ETER ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "eter" olan, toplam 9 adet kelime bulunmaktadır. eter ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu eter ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde eter olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

ETER

Oksijenli asitlerin alkollerle birleşmesinden oluşan sıvılar. Bir tür organik yağ çözücü. Hekimlikte kullanılan, çok uçucu, renksiz ve kendine özgü kokusu olan bir sıvı, lokman ruhu.

ETERLEŞMEK

Bir alkol veya bir asit eter durumuna dönüşmek.

ETERLEŞTİRMEK

Eter durumuna getirmek.

ETERLEŞTİRME

Eterleştirmek işi.

ETERLER

İki alkol molekülünden bir molekül su çıkarılmasıyla oluşan bileşikler.

ETERLEME

Eterlemek işi.

ETERLEŞME

Eterleşmek işi.

ETERİK

Çok tatlı ve kırmızı renkli bir çeşit erik.

ETERLEMEK

Eter buharı koklatarak anestezi yapmak.

  -   -   -  

Anlamında ETER bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ETER geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BETERLEŞMEK

Beter duruma gelmek.

BELİRLENİMCİLİK

Her olayın başka olayların gerekli ve kaçınılmaz bir sonucu olduğunu ileri süren öğreti, gerekircilik, determinizm.

BİÇİMCİLİK

Biçimci olma durumu, formalizm. Özü, içeriği yeterince önemsemeden yalnız biçim üzerinde duran, biçime ağırlık veren görüş, formalizm.

BASINÇLAMAK

Hava taşıtlarında, insan organizması için yeterli basınç düzeyini sağlamak veya ayarlamak.

BROMÜR

Bromhidrik asidin tuzu veya eteri.

BELİRLENMEZCİ

Belirlenmezcilik yanlısı olan, yad gerekirci, indeterminist.

ARITICI

Arıtma özelliği olan (şey). Deterjan. Özleştirici, sadeleştirici kimse.

BAYTAR

Veteriner hekim.

BESBETER

Çok kötü, beş beter.

ASINTI

Bir işi hemen yapmayıp bekleterek geri bırakma, tehir, tavik. Sırnaşan, tebelleş olan kimse. Birini tedirgin edecek kadar üzerine düşme.

AYRIŞIK

Ayrışmış olan. Birbirlerine çok fazla benzer özellikler taşımayan parça veya birimlerden oluşan bütün veya topluluk, ayrı cinsten, heterojen. Ayrı türden, çeşit çeşit, muhtelif, heterojen.

ASETON

Birçok organik maddeyi eritmekte kullanılan uçucu, kolayca alev alır, eter kokusunda bir sıvı.

BRÖVE

Belli bir eğitimden sonra uçak kullanabilecek veya paraşütle atlayabilecek duruma gelmiş kimselere verilen yeterlik belgesi.

BAYTARLIK

Veterinerlik.

AZOL

Heterosiklik birleşiklerin önemli bir sınıfı.

BELİRLENİM

Belirli duruma gelme işi. Bir kavramın anlamının, içeriğinin, yapısının veya sınırlarının tam olarak belirlenmesi işi, gerektirim, determinasyon.

BESİNSİZ

Besini olmayan, kendisinde besin bulunmayan. Yeterince besin alamayan, gıdasız.

BELİRLENİMCİ

Belirlenimcilik yanlısı olan, gerekirci, determinist.

BELİRLENMEZCİLİK

Nedensellik yasasına bağlı olmayan, bir sebebe bağlanmayan olay ve durumların da bulunduğunu öne süren görüş, yad gerekircilik, indeterminizm. İnsan iradesinin hiçbir şarta bağlı olmadığını, içinde bulunduğu şartlarla belirlenmediğini, insanın özgür iradesinin nedensellik yasasına bağlı olmadığını savunan görüş, yad gerekircilik, indeterminizm.

BİLMEK

Bir şeyi anlamış veya öğrenmiş bulunmak. Saymak. İşine gelmek, uygun bulmak. Sanmak, varsaymak, farz etmek. -a / -e ekli fiillerle yeterlik bildiren birleşik fiiller oluşturur. Bir iş yapmaya alışmış olmak, elinden gelmek. İnanmak. Sorumlu tutmak. Bir bilim veya sanat dalında yeterli olmak. Tanımak, hatırlamak.