Kelimeler arşivi içinde; başında "hap" olan, toplam 127 adet kelime bulunmaktadır. hap ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu hap ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde hap olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
HAPAZLAMACILIK, HAPŞIRTABİLMEK
HAPSEDEBİLMEK, HAPŞIRABİLMEK, HAPŞIRIVERMEK, HAPŞIRTABİLME, HAPTOGLOBULİN
HAPLODİPLOİT, HAPSEDEBİLME, HAPSETTİRMEK, HAPŞIRABİLME, HAPŞIRIVERME
HAPAZLAMACI, HAPLOBİYONT, HAPSEDİLMEK, HAPSETTİRME, HAPTOGLOBİN
HAPAHAPTAN, HAPANLAMAK, HAPARLAMAK, HAPAZLAMAĞ, HAPAZLAMAK, HAPESLEYİN, HAPGÖTÜREN, HAPIRDAMAK, HAPLOİTLİK, HAPSEDİLME, HAPŞIRIKLI, HAPŞIRTMAK, HAPUÇLAMAK, HAPURDAMAH, HAPUTLAMAK
HAPALAMAK, HAPAZLAMA, HAPİSDAMI, HAPİSHANE, HAPLOLOJİ, HAPSETMEK, HAPSİKOLİ, HAPSOLMAK, HAPŞIRMAK, HAPŞIRTMA, HAPTETMEK, HAPTIRMAK, HAPTONEMA
HAPADANA, HAPÇILIK, HAPIRCIN, HAPİSANE, HAPİSLİK, HAPKESEN, HAPLAMAK, HAPLOFAZ, HAPLOYİD, HAPRAMAK, HAPSETME, HAPSİMAT, HAPSOLMA, HAPŞIRIH, HAPŞIRIK, HAPŞIRMA, HAPTERON, HAPTETME, HAPTUTAN
HAPAHAP, HAPALAK, HAPANLI, HAPAPCI, HAPAZAN, HAPAZLA, HAPHAPA, HAPHAPI, HAPICIK, HAPISGA, HAPİŞİK, HAPLOİT, HAPLONT
HAPANG, HAPANK, HAPBAP, HAPDAN, HAPENG, HAPENK, HAPHAP, HAPISA, HAPİSE, HAPMAK, HAPNAN, HAPPAK, HAPPAN, HAPPAP, HAPRÜK, HAPSUT, HAPTEK, HAPTEN, HAPUŞA
HAPAÇ, HAPAK, HAPAL, HAPAN, HAPAP, HAPAR, HAPAS, HAPAZ, HAPÇI, HAPEK, HAPEN, HAPES, HAPIK, HAPIN, HAPIR, HAPIŞ, HAPIZ, HAPİS, HAPON, HAPPA, HAPPI, HAPSİ, HAPŞU, HAPUK, HAPUL, HAPUR, HAPUŞ, HAPZA
HAPA, HAPI
HAP
HAP
Kolayca yutulabilmesi için toparlak duruma getirilmiş ilaç. Bir içimlik afyon. Çocuk dilinde yiyeceği yutma sesi.
HAPTOGLOBULİN
İdrarla serbest hemoglobin kaybını önlemek amacıyla, serbest hemoglobini geri dönüşümsüz biçimde bağlayan bir plazma glikoproteini. Haptoglobin düzeyleri hemolizle azalır ve yoğun doku hasarı ve nekrozla sonuçlanan durumlarda üretimi artar, Hp, haptoglobin.
HAPŞIRABİLMEK
Aksırabilmek.
HAPAZLAMACILIK
Hapazlamacı olma durumu.
HAPSEDEBİLME
Hapsedebilmek işi.
HAPSETTİRMEK
Hapsedilmesine yol açmak.
HAPŞIRTABİLME
Aksırtabilme.
HAPŞIRIVERMEK
Aksırıvermek.
HAPLODİPLOİT
Eşey oluşumunda döllenmiş yumurtalardan diploit dişilerin döllenmeyen yumurtalardan da haploit erkeklerin gelişmesi.
HAPŞIRIVERME
Aksırıverme.
HAPLOBİYONT
Hayat devrinde sadece bir tip bireyle karakterize olan organizma.
HAPSEDEBİLMEK
Hapsetme imkânı veya olasılığı bulunmak.
HAPSEDİLMEK
Hapsetme işi yapılmak.
HAPŞIRABİLME
Aksırabilme.
HAPAZLAMACI
Yasal olmayan yoldan kazanç elde eden kimse.
HAPŞIRTABİLMEK
Aksırtabilmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde HAP geçen kelimeler listesi verilmiştir.
APANDİSİT
Apandisin iltihaplanması.
ARTROZ
Genellikle şekil bozucu, iltihapsız, süreğen eklem hastalığı.
DİPDAM
Hapishane.
AKSIRIK
Herhangi bir sebeple burun zarının gıcıklanması sonucu solunum kaslarının birdenbire kasılmasıyla ağız ve burundan hızlı, gürültülü soluk boşalması olayı, aksırma, hapşırma, hapşırık.
ASPİRİN
Ağrı kesici, ateş düşürücü ve kanı sulandırıcı olarak kullanılan beyaz renkli hap.
AKSIRMA
Aksırmak işi, hapşırma.
AVUÇLAMA
Avuçlamak işi, apazlama, hapazlama.
AKSIRTMA
Aksırtmak işi., hapşırtma.
DERMATİT
Deride görülen her çeşit iltihaplı hastalık.
AKSIRMAK
Burun zarlarının gıcıklanması ile solunum kaslarının birdenbire kasılması üzerine, ağız ve burundan hızlı, gürültülü soluk boşaltmak, hapşırmak.
AKSIRTMAK
Birinin aksırmasına sebep olmak, hapşırtmak.
BRONŞİT
Bronşun iltihaplanmasıyla oluşan hastalık.
AKSIRIKLI
Aksırığa tutulmuş, sık sık aksıran, hapşırıklı.
CEZAEVİ
Hükümlülerin içinde tutuldukları yapı, hapishane, mahpushane, dam, kodes, mahbes.
BOMBA
Canlı ya da cansız hedeflere atılan, içi yakıcı ve yıkıcı maddelerle doldurulmuş, türlü büyüklükte patlayıcı, ateşli silah. Yan yelkenlerin alt yakasını gerip açmak için kullanılan yatay seren. Büyük fıçı veya varil. Çekiciliği olan çok güzel kadın veya kız. Uyuşturucu hap.
AVUÇ
Elin parmak uçlarıyla bilek arasındaki iç bölümü, apaz, hapaz, koşam. Elin yarı yumulmuş durumu.
DOLAMA
Dolamak işi. Tırnak etrafındaki yumuşak bölümlerin, bazen de kemiğin iltihaplanmasından ileri gelen ağrılı şiş. Çeşitli eserlerdeki barok ve rokoko üslubunda iç içe süsleme motifi. Giysilerin üstüne giyilen, önü açık bir tür üstlük. Poşu.
AKNE
Yağ bezlerinin deri üzerinde oluşturduğu iltihaplı sivilce.
AVUÇLAMAK
Avuçla kavramak, avuçla almak, apazlamak, hapazlamak.
AZGIN
Azmış olan, azılı. Çok yaramaz (çocuk). Çabuk iltihaplanan, yarası hemen kapanmayan (ten). Coşmuş, taşmış. Cinsel istekleri aşırı olan. Gözü hiçbir şeyden yılmayan.