Kelimeler arşivinde; içinde "genç" olan, toplam 33 tane kelime bulunuyor. İçerisinde genç bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu genç ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında genç olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
GENÇLEŞTİRİLMEK
GENÇLEŞTİRİLME
GENÇLEŞTİRMEK
GENÇLEŞTİRME
GENÇLEŞMEK, ERGENÇELİK, ÖRGENÇELİK
GENÇOSMAN, GENÇTAVUS, GENÇASLAN, GENÇLEŞME
GEPEGENÇ, GENÇTÜRK
GENÇTAN, GENÇLIG, GENÇSAV, GENÇLER, GENÇSOY, GENÇKAL, İRGENÇİ, GENÇALP, GENÇALİ, GENÇAĞA, GEPGENÇ, GENÇTEN, GENÇLİK
ÖZGENÇ, GENÇSU, GENÇER, GENÇEL, GENÇAY, ERGENÇ
GENÇ
Yaşı ilerlememiş olan, ihtiyar karşıtı. Yeni gelişmekte olan, kısa bir geçmişi olan. Gençlikteki özelliklerini koruyan, dinç. Gelişmesini tamamlamamış olan (bitki, hayvan). Bingöl iline bağlı ilçelerden biri. Zihin bakımından yeterince gelişmemiş, toy.
GENÇLEŞTİRİLMEK
Gençleştirme işi yapılmak.
GENÇTÜRK
Genç Türk.
GENÇLEŞTİRİLME
Gençleştirilmek işi.
GENÇLIG
Gençlik.
GENÇLEŞMEK
Bir kuruluş genç üyelerle yenileşmek. Genç görünmek. Yeniden gençlik ve canlılık kazanmak.
GEPEGENÇ
Gencecik.
GENÇLEŞTİRMEK
Yeniden gençliğine ve dinçliğine kavuşturmak. Bir kuruluşu genç üyelerle canlandırmak. Genç göstermek.
GENÇLEŞTİRME
Gençleştirmek işi.
GENÇTAVUS
Bingöl ilinde, Yenibaşak bucağına bağlı bir yer.
GENÇOSMAN
Aksaray ili, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
GENÇLEŞME
Gençleşmek işi.
GENÇASLAN
Aslan gibi güçlü olan genç.
ÖRGENÇELİK
Bir şeyi öğrenmek, alışmak için yapılan iş. İşi, ilk kez yapma deneme. İlk kez deneme olarak yapılan işte kullanılan gereçler.
ERGENÇELİK
Evlenmemiş kız ya da erkeğin yüzünde ve boynunda çıkan sivilceler.
GENÇTAN
Sabahın ilk vakti.
Bu bölümde tanımı içerisinde GENÇ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
GEPGENÇ
Çok genç. Çok genç olarak, çok gençken.
GENCELME
Gencelmek durumu, gençlik.
BİTNİK
Genel davranışları ve hırpani giysileri ile toplum hayatından kopma eğilimi gösteren ve toplum dışında bir yaşantısı olan genç.
BAHAR
İlkbahar. Bu mevsimde ağaçlarda açan çiçekler ve yapraklar. Baharat. Gençlik dönemi.
GENCELMEK
Gençleşmek.
GENÇLİK
Genç olma durumu. Genç insanların bütünü. Genç bir kimsenin tutumu, toyluk, deneyimsizlik. İnsan hayatının ergenlikle orta yaş arasındaki dönemi.
GENCECİK
Çok genç, gepegenç, gepegencecik.
ÇİÇEKLENMEK
Çiçek açmak, çiçek vermek, çiçekli duruma gelmek. Tazelenmek, gençleşmek. Gelişmeye başlamak.
EĞİTİM
Çocukların ve gençlerin toplum yaşayışında yerlerini almaları için gerekli bilgi, beceri ve anlayışları elde etmelerine, kişiliklerini geliştirmelerine okul içinde veya dışında, doğrudan veya dolaylı yardım etme, terbiye. Eğitim bilimi.
ÇOCUK
Küçük yaştaki erkek ya da kız. Genç erkek. Soy bakımından oğul veya kız, evlat. Büyükler arasında daha az yaşlı olan kişi. Belli bir işte yeteri kadar deneyimi ve yeteneği olmayan kimse. Büyüklere yakışmayacak, daha çok küçüklerin yapabileceği gibi davranan kimse. Bebeklik ile erginlik arasındaki gelişme döneminde bulunan oğlan veya kız, uşak.
AĞIT
Ölenin iyi niteliklerini, ölümünden duyulan acıyı dile getiren söz veya ezgi. Gelinin arkasından niteliklerini anlatan söz veya ezgi. Ölen bir kimsenin gençliğini, güzelliğini, iyiliklerini, değerlerini, arkada bıraktıklarının acılarını, büyük felaketlerin acılı etkilerini dile getiren söz veya okunan ezgi, yazılan yazı, sagu, mersiye.
CAHİLLİK
Bilgisizlik. Gençlik, toyluk, deneyimsizlik. Gençlik, toyluk, deneyimsizlik yüzünden işlenen kusur.
BACAK
Vücudun kasıktan tabana kadar olan bölümü. Bazı şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek veya bunlardan her biri, ayak. Hayvanlarda yürümeye veya atlamaya yarayan organ. İskambil kâğıtlarında genç erkek resimli kâğıt, oğlan, vale.
ATKUYRUĞU
Atkuyruğugillerden, kök sapı ömürlü olan, genellikle nemli yerlerde yetişen ve ilaç olarak kullanılan bir bitki, zemberek otu (Equisetum arvense). Genç kızların saçlarını başlarının arkasına toplayarak uç bölümünü kaldırıp serbest bıraktıkları saç biçimi.
AZAP
Büyük sıkıntı, eziyet, ezinç. Yeniçeriler zamanında gerektikçe sancaklardaki gençlerden toplanıp ordu ve donanmaya katılan asker. İslam inanışına göre dünyada günah işlemiş olanlara ahirette verilecek ceza. Anadolu'nun birçok bölgesinde çiftlik uşağı.
CAHİL
Öğrenim görmemiş, okumamış. Deneysiz, genç, toy (delikanlı veya kız). Belli bir konuda yeterli bilgisi olmayan.
GENÇTEN
Genç sayılan (kimse).
CİVAN
Yakışıklı genç erkek veya güzel genç kadın. Genç ve yakışıklı.
DELİKANLI
Çocukluk çağından çıkmış genç erkek. Gençlere bir seslenme sözü. Sözünün eri, dürüst, namuslu (kimse).
CARİYE
Yabancı ülkelerden kaçırılıp özgürlükten yoksun bırakılan, alınıp satılabilen, her konuda efendisinin isteklerine bağlı bulunan genç kadın, halayık.