Kelimeler arşivinde; içinde "eti" olan, toplam 790 tane kelime bulunuyor. İçerisinde eti bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu eti ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında eti olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
ELEKTROMANYETİZMA, ÇEKİÇLETİLEBİLMEK, NETİCELENDİRİLMEK, YETİŞTİRİLEBİLMEK
ASETİLTRANSFERAZ, ÇEKİÇLETİLEBİLME, DİMETİLSÜLFOKSİT, İMİDAZOLETİLAMİN, METİLPREDNİZOLON, METİLTESTOSTERON, NETİCELENDİRİLME, RETİKULOSİTOPENİ, YETİŞTİRİLEBİLME
ALAMETİFARİKALI, ELEKTROMANYETİK, MANYETİZMACILIK, NETİCELENDİRMEK, BALDIRANŞERBETİ, AMİNOGLUTETİMİT, BEKLETİLEBİLMEK, BELLETİLEBİLMEK, BETİMLENEBİLMEK, BETİMLEYEBİLMEK, BETİMLEYİVERMEK, CHEYLETİELLİDAE, ÇERÇEVELETİLMEK, DİMETİLGLİOKSİM, FERROMAGNETİZMA, FORMİLMETİYONİN, KİRLETİLEBİLMEK, METİLKLOROSİLAN, METİLMELAMİNLER, TETİKLEYEBİLMEK, TETRAETİLKURŞUN, ÜRETİLEBİLİRLİK, YETİŞTİREBİLMEK
ÇETİNLEŞTİRMEK, NETİCELENDİRME, YETİŞTİRİCİLİK, KIYMETİHARBİYE, ANESTETİZASYON, BEKLETİLEBİLME, BELLETİLEBİLME, BETİMLEMECİLİK, BETİMLENEBİLME, BETİMLEYEBİLME, BETİMLEYİVERME, BORNOVAMİSKETİ, ÇERÇEVELETİLME, FARMAKOGENETİK, FARMAKOKİNETİK, FOTOMANYETİZMA, GETİRİLEBİLMEK, İLETİŞİMSİZLİK, KİRLETİLEBİLME, KORYORETİNİTİS, METİLAMFETAMİN, METİLSALİSİLAT, PARAMANYETİZMA, RAİLLİETİNOZİS, SERVETİYEKARŞI, ŞEYLETİELLOZİS, TASDİKLETİLMEK, TETİKLEYEBİLME, YETİŞTİREBİLME, YÖNETİLEBİLMEK
ALAMETİFARİKA, DENETİMSİZLİK, GENİŞLETİLMEK, MÜNASEBETİYLE, YETİŞTİRİLMEK, YÜKSEKÖĞRETİM, ASETİLSİSTEİN, BEKLETİVERMEK, BİYOENERJETİK, ÇEKİÇLETİLMEK, DEMİRLETİLMEK, DEREÇETİNÖREN, DİMETİLBENZEN, FENİLETİLAMİN, FOTORETİNİTİS, GAMETOKİNETİK, GETİRİLEBİLME, GETİRTEBİLMEK, HETEROGAMETİK, IŞIMÜRETİMSEL, İLETİLEBİLMEK, İLETİŞİMLİLİK, KARAÇAYGÖLETİ, METİLHEKSAMİN, RETİKÜLOSİTOZ, RETİNOBLASTOM, SERVETİYECAMİ, SİYANOGENETİK, ŞEVKETİBOSTAN, TASDİKLETİLME, Devamını Oku »»
ARİTMETİKSEL, BELLETİCİLİK, DENETİMCİLİK, ESTETİKÇİLİK, ETİKETLENMEK, GENİŞLETİLME, HAYSİYETİYLE, MANYETİZMACI, NETİCELENMEK, NETİCELEŞMEK, NETİCESİZLİK, PERİPATETİZM, VAHDETİVÜCUT, YETİŞTİRİLME, ABİYOGENETİK, AGAMOGENETİK, ANAYÖNETİLEN, ANTİDİÜRETİK, BATİLİMNETİK, BEKLETİVERME, CHEYLETİELLA, ÇEKİÇLETİLME, DEMİRLETİLME, DENETİMLİLİK, DESKEMETİTİS, ERİTROPOETİK, ERİTROPOETİN, ETİKETLETMEK, GETİREBİLMEK, GETİRİMCİLİK, Devamını Oku »»
BEKLETİLMEK, BENZETİLMEK, BETİMLEMECİ, BETİMLEMELİ, BETİMLENMEK, ÇETİNLEŞMEK, ETİKETÇİLİK, ETİKETLEMEK, ETİKETLENME, GEVRETİLMEK, GEVŞETİLMEK, GÖZETİCİLİK, İZZETİNEFİS, MARİFETİYLE, NETİCELENİŞ, NETİCELENME, NETİCELEŞME, NİHAYETİNDE, ORTAÖĞRETİM, ÖĞRETİCİLİK, SIKIYÖNETİM, ŞEHREMANETİ, TETİKLEŞMEK, TÜKETİCİLİK, YETİNGENLİK, YETİŞKİNLİK, YETİŞMİŞLİK, YETİŞTİRİCİ, YETİŞTİRMEK, YÖNETİCİLİK, Devamını Oku »»
BETİMLEMEK, DENETİLMEK, DENETİMSİZ, DİYETİSYEN, DÖŞETİLMEK, EĞRETİLEME, ETİMOLOJİK, ETİYOLOJİK, ETİYOPYALI, GETİRİLMEK, GÖZETİLMEK, İLKÖĞRETİM, KİBERNETİK, KOMPETİTİF, MANYETİZMA, NEMDENETİR, ÖĞRETİLMEK, POLİETİLEN, SENKRETİZM, SİBERNETİK, TETİKÇİLİK, TETİKLEMEK, TETİKLEŞME, ÜRETİCİLİK, YETİŞİLMEK, YETİŞTİRİM, YETİŞTİRME, YÖNETİLMEK, YÖNETİMSEL, YÜKLETİLME, Devamını Oku »»
ALFABETİK, ARİTMETİK, BELLETİCİ, BETİMLEME, BİNNETİCE, DENETİLME, DENETİMCİ, DENETİMLİ, DİYABETİK, DİYETETİK, DÖŞETİLME, EĞRETİLİK, ESTETİKÇİ, ETİKETLİK, ETİKETSİZ, ETİMESGUT, ETİMOLOJİ, ETİYOLOJİ, FONETİKÇİ, GETİRİLME, GETİRİMCİ, GETİRİMLİ, GETİRTMEK, GÖZETİLME, HEYETİYLE, HİPOTETİK, HOMOTETİK, İLETİLMEK, İLETİŞMEK, İNCELETİŞ, Devamını Oku »»
ASETİLEN, ATLETİZM, BENZETİM, BENZETİŞ, BETİMSEL, ÇETİNLİK, DAVETİYE, DENETİCİ, ESTETİZM, ETİKETÇİ, ETİKETLİ, ETİMOLOG, FETİŞİST, FETİŞİZM, GETİRMEK, GETİRTME, GÖZETİCİ, HOMOTETİ, İLETİLİŞ, İLETİLME, İLETİŞİM, İLETİŞME, KOZMETİK, KÖRLETİŞ, MANYETİK, MANYETİT, ÖĞRETİCİ, SENTETİK, SOSYETİK, TETİKLİK, Devamını Oku »»
AMETİST, ARKETİP, ATLETİK, BENZETİ, BETİSİZ, ÇETİNCE, DENETİM, DİNLETİ, ESTETİK, FONETİK, GENETİK, GETİRİM, GETİRİŞ, GETİRME, GÖZETİM, GÖZETİŞ, HALFETİ, HALVETİ, İŞLETİŞ, KİNETİK, KONFETİ, METİLEN, METİLİK, ÖĞRETİM, ÖĞRETİŞ, PATETİK, TETİKÇİ, TÜKETİM, ÜRETİCİ, YETİNME, Devamını Oku »»
ASETİK, BETİLİ, EĞRETİ, ETİKET, ETİLEN, GETİRİ, İLETİM, İLETİŞ, NETİCE, ÖĞRETİ, RETİNA, ÜRETİM, ÜRETİŞ, VETİRE, ANETİK, APETİT, ARYETİ, AVDETİ, AYRETİ, BETİRE, CİRETİ, EGRETİ, EHRETİ, EMETİK, ETİBBA, ETİDAL, ETİMAD, ETİRAF, ETİŞTE, ETİYAR, Devamını Oku »»
BETİK, BETİM, ÇETİN, FETİH, FETİŞ, İLETİ, METİL, METİN, METİS, SETİK, SETİR, ŞETİM, TETİK, TETİR, YETİK, YETİM, BETİN, CETİH, CETİK, ÇETİH, ÇETİK, EDETİ, EMETİ, ERETİ, ETİKE, ETİLİ, ETİNA, ETİNE, EVETİ, FETİK, Devamını Oku »»
BETİ, ETİK, ETİL, YETİ, ÇETİ, ETİM, ETİR, ETİŞ, METİ, SETİ, TETİ
ETİ
ETİ
Hitit.
ELEKTROMANYETİK
Elektromanyetizması bulunan veya bununla ilgisi olan.
YETİŞTİRİLEBİLMEK
Yetiştirme imkânı veya olasılığı bulunmak.
NETİCELENDİRİLMEK
Sonuçlandırılmak.
ELEKTROMANYETİZMA
Elektriklenme ile mıknatıslanmanın karşılıklı olarak etkilenmelerinden ortaya çıkan olayların bütünü. Elektrik akımıyla mıknatıs elde etme.
ÇEKİÇLETİLEBİLME
Çekiçletilebilmek işi.
NETİCELENDİRİLME
Sonuçlandırılma.
İMİDAZOLETİLAMİN
Histidinden türeyen kan basıncını düşüren bir amin.. Histamin.
ÇEKİÇLETİLEBİLMEK
Çekiçletme imkânı veya olasılığı bulunmak.
METİLTESTOSTERON
Testosteron'un 17?-metil türevi.
DİMETİLSÜLFOKSİT
Ağacın işlenmesi sırasında elde edilen, birçok madde için iyi bir çözücü ve nem çekici özelliğe sahip, ağrı kesici, yangı önleyici, mantarlar ve bakterilerin gelişmesini engelleyici etkileri olan bir madde.
RETİKULOSİTOPENİ
Dolaşım kanında retikülositlerin sayıca azalması.
ALAMETİFARİKALI
Alametifarikası olan.
ASETİLTRANSFERAZ
Genellikle asetil koenzim A' dan asetil gruplarının taşınmasını katalizleyen enzim grubundan bir enzim. Genellikle asetil koenzim A'dan asetil gruplarının taşınmasını katalizleyen transferaz grubundan bir enzim.
YETİŞTİRİLEBİLME
Yetiştirilebilmek işi.
METİLPREDNİZOLON
Sentetik bir glukokortikoit.
Bu bölümde tanımı içerisinde ETİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ADALETSİZ
Adalete aykırı düşen (şey). Adaleti olmayan (kimse).
ADAY
Bir görev, bir iş için kendini ileri süren veya başkaları tarafından ileri sürülen kimse. Bir iş için yetiştirilmekte, eğitilmekte olan kimse, namzet.
ABDÜLLEZİZ
Akdeniz bölgesinde ve Afrika'da yetişen, çok yıllık, yumrulu ve otsu bir bitki (Cyperus esculentus). Bu bitkinin yemiş olarak yenilen, tatlı ve yağlı ürünü.
ABONE
Süreli yayınları, parasını önceden ödeyerek alma işi. Bir şeyi sürekli olarak kullanmak için hizmeti verenle sözleşme yapan kimse, sürdürümcü. Bir yere gitmeyi alışkanlık hâline getiren (kimse).
ABİYE
Gece kıyafeti.
ACAYİPLEŞTİRMEK
Yadırganacak bir duruma getirmek.
ADAM
İnsan. Birinin yararlandığı, kullandığı kimse. Birinin yanında bulunan ve işini yapan kimse. Bir alanı benimseyen kimse. Eş, koca. Görevli kimse. İyi huylu, güvenilir kimse. Erkek kişi. Daima birinin yanında olan, onu destekleyen, isteklerini yerine getiren kimse.
ADALET
Yasalarla sahip olunan hakların herkes tarafından kullanılmasının sağlanması, türe. Herkese kendine uygun düşeni, kendi hakkı olanı verme, doğruluk. Bu işi uygulayan, yerine getiren devlet kuruluşları. Hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetme.
AÇIKLAŞTIRMAK
Açık duruma getirmek. Rengini açtırmak.
AÇMA
Açmak işi. Bir tür susamsız, kalınca, yağlı çörek. Orman içinde ağaç kesme veya yakma yoluyla tarıma elverişli bir duruma getirilen arazi.
ABANOZ
Abanozgillerden, sıcak ülkelerde yetişen, kerestesinden yararlanılan birçok ağacın ortak adı. Bu tahtadan yapılmış. Bu ağacın ağır, sert ve siyah renkli tahtası. Koyu, parlak siyah. Bu renkte olan.
AÇIKTAN
Bir yerin uzağından. Ayrıca, ek olarak. Sıra ve aşama gözetilmeden, dışarıdan atayarak. Önceden belirlenmiş bir bütçeye bağlı kalmaksızın.
AÇILMAK
Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.
ACILAŞTIRMAK
Acı bir duruma getirmek.
ABECESEL
Alfabetik.
AÇMAK
Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.
ABANOZGİLLER
İki çeneklilerden, sıcak ülkelerde yetişen bir bitki familyası.
ACINDIRMAK
Birinin acımasına yol açmak, birini merhamete getirmek.
AÇILIM
Açılma işi. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapma. Yeni bir bakış açısı getirme. Sağ açıklık. Bir kısaltma veya formülün açık biçimi.
ADAPTÖR
Bir aletin çapları birbirinden farklı olan parçalarından birini ötekine geçirebilmek için yararlanılan bağlayıcı. Aygıtın kullanabileceği düzeye göre elektrik akımını ayarlayan alet, uyarlayıcı.