ETEN ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "eten" olan, toplam 10 adet kelime bulunmaktadır. eten ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu eten ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde eten olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

ETENELENMEK, ETENESİZLER

10 harfli kelimeler

ETENELENME, ETENELİLER

9 harfli kelimeler

ETENLİLER

8 harfli kelimeler

ETENESİZ

7 harfli kelimeler

ETENELİ

5 harfli kelimeler

ETENE, ETENİ

4 harfli kelimeler

ETEN

Bazı kelimelerin anlamları

ETEN

Etene. Yemişlerin yenilen bölümü.

ETENELİ

Etenesi olan.

ETENESİZ

Etenesi olmayan.

ETENESİZLER

Etenesi bulunmayan basit yapılı memeli hayvanlar.

ETENELİLER

Etenesi bulunan memeliler alt sınıfı.

ETENLİLER

Memeliler (Mammalia) sınıfından, embriyoları gelişimlerini ana hayvanın uterusu içerisinde tamamlayan, embriyo gelişimi sırasında gerekli besin ve oksijeni ana hayvanın dolaşım sisteminden alan, sindirim sistemleri ve ürogenital sistemleri ayrı ayrı kanallarla dışarı açılan, tek delikliler (Monotremata) ve keseli memeliler (Marsupialia) dışta olmak üzere bütün memelileri içine alan bir alt sınıf ya da bazı sınıflandırmalara göre bir bölüm. Plâsentalılar. (karşıtlık, plasentalılar, Placentalia, adl. Monodelphia),olmak üzere hepsinde eten bulunan 16 takımı vardır.

ETENİ

Şişmanca, etine dolgun. Yavru doğduktan sonra anneden düşen parça, son, eş (insan ve hayvanlarda).

ETENE

Döl eşi. Meyve yaprağında yumurtacıkların bağlı olduğu bölüm.

ETENELENME

Embriyo veya eklentileriyle ana arasında kimyasal değiş tokuşu sağlamak amacıyla ilgi kurma.

ETENELENMEK

Oğulcuk veya eklentileriyle ana arasında ilgi kurmak.

  -   -   -  

Anlamında ETEN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ETEN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ANLAYIŞ

Anlama işi, telakki. Anlama yeteneği, feraset, izan, zekâ. Benzerlerinden ayıran özellik, konsept. Hoş görme, hâlden anlama. Bir toplum veya topluluktaki bireylerde görüş ve inanış etmenlerinin etkisiyle beliren düşünme yolu, düşünüş biçimi, zihniyet, mantalite.

AYNAZ

Bataklık. Köy oyunlarını yöneten kimse.

ASALETEN

Bir görevde temelli olarak, asıl olarak, vekâleten karşıtı. Kendi adına hareket ederek.

AKTARICI

Dam kiremitlerini aktarıp kırıkları yenileyen kimse. Kaynak kişiden derlenen herhangi bir parçayı kitlelere duyuran ve yayan kimse. Görüntüyü bir bölgeden başka bir bölgeye ileten araç.

ARDİYECİ

Ardiye işleten kimse. Ardiyeye bakan kimse.

BASIMCI

Basımevi işleten kimse, matbaacı.

ANTREPOCU

Antrepo işleten kimse. Antrepoya bakan kimse.

ANSIZIN

Hatıra gelmeyen bir sırada, ani, anide, aniden, ansız, apansız, apansızın, birden, birdenbire, dangadak, defaten, durup dururken, fücceten, gürpedek, larp, larpadak, patadak, pattadak, rappadak, şakkadak, şapadanak, şappadak, şırakkadak, bedaheten, fücceten, nagehan, vehleten.

BAŞHAKEM

Yarışmayı veya oyunu yöneten hakemlerin başı, başyargıcı.

BARCI

Bar işleten kimse.

BAKIR

Atom numarası 29, yoğunluğu 8,95 olan, 1084 °C'ye doğru eriyen, doğada serbest veya birleşik olarak bulunan, ısı ve elektriği iyi ileten, kolay dövülür ve işlenir olduğundan eski çağlardan beri türlü işlerde kullanılan, kızıl renkli element (simgesi Cu). Bu elementten yapılmış.

BASİRET

Gerçekleri yanılmadan görebilme yeteneği, uzağı görüş, seziş, anlayış, kavrayış, sağgörü, vizyon.

AKSAKAL

Köyün veya mahallenin ihtiyar heyetinde olan kimse. Ermiş, evliya. Bir meslekte yaşça, kıdemce ileride ve yetenek bakımından üstün niteliğe sahip olan kimse, duayen.

BAŞKOMUTAN

Savaşta bir devletin bütün kara, deniz ve hava kuvvetlerini yöneten büyük komutan, başkumandan, serdar.

BEDAHET

Besbelli, apaçık olma durumu. Bir konuda hazırlıksız konuşabilme yeteneği.

BABA

Çocuğu olan erkek, peder. Kazılarda çıkarılan toprağın miktarını hesaplayabilmek için yer yer bırakılan toprak dikme. Çok kaliteli, üstün nitelikli. Tarikatların bazısında tekke büyüğü. Çocuğun dünyaya gelmesinde etken olan erkek. Koruyucu, babalık duyguları ile dolu kimse. Çatı merteği. Bir ülkeye veya bir topluluğa yararlı olmuş kimse. Gemi veya iskelede halatın takıldığı yuvarlak başlı iri demir, ağaç veya beton dikme. Anlayışlı, iyi huylu erkek. Silah kaçakçılığı, kara para aklama ve uyuşturucu madde ticareti vb. kirli ve gizli işler yapan çetenin başı. Ata. Bir merdivende, tırabzanın sahanlıkla birleştiği yerde bulunan dikey öge. Bu gibi kimselere verilen unvan.

ATLETİZM

Beden gücünü, çevikliği, yetenekleri geliştirmeye yarayan koşu, atlama, ağırlık kaldırma, atma vb. tek başına yapılmış olan bireysel sporların genel adı.

BANKO

İş yerlerinde üzerine eşya koymaya elverişli, iş takibi için gelen kişiyle görevli arasına konulmuş tezgâh. Talih oyunlarında ortada toplanan paranın hepsine oynandığını anlatan bir söz. Talih oyunlarında, oyunu yönetenin ortaya koyduğu para. Talih oyunlarında oyunu yöneten kimse. Su altı tepeliği. Kesinlikle.

ALIRLIK

Duygusal uyarımları alabilme yeteneği, idrak kabiliyeti.

BECERİ

Elinden iş gelme durumu, ustalık, maharet. Kişinin yatkınlık ve öğrenime bağlı olarak bir işi başarma ve bir işlemi amaca uygun olarak sonuçlandırma yeteneği, maharet. Vücudun, yapılması güç alıştırmalara yatkın olması durumu.