Kelimeler arşivi içinde; başında "fik" olan, toplam 38 adet kelime bulunmaktadır. fik ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu fik ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde fik olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
FİKİRLEŞTİRMEK
FİKİRLEŞTİRME
FİKİRLEŞMEK, FİKOERİTRİN, FİKİRSİZLİK, FİKOKSANTİN, FİKOMİKOZİS
FİKİRDEMEK, FİKİRLEŞME, FİKİRLİLİK, FİKRİSABİT, FİKOKRİZİN
FİKOPLAST, FİKSASYON, FİKRETTİN
FİKOLOJİ, FİKİRSİZ, FİKRİYAT, FİKOKROM, FİKİRDEŞ, FİKSATİF, FİKSATOR
FİKRİYE, FİKİRLİ, FİKİRCİ, FİKSTÜR
FİKTİF, FİKSUS, FİKRET, FİKREN, FİKERE, FİKARE
FİK
Yabani mercimek. Hayvan yemi. Yaban böğrülcesi, ak burçak.
FİKİRLEŞME
Fikirleşmek işi.
FİKRETTİN
Din düşüncesi.
FİKİRLEŞTİRMEK
Fikri yanını geliştirmek, olgunlaştırmak.
FİKOERİTRİN
Kırmızı alglere rengini veren ve bazı Cyanobacteria ve Cryptophyceae'de de bulunan yardımcı fotosentetik pigment.
FİKİRDEMEK
Güleç yüzlü olmak.
FİKİRLİLİK
Fikirli olma durumu.
FİKOPLAST
Chlorophyceae sınıfına giren yeşil alglerde, hücre bölünmesinde, çekirdek bölünme düzlemine paralel olarak gelişen mikrotüpçük sistemi.
FİKOMİKOZİS
Phycomycete'ler tarafından oluşturulan bir grup akut seyirli mantar hastalığı.
FİKOKSANTİN
Bazı alglerde ve diyatomelerde bulunan sarı ya da kahverengimsi pigment.
FİKOKRİZİN
Kahverengi alglerde (Chrysophyta) bulunan kromatoforlardaki altın sarısı pigment.
FİKİRLEŞMEK
Bir konuyu karşılıklı olarak tartışıp görüş alışverişinde bulunmak.
FİKİRLEŞTİRME
Fikirleştirmek işi.
FİKRİSABİT
Saplantı.
FİKİRSİZLİK
Fikirsiz olma durumu, düşüncesizlik.
FİKSASYON
Tespit.
Bu bölümde tanımı içerisinde FİK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DÜŞÜNÜM
Düşün, fikir, ide.
DİYAGRAM
Herhangi bir olayın değişimini gösteren grafik. Bir çiçeğin bütün ayrıntılarını gösteren taslak.
İTİBARİ
Gerçekten öyle olmadığı hâlde öyle sayılan, saymaca, fiktif.
HEMFİKİRLİK
Hemfikir olma durumu.
ENTELEKTÜEL
Aydın. Fikir sorunlarıyla ilgili.
İCMA
Toplama. İslam bilginlerinin bir konuda fikir birliği etmeleri.
ARAYÜZ
Bilgisayar yazılımlarının kullanıcı tarafından çalıştırılmasını sağlayan, çeşitli resimlerin, grafiklerin, yazıların yer aldığı ön sayfa.
ARKADAŞ
Birbirlerine karşı sevgi ve anlayış gösteren kimselerden her biri, bacanak, eş, yâren, yoldaş. Bir ortamda birlikte bulunanlardan her biri, hempa, refik.
HİN
Kurnaz, cin fikirli kimse. Zaman, zamane.
DÜZENLEME
Düzenlemek işi, tertip, organizasyon. Düzene koyma, kodifikasyon, regülasyon. Belirli sesler, çalgılar veya topluluklar için yazılmış bir eserin, başka sesler, çalgılar veya topluluklar tarafından söylenip çalınabilmesi için o eserde yapılmış olan değişiklik, aranjman. Belirli bir düzene göre bir araya getirilmiş olan nesne, aranjman. Yayımlanan mevzuatın derlenip toplanması ve mevzuatta yapılmış olan değişikliklerin ilgili ana mevzuata işlenmesi, kodifikasyon.
DÜŞÜNCE
Uzay ve zamanın ötesinde, öznenin dışında, kendiliğinden var olan, duyularla değil, yalnızca ruhen algılanabilen asıl gerçeklik, mütalaa, fikir, ide, idea. İlke, yönetici sav. Tasa, kaygı, sıkıntı. Niyet, tasarı. Dış dünyanın insan zihnine yansıması.
ETKİSİZLEŞTİRME
Etkisizleştirmek işi, pasifikasyon.
DEĞİŞKE
Varyant. Her canlıda dış etkilerle ortaya çıkabilen, kalıtımla ilgili olmayan değişiklik, modifikasyon.
DÜŞÜNSEL
Düşünce ile ilgili, düşünce sonucu ortaya çıkan, düşünceye dayanan, fikrî.
İSTATİSTİK
Bir sonuç çıkarmak için verileri yöntemli bir biçimde toplayıp sayı olarak belirtme işi, sayımlama. İlkelerini olasılık kuramlarından alarak eldeki verileri grafik ve sayı biçiminde değerlendirmeye dayandıran matematiğin uygulamalı dalı, sayım bilimi.
GÖRÜŞ
Görme işi. Cezaevi veya hastanedeki birine yapılmış olan ziyaret. Gözle bir şeyi algılama yetisi. Benzerlerinden ayıran özellik, konsept. Bir olay, varlık veya düşünce üzerinde varılan yargı, fikir.
ÇİZGE
Bir olayın çeşitli durumlarını göstermeye veya birkaç şey arasında karşılaştırma yapmaya yarayan çizgilerden oluşmuş biçim, grafik.
BAĞLAŞIK
Aralarında anlaşma veya sözleşme sağlanmış olan (kimse veya topluluk), müttefik. Sonuç, sebep gibi birbiriyle sıkı sıkıya bağlı ve karşılıklı bağımlı olan (nesne, terim).
CANLICILIK
Olup bitenin, ruhlar alanının gizli güçleri tarafından yönetildiğine inanan ilkel anlayış, animizm. Çocukta bir düşünce biçimi olarak bütün cisimlerin canlı olduğuna inanma. Bağımsız bir ruhsal varlığın insanda ve doğa nesnelerinde yerleşik olduğuna inanan ilkel dinî görüş. Tek ve aynı ruhun fikrî ve organik hayatın ilkesi olduğunu ileri süren öğreti.
GÜZELLİK
Estetik bir zevk, coşku, hoşlanma duygusu uyandıran nitelik, hüsün. Okşayıcı söz veya davranış, iyilik, yumuşaklık. Güzel olan bir kimsenin niteliği. Ahlak ve fikrî nitelikleriyle hayranlık uyandıran şey.