FIT ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "fıt" olan, toplam 22 adet kelime bulunmaktadır. fıt ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu fıt ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde fıt olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

FITTISLANMAK

9 harfli kelimeler

FITTIRMAK, FITILAMAK

8 harfli kelimeler

FITTIRMA, FITLAMAK, FITNAMAK, FITRATEN

7 harfli kelimeler

FITFITA, FITRUKA, FITIKLI, FITIMAK, FITIZIN, FITRİYE

6 harfli kelimeler

FITMAK, FITRAT, FITNAT, FITFIT

5 harfli kelimeler

FITRİ, FITIK

4 harfli kelimeler

FITI, FITA

3 harfli kelimeler

FIT

Bazı kelimelerin anlamları

FIT

Üzüm çiğnemek için tahtadan yapılmış oluklu sandık: Üzümleri fıta doldurun.

FITRUKA

Filiz.

FITIMAK

Herhangi bir yiyecek maddesi ekşimek.

FITLAMAK

Herhangi bir yiyecek maddesi ekşimek.

FITRİYE

Doğuştancılık.

FITMAK

Ezilmek.

FITILAMAK

Herhangi bir yiyecek maddesi ekşimek. Sel çok şiddetli akmak. Homurdanmak.

FITTIRMA

Fıttırmak işi veya durumu.

FITIZIN

Pis, kirli.

FITTIRMAK

Aklını kaçırmak, delirmek, aklını yitirmek, çıldırmak. Delirmek.

FITNAMAK

İçinden, gizli gizli hiddetlenmek.

FITTISLANMAK

Ateş havasız kalarak sönmek.

FITIKLI

Fıtığı olan.

FITRAT

Yaradılış, hilkat.

FITRATEN

Yaradılıştan.

FITFITA

Civelek, bir dalda durmayan.

  -   -   -  

Anlamında FIT bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde FIT geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BADAK

Kısa boylu, ufak yapılı, cüce, bodur, tıknaz. Paytak yürüyen, bacakları çarpık olan: Badağın biri hendeği atlayamadı. Tek husyeli hayvan, iyi burulmamış, dişisine yanaşamayan hayvan. Husye, erkeklik bezi. Orta büyüklükte manda yavrusu, yeni doğmuş manda yavrusu. Fıtık. Dermansız, takatsız, çevik olmayan. Duygusuz, vurdumduymaz. İki çocuk kardeşlik olmak için serçe parmaklarıyla tutuşma. Bir şeyi uzatmak için yapılan ek, ilâve. Yeni kurutulan üzüm arasında kalan yaş taneler. Bardak. Merdiven, merdiven basamağı. Akran, eş, denk. Çelme, güreşte bacak atma. Toprak testi, küçük testi. İyi enenmemiş, erkeklik bezi tek olan hayvan. Erkeklik bezi. Kısa boylu. Niğde ilinde, Kemerhisar bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

CULDUR

Fıtık hastalığı olan kişi.

CORUK

Manda yavrusu. Kuluçkaya gelmiş tavuk. Gelişmemiş, büyümemiş. Fidan. İnatçı. Oburluğu ile tanınan bir çeşit kuş: Coruk kuşu gibi lâk deyince et, lök deyince su istiyorsun. Bahane, özür. Fıtıklı kişi. Züğürt, para tutmayan. Cahil ve görgüsüz. Yıkılmış, yıkılmaya yüz tutmuş yapı. Hindi. Zayıf, hastalıklı.

CURGUT

Fıtık hastalığı olan kişi.

CURUL

Fıtık hastalığı.

YARADILIŞTAN

Doğumla beraber, yaradılıştan beri, doğuştan, kudretten, fıtraten, hilkaten.

DOĞUŞTAN

Yaradılıştan. Kişinin doğduğu andan beri var olan, doğuşla birlikte gelen, fıtri.

HİLKAT

Yaradılış, fıtrat.

COR

Bataklık. Söz. Toplanıp konuşma, danışma (hk.). Fıtık hastalığı. Husye, erkeklik bezi. Çocuk oyunu. Sus anlamında kullanılır. Keçi, koyun sürüsü. Aksırık. Çok tuzlu su.

BULDUR

Bıldır, geçen (yıl). Fıtık.

ZORLAMA

Zorlamak işi, zecir. Özellikle oynaklarda ara keseciklerinin fıtığı olarak beliren, bir organın zorlanmış olmasıyla ortaya çıkan aksaklık veya bozukluk. İçten gelmeyen. Zorlanarak sağlanan, cebrî.

FİTRE

Ramazan ayı içinde verilen, miktarı belirli sadaka, fıtır sadakası.

CARUK

Fıtıklı kişi.

KIZILYAPRAK

Gülgillerden, 20-120 santimetre yüksekliğinde, yol kenarlarında biten, sarı çiçek açan, çok yıllık, otsu bir bitki, koyun otu, fıtık otu, kuzu pıtrağı (Agrimonia eupatorium).

YARIMLIK

Sakat ve sağlıksız olma durumu. Fıtık. Yarım altın. Kasık fıtığı. Şiniğin yarısı.

KORSE

İnce görünmek için kullanılan esnek iç giysisi. Herhangi bir darbeden zarar görmemesi için boyna takılan, bel fıtığı gibi durumlarda bedeni düzgün tutmaya yarayan nesne, sargaç.

DOĞUŞTANCILIK

Herhangi bir canlı türünün yapısal ve görevsel gelişiminde yaşantı, öğrenme vb. edinilmiş faktörlere değil, kalıtımla ilgili olanlara ağırlık ve öncelik veren görüş, fıtriye, nativizm.

ANTEROSEL

İnce bağırsak fıtığı.

YARADILIŞ

Bir kimsede doğuştan bulunan vücut ve ruh özelliklerinin tümü, mizaç, huy, tıynet, cibilliyet. Bir şeyin yaratılırken kazanmış olduğu özellikler bakımından durumu, fıtrat, hilkat.

KAVLIÇ

Fıtık.