GIN ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "gın" olan, toplam 94 adet kelime bulunmaktadır. gın ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu gın ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde gın olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

GINDILLANINAK

12 harfli kelimeler

GINDILLANMAK, GINCILLANMAK, GINDIRLANMAK, GINCIKLANMAK, GINCIHLANMAH

11 harfli kelimeler

GINIRGANMAK, GINDIILAMAK, GINIRDANMAK, GINDILLAMAK, GINCIRDAYIK, GINCINLAMAH, GINCİKLEMEK, GINAŞTIRMAK, GINDIRLAMAK

10 harfli kelimeler

GINAÇOLMAK, GINCIRAYIK, GINAĞLAMAK, GINAKLAMAK, GINCIRIGEÇ, GINAÇLAMAK, GINCIFIRLI, GINGILIGIÇ, GINCIFILLI

9 harfli kelimeler

GINCIRLIK, GINGIRCAK, GINCIRGEÇ, GINCITMAH, GINCITMAK, GINCIRDIK, GINDIRGEÇ, GINCIRDAK, GINCIRCAK, GINDIRMAK, GINALAMAH, GINCIKMAK, GINDIRLAK, GINGIRGAÇ, GINDIRCUK

8 harfli kelimeler

GINGIRIÇ, GINDAMLI, GINCIRIK, GINGIREÇ, GINGIRAÇ, GINDIRGA, GINDIRIK, GINGILIÇ, GINIKMAK, GINCİFİR, GINCIROP, GINCIRAK, GINCIMAK, GINCIFIR, GINIHMAH, GINAŞMAK, GINARMAK

7 harfli kelimeler

GINDIRA, GINİYAN, GINNATA, GINACIK, GINTIMA, GINIŞIK, GINALİK, GINAMAH, GINAMAK, GINIRIK, GINDILO, GINCİYH

6 harfli kelimeler

GINCİH, GINNAP, GINGIL, GINDIZ, GINDIR, GINDIL, GINDIK, GINDAM, GINNAV, GINNEP, GINCIT, GINCIK, GINNIK, GINALI

5 harfli kelimeler

GINNE, GINDA, GINUK, GINİM, GINIK, GINGA, GINÇI, GINCI, GINAK

4 harfli kelimeler

GINÇ, GINA

3 harfli kelimeler

GIN

Bazı kelimelerin anlamları

GIN

Öfke, kin. Eski türkçe kın: kın.

GINDIRLAMAK

Yuvarlamak.

GINIRDANMAK

Kendi kendine şarkı mırıldanmak.

GINDIRLANMAK

Yuvarlanmak.

GINCIRDAYIK

Tahterevalli ya da tahterevalliye benzeyen bir oyun aracı.

GINCİKLEMEK

Gıdıklamak.

GINCILLANMAK

Oyalanmak: Ne gıncıllanıp duruyor.

GINCINLAMAH

Nazlanmak.

GINDILLANINAK

Yuvarlanmak.

GINCIKLANMAK

Birine hoş görünmek için hafif hareketler yapmak, yaltaklanmak. Yemek borusu içten içe kaşınmak.

GINDILLAMAK

Yuvarlamak.

GINDIILAMAK

Yuvarlamak.

GINDILLANMAK

Yuvarlanmak. Yuvarlanmak; düşmek.

GINAŞTIRMAK

Kapı ve pencereyi az açmak, aralamak.

GINCIHLANMAH

Nefes borusuna bir şey kaçarak devamlı öksürmek.

GINIRGANMAK

Kendi kendine şarkı mırıldanmak.

  -   -   -  

Anlamında GIN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde GIN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AYIK

Sarhoşluğu ya da baygınlığı geçmiş olan. Sarhoşluğu geçmiş bir biçimde.

AZILI

Gözü bir şeyden yılmayan, azgın. Çok şiddetli, korkunç.

ATIŞMAK

Tartışmak. Çocuk oyunlarında ebeyi veya takımda olanları belirlemek için karşılıklı olarak adım atmak. Kendisine dargın olan bir kimseye barışıkmış gibi söz söylemek.

BARIŞIK

Başkası ile barış durumunda bulunan, dargın veya düşman olmayan.

AKUR

Azgın, şiddetli. Kudurmuş, kuduz, kuduruk.

AZGINLAŞMAK

Azgın duruma gelmek. Cinsel istekleri aşırılaşmak.

İplik, sicim, tel vb. ince şeylerden kafes biçiminde yapılmış örgü. Ulaşım ve iletişim gibi alanlarda ülkenin her yerine yaygınlaştırılmış şebeke. Örümcek vb. hayvanların salgılarıyla oluşturdukları örgü. Çaprazlama örgü ile yapılmış olan ve kale direkleri arkasına gerilen örgü, file. Pantolon veya külotun apış arasına gelen yeri, apışlık. Tuzak. Oyun alanını ortadan ikiye bölen iple yapılmış örgü, file.

ACI

Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ızdırap. Keskin, şiddetli. Çarpıcı, göz alıcı (renk). Tadı bu nitelikte olan. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem.

BALTACI

Balta yapan ya da satan kimse. Yangın söndürme kuruluşlarında balta kullanan er, baltalı. Önceleri sefer sırasında çalılık ve ormanlık yerleri temizlemek, yol açmak, çadırları kurup kaldırmak, yükleri bindirip indirmekle, sonraları kızlar ağasına bağlı olarak sarayı korumak ve sarayın dış hizmetlerini yapmakla görevli kimse, baltalı. Odun kırıcı.

AKITMA

Akıtmak işi, isale. Enli bilezik. Un, süt, yağ, yumurta, şeker veya pekmezle yoğrularak cıvık bir duruma getirilen hamurun kızgın sac üzerinde pişirilmesiyle yapılmış olan bir tatlı türü. Hayvanların, özellikle atların alınlarında bulunan ve burunlarına doğru uzanan beyaz leke.

AZDIRMAK

Azmasına sebep olmak. Şımartmak. Azgın duruma getirmek. Kötü davranış veya alışkanlıklara sürüklemek, yoldan çıkarmak.

AZGINLIK

Azgın olma durumu.

AZGINLAŞMA

Azgınlaşmak durumu.

ARSENİK

Atom numarası 33, atom ağırlığı 74,91, yoğunluğu 5,7 olan, atmosfer basıncı altında 450 °C'de süblimleşen, maden filizlerinde çok yaygın bulunan, metal görünümünde basit element, sıçanotu, zırnık (simgesi As).

ARGINLIK

Argın olma durumu, kudretsizlik, mecalsizlik.

AFYONLU

İçinde afyon bulunan. Dalgın, uyuşmuş, uyuşuk (kimse). Afyon yutmuş.

AYILMAK

Sarhoşluk, baygınlık vb. bir durumdan kurtulmak, kendine gelmek. Aklı başına gelip gerçeği görmek.

AKKARAMAN

Orta ve Doğu Anadolu'nun batı kesimlerinde yaygın olarak yetiştirilen, vücudu beyaz, ağız, burun, göz etrafı, kulak ve ayaklarında siyah lekeler bulunabilen, kaba karışık yapağılı, yerli bir tür koyun.

APIŞIK

Yorgun, güçsüz. Şaşkın. Kuyruğunu apış arasına alarak yılgın yılgın giden (hayvan).

AZITMAK

Azgın duruma getirmek. Bitki çok uzamak. Çığırından çıkmak veya çıkarmak, ölçüyü kaçırmak.