İçinde GEV geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "gev" olan, toplam 157 tane kelime bulunuyor. İçerisinde gev bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu gev ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında gev olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

GEVELEYİVERMEK

13 harfli kelimeler

BELGEVŞEKLİĞİ, GEVELEYİVERME, GEVŞETEBİLMEK, GEVŞEYEBİLMEK

12 harfli kelimeler

GEVEZELENMEK, GEVGEŞTİRMEK, GEVŞETEBİLME, GEVŞEYEBİLME

11 harfli kelimeler

GEVEZELENME, GEVREKÇİLİK, GEVRETİLMEK, GEVŞETİLMEK, GEVGEÇLEMEK, GEVHERUŞAĞI, GEVREKSEYDİ, KARINGEVENİ, KIZILGEVREK

10 harfli kelimeler

KARAGEVREK, GEVACHROME, GEVÇELEMEK, GEVELEŞMEK, GEVELLEMEK, GEVERLEMEK, GEVİLCENLİ, GEVİRDEMEK, GEVRETİLME, GEVSELEMEK, GEVŞELEMEK, GEVŞETİLME

9 harfli kelimeler

GEVELEMEK, GEVELEYİŞ, GEVEZELİK, GEVREKLİK, GEVRETMEK, GEVŞEKLİK, GEVŞETMEK, GERGEVŞET, GEVACOLOR, GEVENDERE, GEVENTEPE, GEVLETMEK, GEVREKLER, GEVREKMEK, GEVRİKMEK, GEVŞENMEK, GEZENGEVİ, MÜGEVEMET

8 harfli kelimeler

BOZGEVEN, GEVELEME, GEVENLİK, GEVRECİK, GEVREKÇİ, GEVREMEK, GEVRETME, GEVŞEMEK, GEVŞETME, GEVŞEYİŞ, ENGEVİRT, GEVELCİN, GEVELMEK, GEVERMEK, GEVGİLLE, GEVİKMEK, GEVİLCEN, GEVİLMEK, GEVİŞMEK, GEVİZMEK, GEVLEMEK, GEVLİCEN, GEVREKLİ, GEVREYİK, GEVREYÜK, GEVRİYEN, GEVŞEMÜK, GEVŞEREK, GEVŞÜRÜK, GEVURMEK, Devamını Oku »»

7 harfli kelimeler

GEVREME, GEVŞEME, GEVEĞEN, GEVENCE, GEVENDE, GEVENUR, GEVERSE, GEVGENE, GEVHERİ, GEVİGEN, GEVİLLİ, GEVİMEK, GEVİNTİ, GEVİRCİ, GEVİRGE, GEVİŞEN, GEVLENK, GEVRELE, GEVREZE, MÜGEVİM, MÜGEVVE

6 harfli kelimeler

GEVEZE, GEVHER, GEVMEK, GEVREK, GEVŞEK, AŞGEVE, GEVCEK, GEVCEN, GEVÇEN, GEVEKE, GEVELE, GEVEME, GEVENE, GEVERE, GEVGEÇ, GEVGEŞ, GEVGEV, GEVGEZ, GEVGİR, GEVİLE, GEVKİR, GEVRİK, GEVVEZ, İŞGEVE

5 harfli kelimeler

GEVAŞ, GEVEN, GEVİŞ, GEVME, GEVAD, GEVAR, GEVDE, GEVEÇ, GEVEL, GEVER, GEVEŞ, GEVEZ, GEVGE, GEVİG, GEVİK, GEVİL, GEVİN, GEVİR, GEVİT, GEVİZ, GEVLE, GEVRİ, GEVSİ, GEVUK, GEVÜK

4 harfli kelimeler

EGEV, GEVE, GEVİ

3 harfli kelimeler

GEV

Bazı kelimelerin anlamları

GEV

Damların üzerine konulan su geçirmez killi toprak. Mavi, masmavi.

GEVEZELENMEK

Gevezelik etmek, zevzeklenmek.

GEVEZELENME

Gevezelenmek işi, zevzeklenme.

GEVŞETİLMEK

Bir şeyin gevşemesini sağlamak, bir şeyi gevşek duruma getirmek.

GEVŞETEBİLMEK

Gevşetme imkânı veya olasılığı bulunmak.

GEVŞEYEBİLME

Gevşeyebilmek işi.

GEVELEYİVERMEK

Çabucak gevelemek.

GEVRETİLMEK

Gevreme işi yapılmak.

GEVHERUŞAĞI

Malatya ilinde, Doğanyol ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.

GEVGEÇLEMEK

Zayıflamak: Atım gevgeçledi.

GEVŞEYEBİLMEK

Gevşeme imkânı veya olasılığı bulunmak.

GEVELEYİVERME

Geveleyivermek işi.

BELGEVŞEKLİĞİ

Cinsel gücü yitirme.

GEVREKÇİLİK

Gevrekçinin yaptığı iş.

GEVGEŞTİRMEK

Makası boşyere açıp kapamak: Makası çocukların elinden alın, gevgeştiriyorlar.

GEVŞETEBİLME

Gevşetebilmek işi.

  -   -   -  

Anlamında GEV bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde GEV geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BOŞBOĞAZ

Saklanması gereken şeyleri söyleyiveren, sır saklayamayan, geveze, ayran ağızlı. Yerli yersiz konuşan.

ÇENE

Canlılarda baş bölümünde yer alan, kemik veya kıkırdak ile desteklenen, altlı üstlü dişleri taşıyan ve ağzın kapanıp açılmasını sağlayan kasları üzerinde barındıran iki parçaya verilen ad. Baş bodoslamasının omurga ile birleştiği yer, çarık. Köşe. Mengene, kerpeten vb. araçların eşyayı sıkıştıran karşılıklı iki parçasından her biri. Çok konuşma huyu, gevezelik.

ATAK

Düşüncesizce her işe atılan, cüretkâr. Saldırı, saldırış, hücum, hamle, akın. Gol atmak veya sayı kazanmak amacıyla yapılmış olan akın, ofans. Çevik, hareketli. Atılım. Geveze. Aniden başlayan hastalık nöbeti.

ÇÜRÜTMEK

Çürümesine sebep olmak. Eti bayatlatıp gevrek bir duruma getirmek. Doğru olarak ileri sürülen bir düşüncenin, bir davanın, bir iddianın yanlışlığını ortaya koymak.

BOZGEVEN

Yurdumuzda Erciyes dağında yetişen bir tür geven (Astragalus microcephalus).

BOŞALMAK

Boş duruma gelmek, içinde bir şey kalmamak, inhilal etmek. Doyuma ulaşmak. Derdini, sıkıntısını birine anlatarak ferahlamak, deşarj olmak. Gevşemek, açılmak. Hayvan, bağından kurtulmak. Dışarıya akmak, dökülmek.

ÇENÇEN

Geveze.

ÇAÇARON

Geveze.

BİSKÜVİ

Un, süt, şeker veya tuzla yapılmış olan ince, gevrek bir tür kuru pasta.

ÇÖREK

Az yağlı, bazen şekerli ve yumurtalı, gevrekçe bir hamur işi. Kurs.

BÖRKENEK

Geviş getiren hayvanların midelerinin ikinci bölümü. Yağmurdan veya soğuktan korunmak için giyilen ucu sivri boşluk, külah.

ANAHTAR

Kilidi açıp kapamak için kullanılan araç, açar, açkı, miftah, dil. Kurgu. Şifre yazmak ve çözmek için kararlaştırılmış olan yol. Konserve kutularının kapağını keserek açmaya yarayan alet, açacak. Herhangi bir olayda belirleyici olan. İstenilen yere veya aygıta, isteğe göre elektrik akımının geçmesini sağlamak için kullanılan düzen, çevirici, çevirgeç, şalter, komütatör. Somunları veya vidaları çevirerek sıkıştırıp gevşetmek için kullanılan çelik saplı araç. Notaların müzik merdivenindeki yükseklik derecelerini göstermek ve buna göre okunmasını sağlamak için portenin başına konulan işaret. Vesile, araç, vasıta.

ANEVRİZMA

Bir atardamarın bir bölgesinde oluşan gevşemeye bağlı ur biçimindeki genişleme.

AĞIRLIK

Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.

BOŞALTMAK

Boş duruma getirmek. Dökmek, boca etmek. Gevşetmek, açmak. Kusmak. Bir silahta ne kadar mermi varsa hepsini arka arkaya patlatmak.

DALAK

Midenin arkasında, diyaframın altında, sol böbreğin üstünde, yassı, uzunca, akyuvar üreten ve yıpranmış alyuvarları toplayan, damarlı, gevşek bir dokudan oluşmuş organ. Omurgalı hayvanlarda lenf bezine benzeyen ve kan damarları çok olan bir organ. Tekerlek biçimindeki kaşar peyniri. Bal peteği.

ÇALÇENE

Durup dinlenmeden konuşan, çenesi düşük (kimse), geveze.

ÇÖZÜLMEK

Çözme işine konu olmak. Gevşeyip yumuşamak, erimeye başlamak. Dağılmak, çökmek. Gevşemek, güçsüz kalmak. Birliğini, beraberliğini yitirmek, dağılmak, parçalanmak.

BAKANAK

Geviş getiren hayvanların ayaklarının arkasındaki körelmiş tırnak, kemik çıkıntısı.

CEVHER

Bir şeyin özü, maya, gevher. İyi yetenek. Töz. Değerli süs taşı, mücevher.