPAN, HARHAPIN, MÜSTEHAP, SAHAPSİZ
HAPLOİT, İLTİHAP, İNTİHAP, AKŞAHAP, HAPAHAP, HAPALAK, HAPANLI, HAPAPCI, HAPAZAN, HAPAZLA, HAPHAPA, HAPHAPI, HAPICIK, HAPISGA, HAPİŞİK, HAPLONT, ŞAHAPLI
AHAPÇA, HAPANG, HAPANK, HAPBAP, HAPDAN, HAPENG, HAPENK, HAPHAP, HAPISA, HAPİSE, HAPMAK, HAPNAN, HAPPAK, HAPPAN, HAPPAP, HAPRÜK, HAPSUT, HAPTEK, HAPTEN, HAPUŞA, ZELHAP
ASHAP, HAPAZ, HAPÇI, HAPİS, HAPŞU, ŞAHAP, ZEHAP, ARHAP, HAPAÇ, HAPAK, HAPAL, HAPAN, HAPAP, HAPAR, HAPAS, HAPEK, HAPEN, HAPES, HAPIK, HAPIN, HAPIR, HAPIŞ, HAPIZ, HAPON, HAPPA, HAPPI, HAPSİ, HAPUK, HAPUL, HAPUR, Devamını Oku »»
HAPA, HAPI
HAP
HAP
Kolayca yutulabilmesi için toparlak duruma getirilmiş ilaç. Bir içimlik afyon. Çocuk dilinde yiyeceği yutma sesi.
DİPLOHAPLONT
Mayoz sonucunda, gametleri oluşturan haploit gametofitleri meydana getiren bir organizma. Fertilizasyonla, mayozun meydana geldiği diploit bir sporofit oluşur. Böylece diploit ve haploit generasyonlar birbirini izler.
HAPŞIRABİLMEK
Aksırabilmek.
CYCLORRHAPHA
Küçük veya orta boyda, kısa üç segmentli bir antene sahip, son anten segmentinde arista adı verilen tüy benzeri bir organeli bulunan, maksiller palpleri küçük, çapraz damarlı kanatlara sahip, hem erkek hem de dişileri hayvanlarda parazitlenen, ancak grubun birçok üyesi parazit olmayan, rudimenter veya emici ağız organelleri bulunan sinek alt takımı. Kimi türler ise larva dönemlerinde zorunlu parazit olup insan ve hayvanlarda zorunlu miyazis etkenidirler.
HAPLODİPLOİT
Eşey oluşumunda döllenmiş yumurtalardan diploit dişilerin döllenmeyen yumurtalardan da haploit erkeklerin gelişmesi.
HAPŞIRIVERMEK
Aksırıvermek.
HAPŞIRABİLME
Aksırabilme.
HAPSETTİRMEK
Hapsedilmesine yol açmak.
HAPŞIRTABİLMEK
Aksırtabilmek.
HAPTOGLOBULİN
İdrarla serbest hemoglobin kaybını önlemek amacıyla, serbest hemoglobini geri dönüşümsüz biçimde bağlayan bir plazma glikoproteini. Haptoglobin düzeyleri hemolizle azalır ve yoğun doku hasarı ve nekrozla sonuçlanan durumlarda üretimi artar, Hp, haptoglobin.
İLTİHAPLANMAK
Yangılanmak.
HAPSEDEBİLME
Hapsedebilmek işi.
HAPSEDEBİLMEK
Hapsetme imkânı veya olasılığı bulunmak.
İLTİHAPLANMA
Yangılanma.
HAPŞIRTABİLME
Aksırtabilme.
HAPAZLAMACILIK
Hapazlamacı olma durumu.
Bu bölümde tanımı içerisinde HAP geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AKSIRMAK
Burun zarlarının gıcıklanması ile solunum kaslarının birdenbire kasılması üzerine, ağız ve burundan hızlı, gürültülü soluk boşaltmak, hapşırmak.
AZGIN
Azmış olan, azılı. Çok yaramaz (çocuk). Çabuk iltihaplanan, yarası hemen kapanmayan (ten). Coşmuş, taşmış. Cinsel istekleri aşırı olan. Gözü hiçbir şeyden yılmayan.
AKSIRIKLI
Aksırığa tutulmuş, sık sık aksıran, hapşırıklı.
ARTROZ
Genellikle şekil bozucu, iltihapsız, süreğen eklem hastalığı.
AVUÇLAMAK
Avuçla kavramak, avuçla almak, apazlamak, hapazlamak.
BRONŞİT
Bronşun iltihaplanmasıyla oluşan hastalık.
DİPDAM
Hapishane.
AKSIRMA
Aksırmak işi, hapşırma.
APANDİSİT
Apandisin iltihaplanması.
BOMBA
Canlı ya da cansız hedeflere atılan, içi yakıcı ve yıkıcı maddelerle doldurulmuş, türlü büyüklükte patlayıcı, ateşli silah. Yan yelkenlerin alt yakasını gerip açmak için kullanılan yatay seren. Büyük fıçı veya varil. Çekiciliği olan çok güzel kadın veya kız. Uyuşturucu hap.
AKNE
Yağ bezlerinin deri üzerinde oluşturduğu iltihaplı sivilce.
DERMATİT
Deride görülen her çeşit iltihaplı hastalık.
DOLAMA
Dolamak işi. Tırnak etrafındaki yumuşak bölümlerin, bazen de kemiğin iltihaplanmasından ileri gelen ağrılı şiş. Çeşitli eserlerdeki barok ve rokoko üslubunda iç içe süsleme motifi. Giysilerin üstüne giyilen, önü açık bir tür üstlük. Poşu.
AVUÇLAMA
Avuçlamak işi, apazlama, hapazlama.
AVUÇ
Elin parmak uçlarıyla bilek arasındaki iç bölümü, apaz, hapaz, koşam. Elin yarı yumulmuş durumu.
AKSIRTMAK
Birinin aksırmasına sebep olmak, hapşırtmak.
AKSIRTMA
Aksırtmak işi., hapşırtma.
CEZAEVİ
Hükümlülerin içinde tutuldukları yapı, hapishane, mahpushane, dam, kodes, mahbes.
AKSIRIK
Herhangi bir sebeple burun zarının gıcıklanması sonucu solunum kaslarının birdenbire kasılmasıyla ağız ve burundan hızlı, gürültülü soluk boşalması olayı, aksırma, hapşırma, hapşırık.
ASPİRİN
Ağrı kesici, ateş düşürücü ve kanı sulandırıcı olarak kullanılan beyaz renkli hap.