Kelimeler arşivinde; içinde "emme" olan, toplam 38 tane kelime bulunuyor. İçerisinde emme bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu emme ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında emme olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
MÜKEMMELLEŞEBİLME, MÜKEMMELİYETÇİLİK, MÜKEMMELLEŞTİRMEK
MÜKEMMELLEŞTİRME
MÜKEMMELLEŞMEK, MÜKEMMELİYETÇİ
MÜKEMMELLEŞME
MÜKEMMELİYET
İÇMEZLEMMEK, MÜKEMMELLİK
MÜKEMMELEN
ZEMMETMEK, ÇİLLEMMEK, SİNMEMMEÇ
ZEMMETME, MÜSEMMEN, EMMETROP, MÜKEMMEL
MENEMME, ÖNEMMEÇ, HELEMME, GÜLEMME, MÜEMMEN, TECEMME
NEMMEN, TEMMEL, SEMMEK, TEMMEK, MEMMEN, MEMMED, GEMMEŞ, EMMETE, EMMEMA
EMME
Emmek işi. Petrol ile ilgili işlemlerde bir akışkanın çekilişi. Bir deponun böyle bir çekilme ile doldurulması işlemi. Soğurma. Boruda akan sıvının oluşturduğu çekiş.
MÜKEMMELLEŞTİRME
Mükemmelleştirmek durumu.
MÜKEMMELLEŞEBİLME
Mükemmelleşebilmek işi.
MÜKEMMELLEŞME
Mükemmelleşmek durumu.
MÜKEMMELLEŞMEK
Mükemmel duruma gelmek.
MÜKEMMELİYETÇİLİK
Mükemmeliyetçi olma durumu. Hayatta en önemli amacın ahlaki olgunluğa erişmek olduğunu savunan kuram.
MÜKEMMELİYETÇİ
Aşırı titiz davranan kimse. Ahlaki olgunluğa erişmeyi amaç edinen kimse. Mükemmel olma yolunda aşırı çaba sarf eden kimse.
MÜKEMMELLİK
Eksiksiz, kusursuz, tam, yetkin olma, mükemmeliyet.
SİNMEMMEÇ
Saklambaç oyunu.
ZEMMETME
Zemmetmek işi.
İÇMEZLEMMEK
içmez görünmek.
MÜKEMMELEN
Eksiksiz, kusursuz olarak.
MÜKEMMELLEŞTİRMEK
Mükemmel duruma getirmek.
MÜKEMMELİYET
Mükemmellik.
ÇİLLEMMEK
Çimlenmek, yeşermek.
ZEMMETMEK
Yermek, kınamak, kötülemek, çekiştirmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde EMME geçen kelimeler listesi verilmiştir.
EMİK
Emmekten çürüyen yer, emme izi. İnsan beyni.
BİTLER
Kanatlılar alt sınıfına giren, ağız yapıları sokup emmeye elverişli, memelilerde yaşayan ve kanla beslenen bir böcek takımı.
İÇMEK
Bir sıvıyı ağza alıp yutmak. Bir şey, bir sıvıyı içine çekmek, emmek. Sigara, nargile vb.nin dumanını içe çekmek. İçki kullanmak.
HARİKA
Yaradılışın ve imkânların üstünde nitelikleriyle insanda hayranlık uyandıran. "Güzel" anlamında kullanılan bir söz. Çok büyük bir hayranlık uyandıran, eksiksiz, kusursuz, tam, mükemmel.
ASPİRATÖR
Havadaki duman, is, koku vb. yabancı maddeleri emerek dışarı atan aygıt, emmeç. Kendisine bağlanan bir kabın içindeki gazı seyreltmeye veya sıkıştırmaya yarayan, içinden bir sıvı geçirilerek çalıştırılan araç, emmeç.
EMLİK
Emme döneminde olan çocuk. Zamanından daha geç doğan kuzu veya oğlak.
İLAHİ
"Bu ne hâl, ne tuhaf" gibi şaşma, sitem bildiren bir söz. Tanrı ile ilgili olan, Tanrı'ya özgü olan, tanrısal, lahuti. Çok güzel, mükemmel. Tanrı'yı övmek, ona dua etmek için yazılıp makamla okunan nazım.
EMDİRMEK
Emmesini sağlamak.
EKSİK
Bir bölümü olmayan, noksan, natamam. Mükemmel olmayan, kusurlu, muallel, sakat. Az. İhtiyaç duyulan şey.
BURUNSAK
Hayvan yavrusunun anasından süt emmesini önlemek için burnuna geçirilen başlık, burunsalık, burunluk. Hayvanların burunlarına geçirilen ip, burunsalık, burunluk.
KIYAK
Benzerlerinden üstün olan, çok güzel, mükemmel. Kıyıcı, zalim, gaddar. Hoşgörü, ayrıcalık tanıma. Güzel, biçimli, yakışıklı, düzgün giyimli.
KOMPLE
Dolu. Bütünü aynı şeyden olup bir takım oluşturan. Üstün nitelikleri kendinde toplayan, mükemmel. Eksiksiz, gerekli her şeyi tamam olan, tam.
İMTİSAS
Emme, emerek çekme, soğurma.
EMİLMEK
Emme işine konu olmak.
EMİCİ
Emme özelliği olan.
EMDİRME
Emmesini sağlama, emdirme işi.
BERKEMAL
Mükemmel, pek iyi.
ÇEKMEK
Bir şeyi tutup kendine ya da başka bir yöne doğru yürütmek. Atmak, vurmak. Taşıma gücü olmak. Bir kimseyi veya bir şeyi geri almak. Kaçan ilmeği örmek. Asmak. Herhangi bir engel kurmak. Şans denemek amacıyla hazırlanmış kâğıtlardan birini almak. Güç durumlara dayanmak, katlanmak. Görüntüyü bir aletle özel bir nesne üzerine kaydetmek. Üzerinde bulunan bir silahla saldırmak için davranmak. Dişi hayvanı çiftleşmek için erkeğin yanına götürmek. İmbik yardımı ile elde etmek. Hoşa gitmek, sarmak. Tartıda ağırlığı olmak. Masrafını karşılamak, ikramda bulunmak. Yollamak. İçine almak, emmek. Hamur vb. iyice pişmiş duruma gelmek. Daralıp kısalmak. Vericiden gelen dalgaları algılayarak televizyon, radyo, telefon vb. aygıtlarla bağlantı kurmak. Bir kimse ailesinden birine herhangi bir bakımdan benzemek. Germek. Tedavi amacıyla şişe, vantuz, sülük vb.ni uygulamak. Bir duyguyu içinde yaşatmak. Aynısını yazmak veya çizmek. Bir yerden bir şeyi yukarı doğru almak. Öğütmek. Çizgi durumunda uzatmak. Boya, badana vb. sürmek. Döşemek. Yürütmek, sürmek. Yol, ay sürmek. Bir yerden başka bir yere taşımak. Örtmek, giymek. Protesto, poliçe, çek vb. düzenleyip yürürlüğe koymak. Bir amaçla ortadan kaldırmak. Bir cisim, belli bir yakınlıktaki başka bir cismi kendisine yaklaşmaya zorlamak, itmek karşıtı. Herhangi bir anlama almak. Taşıtı bir yere bırakmak, koymak. Bir şeyin içyüzünü anlamak amacıyla bir kimseyi sıkıştırmak. İçki içmek. Bir şeyi emip dışarıya çıkarmak.
EMİŞ
Emme işi.
EMİŞMEK
Karşılıklı olarak emmek. Sağılmadan önce koyunlar kuzular tarafından gizlice emilmek.