İçinde ETEN geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "eten" olan, toplam 106 tane kelime bulunuyor. İçerisinde eten bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu eten ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında eten olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

HATİPLİKETENCİLER

15 harfli kelimeler

DAMARGENİŞLETEN

14 harfli kelimeler

HASBETENLİLLAH, HESBETENLİLLAH

13 harfli kelimeler

YETENEKSİZLİK

12 harfli kelimeler

YETENEKLİLİK, KETENGÖMLEĞİ, KETENYAPRAĞI, METENSEFALON, YETENEKSİZCE

11 harfli kelimeler

ETENELENMEK, ETENESİZLER, KETENGİLLER, KETENÇUKURU, KETENGÖYNEK, YETENEKLİCE

10 harfli kelimeler

MERHAMETEN, YETENEKSİZ, ETENELENME, ETENELİLER, KETENCİLER, RETENSİYON, YETENEKLER

9 harfli kelimeler

AYRIYETEN, BEDAHETEN, KEFALETEN, KETENPERE, KRETENİZM, NETİCETEN, NEZAKETEN, SİYASETEN, YETENEKLİ, AYRİYETEN, ÇELEPETEN, ETENLİLER, HEKİKETEN, KETENDERE, KETENTAŞI, KETENYAĞI, KETENYERİ, METENAMİN, PETENTELİ, VEKALETEN

8 harfli kelimeler

ARİYETEN, ASALETEN, BELLETEN, CÜMLETEN, EMANETEN, ETENESİZ, FÜCCETEN, HÜRMETEN, İDARETEN, İLAVETEN, İZAFETEN, KERPETEN, KETENCİK, MADDETEN, NİSPETEN, VEHLETEN, ACELETEN, BİRLETEN, HAKGETEN, HÖCCETEN, HÜCCETEN, KELPETEN, KETENİĞİ, KETENLER, KETENLİK, KETENOVA, MEDDETEN, ÖLENETEN, SABGETEN, TEPPETEN, Devamını Oku »»

7 harfli kelimeler

ETENELİ, YETENEK, ÇETENEK, ÇETENLİ, ELFETEN, ELPETEN, ERPETEN, ERYETEN, EYVETEN, KETENCİ, KETENEK, KETENLİ, METENET, ÖÇCETEN, PETENTE, PİYETEN, YETENCE, YETENER

6 harfli kelimeler

KRETEN, ÇETENE, ÇETENİ, KETENE

5 harfli kelimeler

ETENE, KETEN, ÇETEN, ETENİ, PETEN, SETEN, TETEN, VETEN, YETEN

4 harfli kelimeler

ETEN

Bazı kelimelerin anlamları

ETEN

Etene. Yemişlerin yenilen bölümü.

HATİPLİKETENCİLER

Düzce ili, Konuralp bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

ETENESİZLER

Etenesi bulunmayan basit yapılı memeli hayvanlar.

KETENÇUKURU

Giresun ili, Tirebolu ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

KETENGÖYNEK

Bir çeşit armut.

HASBETENLİLLAH

Tanrı için, Tanrı uğruna, Tanrı rızası için, karşılık beklemeksizin.

HESBETENLİLLAH

‘Allah rızası için' anlamında bir söz.

YETENEKLİLİK

Yetenekli olma durumu, kabiliyetlilik, istidatlılık.

KETENGİLLER

Ayrı taç yapraklı iki çeneklilerden, keten vb. türleri içine alan bitki familyası.

ETENELENMEK

Oğulcuk veya eklentileriyle ana arasında ilgi kurmak.

YETENEKSİZLİK

Yeteneksiz olma durumu, kabiliyetsizlik, istidatsızlık.

KETENYAPRAĞI

Yaprak biçiminde çuval deseni. (Saçıkara İslahiye Gaziantep).

YETENEKSİZCE

Yeteneksiz bir biçimde.

METENSEFALON

Beyin gelişiminde arka beyin adını alan bu oluşumdan beyincik ve ponsun geliştiği üç kabarcıktan biri.

KETENGÖMLEĞİ

İnce kabuklu, tatlı bir çeşit incir.

DAMARGENİŞLETEN

Damarların kas tabakasını gevşeterek çapını büyüten (sinir, madde).

  -   -   -  

Anlamında ETEN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ETEN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ANLAYIŞ

Anlama işi, telakki. Anlama yeteneği, feraset, izan, zekâ. Benzerlerinden ayıran özellik, konsept. Hoş görme, hâlden anlama. Bir toplum veya topluluktaki bireylerde görüş ve inanış etmenlerinin etkisiyle beliren düşünme yolu, düşünüş biçimi, zihniyet, mantalite.

BAKIR

Atom numarası 29, yoğunluğu 8,95 olan, 1084 °C'ye doğru eriyen, doğada serbest veya birleşik olarak bulunan, ısı ve elektriği iyi ileten, kolay dövülür ve işlenir olduğundan eski çağlardan beri türlü işlerde kullanılan, kızıl renkli element (simgesi Cu). Bu elementten yapılmış.

BASIMCI

Basımevi işleten kimse, matbaacı.

AKSAKAL

Köyün veya mahallenin ihtiyar heyetinde olan kimse. Ermiş, evliya. Bir meslekte yaşça, kıdemce ileride ve yetenek bakımından üstün niteliğe sahip olan kimse, duayen.

AKTARICI

Dam kiremitlerini aktarıp kırıkları yenileyen kimse. Kaynak kişiden derlenen herhangi bir parçayı kitlelere duyuran ve yayan kimse. Görüntüyü bir bölgeden başka bir bölgeye ileten araç.

ARDİYECİ

Ardiye işleten kimse. Ardiyeye bakan kimse.

ASALETEN

Bir görevde temelli olarak, asıl olarak, vekâleten karşıtı. Kendi adına hareket ederek.

BANKO

İş yerlerinde üzerine eşya koymaya elverişli, iş takibi için gelen kişiyle görevli arasına konulmuş tezgâh. Talih oyunlarında ortada toplanan paranın hepsine oynandığını anlatan bir söz. Talih oyunlarında, oyunu yönetenin ortaya koyduğu para. Talih oyunlarında oyunu yöneten kimse. Su altı tepeliği. Kesinlikle.

ANTREPOCU

Antrepo işleten kimse. Antrepoya bakan kimse.

BECERİ

Elinden iş gelme durumu, ustalık, maharet. Kişinin yatkınlık ve öğrenime bağlı olarak bir işi başarma ve bir işlemi amaca uygun olarak sonuçlandırma yeteneği, maharet. Vücudun, yapılması güç alıştırmalara yatkın olması durumu.

BABA

Çocuğu olan erkek, peder. Kazılarda çıkarılan toprağın miktarını hesaplayabilmek için yer yer bırakılan toprak dikme. Çok kaliteli, üstün nitelikli. Tarikatların bazısında tekke büyüğü. Çocuğun dünyaya gelmesinde etken olan erkek. Koruyucu, babalık duyguları ile dolu kimse. Çatı merteği. Bir ülkeye veya bir topluluğa yararlı olmuş kimse. Gemi veya iskelede halatın takıldığı yuvarlak başlı iri demir, ağaç veya beton dikme. Anlayışlı, iyi huylu erkek. Silah kaçakçılığı, kara para aklama ve uyuşturucu madde ticareti vb. kirli ve gizli işler yapan çetenin başı. Ata. Bir merdivende, tırabzanın sahanlıkla birleştiği yerde bulunan dikey öge. Bu gibi kimselere verilen unvan.

BASİRET

Gerçekleri yanılmadan görebilme yeteneği, uzağı görüş, seziş, anlayış, kavrayış, sağgörü, vizyon.

ATLETİZM

Beden gücünü, çevikliği, yetenekleri geliştirmeye yarayan koşu, atlama, ağırlık kaldırma, atma vb. tek başına yapılmış olan bireysel sporların genel adı.

ALIRLIK

Duygusal uyarımları alabilme yeteneği, idrak kabiliyeti.

AYNAZ

Bataklık. Köy oyunlarını yöneten kimse.

BEDAHET

Besbelli, apaçık olma durumu. Bir konuda hazırlıksız konuşabilme yeteneği.

ANSIZIN

Hatıra gelmeyen bir sırada, ani, anide, aniden, ansız, apansız, apansızın, birden, birdenbire, dangadak, defaten, durup dururken, fücceten, gürpedek, larp, larpadak, patadak, pattadak, rappadak, şakkadak, şapadanak, şappadak, şırakkadak, bedaheten, fücceten, nagehan, vehleten.

BAŞHAKEM

Yarışmayı veya oyunu yöneten hakemlerin başı, başyargıcı.

BARCI

Bar işleten kimse.

BAŞKOMUTAN

Savaşta bir devletin bütün kara, deniz ve hava kuvvetlerini yöneten büyük komutan, başkumandan, serdar.