Kelimeler arşivinde; içinde "gıl" olan, toplam 416 tane kelime bulunuyor. İçerisinde gıl bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu gıl ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında gıl olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
ALGILANABİLİRLİK
YARGILANABİLMEK, YARGILATABİLMEK, YARGILAYABİLMEK
ALGILANABİLMEK, ALGILATABİLMEK, ALGILAYABİLMEK, ALGILAYIVERMEK, GILIKLANDIRMAK, KAYGILANDIRMAK, SIRTANTANGILIÇ, YARGILANABİLME, YARGILATABİLME, YARGILAYABİLME
ALGILAYICILIK, ALGILANABİLİR, ALGILANABİLME, ALGILATABİLME, ALGILATTIRMAK, ALGILAYABİLME, ALGILAYIVERME, KAYGILANDIRMA, MEMECİNGILİĞİ
TINGILDATMAK, ALGILAŞTIRMA, ALGILATILMAK, ALGILATTIRMA, BÜYÜKKARGILI, CINGILDAŞMAK, ÇALGILIİŞLİK, DANGILIKIRMA, GILDIRLANMAK, IMIRGILANMAK, MINGILIDÜŞÜK, YADIRGILAMAK
BINGILDAMAK, KAYGILANMAK, SALGILAYICI, TINGILDAMAK, TINGILDATMA, YANGILANMAK, YARGILANMAK, ALGILANAMAZ, ALGILATILMA, BANGILDAMAK, CANGILDAMAK, CINGILDAMAĞ, CINGILDAMAK, CINGILLAMAH, CINGILLAMAK, ÇINGILLAMAK, ÇIRIMÇINGIL, DANGILDAMAK, DIGILDANMAK, DIRGILDAMAK, FIGGILATMAK, FINGILDAMAK, GAGGILDAMAK, GAKGILLAMAH, GANGILDAMAK, GANGILDAYIK, GILAĞILAMAK, GILAVLANMAK, GILDIRDAMAK, GILDIRGICIK, Devamını Oku »»
ALGILANMAK, ALGILATMAK, ALGILAYICI, GILLIGIŞLI, KAYGILANMA, SALGILAMAK, SALGILAYIŞ, SANGILAMAK, SARGILAMAK, TINGILDAMA, YANGILANMA, YARGILAMAK, YARGILANIŞ, YARGILANMA, BINGILDAMA, BITDANGILI, CIGILDAMAK, ÇALGILAMAK, ÇINGILAMAK, DAGILDAMAK, DIGILDAMAK, FIGGILAMAK, FIKGILAMAK, FINGILAMAK, GAGGILAMAK, GAGILDAMAK, GAKGILAMAK, GALGILAMAK, GIKGILAMAK, GILAVLAMAH, Devamını Oku »»
ALGILAMAK, ALGILANMA, ALGILATMA, BINGILDAK, KARGILAMA, SALGILAMA, SANGILAMA, SARGILAMA, YARGILAMA, ALGILANIŞ, ALGILAYIŞ, BAŞIGILTI, BINGILKAK, CINGILDAK, CINGILLAK, ÇAKGILDAH, ÇANGILDAK, ÇINGILDIN, ÇITINGILI, DAYANGILI, GANGILDAH, GANGILDAK, GIGILAMAK, GILABADAN, GILDIRDAK, GILDIRGIÇ, GILDIRĞIŞ, GILDIRMAK, GILGUYRUH, GILİSTRİK, Devamını Oku »»
ALGILAMA, KARGILIK, SANGILIK, BAŞGILTI, BİNGILDA, CINGILIZ, CINGILLI, CIŞGILIK, ÇANGILTI, ÇINGILLI, DANGILAK, DEDEGILI, DEDEGILİ, DIGILDAK, DORGILIH, FIGGILTİ, FIŞGILIH, GAGGILTİ, GAGILDAK, GARGILIK, GIGILMAK, GIKGILIK, GIKGILİK, GILABDAN, GILAMADA, GILAPTAN, GILBIRİK, GILDABUR, GILDIRAK, GILDIREK, Devamını Oku »»
ÇALGILI, KAYGILI, KILGILI, SALGILI, SARGILI, SAYGILI, YANGILI, ASGILIK, CINGILI, CIZGILI, ÇALGILİ, DMGILİK, FINGILI, GAYGILI, GIGILIK, GILABUD, GILARIK, GILAVAN, GILAVIZ, GILAVLI, GILAVUZ, GILDIRA, GILEVLİ, GILGARA, GILGURT, GILICAN, GILICCE, GILILIM, GILIŞLA, GILIVİK, Devamını Oku »»
CANGIL, CINGIL, ŞINGIL, AGILTI, BINGIL, BİNGIL, CAGGIL, CAKGIL, CIZGIL, ÇAKGIL, ÇIMGIL, ÇINGIL, DARGIL, DIRGIL, FIRGIL, GAGGIL, GAKGIL, GILADE, GILAĞI, GILAĞU, GILALI, GILAMA, GILAPA, GILAVA, GILCAN, GILCIK, GILCIR, GILÇAN, GILÇAR, GILÇUK, Devamını Oku »»
AGILI, ARGIL, DIGIL, GAGIL, GILAB, GILAĞ, GILAN, GILAV, GILBA, GILÇA, GILGA, GILIÇ, GILIF, GILIH, GILIK, GILIŞ, GILİC, GILİG, GILİH, GILİK, GILLA, GILLI, GILOK, GILTI, GILUV, HAGIL, MAGIL
AGIL, GILA, GILE, GILI, GILİ, GILT, GILU, OGIL
GIL
GIL
Kıl. Testi.
YARGILANABİLME
Yargılanabilmek işi.
KAYGILANDIRMAK
Kaygılanmasına sebep olmak.
ALGILANABİLMEK
Algılanma olasılığı bulunmak.
ALGILAYICILIK
Algılayıcı olma durumu.
YARGILAYABİLME
Yargılayabilmek işi.
ALGILANABİLİRLİK
Algılanabilir olma durumu.
ALGILAYIVERMEK
Çabucak algılamak.
YARGILAYABİLMEK
Yargılama imkânı veya olasılığı bulunmak.
ALGILATABİLMEK
Algılatma imkânı veya olasılığı bulunmak.
YARGILATABİLME
Yargılatabilmek işi.
SIRTANTANGILIÇ
Bukalemun.
GILIKLANDIRMAK
İsteklendirmek.
YARGILANABİLMEK
Yargılanma imkânı veya olasılığı bulunmak.
YARGILATABİLMEK
Yargılatma imkânı veya olasılığı bulunmak.
ALGILAYABİLMEK
Algılama imkânı veya olasılığı bulunmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde GIL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
CENTİLMEN
İyi arkadaşlık eden, saygılı, görgülü, kibar (erkek).
AMENTÜ
Bir oluş, düşünce veya ideolojinin temelini oluşturan değer yargıları. Arapça "inandım" anlamına gelen ve İslamiyetin temel inançları olan "Allah'a, onun meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, ahiret gününe, kadere, hayır ve şerrin Allah'tan geldiğine inanma"yı dile getiren söz.
ANAYASA
Bir devletin yönetim biçimini belirten, yasama, yürütme, yargılama güçlerinin nasıl kullanılacağını gösteren, yurttaşların kamu haklarını bildiren temel yasa, kanunuesasi. Temel, esas.
AĞIZLIK
Bir ucuna sigara takılan, öbür ucundan nefes çekilen çubuk biçimindeki araç. Hayvanın ısırmasına, zararlı bir şey yemesine engel olmak için ağzına takılan tel, deri vb. kafes. Nefesli çalgılarda ağza gelen yer. Kuyu bileziği. Su tesisatında su alıp vermeye yarayan vanalı uç. Yemiş küfelerinin üzerine yapraklı dallarla yapılmış olan kapak. Telefon vb. cihazlarda ağza yaklaştırılan bölüm. Huni. Bir şeyin başladığı yer. Dokumacılıkta çözgünün açılıp kapandığı ve içinde mekiğin geçtiği yer.
AĞ
İplik, sicim, tel vb. ince şeylerden kafes biçiminde yapılmış örgü. Ulaşım ve iletişim gibi alanlarda ülkenin her yerine yaygınlaştırılmış şebeke. Örümcek vb. hayvanların salgılarıyla oluşturdukları örgü. Çaprazlama örgü ile yapılmış olan ve kale direkleri arkasına gerilen örgü, file. Pantolon veya külotun apış arasına gelen yeri, apışlık. Tuzak. Oyun alanını ortadan ikiye bölen iple yapılmış örgü, file.
AKLANMAK
Ak olmak, temizlenmek. Hakkında dava açılan sanık, yargılama sonunda suçsuz bulunmak, temize çıkmak, beraat etmek. Kooperatif, şirket, dernek vb. kuruluşların faaliyetleri ve harcamaları genel kurulca uygun bulunmak.
BASAR
Göz. Merdivenin ayakla basılan yüzeyi. İleriyi görme, algılama yetisi.
ALGILATMAK
Algılama işini birine yaptırmak, idrak ettirmek.
BOŞALTIM
Boşaltma işi. Sistemlerin çalışabilmesi için sürekli olarak gereken boşaltma işlemleri. Sindirimden sonra bağırsaklarda kalan posanın, idrar torbasındaki idrarın ve ter, tükürük, sümük vb. salgıların vücuttan dışarı atılması, ifrağ.
BANDO
Türlü üflemeli ve vurgulu çalgılardan oluşan ve genel olarak geçit törenlerinde kullanılan mızıkacılar topluluğu veya takımı, mızıka. Takım, topluluk.
ALGILANMA
Algılanmak işi.
ALGILATMA
Algılatmak işi.
ANDROPOZ
Erkeklerde, er bezlerinin salgıladıkları hormon miktarının giderek eksilmesi sonucu cinsel gücün azalması, yaş dönümü.
CİSİM
Doğada element, bileşik veya bunların karışımları hâlinde bulunan, kütlesi ve ağırlığı olan, duyularla algılanabilen şey. Gövde, beden, vücut.
CENGEL
Otlarla ve sık ağaçlarla örtülü geniş Hindistan ormanı, cangıl.
ALGILAMA
Algılamak işi, idrak, idrak etme.
ANA
Anne. Temel, asıl, esas. Alacağın veya borcun, faizin dışında olan bölümü. Yaşlı kadınlara saygılı bir seslenme sözü. Yavrusu olan dişi hayvan. Çizgilerden herhangi birini anlatan kelimeye sıfat olarak geldiğinde o çizginin, belirli bir kural altında hareket ederek bir yüzey oluşturmaya yaradığını anlatan bir söz. Velinimet. Dinî bakımdan aziz tanınan bazı kadınlara verilen saygı unvanı.
BALGAM
Solunum organlarının salgıladığı, ağızdan dışarı atılan sümüksü madde.
ANLIK
Kısa süren, bir an içinde olan, enstantane. Bir anda oluşan, gelişen, spontane. Anlama gücü, usa vurma, yargılama, müdrike, entelekt. Duyu ve iradeden ayrı olarak düşünülen bilme yetisi.
ALGILANMAK
Algılama işine konu olmak, idrak edilmek.