Kelimeler arşivinde; içinde "eten" olan, toplam 106 tane kelime bulunuyor. İçerisinde eten bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu eten ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında eten olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
HATİPLİKETENCİLER
DAMARGENİŞLETEN
HASBETENLİLLAH, HESBETENLİLLAH
YETENEKSİZLİK
YETENEKLİLİK, KETENGÖMLEĞİ, KETENYAPRAĞI, METENSEFALON, YETENEKSİZCE
ETENELENMEK, ETENESİZLER, KETENGİLLER, KETENÇUKURU, KETENGÖYNEK, YETENEKLİCE
MERHAMETEN, YETENEKSİZ, ETENELENME, ETENELİLER, KETENCİLER, RETENSİYON, YETENEKLER
AYRIYETEN, BEDAHETEN, KEFALETEN, KETENPERE, KRETENİZM, NETİCETEN, NEZAKETEN, SİYASETEN, YETENEKLİ, AYRİYETEN, ÇELEPETEN, ETENLİLER, HEKİKETEN, KETENDERE, KETENTAŞI, KETENYAĞI, KETENYERİ, METENAMİN, PETENTELİ, VEKALETEN
ARİYETEN, ASALETEN, BELLETEN, CÜMLETEN, EMANETEN, ETENESİZ, FÜCCETEN, HÜRMETEN, İDARETEN, İLAVETEN, İZAFETEN, KERPETEN, KETENCİK, MADDETEN, NİSPETEN, VEHLETEN, ACELETEN, BİRLETEN, HAKGETEN, HÖCCETEN, HÜCCETEN, KELPETEN, KETENİĞİ, KETENLER, KETENLİK, KETENOVA, MEDDETEN, ÖLENETEN, SABGETEN, TEPPETEN, Devamını Oku »»
ETENELİ, YETENEK, ÇETENEK, ÇETENLİ, ELFETEN, ELPETEN, ERPETEN, ERYETEN, EYVETEN, KETENCİ, KETENEK, KETENLİ, METENET, ÖÇCETEN, PETENTE, PİYETEN, YETENCE, YETENER
KRETEN, ÇETENE, ÇETENİ, KETENE
ETENE, KETEN, ÇETEN, ETENİ, PETEN, SETEN, TETEN, VETEN, YETEN
ETEN
ETEN
Etene. Yemişlerin yenilen bölümü.
HATİPLİKETENCİLER
Düzce ili, Konuralp bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
ETENESİZLER
Etenesi bulunmayan basit yapılı memeli hayvanlar.
KETENÇUKURU
Giresun ili, Tirebolu ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
KETENGÖYNEK
Bir çeşit armut.
HASBETENLİLLAH
Tanrı için, Tanrı uğruna, Tanrı rızası için, karşılık beklemeksizin.
HESBETENLİLLAH
Allah rızası için' anlamında bir söz.
YETENEKLİLİK
Yetenekli olma durumu, kabiliyetlilik, istidatlılık.
KETENGİLLER
Ayrı taç yapraklı iki çeneklilerden, keten vb. türleri içine alan bitki familyası.
ETENELENMEK
Oğulcuk veya eklentileriyle ana arasında ilgi kurmak.
YETENEKSİZLİK
Yeteneksiz olma durumu, kabiliyetsizlik, istidatsızlık.
KETENYAPRAĞI
Yaprak biçiminde çuval deseni. (Saçıkara İslahiye Gaziantep).
YETENEKSİZCE
Yeteneksiz bir biçimde.
METENSEFALON
Beyin gelişiminde arka beyin adını alan bu oluşumdan beyincik ve ponsun geliştiği üç kabarcıktan biri.
KETENGÖMLEĞİ
İnce kabuklu, tatlı bir çeşit incir.
DAMARGENİŞLETEN
Damarların kas tabakasını gevşeterek çapını büyüten (sinir, madde).
Bu bölümde tanımı içerisinde ETEN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ANLAYIŞ
Anlama işi, telakki. Anlama yeteneği, feraset, izan, zekâ. Benzerlerinden ayıran özellik, konsept. Hoş görme, hâlden anlama. Bir toplum veya topluluktaki bireylerde görüş ve inanış etmenlerinin etkisiyle beliren düşünme yolu, düşünüş biçimi, zihniyet, mantalite.
BAKIR
Atom numarası 29, yoğunluğu 8,95 olan, 1084 °C'ye doğru eriyen, doğada serbest veya birleşik olarak bulunan, ısı ve elektriği iyi ileten, kolay dövülür ve işlenir olduğundan eski çağlardan beri türlü işlerde kullanılan, kızıl renkli element (simgesi Cu). Bu elementten yapılmış.
BASIMCI
Basımevi işleten kimse, matbaacı.
AKSAKAL
Köyün veya mahallenin ihtiyar heyetinde olan kimse. Ermiş, evliya. Bir meslekte yaşça, kıdemce ileride ve yetenek bakımından üstün niteliğe sahip olan kimse, duayen.
AKTARICI
Dam kiremitlerini aktarıp kırıkları yenileyen kimse. Kaynak kişiden derlenen herhangi bir parçayı kitlelere duyuran ve yayan kimse. Görüntüyü bir bölgeden başka bir bölgeye ileten araç.
ARDİYECİ
Ardiye işleten kimse. Ardiyeye bakan kimse.
ASALETEN
Bir görevde temelli olarak, asıl olarak, vekâleten karşıtı. Kendi adına hareket ederek.
BANKO
İş yerlerinde üzerine eşya koymaya elverişli, iş takibi için gelen kişiyle görevli arasına konulmuş tezgâh. Talih oyunlarında ortada toplanan paranın hepsine oynandığını anlatan bir söz. Talih oyunlarında, oyunu yönetenin ortaya koyduğu para. Talih oyunlarında oyunu yöneten kimse. Su altı tepeliği. Kesinlikle.
ANTREPOCU
Antrepo işleten kimse. Antrepoya bakan kimse.
BECERİ
Elinden iş gelme durumu, ustalık, maharet. Kişinin yatkınlık ve öğrenime bağlı olarak bir işi başarma ve bir işlemi amaca uygun olarak sonuçlandırma yeteneği, maharet. Vücudun, yapılması güç alıştırmalara yatkın olması durumu.
BABA
Çocuğu olan erkek, peder. Kazılarda çıkarılan toprağın miktarını hesaplayabilmek için yer yer bırakılan toprak dikme. Çok kaliteli, üstün nitelikli. Tarikatların bazısında tekke büyüğü. Çocuğun dünyaya gelmesinde etken olan erkek. Koruyucu, babalık duyguları ile dolu kimse. Çatı merteği. Bir ülkeye veya bir topluluğa yararlı olmuş kimse. Gemi veya iskelede halatın takıldığı yuvarlak başlı iri demir, ağaç veya beton dikme. Anlayışlı, iyi huylu erkek. Silah kaçakçılığı, kara para aklama ve uyuşturucu madde ticareti vb. kirli ve gizli işler yapan çetenin başı. Ata. Bir merdivende, tırabzanın sahanlıkla birleştiği yerde bulunan dikey öge. Bu gibi kimselere verilen unvan.
BASİRET
Gerçekleri yanılmadan görebilme yeteneği, uzağı görüş, seziş, anlayış, kavrayış, sağgörü, vizyon.
ATLETİZM
Beden gücünü, çevikliği, yetenekleri geliştirmeye yarayan koşu, atlama, ağırlık kaldırma, atma vb. tek başına yapılmış olan bireysel sporların genel adı.
ALIRLIK
Duygusal uyarımları alabilme yeteneği, idrak kabiliyeti.
AYNAZ
Bataklık. Köy oyunlarını yöneten kimse.
BEDAHET
Besbelli, apaçık olma durumu. Bir konuda hazırlıksız konuşabilme yeteneği.
ANSIZIN
Hatıra gelmeyen bir sırada, ani, anide, aniden, ansız, apansız, apansızın, birden, birdenbire, dangadak, defaten, durup dururken, fücceten, gürpedek, larp, larpadak, patadak, pattadak, rappadak, şakkadak, şapadanak, şappadak, şırakkadak, bedaheten, fücceten, nagehan, vehleten.
BAŞHAKEM
Yarışmayı veya oyunu yöneten hakemlerin başı, başyargıcı.
BARCI
Bar işleten kimse.
BAŞKOMUTAN
Savaşta bir devletin bütün kara, deniz ve hava kuvvetlerini yöneten büyük komutan, başkumandan, serdar.