İçinde FIT geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "fıt" olan, toplam 35 tane kelime bulunuyor. İçerisinde fıt bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu fıt ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında fıt olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

ŞARFITLANMAK, FITTISLANMAK

11 harfli kelimeler

ŞALFITLAMAK

9 harfli kelimeler

FITTIRMAK, FITILAMAK

8 harfli kelimeler

ÇIFITLIK, YIFITMAK, KIFITMAK, FITTIRMA, FITNAMAK, FITLAMAK, FITRATEN, CIFITMAK

7 harfli kelimeler

ILIFITI, FITFITA, FITIMAK, FITIZIN, FITIKLI, FITRİYE, FITRUKA

6 harfli kelimeler

FITMAK, ILIFIT, FITNAT, FITRAT, FITFIT

5 harfli kelimeler

ÇIFIT, KAFIT, FITIK, ŞIFIT, FITRİ, CAFIT, CIFIT

Bazı kelimelerin anlamları

FIT

Üzüm çiğnemek için tahtadan yapılmış oluklu sandık: Üzümleri fıta doldurun.

ÇIFITLIK

Yahudilik. Hilekârlık, düzenbazlık.

FITLAMAK

Herhangi bir yiyecek maddesi ekşimek.

FITNAMAK

İçinden, gizli gizli hiddetlenmek.

FITTIRMA

Fıttırmak işi veya durumu.

FITILAMAK

Herhangi bir yiyecek maddesi ekşimek. Sel çok şiddetli akmak. Homurdanmak.

ŞARFITLANMAK

Ağzı yanmak.

FITFITA

Civelek, bir dalda durmayan.

FITRATEN

Yaradılıştan.

ILIFITI

Rafadan, az pişmiş yumurta.

CIFITMAK

Yalan söylemek.

FITTIRMAK

Aklını kaçırmak, delirmek, aklını yitirmek, çıldırmak. Delirmek.

KIFITMAK

Kalçasını oynatarak, salına salına yürümek : Gelin hanım kıfıtarak gitti.

YIFITMAK

Usanç vermek, bezdirmek.

FITTISLANMAK

Ateş havasız kalarak sönmek.

ŞALFITLAMAK

Biber ve benzerleri yakmak, acıtmak.

  -   -   -  

Anlamında FIT bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde FIT geçen kelimeler listesi verilmiştir.

FİTRE

Ramazan ayı içinde verilen, miktarı belirli sadaka, fıtır sadakası.

FITIKLI

Fıtığı olan.

BADAK

Kısa boylu, ufak yapılı, cüce, bodur, tıknaz. Paytak yürüyen, bacakları çarpık olan: Badağın biri hendeği atlayamadı. Tek husyeli hayvan, iyi burulmamış, dişisine yanaşamayan hayvan. Husye, erkeklik bezi. Orta büyüklükte manda yavrusu, yeni doğmuş manda yavrusu. Fıtık. Dermansız, takatsız, çevik olmayan. Duygusuz, vurdumduymaz. İki çocuk kardeşlik olmak için serçe parmaklarıyla tutuşma. Bir şeyi uzatmak için yapılan ek, ilâve. Yeni kurutulan üzüm arasında kalan yaş taneler. Bardak. Merdiven, merdiven basamağı. Akran, eş, denk. Çelme, güreşte bacak atma. Toprak testi, küçük testi. İyi enenmemiş, erkeklik bezi tek olan hayvan. Erkeklik bezi. Kısa boylu. Niğde ilinde, Kemerhisar bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

CURGUT

Fıtık hastalığı olan kişi.

COR

Bataklık. Söz. Toplanıp konuşma, danışma (hk.). Fıtık hastalığı. Husye, erkeklik bezi. Çocuk oyunu. Sus anlamında kullanılır. Keçi, koyun sürüsü. Aksırık. Çok tuzlu su.

DOĞUŞTANCILIK

Herhangi bir canlı türünün yapısal ve görevsel gelişiminde yaşantı, öğrenme vb. edinilmiş faktörlere değil, kalıtımla ilgili olanlara ağırlık ve öncelik veren görüş, fıtriye, nativizm.

YARADILIŞTAN

Doğumla beraber, yaradılıştan beri, doğuştan, kudretten, fıtraten, hilkaten.

YARADILIŞ

Bir kimsede doğuştan bulunan vücut ve ruh özelliklerinin tümü, mizaç, huy, tıynet, cibilliyet. Bir şeyin yaratılırken kazanmış olduğu özellikler bakımından durumu, fıtrat, hilkat.

KIZILYAPRAK

Gülgillerden, 20-120 santimetre yüksekliğinde, yol kenarlarında biten, sarı çiçek açan, çok yıllık, otsu bir bitki, koyun otu, fıtık otu, kuzu pıtrağı (Agrimonia eupatorium).

CARUK

Fıtıklı kişi.

ZORLAMA

Zorlamak işi, zecir. Özellikle oynaklarda ara keseciklerinin fıtığı olarak beliren, bir organın zorlanmış olmasıyla ortaya çıkan aksaklık veya bozukluk. İçten gelmeyen. Zorlanarak sağlanan, cebrî.

KORSE

İnce görünmek için kullanılan esnek iç giysisi. Herhangi bir darbeden zarar görmemesi için boyna takılan, bel fıtığı gibi durumlarda bedeni düzgün tutmaya yarayan nesne, sargaç.

DOĞUŞTAN

Yaradılıştan. Kişinin doğduğu andan beri var olan, doğuşla birlikte gelen, fıtri.

ANTEROSEL

İnce bağırsak fıtığı.

YARIMLIK

Sakat ve sağlıksız olma durumu. Fıtık. Yarım altın. Kasık fıtığı. Şiniğin yarısı.

CULDUR

Fıtık hastalığı olan kişi.

KAVLIÇ

Fıtık.

CORUK

Manda yavrusu. Kuluçkaya gelmiş tavuk. Gelişmemiş, büyümemiş. Fidan. İnatçı. Oburluğu ile tanınan bir çeşit kuş: Coruk kuşu gibi lâk deyince et, lök deyince su istiyorsun. Bahane, özür. Fıtıklı kişi. Züğürt, para tutmayan. Cahil ve görgüsüz. Yıkılmış, yıkılmaya yüz tutmuş yapı. Hindi. Zayıf, hastalıklı.

HİLKAT

Yaradılış, fıtrat.

BULDUR

Bıldır, geçen (yıl). Fıtık.