İçinde GENÇ geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "genç" olan, toplam 33 tane kelime bulunuyor. İçerisinde genç bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu genç ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında genç olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

GENÇLEŞTİRİLMEK

14 harfli kelimeler

GENÇLEŞTİRİLME

13 harfli kelimeler

GENÇLEŞTİRMEK

12 harfli kelimeler

GENÇLEŞTİRME

10 harfli kelimeler

GENÇLEŞMEK, ERGENÇELİK, ÖRGENÇELİK

9 harfli kelimeler

GENÇOSMAN, GENÇTAVUS, GENÇASLAN, GENÇLEŞME

8 harfli kelimeler

GEPEGENÇ, GENÇTÜRK

7 harfli kelimeler

GENÇTAN, GENÇLIG, GENÇSAV, GENÇLER, GENÇSOY, GENÇKAL, İRGENÇİ, GENÇALP, GENÇALİ, GENÇAĞA, GEPGENÇ, GENÇTEN, GENÇLİK

6 harfli kelimeler

ÖZGENÇ, GENÇSU, GENÇER, GENÇEL, GENÇAY, ERGENÇ

Bazı kelimelerin anlamları

GENÇ

Yaşı ilerlememiş olan, ihtiyar karşıtı. Yeni gelişmekte olan, kısa bir geçmişi olan. Gençlikteki özelliklerini koruyan, dinç. Gelişmesini tamamlamamış olan (bitki, hayvan). Bingöl iline bağlı ilçelerden biri. Zihin bakımından yeterince gelişmemiş, toy.

GENÇLEŞTİRİLMEK

Gençleştirme işi yapılmak.

GENÇTÜRK

Genç Türk.

GENÇLEŞTİRİLME

Gençleştirilmek işi.

GENÇLIG

Gençlik.

GENÇLEŞMEK

Bir kuruluş genç üyelerle yenileşmek. Genç görünmek. Yeniden gençlik ve canlılık kazanmak.

GEPEGENÇ

Gencecik.

GENÇLEŞTİRMEK

Yeniden gençliğine ve dinçliğine kavuşturmak. Bir kuruluşu genç üyelerle canlandırmak. Genç göstermek.

GENÇLEŞTİRME

Gençleştirmek işi.

GENÇTAVUS

Bingöl ilinde, Yenibaşak bucağına bağlı bir yer.

GENÇOSMAN

Aksaray ili, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

GENÇLEŞME

Gençleşmek işi.

GENÇASLAN

Aslan gibi güçlü olan genç.

ÖRGENÇELİK

Bir şeyi öğrenmek, alışmak için yapılan iş. İşi, ilk kez yapma deneme. İlk kez deneme olarak yapılan işte kullanılan gereçler.

ERGENÇELİK

Evlenmemiş kız ya da erkeğin yüzünde ve boynunda çıkan sivilceler.

GENÇTAN

Sabahın ilk vakti.

  -   -   -  

Anlamında GENÇ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde GENÇ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

GEPGENÇ

Çok genç. Çok genç olarak, çok gençken.

GENCELME

Gencelmek durumu, gençlik.

BİTNİK

Genel davranışları ve hırpani giysileri ile toplum hayatından kopma eğilimi gösteren ve toplum dışında bir yaşantısı olan genç.

BAHAR

İlkbahar. Bu mevsimde ağaçlarda açan çiçekler ve yapraklar. Baharat. Gençlik dönemi.

GENCELMEK

Gençleşmek.

GENÇLİK

Genç olma durumu. Genç insanların bütünü. Genç bir kimsenin tutumu, toyluk, deneyimsizlik. İnsan hayatının ergenlikle orta yaş arasındaki dönemi.

GENCECİK

Çok genç, gepegenç, gepegencecik.

ÇİÇEKLENMEK

Çiçek açmak, çiçek vermek, çiçekli duruma gelmek. Tazelenmek, gençleşmek. Gelişmeye başlamak.

EĞİTİM

Çocukların ve gençlerin toplum yaşayışında yerlerini almaları için gerekli bilgi, beceri ve anlayışları elde etmelerine, kişiliklerini geliştirmelerine okul içinde veya dışında, doğrudan veya dolaylı yardım etme, terbiye. Eğitim bilimi.

ÇOCUK

Küçük yaştaki erkek ya da kız. Genç erkek. Soy bakımından oğul veya kız, evlat. Büyükler arasında daha az yaşlı olan kişi. Belli bir işte yeteri kadar deneyimi ve yeteneği olmayan kimse. Büyüklere yakışmayacak, daha çok küçüklerin yapabileceği gibi davranan kimse. Bebeklik ile erginlik arasındaki gelişme döneminde bulunan oğlan veya kız, uşak.

AĞIT

Ölenin iyi niteliklerini, ölümünden duyulan acıyı dile getiren söz veya ezgi. Gelinin arkasından niteliklerini anlatan söz veya ezgi. Ölen bir kimsenin gençliğini, güzelliğini, iyiliklerini, değerlerini, arkada bıraktıklarının acılarını, büyük felaketlerin acılı etkilerini dile getiren söz veya okunan ezgi, yazılan yazı, sagu, mersiye.

CAHİLLİK

Bilgisizlik. Gençlik, toyluk, deneyimsizlik. Gençlik, toyluk, deneyimsizlik yüzünden işlenen kusur.

BACAK

Vücudun kasıktan tabana kadar olan bölümü. Bazı şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek veya bunlardan her biri, ayak. Hayvanlarda yürümeye veya atlamaya yarayan organ. İskambil kâğıtlarında genç erkek resimli kâğıt, oğlan, vale.

ATKUYRUĞU

Atkuyruğugillerden, kök sapı ömürlü olan, genellikle nemli yerlerde yetişen ve ilaç olarak kullanılan bir bitki, zemberek otu (Equisetum arvense). Genç kızların saçlarını başlarının arkasına toplayarak uç bölümünü kaldırıp serbest bıraktıkları saç biçimi.

AZAP

Büyük sıkıntı, eziyet, ezinç. Yeniçeriler zamanında gerektikçe sancaklardaki gençlerden toplanıp ordu ve donanmaya katılan asker. İslam inanışına göre dünyada günah işlemiş olanlara ahirette verilecek ceza. Anadolu'nun birçok bölgesinde çiftlik uşağı.

CAHİL

Öğrenim görmemiş, okumamış. Deneysiz, genç, toy (delikanlı veya kız). Belli bir konuda yeterli bilgisi olmayan.

GENÇTEN

Genç sayılan (kimse).

CİVAN

Yakışıklı genç erkek veya güzel genç kadın. Genç ve yakışıklı.

DELİKANLI

Çocukluk çağından çıkmış genç erkek. Gençlere bir seslenme sözü. Sözünün eri, dürüst, namuslu (kimse).

CARİYE

Yabancı ülkelerden kaçırılıp özgürlükten yoksun bırakılan, alınıp satılabilen, her konuda efendisinin isteklerine bağlı bulunan genç kadın, halayık.