Kelimeler arşivi içinde; sonunda "gıl" olan, toplam 40 adet kelime bulunmaktadır. Sonu gıl ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında gıl olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde gıl olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
ÇIRIMÇINGIL
KILGIL, CANGIL, GILGIL, GINGIL, GIRGIL, HANGIL, HIRGIL, KAGGIL, GAKGIL, KIRGIL, KIZGIL, MIRGIL, PINGIL, TARGIL, TINGIL, YANGIL, YINGIL, CIZGIL, CINGIL, ŞINGIL, BINGIL, BİNGIL, CAGGIL, CAKGIL, GAGGIL, ÇAKGIL, ÇIMGIL, ÇINGIL, DARGIL, DIRGIL, Devamını Oku »»
HAGIL, DIGIL, MAGIL, ARGIL, GAGIL
OGIL, AGIL
GIL
GIL
Kıl. Testi.
CANGIL
Cengel. Karışıklık, kargaşa.
GIRGIL
Kesilmiş ağaç dalı, çalı çırpı yığını. El değirmeninde kalın öğütülmüş mısır.
HIRGIL
Haşlanmış yumurta veya meyve.
TARGIL
Yüzdeki lekeler, çığıt, sis. Kirli kül rengi.
KAGGIL
Bir çocuk oyununda yere çakılan çubuk.
GINGIL
İnce odun dalı. Çok ince.
GILGIL
Testi. Su kabağından yapılmış testi. Ağaç testi. Bir çeşit ibrik. Büyüyememiş domates ve benzerleri sebzeler. Mısır tanesi, ak darı. Mısır.
KILGIL
Darı.
KIZGIL
Kırmızımtırak renk. Kırmızımtırak.
KIRGIL
Kır saçlı insan ya da kır tüylü hayvan. Ağaçtan oyularak yapılmış tekne : Gürgenden iyi kırgıl olur. Saçına, sakalına ak düşmüş, kıranta. Yarısa k, yarısı siyah olan saç, sakal. (bk. kırgıllık) Saça, sakala ak düşme. Elâzığ ili, Başyurt bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Kütahya şehrinde, Emet ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Samsun kenti, Salıpazarı belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
HANGIL
Kova, bakraç.
ÇIRIMÇINGIL
Sık taneli (üzüm, kiraz ve benzerleri meyve için).
MIRGIL
Patates.
GAKGIL
Yeşil kabuğundan çıkarılmış ceviz.
PINGIL
Neden.
Bu bölümde tanımı içerisinde GIL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AKLANMAK
Ak olmak, temizlenmek. Hakkında dava açılan sanık, yargılama sonunda suçsuz bulunmak, temize çıkmak, beraat etmek. Kooperatif, şirket, dernek vb. kuruluşların faaliyetleri ve harcamaları genel kurulca uygun bulunmak.
ALGILAMA
Algılamak işi, idrak, idrak etme.
ALGILANMA
Algılanmak işi.
ALGILATMAK
Algılama işini birine yaptırmak, idrak ettirmek.
BASAR
Göz. Merdivenin ayakla basılan yüzeyi. İleriyi görme, algılama yetisi.
BALGAM
Solunum organlarının salgıladığı, ağızdan dışarı atılan sümüksü madde.
AĞ
İplik, sicim, tel vb. ince şeylerden kafes biçiminde yapılmış örgü. Ulaşım ve iletişim gibi alanlarda ülkenin her yerine yaygınlaştırılmış şebeke. Örümcek vb. hayvanların salgılarıyla oluşturdukları örgü. Çaprazlama örgü ile yapılmış olan ve kale direkleri arkasına gerilen örgü, file. Pantolon veya külotun apış arasına gelen yeri, apışlık. Tuzak. Oyun alanını ortadan ikiye bölen iple yapılmış örgü, file.
ANA
Anne. Temel, asıl, esas. Alacağın veya borcun, faizin dışında olan bölümü. Yaşlı kadınlara saygılı bir seslenme sözü. Yavrusu olan dişi hayvan. Çizgilerden herhangi birini anlatan kelimeye sıfat olarak geldiğinde o çizginin, belirli bir kural altında hareket ederek bir yüzey oluşturmaya yaradığını anlatan bir söz. Velinimet. Dinî bakımdan aziz tanınan bazı kadınlara verilen saygı unvanı.
AĞIZLIK
Bir ucuna sigara takılan, öbür ucundan nefes çekilen çubuk biçimindeki araç. Hayvanın ısırmasına, zararlı bir şey yemesine engel olmak için ağzına takılan tel, deri vb. kafes. Nefesli çalgılarda ağza gelen yer. Kuyu bileziği. Su tesisatında su alıp vermeye yarayan vanalı uç. Yemiş küfelerinin üzerine yapraklı dallarla yapılmış olan kapak. Telefon vb. cihazlarda ağza yaklaştırılan bölüm. Huni. Bir şeyin başladığı yer. Dokumacılıkta çözgünün açılıp kapandığı ve içinde mekiğin geçtiği yer.
BANDO
Türlü üflemeli ve vurgulu çalgılardan oluşan ve genel olarak geçit törenlerinde kullanılan mızıkacılar topluluğu veya takımı, mızıka. Takım, topluluk.
ALGILANMAK
Algılama işine konu olmak, idrak edilmek.
ALGILAYICILIK
Algılayıcı olma durumu.
AMENTÜ
Bir oluş, düşünce veya ideolojinin temelini oluşturan değer yargıları. Arapça "inandım" anlamına gelen ve İslamiyetin temel inançları olan "Allah'a, onun meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, ahiret gününe, kadere, hayır ve şerrin Allah'tan geldiğine inanma"yı dile getiren söz.
BOŞALTIM
Boşaltma işi. Sistemlerin çalışabilmesi için sürekli olarak gereken boşaltma işlemleri. Sindirimden sonra bağırsaklarda kalan posanın, idrar torbasındaki idrarın ve ter, tükürük, sümük vb. salgıların vücuttan dışarı atılması, ifrağ.
ALGILATMA
Algılatmak işi.
CENGEL
Otlarla ve sık ağaçlarla örtülü geniş Hindistan ormanı, cangıl.
ANAYASA
Bir devletin yönetim biçimini belirten, yasama, yürütme, yargılama güçlerinin nasıl kullanılacağını gösteren, yurttaşların kamu haklarını bildiren temel yasa, kanunuesasi. Temel, esas.
CENTİLMEN
İyi arkadaşlık eden, saygılı, görgülü, kibar (erkek).
ANDROPOZ
Erkeklerde, er bezlerinin salgıladıkları hormon miktarının giderek eksilmesi sonucu cinsel gücün azalması, yaş dönümü.
ANLIK
Kısa süren, bir an içinde olan, enstantane. Bir anda oluşan, gelişen, spontane. Anlama gücü, usa vurma, yargılama, müdrike, entelekt. Duyu ve iradeden ayrı olarak düşünülen bilme yetisi.