Kelimeler arşivi içinde; başında "gın" olan, toplam 94 adet kelime bulunmaktadır. gın ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu gın ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde gın olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
GINDILLANINAK
GINDILLANMAK, GINCILLANMAK, GINDIRLANMAK, GINCIKLANMAK, GINCIHLANMAH
GINIRGANMAK, GINDIILAMAK, GINIRDANMAK, GINDILLAMAK, GINCIRDAYIK, GINCINLAMAH, GINCİKLEMEK, GINAŞTIRMAK, GINDIRLAMAK
GINAÇOLMAK, GINCIRAYIK, GINAĞLAMAK, GINAKLAMAK, GINCIRIGEÇ, GINAÇLAMAK, GINCIFIRLI, GINGILIGIÇ, GINCIFILLI
GINCIRLIK, GINGIRCAK, GINCIRGEÇ, GINCITMAH, GINCITMAK, GINCIRDIK, GINDIRGEÇ, GINCIRDAK, GINCIRCAK, GINDIRMAK, GINALAMAH, GINCIKMAK, GINDIRLAK, GINGIRGAÇ, GINDIRCUK
GINGIRIÇ, GINDAMLI, GINCIRIK, GINGIREÇ, GINGIRAÇ, GINDIRGA, GINDIRIK, GINGILIÇ, GINIKMAK, GINCİFİR, GINCIROP, GINCIRAK, GINCIMAK, GINCIFIR, GINIHMAH, GINAŞMAK, GINARMAK
GINDIRA, GINİYAN, GINNATA, GINACIK, GINTIMA, GINIŞIK, GINALİK, GINAMAH, GINAMAK, GINIRIK, GINDILO, GINCİYH
GINCİH, GINNAP, GINGIL, GINDIZ, GINDIR, GINDIL, GINDIK, GINDAM, GINNAV, GINNEP, GINCIT, GINCIK, GINNIK, GINALI
GINNE, GINDA, GINUK, GINİM, GINIK, GINGA, GINÇI, GINCI, GINAK
GINÇ, GINA
GIN
GIN
Öfke, kin. Eski türkçe kın: kın.
GINDIRLAMAK
Yuvarlamak.
GINIRDANMAK
Kendi kendine şarkı mırıldanmak.
GINDIRLANMAK
Yuvarlanmak.
GINCIRDAYIK
Tahterevalli ya da tahterevalliye benzeyen bir oyun aracı.
GINCİKLEMEK
Gıdıklamak.
GINCILLANMAK
Oyalanmak: Ne gıncıllanıp duruyor.
GINCINLAMAH
Nazlanmak.
GINDILLANINAK
Yuvarlanmak.
GINCIKLANMAK
Birine hoş görünmek için hafif hareketler yapmak, yaltaklanmak. Yemek borusu içten içe kaşınmak.
GINDILLAMAK
Yuvarlamak.
GINDIILAMAK
Yuvarlamak.
GINDILLANMAK
Yuvarlanmak. Yuvarlanmak; düşmek.
GINAŞTIRMAK
Kapı ve pencereyi az açmak, aralamak.
GINCIHLANMAH
Nefes borusuna bir şey kaçarak devamlı öksürmek.
GINIRGANMAK
Kendi kendine şarkı mırıldanmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde GIN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AYIK
Sarhoşluğu ya da baygınlığı geçmiş olan. Sarhoşluğu geçmiş bir biçimde.
AZILI
Gözü bir şeyden yılmayan, azgın. Çok şiddetli, korkunç.
ATIŞMAK
Tartışmak. Çocuk oyunlarında ebeyi veya takımda olanları belirlemek için karşılıklı olarak adım atmak. Kendisine dargın olan bir kimseye barışıkmış gibi söz söylemek.
BARIŞIK
Başkası ile barış durumunda bulunan, dargın veya düşman olmayan.
AKUR
Azgın, şiddetli. Kudurmuş, kuduz, kuduruk.
AZGINLAŞMAK
Azgın duruma gelmek. Cinsel istekleri aşırılaşmak.
AĞ
İplik, sicim, tel vb. ince şeylerden kafes biçiminde yapılmış örgü. Ulaşım ve iletişim gibi alanlarda ülkenin her yerine yaygınlaştırılmış şebeke. Örümcek vb. hayvanların salgılarıyla oluşturdukları örgü. Çaprazlama örgü ile yapılmış olan ve kale direkleri arkasına gerilen örgü, file. Pantolon veya külotun apış arasına gelen yeri, apışlık. Tuzak. Oyun alanını ortadan ikiye bölen iple yapılmış örgü, file.
ACI
Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ızdırap. Keskin, şiddetli. Çarpıcı, göz alıcı (renk). Tadı bu nitelikte olan. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem.
BALTACI
Balta yapan ya da satan kimse. Yangın söndürme kuruluşlarında balta kullanan er, baltalı. Önceleri sefer sırasında çalılık ve ormanlık yerleri temizlemek, yol açmak, çadırları kurup kaldırmak, yükleri bindirip indirmekle, sonraları kızlar ağasına bağlı olarak sarayı korumak ve sarayın dış hizmetlerini yapmakla görevli kimse, baltalı. Odun kırıcı.
AKITMA
Akıtmak işi, isale. Enli bilezik. Un, süt, yağ, yumurta, şeker veya pekmezle yoğrularak cıvık bir duruma getirilen hamurun kızgın sac üzerinde pişirilmesiyle yapılmış olan bir tatlı türü. Hayvanların, özellikle atların alınlarında bulunan ve burunlarına doğru uzanan beyaz leke.
AZDIRMAK
Azmasına sebep olmak. Şımartmak. Azgın duruma getirmek. Kötü davranış veya alışkanlıklara sürüklemek, yoldan çıkarmak.
AZGINLIK
Azgın olma durumu.
AZGINLAŞMA
Azgınlaşmak durumu.
ARSENİK
Atom numarası 33, atom ağırlığı 74,91, yoğunluğu 5,7 olan, atmosfer basıncı altında 450 °C'de süblimleşen, maden filizlerinde çok yaygın bulunan, metal görünümünde basit element, sıçanotu, zırnık (simgesi As).
ARGINLIK
Argın olma durumu, kudretsizlik, mecalsizlik.
AFYONLU
İçinde afyon bulunan. Dalgın, uyuşmuş, uyuşuk (kimse). Afyon yutmuş.
AYILMAK
Sarhoşluk, baygınlık vb. bir durumdan kurtulmak, kendine gelmek. Aklı başına gelip gerçeği görmek.
AKKARAMAN
Orta ve Doğu Anadolu'nun batı kesimlerinde yaygın olarak yetiştirilen, vücudu beyaz, ağız, burun, göz etrafı, kulak ve ayaklarında siyah lekeler bulunabilen, kaba karışık yapağılı, yerli bir tür koyun.
APIŞIK
Yorgun, güçsüz. Şaşkın. Kuyruğunu apış arasına alarak yılgın yılgın giden (hayvan).
AZITMAK
Azgın duruma getirmek. Bitki çok uzamak. Çığırından çıkmak veya çıkarmak, ölçüyü kaçırmak.