Kelimeler arşivi içinde; sonunda "fik" olan, toplam 54 adet kelime bulunmaktadır. Sonu fik ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında fik olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde fik olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
PSÖDOHİPERTROFİK
SİNEMATOGRAFİK
BİBLİYOGRAFİK, İNTRASPESİFİK, İNTERSPESİFİK, OTOBİYOGRAFİK
MONOSPESİFİK, STEREOGRAFİK, İHTİYOMORFİK
KSEROMORFİK, KARTOGRAFİK, PORNOGRAFİK, HİPERTROFİK
TOPOĞRAFİK, BİYOGRAFİK, ETNOGRAFİK, POLİMORFİK, KEMOTROFİK, MONOMORFİK, MONOTROFİK, PLEOMORFİK, DEMOGRAFİK, FRİGORİFİK, METAMORFİK, TİPOGRAFİK
FİLOZOFİK, DİSTROFİK, İZOMORFİK
DİMORFİK, SPESİFİK, MÜTTEFİK
TİREFİK
TRAFİK, GRAFİK, MÜŞFİK, TERFİK, CİLFİK, CILFİK, TEVFİK
PUFİK, SAFİK, POFİK, SEFİK, VEFİK, NEFİK, KOFİK, GOFİK, FUFİK, FİFİK, ŞEFİK, REFİK, HAFİK
EFİK
FİK
FİK
Yabani mercimek. Hayvan yemi. Yaban böğrülcesi, ak burçak.
BİYOGRAFİK
Biyografi ile ilgili.
BİBLİYOGRAFİK
Kaynakçayla ilgili.
PORNOGRAFİK
Porno ile ilgili olan.
HİPERTROFİK
Hipertrofiye ait, hipertrofiyle belirgin veya hipertrofiden etkilenmiş olan.
İNTERSPESİFİK
Türler arası.
MONOSPESİFİK
Sadece bir antijenle reaksiyon yapan antikor. Sadece bir türe sahip olan cins, monotipik cins.
KARTOGRAFİK
Haritacılıkla ilgili.
PSÖDOHİPERTROFİK
Psödohipertrofiyle ilgili olan.
KSEROMORFİK
Kaktüsler gibi kuraklığa dayanmak için yapısal olarak değişmiş olan.
İNTRASPESİFİK
Tür içi.
OTOBİYOGRAFİK
Öz yaşam öyküsüne dayalı.
SİNEMATOGRAFİK
Sinemaya ilişkin, sinemayla ilgili.
İHTİYOMORFİK
Balık biçiminde olan.
STEREOGRAFİK
Stereografi ile ilgili.
TOPOĞRAFİK
Topoğrafyayla ilgili.
Bu bölümde tanımı içerisinde FİK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
HİN
Kurnaz, cin fikirli kimse. Zaman, zamane.
BAĞLAŞIK
Aralarında anlaşma veya sözleşme sağlanmış olan (kimse veya topluluk), müttefik. Sonuç, sebep gibi birbiriyle sıkı sıkıya bağlı ve karşılıklı bağımlı olan (nesne, terim).
DÜŞÜNÜM
Düşün, fikir, ide.
ARKADAŞ
Birbirlerine karşı sevgi ve anlayış gösteren kimselerden her biri, bacanak, eş, yâren, yoldaş. Bir ortamda birlikte bulunanlardan her biri, hempa, refik.
ARAYÜZ
Bilgisayar yazılımlarının kullanıcı tarafından çalıştırılmasını sağlayan, çeşitli resimlerin, grafiklerin, yazıların yer aldığı ön sayfa.
FİKİRLİLİK
Fikirli olma durumu.
İCMA
Toplama. İslam bilginlerinin bir konuda fikir birliği etmeleri.
FİKİRSİZLİK
Fikirsiz olma durumu, düşüncesizlik.
GÜZELLİK
Estetik bir zevk, coşku, hoşlanma duygusu uyandıran nitelik, hüsün. Okşayıcı söz veya davranış, iyilik, yumuşaklık. Güzel olan bir kimsenin niteliği. Ahlak ve fikrî nitelikleriyle hayranlık uyandıran şey.
DÜŞÜNSEL
Düşünce ile ilgili, düşünce sonucu ortaya çıkan, düşünceye dayanan, fikrî.
ENTELEKTÜEL
Aydın. Fikir sorunlarıyla ilgili.
ETKİSİZLEŞTİRME
Etkisizleştirmek işi, pasifikasyon.
DİYAGRAM
Herhangi bir olayın değişimini gösteren grafik. Bir çiçeğin bütün ayrıntılarını gösteren taslak.
ÇİZGE
Bir olayın çeşitli durumlarını göstermeye veya birkaç şey arasında karşılaştırma yapmaya yarayan çizgilerden oluşmuş biçim, grafik.
DÜZENLEME
Düzenlemek işi, tertip, organizasyon. Düzene koyma, kodifikasyon, regülasyon. Belirli sesler, çalgılar veya topluluklar için yazılmış bir eserin, başka sesler, çalgılar veya topluluklar tarafından söylenip çalınabilmesi için o eserde yapılmış olan değişiklik, aranjman. Belirli bir düzene göre bir araya getirilmiş olan nesne, aranjman. Yayımlanan mevzuatın derlenip toplanması ve mevzuatta yapılmış olan değişikliklerin ilgili ana mevzuata işlenmesi, kodifikasyon.
DEĞİŞKE
Varyant. Her canlıda dış etkilerle ortaya çıkabilen, kalıtımla ilgili olmayan değişiklik, modifikasyon.
GÖRÜŞ
Görme işi. Cezaevi veya hastanedeki birine yapılmış olan ziyaret. Gözle bir şeyi algılama yetisi. Benzerlerinden ayıran özellik, konsept. Bir olay, varlık veya düşünce üzerinde varılan yargı, fikir.
DÜŞÜNCE
Uzay ve zamanın ötesinde, öznenin dışında, kendiliğinden var olan, duyularla değil, yalnızca ruhen algılanabilen asıl gerçeklik, mütalaa, fikir, ide, idea. İlke, yönetici sav. Tasa, kaygı, sıkıntı. Niyet, tasarı. Dış dünyanın insan zihnine yansıması.
HEMFİKİRLİK
Hemfikir olma durumu.
CANLICILIK
Olup bitenin, ruhlar alanının gizli güçleri tarafından yönetildiğine inanan ilkel anlayış, animizm. Çocukta bir düşünce biçimi olarak bütün cisimlerin canlı olduğuna inanma. Bağımsız bir ruhsal varlığın insanda ve doğa nesnelerinde yerleşik olduğuna inanan ilkel dinî görüş. Tek ve aynı ruhun fikrî ve organik hayatın ilkesi olduğunu ileri süren öğreti.