Kelimeler arşivi içinde; başında "has" olan, toplam 252 adet kelime bulunmaktadır. has ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu has ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde has olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
HASTALANABİLMEK
HASANCIKPINARI, HASBETENLİLLAH, HASTALANABİLME, HASTALANDIRMAK
HASANÇAVUŞLAR, HASANKAHYALAR, HASREDEBİLMEK, HASTALANDIRMA
HASBALDIRCAN, HASEKİKÜPESİ, HASIRSAZLARI, HASKIZILÖREN, HASREDEBİLME, HASSASİYETLİ
HASANBALIĞI, HASANBEYLER, HASANCIKLAR, HASANÇELEBİ, HASANEFENDİ, HASANPINARI, HASARSIZLIK, HASBELKADER, HASDALANMAK, HASETLENMEK, HASILIKELAM, HASILLANMAK, HASIRKOŞMAK, HASIRLANMAK, HASIROTLARI, HASRETPINAR, HASROLUNMAK, HASTALANMAK, HASUTLANMAK
HASANABDAL, HASANALİLİ, HASANBEYLİ, HASANCIKLI, HASANÇAVUŞ, HASANDİĞİN, HASANKENDİ, HASANOĞLAN, HASANPINAR, HASARSIZCA, HASATÇILIK, HASÇİFTLİK, HASETÇİLİK, HASETLENME, HASILÇARIK, HASILÇARUH, HASILLAMAH, HASILLAMAK, HASIRAĞACI, HASIRCILAR, HASIRCILIK, HASIRLAMAK, HASIRLANMA, HASODABAŞI, HASROLUNMA, HASSASİYET, HASTALANIŞ, HASTALANMA, HASTALIKLI, HASTANELİK
HASANARPA, HASANBABA, HASANCALI, HASANDAĞI, HASANDEDE, HASANDERE, HASANDOLU, HASANFAKI, HASANGAZİ, HASANHACI, HASANKADI, HASANKENT, HASANKEYF, HASANKOCA, HASANOĞLU, HASANÖREN, HASANPAŞA, HASANŞEYH, HASANTEPE, HASBAĞLAR, HASBEYLER, HASEBİYLE, HASILATLI, HASIRALTI, HASIRAMAK, HASIRLAMA, HASİYETLİ, HASODALIK, HASRETLİK, HASRETMEK, Devamını Oku »»
HASABDAL, HASALHAS, HASALMAK, HASANAĞA, HASANALİ, HASANALP, HASANBEY, HASANCAN, HASANCIK, HASANEYN, HASANHAN, HASANKÖY, HASANLAR, HASANLÖK, HASANOBA, HASANOVA, HASANSÖR, HASARSIZ, HASBAHÇE, HASBİHAL, HASBİLİK, HASDALIK, HASDÜMEN, HASETLİK, HASFIRIN, HASHÜYÜK, HASILLIK, HASIMLIK, HASITLIH, HASİSLİK, Devamını Oku »»
HASABEZ, HASABIR, HASAKÇA, HASALAN, HASANCI, HASANLI, HASARLI, HASATÇI, HASAVAN, HASAYAZ, HASBUĞA, HASDANE, HASDERE, HASENAT, HASETÇİ, HASETLİ, HASGEBE, HASGENE, HASILAT, HASILLI, HASIMCA, HASIRCI, HASIRLI, HASİRET, HASİYET, HASKINA, HASLAKİ, HASMANE, HASSEKİ, HASTACA, Devamını Oku »»
HASACA, HASANİ, HASBEK, HASBEY, HASBİR, HASÇAK, HASEFE, HASEKİ, HASENE, HASGAL, HASGAR, HASGÜL, HASHAM, HASIDA, HASILA, HASILI, HASITA, HASİBE, HASİDE, HASKAR, HASKIZ, HASKÖY, HASKÜF, HASLAK, HASLET, HASLIK, HASOBA, HASODA, HASPİR, HASPUT, Devamını Oku »»
HASAN, HASAP, HASAR, HASAS, HASAT, HASAY, HASBİ, HASDE, HASEK, HASEN, HASEP, HASES, HASET, HASIL, HASIM, HASIR, HASİP, HASİR, HASİS, HASLI, HASNA, HASPA, HASSA, HASSE, HASTA, HASTE, HASUT, HASÜT
HASA, HASE, HASI, HASL
HAS
HAS
Özgü. Başmaklık. Hükümdara özgü olan. İyi nitelikleri kendinde toplamış olan (kimse). Katışıksız, en iyi cinsten, saf.
HASTALANABİLMEK
Hastalanma olasılığı bulunmak.
HASANCIKPINARI
Ordu ili, Gürgentepe ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
HASBALDIRCAN
Patlıcan.
HASTALANABİLME
Hastalanabilmek işi.
HASREDEBİLME
Hasredebilmek işi.
HASANKAHYALAR
Zonguldak ili, Ormanlı nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
HASIRSAZLARI
Çok yıllık, tüysüz, toprak altı gövdeleri kalın ve sürünücü olan su ve bataklık bitkileri.
HASTALANDIRMAK
Hasta etmek, hastalanmasına sebep olmak.
HASREDEBİLMEK
Hasretme imkânı veya olasılığı bulunmak.
HASANÇAVUŞLAR
İzmir ili, Boğaziçi nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
HASSASİYETLİ
Duyarlıklı.
HASBETENLİLLAH
Tanrı için, Tanrı uğruna, Tanrı rızası için, karşılık beklemeksizin.
HASTALANDIRMA
Hastalandırmak işi veya biçimi.
HASEKİKÜPESİ
Düğün çiçeğigillerden bir süs bitkisi (Aquilegia).
HASKIZILÖREN
Antalya kenti, Gebiz nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
Bu bölümde tanımı içerisinde HAS geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AKLİYECİ
Akıl hastalıkları uzmanı. Akılcı, usçu.
ALBASTI
Doğum sırasında temizliğe dikkat edilmemesi yüzünden lohusanın tutulduğu ateşli hastalık, lohusa humması, albasma.
AĞBENEK
Ağ görünüşünde olan, arpa yapraklarına yerleşerek oldukça önemli zararlara yol açan, açık veya koyu kahverengi asklı mantar. Bu mantarın yol açtığı ekin hastalığı.
ABRAŞ
Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).
AĞIRLAŞMAK
Ağır duruma gelmek. Sıkıcı ve bunaltıcı bir durum almak. Güçleşmek, zorlaşmak. Gökyüzü bulutlu ve karanlık, iç karartıcı bir hâl almak. Ağırbaşlı olmak. Yavaşlamak. Yiyecek bozulmaya yüz tutmak. Gebe kadın doğurması yaklaşmak. Hasta tehlikeli duruma gelmek, fenalaşmak. Organ görevini yapamaz duruma gelmek.
AĞBENEKLİLİK
Arpada görülen mantar hastalığı (Pyrenophora).
AĞRIMA
Ağrımak işi. Memeli hayvanlarda görülen ara konakçı kenelerin bulaştırdığı ağrıma asalaklarından ileri gelen hastalık.
ALERJİ
Birtakım yiyecek, ilaç, toz, koku vb.ne hastalık derecesinde gösterilen aşırı tepki. Bir kimseye veya bir şeye karşı olumsuz yönde duyulan aşırı duyarlılık.
AKTARIM
Aktarma işi, nakil. Psikoterapide hastanın terapiste ruhsal yapısı üzerinde etkili olmuş deneyim ve ilişkilerini aktarması.
AFİYET
Hasta olmama durumu, sağlık, esenlik.
AKSONA
Vurgun hastalığına karşı uygulanan emniyet durakları.
AĞIRCA
Oldukça ağır. Kötüleşmiş (hasta). (ağı'rca) Oldukça ağır bir biçimde.
ALAÇIK
Üzeri dal ve hasırla örtülmüş kulübe, çardak. Keçeden yapılmış olan çadır.
AKINTI
Akma işi. Sıvı yapıştırıcıların ağaç yüzeylerine gereğinden çok sürülmesi ile oluşan durum. Hastalık sebebiyle vücudun herhangi bir yerinden sulu madde akması. Havanın veya suyun herhangi bir yöne doğru yer değiştirmesi, akım, cereyan. Eğiklik, eğim, meyil. Çam türü ağaçlarda bulunan reçinenin eriyerek akması olayı.
AKSE
Hastalık nöbeti, kriz.
AFET
Çeşitli doğa olaylarının sebep olduğu yıkım. Çok kötü. Hastalıkların dokularda yaptığı bozukluk. Güzelliği ile insanı şaşkına çeviren, aklını başından alan kadın. Kıran.
AKLİYE
Akıl hastalıkları ile ilgili hekimlik kolu. Akılcılık. Akıl hastalıkları ile ilgili hastane bölümü.
ALEVLENME
Alevlenmek işi. Sessizce sürmekte olan bir hastalığın belirtilerinin artması, eksaserbasyon.
AKIN
Kalabalık bir şeyin arkası kesilmeyen bir geliş durumunda olması. Düşman topraklarına tedirgin etme, yıldırma, çapul vb. amaçlarla toplu olarak yapılmış olan baskın. Gol atmak veya sayı yapmak amacıyla karşı takımın sahasına doğru genellikle topluca girişilen hücum. Kazak ve Kırgız Türklerinin saz şairlerine verdiği ad.
ABRAKADABRA
Eski çağlarda bazı hastalıklara iyi geldiğine inanılan büyülü söz. Sihirbazların sıkça kullandığı büyü sözü.