GEV ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "gev" olan, toplam 139 adet kelime bulunmaktadır. gev ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu gev ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde gev olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

GEVELEYİVERMEK

13 harfli kelimeler

GEVELEYİVERME, GEVŞETEBİLMEK, GEVŞEYEBİLMEK

12 harfli kelimeler

GEVEZELENMEK, GEVGEŞTİRMEK, GEVŞETEBİLME, GEVŞEYEBİLME

11 harfli kelimeler

GEVEZELENME, GEVGEÇLEMEK, GEVHERUŞAĞI, GEVREKÇİLİK, GEVREKSEYDİ, GEVRETİLMEK, GEVŞETİLMEK

10 harfli kelimeler

GEVACHROME, GEVÇELEMEK, GEVELEŞMEK, GEVELLEMEK, GEVERLEMEK, GEVİLCENLİ, GEVİRDEMEK, GEVRETİLME, GEVSELEMEK, GEVŞELEMEK, GEVŞETİLME

9 harfli kelimeler

GEVACOLOR, GEVELEMEK, GEVELEYİŞ, GEVENDERE, GEVENTEPE, GEVEZELİK, GEVLETMEK, GEVREKLER, GEVREKLİK, GEVREKMEK, GEVRETMEK, GEVRİKMEK, GEVŞEKLİK, GEVŞENMEK, GEVŞETMEK

8 harfli kelimeler

GEVELCİN, GEVELEME, GEVELMEK, GEVENLİK, GEVERMEK, GEVGİLLE, GEVİKMEK, GEVİLCEN, GEVİLMEK, GEVİŞMEK, GEVİZMEK, GEVLEMEK, GEVLİCEN, GEVRECİK, GEVREKÇİ, GEVREKLİ, GEVREMEK, GEVRETME, GEVREYİK, GEVREYÜK, GEVRİYEN, GEVŞEMEK, GEVŞEMÜK, GEVŞEREK, GEVŞETME, GEVŞEYİŞ, GEVŞÜRÜK, GEVURMEK, GEVÜLCEN

7 harfli kelimeler

GEVEĞEN, GEVENCE, GEVENDE, GEVENUR, GEVERSE, GEVGENE, GEVHERİ, GEVİGEN, GEVİLLİ, GEVİMEK, GEVİNTİ, GEVİRCİ, GEVİRGE, GEVİŞEN, GEVLENK, GEVRELE, GEVREME, GEVREZE, GEVŞEME

6 harfli kelimeler

GEVCEK, GEVCEN, GEVÇEN, GEVEKE, GEVELE, GEVEME, GEVENE, GEVERE, GEVEZE, GEVGEÇ, GEVGEŞ, GEVGEV, GEVGEZ, GEVGİR, GEVHER, GEVİLE, GEVKİR, GEVMEK, GEVREK, GEVRİK, GEVŞEK, GEVVEZ

5 harfli kelimeler

GEVAD, GEVAR, GEVAŞ, GEVDE, GEVEÇ, GEVEL, GEVEN, GEVER, GEVEŞ, GEVEZ, GEVGE, GEVİG, GEVİK, GEVİL, GEVİN, GEVİR, GEVİŞ, GEVİT, GEVİZ, GEVLE, GEVME, GEVRİ, GEVSİ, GEVUK, GEVÜK

4 harfli kelimeler

GEVE, GEVİ

3 harfli kelimeler

GEV

Bazı kelimelerin anlamları

GEV

Damların üzerine konulan su geçirmez killi toprak. Mavi, masmavi.

GEVEZELENMEK

Gevezelik etmek, zevzeklenmek.

GEVRETİLMEK

Gevreme işi yapılmak.

GEVGEÇLEMEK

Zayıflamak: Atım gevgeçledi.

GEVŞEYEBİLME

Gevşeyebilmek işi.

GEVREKSEYDİ

Kütahya şehrinde, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.

GEVEZELENME

Gevezelenmek işi, zevzeklenme.

GEVŞETEBİLME

Gevşetebilmek işi.

GEVHERUŞAĞI

Malatya ilinde, Doğanyol ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.

GEVŞEYEBİLMEK

Gevşeme imkânı veya olasılığı bulunmak.

GEVGEŞTİRMEK

Makası boşyere açıp kapamak: Makası çocukların elinden alın, gevgeştiriyorlar.

GEVREKÇİLİK

Gevrekçinin yaptığı iş.

GEVELEYİVERMEK

Çabucak gevelemek.

GEVŞETEBİLMEK

Gevşetme imkânı veya olasılığı bulunmak.

GEVELEYİVERME

Geveleyivermek işi.

GEVŞETİLMEK

Bir şeyin gevşemesini sağlamak, bir şeyi gevşek duruma getirmek.

  -   -   -  

Anlamında GEV bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde GEV geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ANEVRİZMA

Bir atardamarın bir bölgesinde oluşan gevşemeye bağlı ur biçimindeki genişleme.

CEVHER

Bir şeyin özü, maya, gevher. İyi yetenek. Töz. Değerli süs taşı, mücevher.

BOZGEVEN

Yurdumuzda Erciyes dağında yetişen bir tür geven (Astragalus microcephalus).

ÇENÇEN

Geveze.

AĞIRLIK

Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.

DALAK

Midenin arkasında, diyaframın altında, sol böbreğin üstünde, yassı, uzunca, akyuvar üreten ve yıpranmış alyuvarları toplayan, damarlı, gevşek bir dokudan oluşmuş organ. Omurgalı hayvanlarda lenf bezine benzeyen ve kan damarları çok olan bir organ. Tekerlek biçimindeki kaşar peyniri. Bal peteği.

BİSKÜVİ

Un, süt, şeker veya tuzla yapılmış olan ince, gevrek bir tür kuru pasta.

ÇÖREK

Az yağlı, bazen şekerli ve yumurtalı, gevrekçe bir hamur işi. Kurs.

BOŞALMAK

Boş duruma gelmek, içinde bir şey kalmamak, inhilal etmek. Doyuma ulaşmak. Derdini, sıkıntısını birine anlatarak ferahlamak, deşarj olmak. Gevşemek, açılmak. Hayvan, bağından kurtulmak. Dışarıya akmak, dökülmek.

ATAK

Düşüncesizce her işe atılan, cüretkâr. Saldırı, saldırış, hücum, hamle, akın. Gol atmak veya sayı kazanmak amacıyla yapılmış olan akın, ofans. Çevik, hareketli. Atılım. Geveze. Aniden başlayan hastalık nöbeti.

ÇENE

Canlılarda baş bölümünde yer alan, kemik veya kıkırdak ile desteklenen, altlı üstlü dişleri taşıyan ve ağzın kapanıp açılmasını sağlayan kasları üzerinde barındıran iki parçaya verilen ad. Baş bodoslamasının omurga ile birleştiği yer, çarık. Köşe. Mengene, kerpeten vb. araçların eşyayı sıkıştıran karşılıklı iki parçasından her biri. Çok konuşma huyu, gevezelik.

BAKANAK

Geviş getiren hayvanların ayaklarının arkasındaki körelmiş tırnak, kemik çıkıntısı.

ÇÜRÜTMEK

Çürümesine sebep olmak. Eti bayatlatıp gevrek bir duruma getirmek. Doğru olarak ileri sürülen bir düşüncenin, bir davanın, bir iddianın yanlışlığını ortaya koymak.

ÇÖZÜLMEK

Çözme işine konu olmak. Gevşeyip yumuşamak, erimeye başlamak. Dağılmak, çökmek. Gevşemek, güçsüz kalmak. Birliğini, beraberliğini yitirmek, dağılmak, parçalanmak.

ÇALÇENE

Durup dinlenmeden konuşan, çenesi düşük (kimse), geveze.

BOŞALTMAK

Boş duruma getirmek. Dökmek, boca etmek. Gevşetmek, açmak. Kusmak. Bir silahta ne kadar mermi varsa hepsini arka arkaya patlatmak.

ÇAÇARON

Geveze.

BOŞBOĞAZ

Saklanması gereken şeyleri söyleyiveren, sır saklayamayan, geveze, ayran ağızlı. Yerli yersiz konuşan.

BÖRKENEK

Geviş getiren hayvanların midelerinin ikinci bölümü. Yağmurdan veya soğuktan korunmak için giyilen ucu sivri boşluk, külah.

ANAHTAR

Kilidi açıp kapamak için kullanılan araç, açar, açkı, miftah, dil. Kurgu. Şifre yazmak ve çözmek için kararlaştırılmış olan yol. Konserve kutularının kapağını keserek açmaya yarayan alet, açacak. Herhangi bir olayda belirleyici olan. İstenilen yere veya aygıta, isteğe göre elektrik akımının geçmesini sağlamak için kullanılan düzen, çevirici, çevirgeç, şalter, komütatör. Somunları veya vidaları çevirerek sıkıştırıp gevşetmek için kullanılan çelik saplı araç. Notaların müzik merdivenindeki yükseklik derecelerini göstermek ve buna göre okunmasını sağlamak için portenin başına konulan işaret. Vesile, araç, vasıta.