Kelimeler arşivi içinde; başında "gıl" olan, toplam 147 adet kelime bulunmaktadır. gıl ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu gıl ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde gıl olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
GILIKLANDIRMAK
GILDIRLANMAK
GILAĞILAMAK, GILAVLANMAK, GILDIRDAMAK, GILDIRGICIK, GILDIRGICİK, GILDIRGÜCÜK, GILDIRİNCİK, GILDIRLAMAK, GILLANMAMAK, GILLASLAMAK, GILLIGIŞSIZ
GILAVLAMAH, GILAVLAMAK, GILDIRAMAK, GILDIRAYIK, GILEVLEMEK, GILIGIŞLIK, GILIHLAMAK, GILİNDİRİK, GILLIGIDIK, GILLIGIŞLI
GILABADAN, GILDIRDAK, GILDIRGIÇ, GILDIRĞIŞ, GILDIRMAK, GILGUYRUH, GILİSTRİK, GILLANMAK, GILLENMEK, GILLINGIŞ, GILMANLAR
GILABDAN, GILAMADA, GILAPTAN, GILBIRİK, GILDABUR, GILDIRAK, GILDIREK, GILDIRGU, GILDIRIK, GILDIRİK, GILDIRMA, GILDIVAY, GILDİREK, GILDİRİK, GILIGILI, GILIMBOZ, GILINCIK, GILINKUŞ, GILINMAH, GILINMAK, GILLAMAK, GILLEMEK, GILLIGIŞ, GILLIMEK, GILLİMEK, GILLİPCİ, GILLORİK, GILYARAN
GILABUD, GILARIK, GILAVAN, GILAVIZ, GILAVLI, GILAVUZ, GILDIRA, GILEVLİ, GILGARA, GILGURT, GILICAN, GILICCE, GILILIM, GILIŞLA, GILIVİK, GILIZIK, GILİBİK, GILİCİK
GILADE, GILAĞI, GILAĞU, GILALI, GILAMA, GILAPA, GILAVA, GILCAN, GILCIK, GILCIR, GILÇAN, GILÇAR, GILÇUK, GILDAK, GILDAM, GILDAN, GILDIR, GILDİK, GILDİR, GILESE, GILEVİ, GILGIL, GILGIR, GILICI, GILISA, GILİGA, GILİMA, GILLER, GILLIK, GILLİK, Devamını Oku »»
GILAB, GILAĞ, GILAN, GILAV, GILBA, GILÇA, GILGA, GILIÇ, GILIF, GILIH, GILIK, GILIŞ, GILİC, GILİG, GILİH, GILİK, GILLA, GILLI, GILOK, GILTI, GILUV
GILA, GILE, GILI, GILİ, GILT, GILU
GIL
GIL
Kıl. Testi.
GILDIRLAMAK
Yuvarlamak.
GILLIGIŞSIZ
Gizli amacı olmayan, inandırıcılık ve kandırıcılıktan uzak.
GILDIRİNCİK
Ayak bileği.
GILDIRDAMAK
Hareket eden şey ses çıkarmak: Değirmen gıldırdıyor. Fare kemirirken ses çıkarmak. Birine hoş görünmek için hafif hareketler yapmak, yaltaklanmak. Kendi kendine, yavaş yavaş çalışmak. Çabuk iş yapmak: Biraz gıldırda. Ancak idare etmek, zor geçinmek. Gevezelik etmek.
GILAVLAMAK
Balta, bıçak ve benzerleri kesici aletleri bilemek.
GILDIRGICIK
Önemsiz.
GILLASLAMAK
Birine bir şeyi kurnazlık yoluyle kabul ettirmek, yutturmak.
GILAVLAMAH
Balta, bıçak ve benzerleri kesici aletleri bilemek.
GILAVLANMAK
Kendine çeki düzen vermek: Böyle gılavlandında nereye gidiyorsun?.
GILDIRLANMAK
Yuvarlanmak (Erzincan Merkez).
GILDIRGÜCÜK
Güçsüz, dermansız. Önemsiz: Gıldırgücük iş seni oyaladı kaldı. Çocukların aşık oyununa başlarken içlerinden çoban tutmak için değneklerini atmaları: Gıldırgücükte çobanlık bana düştü.
GILAĞILAMAK
Balta, bıçak ve benzerleri kesici aletleri bilemek.
GILDIRGICİK
Önemsiz.
GILLANMAMAK
Önem vermemek: Kim ne derse desin, herif hiç gıllanmıyor.
GILIKLANDIRMAK
İsteklendirmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde GIL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BASAR
Göz. Merdivenin ayakla basılan yüzeyi. İleriyi görme, algılama yetisi.
BANDO
Türlü üflemeli ve vurgulu çalgılardan oluşan ve genel olarak geçit törenlerinde kullanılan mızıkacılar topluluğu veya takımı, mızıka. Takım, topluluk.
AKLANMAK
Ak olmak, temizlenmek. Hakkında dava açılan sanık, yargılama sonunda suçsuz bulunmak, temize çıkmak, beraat etmek. Kooperatif, şirket, dernek vb. kuruluşların faaliyetleri ve harcamaları genel kurulca uygun bulunmak.
AĞIZLIK
Bir ucuna sigara takılan, öbür ucundan nefes çekilen çubuk biçimindeki araç. Hayvanın ısırmasına, zararlı bir şey yemesine engel olmak için ağzına takılan tel, deri vb. kafes. Nefesli çalgılarda ağza gelen yer. Kuyu bileziği. Su tesisatında su alıp vermeye yarayan vanalı uç. Yemiş küfelerinin üzerine yapraklı dallarla yapılmış olan kapak. Telefon vb. cihazlarda ağza yaklaştırılan bölüm. Huni. Bir şeyin başladığı yer. Dokumacılıkta çözgünün açılıp kapandığı ve içinde mekiğin geçtiği yer.
ANAYASA
Bir devletin yönetim biçimini belirten, yasama, yürütme, yargılama güçlerinin nasıl kullanılacağını gösteren, yurttaşların kamu haklarını bildiren temel yasa, kanunuesasi. Temel, esas.
ALGILANMAK
Algılama işine konu olmak, idrak edilmek.
ANA
Anne. Temel, asıl, esas. Alacağın veya borcun, faizin dışında olan bölümü. Yaşlı kadınlara saygılı bir seslenme sözü. Yavrusu olan dişi hayvan. Çizgilerden herhangi birini anlatan kelimeye sıfat olarak geldiğinde o çizginin, belirli bir kural altında hareket ederek bir yüzey oluşturmaya yaradığını anlatan bir söz. Velinimet. Dinî bakımdan aziz tanınan bazı kadınlara verilen saygı unvanı.
CENTİLMEN
İyi arkadaşlık eden, saygılı, görgülü, kibar (erkek).
AĞ
İplik, sicim, tel vb. ince şeylerden kafes biçiminde yapılmış örgü. Ulaşım ve iletişim gibi alanlarda ülkenin her yerine yaygınlaştırılmış şebeke. Örümcek vb. hayvanların salgılarıyla oluşturdukları örgü. Çaprazlama örgü ile yapılmış olan ve kale direkleri arkasına gerilen örgü, file. Pantolon veya külotun apış arasına gelen yeri, apışlık. Tuzak. Oyun alanını ortadan ikiye bölen iple yapılmış örgü, file.
CENGEL
Otlarla ve sık ağaçlarla örtülü geniş Hindistan ormanı, cangıl.
BALGAM
Solunum organlarının salgıladığı, ağızdan dışarı atılan sümüksü madde.
ANDROPOZ
Erkeklerde, er bezlerinin salgıladıkları hormon miktarının giderek eksilmesi sonucu cinsel gücün azalması, yaş dönümü.
ALGILATMA
Algılatmak işi.
BOŞALTIM
Boşaltma işi. Sistemlerin çalışabilmesi için sürekli olarak gereken boşaltma işlemleri. Sindirimden sonra bağırsaklarda kalan posanın, idrar torbasındaki idrarın ve ter, tükürük, sümük vb. salgıların vücuttan dışarı atılması, ifrağ.
ALGILAYICILIK
Algılayıcı olma durumu.
ALGILANMA
Algılanmak işi.
ALGILAMA
Algılamak işi, idrak, idrak etme.
ANLIK
Kısa süren, bir an içinde olan, enstantane. Bir anda oluşan, gelişen, spontane. Anlama gücü, usa vurma, yargılama, müdrike, entelekt. Duyu ve iradeden ayrı olarak düşünülen bilme yetisi.
ALGILATMAK
Algılama işini birine yaptırmak, idrak ettirmek.
AMENTÜ
Bir oluş, düşünce veya ideolojinin temelini oluşturan değer yargıları. Arapça "inandım" anlamına gelen ve İslamiyetin temel inançları olan "Allah'a, onun meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, ahiret gününe, kadere, hayır ve şerrin Allah'tan geldiğine inanma"yı dile getiren söz.