Kelimeler arşivi içinde; başında "fıt" olan, toplam 22 adet kelime bulunmaktadır. fıt ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu fıt ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde fıt olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
FITTISLANMAK
FITTIRMAK, FITILAMAK
FITTIRMA, FITLAMAK, FITNAMAK, FITRATEN
FITFITA, FITRUKA, FITIKLI, FITIMAK, FITIZIN, FITRİYE
FITMAK, FITRAT, FITNAT, FITFIT
FITRİ, FITIK
FITI, FITA
FIT
FIT
Üzüm çiğnemek için tahtadan yapılmış oluklu sandık: Üzümleri fıta doldurun.
FITRUKA
Filiz.
FITIMAK
Herhangi bir yiyecek maddesi ekşimek.
FITLAMAK
Herhangi bir yiyecek maddesi ekşimek.
FITRİYE
Doğuştancılık.
FITMAK
Ezilmek.
FITILAMAK
Herhangi bir yiyecek maddesi ekşimek. Sel çok şiddetli akmak. Homurdanmak.
FITTIRMA
Fıttırmak işi veya durumu.
FITIZIN
Pis, kirli.
FITTIRMAK
Aklını kaçırmak, delirmek, aklını yitirmek, çıldırmak. Delirmek.
FITNAMAK
İçinden, gizli gizli hiddetlenmek.
FITTISLANMAK
Ateş havasız kalarak sönmek.
FITIKLI
Fıtığı olan.
FITRAT
Yaradılış, hilkat.
FITRATEN
Yaradılıştan.
FITFITA
Civelek, bir dalda durmayan.
Bu bölümde tanımı içerisinde FIT geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BADAK
Kısa boylu, ufak yapılı, cüce, bodur, tıknaz. Paytak yürüyen, bacakları çarpık olan: Badağın biri hendeği atlayamadı. Tek husyeli hayvan, iyi burulmamış, dişisine yanaşamayan hayvan. Husye, erkeklik bezi. Orta büyüklükte manda yavrusu, yeni doğmuş manda yavrusu. Fıtık. Dermansız, takatsız, çevik olmayan. Duygusuz, vurdumduymaz. İki çocuk kardeşlik olmak için serçe parmaklarıyla tutuşma. Bir şeyi uzatmak için yapılan ek, ilâve. Yeni kurutulan üzüm arasında kalan yaş taneler. Bardak. Merdiven, merdiven basamağı. Akran, eş, denk. Çelme, güreşte bacak atma. Toprak testi, küçük testi. İyi enenmemiş, erkeklik bezi tek olan hayvan. Erkeklik bezi. Kısa boylu. Niğde ilinde, Kemerhisar bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
CULDUR
Fıtık hastalığı olan kişi.
CORUK
Manda yavrusu. Kuluçkaya gelmiş tavuk. Gelişmemiş, büyümemiş. Fidan. İnatçı. Oburluğu ile tanınan bir çeşit kuş: Coruk kuşu gibi lâk deyince et, lök deyince su istiyorsun. Bahane, özür. Fıtıklı kişi. Züğürt, para tutmayan. Cahil ve görgüsüz. Yıkılmış, yıkılmaya yüz tutmuş yapı. Hindi. Zayıf, hastalıklı.
CURGUT
Fıtık hastalığı olan kişi.
CURUL
Fıtık hastalığı.
YARADILIŞTAN
Doğumla beraber, yaradılıştan beri, doğuştan, kudretten, fıtraten, hilkaten.
DOĞUŞTAN
Yaradılıştan. Kişinin doğduğu andan beri var olan, doğuşla birlikte gelen, fıtri.
HİLKAT
Yaradılış, fıtrat.
COR
Bataklık. Söz. Toplanıp konuşma, danışma (hk.). Fıtık hastalığı. Husye, erkeklik bezi. Çocuk oyunu. Sus anlamında kullanılır. Keçi, koyun sürüsü. Aksırık. Çok tuzlu su.
BULDUR
Bıldır, geçen (yıl). Fıtık.
ZORLAMA
Zorlamak işi, zecir. Özellikle oynaklarda ara keseciklerinin fıtığı olarak beliren, bir organın zorlanmış olmasıyla ortaya çıkan aksaklık veya bozukluk. İçten gelmeyen. Zorlanarak sağlanan, cebrî.
FİTRE
Ramazan ayı içinde verilen, miktarı belirli sadaka, fıtır sadakası.
CARUK
Fıtıklı kişi.
KIZILYAPRAK
Gülgillerden, 20-120 santimetre yüksekliğinde, yol kenarlarında biten, sarı çiçek açan, çok yıllık, otsu bir bitki, koyun otu, fıtık otu, kuzu pıtrağı (Agrimonia eupatorium).
YARIMLIK
Sakat ve sağlıksız olma durumu. Fıtık. Yarım altın. Kasık fıtığı. Şiniğin yarısı.
KORSE
İnce görünmek için kullanılan esnek iç giysisi. Herhangi bir darbeden zarar görmemesi için boyna takılan, bel fıtığı gibi durumlarda bedeni düzgün tutmaya yarayan nesne, sargaç.
DOĞUŞTANCILIK
Herhangi bir canlı türünün yapısal ve görevsel gelişiminde yaşantı, öğrenme vb. edinilmiş faktörlere değil, kalıtımla ilgili olanlara ağırlık ve öncelik veren görüş, fıtriye, nativizm.
ANTEROSEL
İnce bağırsak fıtığı.
YARADILIŞ
Bir kimsede doğuştan bulunan vücut ve ruh özelliklerinin tümü, mizaç, huy, tıynet, cibilliyet. Bir şeyin yaratılırken kazanmış olduğu özellikler bakımından durumu, fıtrat, hilkat.
KAVLIÇ
Fıtık.