GIL ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "gıl" olan, toplam 147 adet kelime bulunmaktadır. gıl ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu gıl ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde gıl olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

GILIKLANDIRMAK

12 harfli kelimeler

GILDIRLANMAK

11 harfli kelimeler

GILAĞILAMAK, GILAVLANMAK, GILDIRDAMAK, GILDIRGICIK, GILDIRGICİK, GILDIRGÜCÜK, GILDIRİNCİK, GILDIRLAMAK, GILLANMAMAK, GILLASLAMAK, GILLIGIŞSIZ

10 harfli kelimeler

GILAVLAMAH, GILAVLAMAK, GILDIRAMAK, GILDIRAYIK, GILEVLEMEK, GILIGIŞLIK, GILIHLAMAK, GILİNDİRİK, GILLIGIDIK, GILLIGIŞLI

9 harfli kelimeler

GILABADAN, GILDIRDAK, GILDIRGIÇ, GILDIRĞIŞ, GILDIRMAK, GILGUYRUH, GILİSTRİK, GILLANMAK, GILLENMEK, GILLINGIŞ, GILMANLAR

8 harfli kelimeler

GILABDAN, GILAMADA, GILAPTAN, GILBIRİK, GILDABUR, GILDIRAK, GILDIREK, GILDIRGU, GILDIRIK, GILDIRİK, GILDIRMA, GILDIVAY, GILDİREK, GILDİRİK, GILIGILI, GILIMBOZ, GILINCIK, GILINKUŞ, GILINMAH, GILINMAK, GILLAMAK, GILLEMEK, GILLIGIŞ, GILLIMEK, GILLİMEK, GILLİPCİ, GILLORİK, GILYARAN

7 harfli kelimeler

GILABUD, GILARIK, GILAVAN, GILAVIZ, GILAVLI, GILAVUZ, GILDIRA, GILEVLİ, GILGARA, GILGURT, GILICAN, GILICCE, GILILIM, GILIŞLA, GILIVİK, GILIZIK, GILİBİK, GILİCİK

6 harfli kelimeler

GILADE, GILAĞI, GILAĞU, GILALI, GILAMA, GILAPA, GILAVA, GILCAN, GILCIK, GILCIR, GILÇAN, GILÇAR, GILÇUK, GILDAK, GILDAM, GILDAN, GILDIR, GILDİK, GILDİR, GILESE, GILEVİ, GILGIL, GILGIR, GILICI, GILISA, GILİGA, GILİMA, GILLER, GILLIK, GILLİK, Devamını Oku »»

5 harfli kelimeler

GILAB, GILAĞ, GILAN, GILAV, GILBA, GILÇA, GILGA, GILIÇ, GILIF, GILIH, GILIK, GILIŞ, GILİC, GILİG, GILİH, GILİK, GILLA, GILLI, GILOK, GILTI, GILUV

4 harfli kelimeler

GILA, GILE, GILI, GILİ, GILT, GILU

3 harfli kelimeler

GIL

Bazı kelimelerin anlamları

GIL

Kıl. Testi.

GILDIRLAMAK

Yuvarlamak.

GILLIGIŞSIZ

Gizli amacı olmayan, inandırıcılık ve kandırıcılıktan uzak.

GILDIRİNCİK

Ayak bileği.

GILDIRDAMAK

Hareket eden şey ses çıkarmak: Değirmen gıldırdıyor. Fare kemirirken ses çıkarmak. Birine hoş görünmek için hafif hareketler yapmak, yaltaklanmak. Kendi kendine, yavaş yavaş çalışmak. Çabuk iş yapmak: Biraz gıldırda. Ancak idare etmek, zor geçinmek. Gevezelik etmek.

GILAVLAMAK

Balta, bıçak ve benzerleri kesici aletleri bilemek.

GILDIRGICIK

Önemsiz.

GILLASLAMAK

Birine bir şeyi kurnazlık yoluyle kabul ettirmek, yutturmak.

GILAVLAMAH

Balta, bıçak ve benzerleri kesici aletleri bilemek.

GILAVLANMAK

Kendine çeki düzen vermek: Böyle gılavlandında nereye gidiyorsun?.

GILDIRLANMAK

Yuvarlanmak (Erzincan Merkez).

GILDIRGÜCÜK

Güçsüz, dermansız. Önemsiz: Gıldırgücük iş seni oyaladı kaldı. Çocukların aşık oyununa başlarken içlerinden çoban tutmak için değneklerini atmaları: Gıldırgücükte çobanlık bana düştü.

GILAĞILAMAK

Balta, bıçak ve benzerleri kesici aletleri bilemek.

GILDIRGICİK

Önemsiz.

GILLANMAMAK

Önem vermemek: Kim ne derse desin, herif hiç gıllanmıyor.

GILIKLANDIRMAK

İsteklendirmek.

  -   -   -  

Anlamında GIL bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde GIL geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BASAR

Göz. Merdivenin ayakla basılan yüzeyi. İleriyi görme, algılama yetisi.

BANDO

Türlü üflemeli ve vurgulu çalgılardan oluşan ve genel olarak geçit törenlerinde kullanılan mızıkacılar topluluğu veya takımı, mızıka. Takım, topluluk.

AKLANMAK

Ak olmak, temizlenmek. Hakkında dava açılan sanık, yargılama sonunda suçsuz bulunmak, temize çıkmak, beraat etmek. Kooperatif, şirket, dernek vb. kuruluşların faaliyetleri ve harcamaları genel kurulca uygun bulunmak.

AĞIZLIK

Bir ucuna sigara takılan, öbür ucundan nefes çekilen çubuk biçimindeki araç. Hayvanın ısırmasına, zararlı bir şey yemesine engel olmak için ağzına takılan tel, deri vb. kafes. Nefesli çalgılarda ağza gelen yer. Kuyu bileziği. Su tesisatında su alıp vermeye yarayan vanalı uç. Yemiş küfelerinin üzerine yapraklı dallarla yapılmış olan kapak. Telefon vb. cihazlarda ağza yaklaştırılan bölüm. Huni. Bir şeyin başladığı yer. Dokumacılıkta çözgünün açılıp kapandığı ve içinde mekiğin geçtiği yer.

ANAYASA

Bir devletin yönetim biçimini belirten, yasama, yürütme, yargılama güçlerinin nasıl kullanılacağını gösteren, yurttaşların kamu haklarını bildiren temel yasa, kanunuesasi. Temel, esas.

ALGILANMAK

Algılama işine konu olmak, idrak edilmek.

ANA

Anne. Temel, asıl, esas. Alacağın veya borcun, faizin dışında olan bölümü. Yaşlı kadınlara saygılı bir seslenme sözü. Yavrusu olan dişi hayvan. Çizgilerden herhangi birini anlatan kelimeye sıfat olarak geldiğinde o çizginin, belirli bir kural altında hareket ederek bir yüzey oluşturmaya yaradığını anlatan bir söz. Velinimet. Dinî bakımdan aziz tanınan bazı kadınlara verilen saygı unvanı.

CENTİLMEN

İyi arkadaşlık eden, saygılı, görgülü, kibar (erkek).

İplik, sicim, tel vb. ince şeylerden kafes biçiminde yapılmış örgü. Ulaşım ve iletişim gibi alanlarda ülkenin her yerine yaygınlaştırılmış şebeke. Örümcek vb. hayvanların salgılarıyla oluşturdukları örgü. Çaprazlama örgü ile yapılmış olan ve kale direkleri arkasına gerilen örgü, file. Pantolon veya külotun apış arasına gelen yeri, apışlık. Tuzak. Oyun alanını ortadan ikiye bölen iple yapılmış örgü, file.

CENGEL

Otlarla ve sık ağaçlarla örtülü geniş Hindistan ormanı, cangıl.

BALGAM

Solunum organlarının salgıladığı, ağızdan dışarı atılan sümüksü madde.

ANDROPOZ

Erkeklerde, er bezlerinin salgıladıkları hormon miktarının giderek eksilmesi sonucu cinsel gücün azalması, yaş dönümü.

ALGILATMA

Algılatmak işi.

BOŞALTIM

Boşaltma işi. Sistemlerin çalışabilmesi için sürekli olarak gereken boşaltma işlemleri. Sindirimden sonra bağırsaklarda kalan posanın, idrar torbasındaki idrarın ve ter, tükürük, sümük vb. salgıların vücuttan dışarı atılması, ifrağ.

ALGILAYICILIK

Algılayıcı olma durumu.

ALGILANMA

Algılanmak işi.

ALGILAMA

Algılamak işi, idrak, idrak etme.

ANLIK

Kısa süren, bir an içinde olan, enstantane. Bir anda oluşan, gelişen, spontane. Anlama gücü, usa vurma, yargılama, müdrike, entelekt. Duyu ve iradeden ayrı olarak düşünülen bilme yetisi.

ALGILATMAK

Algılama işini birine yaptırmak, idrak ettirmek.

AMENTÜ

Bir oluş, düşünce veya ideolojinin temelini oluşturan değer yargıları. Arapça "inandım" anlamına gelen ve İslamiyetin temel inançları olan "Allah'a, onun meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, ahiret gününe, kadere, hayır ve şerrin Allah'tan geldiğine inanma"yı dile getiren söz.