Kelimeler arşivinde; içinde "emet" olan, toplam 88 tane kelime bulunuyor. İçerisinde emet bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu emet ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında emet olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
MUKAVEMETSİZLİK
MUKAVEMETÇİLİK
MUKAVEMETSİZ, MELEMETLEMEK, DESKEMETOSEL, DEREMETLEMEK, DESKEMETİTİS
TİRGEMETASI, MUKAVEMETLİ, MUKAVEMETÇİ, DEMETLETMEK, DEMETLENMEK, DEMETKÜFLER
DEMETLENİŞ, YEŞİLDEMET, ANTİEMETİK, DEMETLENME, DEMETLEŞME, DEMETLETİŞ, DEMETLETME, DEMETLEYİŞ, SEREMETTİN, ŞEREMETLER, ALAMEREMET, DEMETLEMEK, MUTEMETLİK
TELEMETRE, MÜGEVEMET, EMETULLAH, SEMETAYUH, DEREMETLİ, ESEMETSİZ, MUKAVEMET, MÜLAYEMET, TELEMETRİ, DEMETEKEN, ŞEREMETLİ, ÇEREMETÇİ, DEMETLEME
KİREMETE, ALASEMET, GÜLDEMET, MERHEMET, HEMETCİK, HEMETEŞE, MEMETİNA, MEMETİKA, DEMETÇİK, SEMETLER, CEMETMEK, BEYSEMET
NEDEMET, SELEMET, MÖTEMET, SEMETLİ, MEREMET, DEMETÇİ, ŞEREMET, TEMETOS, VEHEMET, CEMETME, MELEMET, HEMEMET, KEREMET, KESEMET, İLEMETE, GEREMET, GAREMET, CESEMET, DELEMET, TEMETTÜ, MUTEMET, DEMETLİ, DEREMET
ALEMET, YEMETE, AZEMET, ÇEMETE, ELEMET, EMETİK
SEMET, DEMET, NEMET, EMETE, EMETİ, GEMET, KEMET
EMET
EMET
Kütahya iline bağlı ilçelerden biri.
MUKAVEMETÇİLİK
Mukavemetçi olma durumu.
MUKAVEMETLİ
Dayanıklı, güçlü, dirençli.
DEMETLETMEK
Demet yaptırmak.
DEMETKÜFLER
Yer yer, boncuk dizilmiş tüylerle süslü bir taç ya da bir demet görünüşünde dalcıklarına rastlanan, gerek insan gerekse hayvan vücudunda iç, ya da dışasalak yaşama uymuş birçok türü içine alan asklımantarlar familyası.
DESKEMETİTİS
Keratitis posteriyör.
DEMETLENİŞ
Demetlenme işi.
MUKAVEMETSİZLİK
Mukavemetsiz olma durumu.
MUKAVEMETÇİ
Düşman saldırısına boyun eğmeyip her çeşit araçla karşı gelen yurtsever kimse. Uzun mesafe koşucusu.
YEŞİLDEMET
Erzurum ilinde, Akşar nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
DESKEMETOSEL
Gözde, deskement zarının fıtıklaşması. Kornea zedelenmesi veya derin kornea ülserini takiben biçimlenir.
TİRGEMETASI
Sefertası.
MUKAVEMETSİZ
Dayanıksız, güçsüz, dirençsiz.
DEMETLENMEK
Demet yapılmak.
DEREMETLEMEK
Hazırlamak, sağlamak, toplamak. Onarmak, düzeltmek.
MELEMETLEMEK
Onarmak. Üstünkörü geçmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde EMET geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇİLE
Zahmet, sıkıntı. Yay kirişi. İpek, yün, pamuk vb. her türlü iplik demeti. Dervişlerin kırk gün süre ile kendilerine uyguladıkları zahmetli ve perhizli dönem.
DEMETLİ
Demet biçiminde olan.
DEMETÇİK
Küçük demet.
ELÇİM
Bir defada ele alınabilecek kadar az olan nesne. Tutam, bir demet, bir parça.
BAĞ
Bir şeyi başka bir şeye veya birçok şeyi topluca birbirine tutturmak için kullanılan ip, sicim, şerit, tel vb. düğümlenebilir nesne. Meyve bahçesi. Üzüm kütüklerinin dikili bulunduğu toprak parçası. Bir halat üzerine atılan sağlam, düzgün ve istendiğinde kolayca çözülebilen her türlü düğüm. Kemikleri birbirine bağlamaya, iç organları yerinde tutmaya yarayan lif demeti. Nota yazarken yan yana gelen aynı veya farklı değerdeki notaların birbirine bağlanarak çalınacağını belirtmek için yapılmış olan yay biçimindeki işaret. İlgi, ilişki, rabıta. Bağlam, deste, demet. Sargı.
CEMETME
Cemetmek işi.
GÜMÜL
Susam ve ekin demeti veya yığını.
DEMETLEME
Demetlemek işi.
FAVORİ
Herhangi bir iş veya yarışmada üstünlük sağlayacağına inanılan (kimse, taraf, takım vb.). Yüzün iki yanında, saçın devamı olarak bırakılan sakal demeti, duluk. Gözde.
ANADUT
Ekin ve ot demetlerini arabaya yüklemeye veya harmanı aktarmaya yarayan uzun saplı, üç dişli, ahşap araç.
DEMETLEMEK
Demet yapmak, demet durumunda ayırıp bağlamak.
DİYAFRAM
Göğüs ve karın boşluklarını birbirinden ayıran ince ve geniş kas. Bir ışık demetinde uçtaki ışıkları tutmak ve optik cihazlarda daha net bir görüntü elde etmek için kullanılan çapı ayarlanabilir ışık geçirmez levha.
HARMAN
Biçildikten sonra tahıl demetlerinin üzerinden düven geçirilerek tanelerin başaklarından ayrılması işi. Bu işin yapıldığı yer ya da mevsim. Birçok çeşitten birer parça alıp yeni birleşim oluşturma işi. Herhangi bir şeyin çok bulunduğu yer. Selüloz açılması aşamasından başlayıp kâğıt veya karton sayfasının meydana gelmesine kadar kullanılan bir veya birkaç kâğıt hamuru ile diğer malzemelerin meydana getirdiği sulu süspansiyon. Herhangi bir şeyin toplu hâlde bulunduğu, işlendiği veya satıldığı yer.
BUKET
Çiçek demeti.
DAYANIRLIK
Direnç, mukavemet.
BAŞAKÇIK
Çiçeklerde başağı oluşturan çiçek demeti veya topluluğu.
DİRENÇ
Dayanma, karşı koyma gücü, mukavemet. Bir nesnenin elektrik akımına karşı dayanma özelliği, mukavemet, rezistans. Bir çevrime istenilen değerde ek direnç katmak için kullanılan düzen, mukavemet, rezistans.
DESTE
Cinsleri aynı veya birbirine yakın olan şeylerin bir arada bağlanmışı, demet, bağlam. Yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları derecelerden biri. Elli iki karttan oluşan iskambil kâğıdı. Kılıç, bıçak vb.nin elle tutulacak yeri. Aynı cinsten onluk bir küme.
DAYANMAK
Bir yere yaslanmak, kendini dayamak. Varmak, ulaşmak. Tutunmak, karşı durmak, karşı koymak, mukavemet etmek. Uzun süre kullanılmaya uygun olmak. Güç bir duruma katlanmak, çekmek, sabretmek, tahammül etmek. Birinden, bir şeyden güç almak, güvenmek, istinat etmek. Yetişmek, yeter olmak. Bir şeyin üzerinde kurulmuş olmak. Zarar görmemek, varlığını korumak, hasar görmemek. Bir iş sonunda birinin veya bir şeyin üzerinde kalmak. Bütün gücünü kullanarak bir işi yapmak.
DEMETÇİ
Demet yapan kimse. Harman makinesini ekin demetleriyle dolduran kimse.