Kelimeler arşivi içinde; sonunda "emet" olan, toplam 34 adet kelime bulunmaktadır. Sonu emet ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında emet olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde emet olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
YEŞİLDEMET, ALAMEREMET
MUKAVEMET, MÜGEVEMET, MÜLAYEMET
GÜLDEMET, MERHEMET, BEYSEMET, ALASEMET
NEDEMET, MÖTEMET, MEREMET, MELEMET, KESEMET, KEREMET, MUTEMET, HEMEMET, GEREMET, SELEMET, GAREMET, ŞEREMET, DEREMET, DELEMET, CESEMET, VEHEMET
ALEMET, ELEMET, AZEMET
EMET
Kütahya iline bağlı ilçelerden biri.
MELEMET
Oysa. Sıradan, önemsiz. Eğreti.
MERHEMET
Merhamet. Arapça kökenli merhamet: merhamet.
MÜLAYEMET
Yumuşaklık. Bağırsakta yumuşaklık.
KESEMET
Anlaşma, söz kesme.
ALAMEREMET
Çok acele, çabucak: Kamyon gidiyormuş, alameremet hazırlandım geldim.
MÖTEMET
Arapça kökenli mu'temed: mutemet.
GÜLDEMET
Gül gibi güzel olan.
MÜGEVEMET
Arapça kökenli mukavemet: mukavemet.
ALASEMET
Yarım yamalak, çok acele, çabucak.
MEREMET
Acıma.
KEREMET
Uğur, şans, talih. Başsağlığı. Arapça kökenli kerâmet: keramet; ermişlik.
YEŞİLDEMET
Erzurum ilinde, Akşar nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
MUKAVEMET
Dayanma, karşı durma, karşı koyma, dayanırlık. Direnç.
BEYSEMET
Peksimet. Hayır için cuma günü dağıtılan küçük ekmek.
NEDEMET
Arapça kökenli nedâmet: nedamet.
Bu bölümde tanımı içerisinde EMET geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BUKET
Çiçek demeti.
FAVORİ
Herhangi bir iş veya yarışmada üstünlük sağlayacağına inanılan (kimse, taraf, takım vb.). Yüzün iki yanında, saçın devamı olarak bırakılan sakal demeti, duluk. Gözde.
ANADUT
Ekin ve ot demetlerini arabaya yüklemeye veya harmanı aktarmaya yarayan uzun saplı, üç dişli, ahşap araç.
BAŞAKÇIK
Çiçeklerde başağı oluşturan çiçek demeti veya topluluğu.
DEMETLETMEK
Demet yaptırmak.
DEMETLİ
Demet biçiminde olan.
DEMETÇİ
Demet yapan kimse. Harman makinesini ekin demetleriyle dolduran kimse.
DEMETLEMEK
Demet yapmak, demet durumunda ayırıp bağlamak.
DAYANMAK
Bir yere yaslanmak, kendini dayamak. Varmak, ulaşmak. Tutunmak, karşı durmak, karşı koymak, mukavemet etmek. Uzun süre kullanılmaya uygun olmak. Güç bir duruma katlanmak, çekmek, sabretmek, tahammül etmek. Birinden, bir şeyden güç almak, güvenmek, istinat etmek. Yetişmek, yeter olmak. Bir şeyin üzerinde kurulmuş olmak. Zarar görmemek, varlığını korumak, hasar görmemek. Bir iş sonunda birinin veya bir şeyin üzerinde kalmak. Bütün gücünü kullanarak bir işi yapmak.
DİYAFRAM
Göğüs ve karın boşluklarını birbirinden ayıran ince ve geniş kas. Bir ışık demetinde uçtaki ışıkları tutmak ve optik cihazlarda daha net bir görüntü elde etmek için kullanılan çapı ayarlanabilir ışık geçirmez levha.
DİRENÇ
Dayanma, karşı koyma gücü, mukavemet. Bir nesnenin elektrik akımına karşı dayanma özelliği, mukavemet, rezistans. Bir çevrime istenilen değerde ek direnç katmak için kullanılan düzen, mukavemet, rezistans.
ÇİLE
Zahmet, sıkıntı. Yay kirişi. İpek, yün, pamuk vb. her türlü iplik demeti. Dervişlerin kırk gün süre ile kendilerine uyguladıkları zahmetli ve perhizli dönem.
DEMETÇİK
Küçük demet.
DAYANIRLIK
Direnç, mukavemet.
DESTE
Cinsleri aynı veya birbirine yakın olan şeylerin bir arada bağlanmışı, demet, bağlam. Yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları derecelerden biri. Elli iki karttan oluşan iskambil kâğıdı. Kılıç, bıçak vb.nin elle tutulacak yeri. Aynı cinsten onluk bir küme.
DEMETLENMEK
Demet yapılmak.
BAĞ
Bir şeyi başka bir şeye veya birçok şeyi topluca birbirine tutturmak için kullanılan ip, sicim, şerit, tel vb. düğümlenebilir nesne. Meyve bahçesi. Üzüm kütüklerinin dikili bulunduğu toprak parçası. Bir halat üzerine atılan sağlam, düzgün ve istendiğinde kolayca çözülebilen her türlü düğüm. Kemikleri birbirine bağlamaya, iç organları yerinde tutmaya yarayan lif demeti. Nota yazarken yan yana gelen aynı veya farklı değerdeki notaların birbirine bağlanarak çalınacağını belirtmek için yapılmış olan yay biçimindeki işaret. İlgi, ilişki, rabıta. Bağlam, deste, demet. Sargı.
CEMETME
Cemetmek işi.
DEMETLEME
Demetlemek işi.
ELÇİM
Bir defada ele alınabilecek kadar az olan nesne. Tutam, bir demet, bir parça.