GENÇ ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "genç" olan, toplam 26 adet kelime bulunmaktadır. genç ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu genç ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde genç olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

GENÇLEŞTİRİLMEK

14 harfli kelimeler

GENÇLEŞTİRİLME

13 harfli kelimeler

GENÇLEŞTİRMEK

12 harfli kelimeler

GENÇLEŞTİRME

10 harfli kelimeler

GENÇLEŞMEK

9 harfli kelimeler

GENÇTAVUS, GENÇOSMAN, GENÇASLAN, GENÇLEŞME

8 harfli kelimeler

GENÇTÜRK

7 harfli kelimeler

GENÇLER, GENÇKAL, GENÇALP, GENÇLIG, GENÇLİK, GENÇALİ, GENÇSAV, GENÇSOY, GENÇTAN, GENÇAĞA, GENÇTEN

6 harfli kelimeler

GENÇER, GENÇEL, GENÇAY, GENÇSU

4 harfli kelimeler

GENÇ

Bazı kelimelerin anlamları

GENÇ

Yaşı ilerlememiş olan, ihtiyar karşıtı. Yeni gelişmekte olan, kısa bir geçmişi olan. Gençlikteki özelliklerini koruyan, dinç. Gelişmesini tamamlamamış olan (bitki, hayvan). Bingöl iline bağlı ilçelerden biri. Zihin bakımından yeterince gelişmemiş, toy.

GENÇTAVUS

Bingöl ilinde, Yenibaşak bucağına bağlı bir yer.

GENÇTÜRK

Genç Türk.

GENÇKAL

"Dinç ve sağlıklı kal anlamında kullanılan bir isim".

GENÇLEŞTİRME

Gençleştirmek işi.

GENÇLEŞME

Gençleşmek işi.

GENÇALP

Genç yiğit.

GENÇLEŞMEK

Bir kuruluş genç üyelerle yenileşmek. Genç görünmek. Yeniden gençlik ve canlılık kazanmak.

GENÇLEŞTİRİLMEK

Gençleştirme işi yapılmak.

GENÇASLAN

Aslan gibi güçlü olan genç.

GENÇOSMAN

Aksaray ili, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

GENÇLEŞTİRİLME

Gençleştirilmek işi.

GENÇLİK

Genç olma durumu. Genç insanların bütünü. Genç bir kimsenin tutumu, toyluk, deneyimsizlik. İnsan hayatının ergenlikle orta yaş arasındaki dönemi.

GENÇLEŞTİRMEK

Yeniden gençliğine ve dinçliğine kavuşturmak. Bir kuruluşu genç üyelerle canlandırmak. Genç göstermek.

GENÇLER

Yarış günü 18 yaşından büyük, 21 yaşından küçük olan atletler. Antalya şehrinde, Manavgat belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.

GENÇLIG

Gençlik.

  -   -   -  

Anlamında GENÇ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde GENÇ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BACAK

Vücudun kasıktan tabana kadar olan bölümü. Bazı şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek veya bunlardan her biri, ayak. Hayvanlarda yürümeye veya atlamaya yarayan organ. İskambil kâğıtlarında genç erkek resimli kâğıt, oğlan, vale.

BİTNİK

Genel davranışları ve hırpani giysileri ile toplum hayatından kopma eğilimi gösteren ve toplum dışında bir yaşantısı olan genç.

AZAP

Büyük sıkıntı, eziyet, ezinç. Yeniçeriler zamanında gerektikçe sancaklardaki gençlerden toplanıp ordu ve donanmaya katılan asker. İslam inanışına göre dünyada günah işlemiş olanlara ahirette verilecek ceza. Anadolu'nun birçok bölgesinde çiftlik uşağı.

ATKUYRUĞU

Atkuyruğugillerden, kök sapı ömürlü olan, genellikle nemli yerlerde yetişen ve ilaç olarak kullanılan bir bitki, zemberek otu (Equisetum arvense). Genç kızların saçlarını başlarının arkasına toplayarak uç bölümünü kaldırıp serbest bıraktıkları saç biçimi.

AĞIT

Ölenin iyi niteliklerini, ölümünden duyulan acıyı dile getiren söz veya ezgi. Gelinin arkasından niteliklerini anlatan söz veya ezgi. Ölen bir kimsenin gençliğini, güzelliğini, iyiliklerini, değerlerini, arkada bıraktıklarının acılarını, büyük felaketlerin acılı etkilerini dile getiren söz veya okunan ezgi, yazılan yazı, sagu, mersiye.

ÇOCUK

Küçük yaştaki erkek ya da kız. Genç erkek. Soy bakımından oğul veya kız, evlat. Büyükler arasında daha az yaşlı olan kişi. Belli bir işte yeteri kadar deneyimi ve yeteneği olmayan kimse. Büyüklere yakışmayacak, daha çok küçüklerin yapabileceği gibi davranan kimse. Bebeklik ile erginlik arasındaki gelişme döneminde bulunan oğlan veya kız, uşak.

DELİKANLI

Çocukluk çağından çıkmış genç erkek. Gençlere bir seslenme sözü. Sözünün eri, dürüst, namuslu (kimse).

GENÇTEN

Genç sayılan (kimse).

ÇİÇEKLENMEK

Çiçek açmak, çiçek vermek, çiçekli duruma gelmek. Tazelenmek, gençleşmek. Gelişmeye başlamak.

CAHİLLİK

Bilgisizlik. Gençlik, toyluk, deneyimsizlik. Gençlik, toyluk, deneyimsizlik yüzünden işlenen kusur.

GURU

Brahmacı eğitimde, yüksek kasttan gençleri ve öğrencileri yetiştiren, manevi gücünün en yüksek noktada olduğuna inanılan kimse. Pir.

CARİYE

Yabancı ülkelerden kaçırılıp özgürlükten yoksun bırakılan, alınıp satılabilen, her konuda efendisinin isteklerine bağlı bulunan genç kadın, halayık.

CİVAN

Yakışıklı genç erkek veya güzel genç kadın. Genç ve yakışıklı.

GEPGENÇ

Çok genç. Çok genç olarak, çok gençken.

EĞİTİM

Çocukların ve gençlerin toplum yaşayışında yerlerini almaları için gerekli bilgi, beceri ve anlayışları elde etmelerine, kişiliklerini geliştirmelerine okul içinde veya dışında, doğrudan veya dolaylı yardım etme, terbiye. Eğitim bilimi.

GENCELMEK

Gençleşmek.

GENCECİK

Çok genç, gepegenç, gepegencecik.

BAHAR

İlkbahar. Bu mevsimde ağaçlarda açan çiçekler ve yapraklar. Baharat. Gençlik dönemi.

GENCELME

Gencelmek durumu, gençlik.

CAHİL

Öğrenim görmemiş, okumamış. Deneysiz, genç, toy (delikanlı veya kız). Belli bir konuda yeterli bilgisi olmayan.