İçinde GET geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "get" olan, toplam 117 tane kelime bulunuyor. İçerisinde get bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu get ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında get olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

16 harfli kelimeler

POTAMOGETONACEAE

14 harfli kelimeler

GETİRİLEBİLMEK

13 harfli kelimeler

GETİRİLEBİLME, GETİRTEBİLMEK

12 harfli kelimeler

GETİREBİLMEK, GETİRİMCİLİK, GETİRİVERMEK, GETİRTEBİLME, GETİRTTİRMEK

11 harfli kelimeler

ESGETŞÜLMEK, FELGETİRMEK, GECİRGETMEK, GETİREBİLME, GETİREMEMEK, GETİRİVERME, GETİRTTİRME, GETİTTİRMEK, GETMİŞLEYİN, GÜCÜRGETMEK, ÖRGETÜMGESİ, POTAMOGETON, VAZGETİRMEK

10 harfli kelimeler

GETİRİLMEK, GETERLEMEK, YAZGETİREN

9 harfli kelimeler

GETİRİLME, GETİRİMCİ, GETİRİMLİ, GETİRTMEK, BİLGETÜRK, EBZEKÖGET, EĞSİGETEK, EĞSÜGETEK, EKSİGETEK, EKSÜGETEK, FERGETMEK, GARGETMEK, HELGETMEK, HERGETMEK, KÜNGETMEK, SALGETMEK, TENGETMEK

8 harfli kelimeler

GETİRMEK, GETİRTME, SPAGETTİ, ALGETMEK, AŞGETMEK, AVGETMEK, BEGETMEK, BİLGETAY, BÖGETLİK, BÜGETMEK, ÇELGETİR, ÇENGETİR, GETİRİCİ, GETURMEK, GETÜRMEK, HACIRGET, HAÇIRGET, HAKGETEN, HECİRGET, IRGETMEK, İRGETMEK, MEŞEGGET, ÖRGETMEK, ÖRGETMEN, SABGETEN, TUTGETİR

7 harfli kelimeler

BAGETLİ, GETİRİM, GETİRİŞ, GETİRME, ESGETEG, ESGETEH, ESGETEK, GETGEDE, GETİMEK, GETLİAM, GETÜMEK, GÖBÖGET, GÖBÜGET, HAGİGET, ÖGETÜRK, SOGETTO

6 harfli kelimeler

GETİRİ, ATIGET, BÖNGET, BÜNGET, DİRGET, ELEGET, FİRGET, GASGET, GELGET, GERGET, GETGÜT, GETMEK, GETMER, GETTEŞ, HAKGET, İSGETİ, RİGGET, TAGGET, TİGGET

5 harfli kelimeler

BAGET, GETTO, BÖGET, BÜGET, CEGET, ÇEGET, GETİÇ, GETNE, İSGET, KÖGET, TAGET

4 harfli kelimeler

GETR, ÖGET

3 harfli kelimeler

GET

Bazı kelimelerin anlamları

GET

Sırık, değnek. Bozuk dikiş, pot. Eskiden potin üstüne geçirilerek bağlanan, diz kapaktan topuğa kadar uzanan kösele tozluk. Arapça kökenli khıt: Kıt.

GETİRİMCİLİK

Getirimcinin yaptığı iş, rantçılık.

GETİRTTİRMEK

Getirtme işini yaptırmak.

GETİRİLEBİLMEK

Getirilme imkânı veya olasılığı bulunmak.

FELGETİRMEK

İhtiraslı olmak.

GETİRTEBİLME

Getirtebilmek işi.

GETİREBİLMEK

Getirme imkânı veya olasılığı bulunmak.

GETİREMEMEK

Anımsayamamak.

GETİRTEBİLMEK

Getirtme imkânı veya olasılığı bulunmak.

GETİREBİLME

Getirebilmek işi.

GETİRİLEBİLME

Getirilebilmek işi.

GECİRGETMEK

İşi uzatmak, geciktirmek: Oğlum beni gecirgetme.

GETİRİVERMEK

Çabucak veya ansızın getirmek.

POTAMOGETONACEAE

Su sümbüllerigiller.

GETİRİVERME

Getirivermek işi.

ESGETŞÜLMEK

Hatırlanmak.

  -   -   -  

Anlamında GET bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde GET geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AÇMAK

Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.

AÇMA

Açmak işi. Bir tür susamsız, kalınca, yağlı çörek. Orman içinde ağaç kesme veya yakma yoluyla tarıma elverişli bir duruma getirilen arazi.

ADLAŞTIRMAK

Ad durumuna getirmek, isimleştirmek.

AĞDALAŞTIRMAK

Ağda durumuna getirmek.

ADALET

Yasalarla sahip olunan hakların herkes tarafından kullanılmasının sağlanması, türe. Herkese kendine uygun düşeni, kendi hakkı olanı verme, doğruluk. Bu işi uygulayan, yerine getiren devlet kuruluşları. Hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetme.

AÇILIM

Açılma işi. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapma. Yeni bir bakış açısı getirme. Sağ açıklık. Bir kısaltma veya formülün açık biçimi.

ACAYİPLEŞTİRMEK

Yadırganacak bir duruma getirmek.

AĞAÇLANDIRILMAK

Ağaçlı duruma getirilmek.

AĞARTMAK

Ak duruma getirmek, beyazlatmak. Kuyumculukta gümüşü temizlemek.

AĞAÇLANDIRMAK

Bir yeri ağaçlı duruma getirmek.

ABONE

Süreli yayınları, parasını önceden ödeyerek alma işi. Bir şeyi sürekli olarak kullanmak için hizmeti verenle sözleşme yapan kimse, sürdürümcü. Bir yere gitmeyi alışkanlık hâline getiren (kimse).

AÇIKLAŞTIRMAK

Açık duruma getirmek. Rengini açtırmak.

AĞDA

Kaynatılarak çok koyu ve yapışkan bir macun durumuna getirilen pekmez veya limonlu şeker eriyiği. Şekerle yapılmış olan ürünlerin hazırlanması veya beklemesi sırasında şekerin ulaştığı koyuluk.

ADAM

İnsan. Birinin yararlandığı, kullandığı kimse. Birinin yanında bulunan ve işini yapan kimse. Bir alanı benimseyen kimse. Eş, koca. Görevli kimse. İyi huylu, güvenilir kimse. Erkek kişi. Daima birinin yanında olan, onu destekleyen, isteklerini yerine getiren kimse.

AKAR

Kiraya verilerek gelir getiren ev, dükkân, tarla, bağ vb. mülk, akaret. Halı, koltuk, yatak vb. yerlerde ve nemli ortamlarda yaşayan, astıma yol açabilen, insan vücudundan dökülen deri tozlarıyla ve parçacıklarıyla beslenen bir tür canlı. Sıvı, mai, likit.

AÇILMAK

Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.

AĞIT

Ölenin iyi niteliklerini, ölümünden duyulan acıyı dile getiren söz veya ezgi. Gelinin arkasından niteliklerini anlatan söz veya ezgi. Ölen bir kimsenin gençliğini, güzelliğini, iyiliklerini, değerlerini, arkada bıraktıklarının acılarını, büyük felaketlerin acılı etkilerini dile getiren söz veya okunan ezgi, yazılan yazı, sagu, mersiye.

AĞILANDIRMAK

Ağılı duruma getirmek.

ACINDIRMAK

Birinin acımasına yol açmak, birini merhamete getirmek.

ACILAŞTIRMAK

Acı bir duruma getirmek.