Kelimeler arşivi içinde; başında "hal" olan, toplam 369 adet kelime bulunmaktadır. hal ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu hal ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde hal olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
HALİFEKUYUCAĞI, HALKALIKURTLAR, HALORAGİDACEAE
HALARACHNİDAE, HALLEDEBİLMEK, HALLEDİVERMEK, HALOBACTERİUM, HALVALIKULLUK
HALDIRDATMAK, HALETİRUHİYE, HALİLBEYOĞLU, HALİPLANKTON, HALİTBEYÖREN, HALKBENCİLİK, HALLEDEBİLME, HALLEDİVERME, HALLETTİRMEK, HALOBACTERİA, HALOJENLENME, HALOJENÜRLER, HALOPLANKTON, HALOTOLERANT, HALSİZLEŞMEK, HALÜSİNASYON
HALELLEŞMEK, HALİHAZIRDA, HALİLAĞALAR, HALİLFAKILI, HALİTAĞALAR, HALKAÇAYIRI, HALKALANMAK, HALKBİLGİSİ, HALKBİLİMCİ, HALLETTİRME, HALLOLUNMAK, HALSİZLEŞME, HALTERCİLİK
HALAKLAMAK, HALASLAMAK, HALAYIKLIK, HALAZLAMAK, HALBETEKİN, HALBUSANKİ, HALEFİYYET, HALELENMEK, HALHALAMAK, HALHETEKİN, HALIBIÇAĞI, HALIKAPAĞI, HALIKIŞLAK, HALIMAKASI, HALIÖRNEĞİ, HALISAÇAĞI, HALISLAMAK, HALIUZATMA, HALİKGULİK, HALİLBEYLİ, HALİLÇAVUŞ, HALİLKAHYA, HALİLULLAH, HALİLUŞAĞI, HALİSÜDDEM, HALİTPINAR, HALKACILIK, HALKAÇAYIR, HALKAHAVLI, HALKALAMAK, Devamını Oku »»
HALALAMAK, HALALZADA, HALAŞALIK, HALAYERLİ, HALAYIKLI, HALAYLAMA, HALAZLAMA, HALBUKISA, HALBUKSAM, HALDIRDAK, HALDIRMAK, HALEFOĞLU, HALELENME, HALETİNEZ, HALICILAR, HALICILIK, HALIRESİM, HALİFELER, HALİFELİK, HALİHAZIR, HALİLALAN, HALİLBABA, HALİLBAĞI, HALİLDEDE, HALİLKAYA, HALİLOĞLU, HALİLPAŞA, HALİTPAŞA, HALKAAVLU, HALKALAMA, Devamını Oku »»
HALAÇÇIK, HALAÇLAR, HALADIZA, HALAPART, HALAPORT, HALAPURT, HALASKAR, HALASTAR, HALASTIR, HALAVURT, HALAYICA, HALAYLIM, HALAYLİM, HALAZADA, HALAZADE, HALBUKİM, HALBUSAM, HALELDAR, HALETMEK, HALEYÇİK, HALEYLİM, HALHALCA, HALHALLI, HALIBERİ, HALIDERE, HALIHANE, HALIMORU, HALINDIR, HALIÖREN, HALISUYU, Devamını Oku »»
HALAÇÇA, HALAÇKA, HALAÇLI, HALADIZ, HALALCA, HALALIK, HALALOH, HALAMAK, HALAMPA, HALAPOT, HALAPUT, HALASIZ, HALAŞKA, HALAŞLI, HALAŞOR, HALAVET, HALAYIH, HALAYIK, HALAZON, HALBERİ, HALBİSE, HALBUKİ, HALBUKU, HALBUSE, HALEKET, HALENUR, HALEŞEN, HALETİN, HALETME, HALFELİ, Devamını Oku »»
HALAÇA, HALAÇİ, HALAHA, HALAKA, HALANA, HALAPA, HALASA, HALASU, HALAŞA, HALATA, HALATİ, HALAYA, HALAZA, HALAZI, HALBIR, HALBUR, HALBUŞ, HALÇİK, HALDAŞ, HALDUÇ, HALDUN, HALEBİ, HALELİ, HALEVİ, HALFAT, HALGIN, HALHAL, HALHUT, HALICI, HALIÇA, Devamını Oku »»
HALAÇ, HALAK, HALAL, HALAN, HALAP, HALAS, HALAT, HALAY, HALAZ, HALÇA, HALÇE, HALDA, HALEF, HALEL, HALEN, HALEP, HALET, HALEY, HALFA, HALFE, HALGU, HALIÇ, HALIK, HALIN, HALIZ, HALİÇ, HALİK, HALİL, HALİM, HALİS, Devamını Oku »»
HALA, HALE, HALG, HALH, HALI, HALİ, HALK, HALO, HALT, HALU
HAL
HAL
Çözme, çözülme. Sebze, meyve, bakliyat vb.nin satıldığı yer. Karışık bir sorunun içinden çıkma, sonuca varma. Çözüm. Eritme. Tahttan indirme.
HALOBACTERİUM
Tuzlanmış ürünlerde pembe, turuncu veya kırmızı renkte pigment oluşturarak bozulmaya neden olan, Gram negatif, çomak biçiminde, yoğun sodyum klorür ortamında yaşayan bakteri cinsi, Halobacteria, Halobacter.
HALKBENCİLİK
Kimi halkların kendilerini "insan", başka halkları da "barbar" olarak nitelemeleri; değişik kültürlere bağlı toplumların kendi kültürlerinden olmayanlara karşı takındıkları üstünlük tavrı.
HALİFEKUYUCAĞI
Kastamonu kenti, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.
HALKALIKURTLAR
(Annelida),en büyük sınıfıdır.
HALORAGİDACEAE
Gövdeleri yuvarlak kesitli ve gövde içi ışınsal perdeli olup renkleri yeşilden kırmızı kahverengiye kadar değişen, durgun ve akarsularda gelişen, çok yıllık su bitkileri.
HALVALIKULLUK
Bir çeşit ekmek.
HALİTBEYÖREN
Kayseri şehrinde, Pınarbaşı belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
HALLEDİVERMEK
Çabucak halletmek.
HALARACHNİDAE
Maymun ve köpeklerde parazitlenen Pneumonyssoides ve Pneumonyssus cinslerini içeren akar ailesi.
HALİPLANKTON
Tuzlu su planktonu, haloplankton.
HALLEDEBİLMEK
Halletme imkânı veya olasılığı bulunmak.
HALİLBEYOĞLU
Zonguldak kenti, Devrek ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
HALLEDEBİLME
Halledebilmek işi.
HALDIRDATMAK
Gürültü çıkartmak.
HALETİRUHİYE
Ruhsal durum, ruh durumu.
Bu bölümde tanımı içerisinde HAL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AĞIRLIK
Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.
AKSAKAL
Köyün veya mahallenin ihtiyar heyetinde olan kimse. Ermiş, evliya. Bir meslekte yaşça, kıdemce ileride ve yetenek bakımından üstün niteliğe sahip olan kimse, duayen.
AKAR
Kiraya verilerek gelir getiren ev, dükkân, tarla, bağ vb. mülk, akaret. Halı, koltuk, yatak vb. yerlerde ve nemli ortamlarda yaşayan, astıma yol açabilen, insan vücudundan dökülen deri tozlarıyla ve parçacıklarıyla beslenen bir tür canlı. Sıvı, mai, likit.
AĞIL
Evcil küçükbaş hayvanların barındığı çit veya duvarla çevrili yer, arkaç. Hale. Bazı görüntülerdeki çok ışıklı cisimleri çevreleyen ışıklı teker.
AFGAN
Afganistan halkından veya bu halkın soyundan olan kimse.
ABAŞO
Gemiyi baştan veya kıçtan halatla karaya bağlama. Altta, aşağıda bulunan, alttaki.
AKARLAR
Gövdeleri halkasız, başları göğüsle birleşik, ağız yapıları ısırıcı, sokucu veya emici örümceğimsiler takımı.
AĞILLANMAK
Toplanıp bir arada durmak. Çevresinde ağıl denen hale oluşmak, halelenmek.
ACEMLEŞMEK
Kültür ve medeniyet bakımından İran halkını örnek almak veya etkisi altında kalmak.
AGANTA
Yısa veya laçka edilmekte olan bir halatın ve zincirin kısa bir süre elde tutulup bırakılmaması için verilen emir.
AHALİ
Aralarında aynı yerde bulunmaktan başka hiçbir ortak özellik bulunmayan kişilerden oluşan topluluk, halk. Bir yerde toplanan kalabalık.
AGORA
Yunan klasik devrinde, sitenin yönetim, politika ve ticaret işlerini konuşmak için halkın toplandığı alan, halk meydanı.
AĞA
Geniş toprakları olan, sözü geçen, varlıklı kimse. Halk arasında sayılan ve sözü geçen erkeklere verilen unvan. Osmanlı Devleti'nde bazı kuruluşların başında bulunanlara verilen resmî san. Ağabey. Cömert, eli açık. Okuryazar olmayan yaşlı kimselerin adlarıyla birlikte kullanılan san. Koca.
ADALI
Ada halkından olan (kimse).
ABRAŞ
Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).
ACAR
Atılgan. Güçlü ve becerikli, çevik, enerjik. Yeni. Güneybatı Kafkasya'nın Türkiye sınırına yakın bölgesinde yaşayan bir halk, Acara.
ALA
Karışık renkli, çok renkli, alaca. Alabalık. Kekliğin boynundaki siyah halka. Açık kestane renginde olan, ela (göz).
AB
Su. Avrupa Birliği'nin kısaltılmış hali.
ABLİ
Yatay serenlerin ucuna bağlı bulunan ve bunları sağa, sola veya ortaya çevirmek için yararlanılan halat veya palanga.
AÇIK
Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.