İçinde DÜR geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "dür" olan, toplam 513 tane kelime bulunuyor. İçerisinde dür bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu dür ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında dür olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

ÇÖZDÜRÜLEBİLMEK, ÇÖZÜNDÜREBİLMEK, DÜŞÜNDÜREBİLMEK, SÖNDÜRÜLEBİLMEK, SÖYÜNDÜRÜNÜLMEK

14 harfli kelimeler

DÜŞÜNDÜRÜCÜLÜK, ÇÖZDÜRÜLEBİLME, ÇÖZÜNDÜREBİLME, DÜŞÜNDÜREBİLME, GÖDÜRSÜZLENMEK, İMİDOPEPTİDÜRİ, KARAGÖYÜNDÜRME, SÖNDÜRÜLEBİLME, SÜRDÜRÜMLENMEK

13 harfli kelimeler

SÜRÜNDÜRÜLMEK, BÖLDÜREBİLMEK, ÇÖYDÜRÜKLEMEK, ÇÖZDÜREBİLMEK, ÇÖZELENDÜRMEK, ÇÖZÜNDÜRÜLMEK, DÖNDÜREBİLMEK, DÜMÜKDÜRÜLMEK, DÜŞÜNDÜRMELİK, GELİNGÜLDÜREN, GÖRDÜREBİLMEK, GÜLDÜREBİLMEK, ÖLDÜRTEBİLMEK, SÖNDÜREBİLMEK, SÖYLEYÜDÜRKEN, SÜNDÜREBİLMEK, SÜRDÜREBİLMEK, SÜRDÜRÜMCÜLÜK, SÜRDÜRÜMLEMEK, SÜRDÜRÜMLENME, YUKARIDÜRMELİ, YÜZDÜREBİLMEK

12 harfli kelimeler

DÖVDÜRTÜLMEK, DÜRTÜŞTÜRMEK, DÜŞÜNDÜRTMEK, GÜLDÜRÜCÜLÜK, SÜRÜNDÜRÜLME, AMİNOASİDÜRİ, AŞAĞIDÜRMELİ, BÖLDÜREBİLME, ÇÖZDÜREBİLME, ÇÖZÜNDÜRÜLME, DEĞZİNDÜRMEK, DÖNDÜREBİLME, DÜRTMEKLEMEK, DÜRTMELEMEYH, FAKİRÖLDÜREN, GARİPÖLDÜREN, GELİNÖLDÜREN, GÖRDÜREBİLME, GULDÜRGÜNÇAN, GÜLDÜREBİLME, KARAGÖNDÜRME, ÖLDÜREBİLMEK, ÖLDÜRTEBİLME, ÖLDÜRÜNÜLMEK, SÖNDÜREBİLME, SÜNDÜREBİLME, SÜRDÜREBİLME, SÜRDÜRÜMLEME, TERLETDÜRMEK, ÜZDÜRÜVERMEK, Devamını Oku »»

11 harfli kelimeler

BAŞMÜDÜRLÜK, ÇÖZÜNDÜRMEK, DÖNDÜRÜLMEK, DÖVDÜRTÜLME, DÖVDÜRÜLMEK, DÜRTÜKLEMEK, DÜRTÜŞLEMEK, DÜRTÜŞTÜRME, DÜŞÜNDÜRMEK, DÜŞÜNDÜRTME, DÜŞÜNDÜRÜCÜ, ÖLDÜRÜCÜLÜK, SÖNDÜRÜLMEK, SÜRÜNDÜRMEK, YÜZDÜRÜLMEK, İYODOİYODÜR, ABDÜRREZZAK, BÖLDÜRÜLMEK, BÜRÜNDÜRMEK, BÜZDÜRÜLMEK, ÇÖZDÜRÜLMEK, DÖKÜŞDÜRMEK, DÜMÜKDÜRMEK, DÜRRÜŞEHVAR, DÜRTEKLEMEK, DÜTÜZDÜRMEK, ELLEŞDÜRMEK, GÖVÜNDÜRMEK, GÖYÜNDÜRMEK, GÜĞÜNDÜRMEK, Devamını Oku »»

10 harfli kelimeler

DÖVDÜRTMEK, DÜRÜMLEMEK, GÖMÜLDÜRÜK, GÖRDÜRTMEK, ÖLDÜRESİYE, ÖLDÜRÜLMEK, SÖNDÜRÜLME, SÜRÜNDÜRME, YÜZDÜRÜLME, ABDÜRRAHİM, ABDÜRREŞİT, BADIRGÜDÜR, BİNDÜRTMEK, BORTDÜRMEK, BOYUNDÜRÜK, BÖLDÜRTMEK, BÖLDÜRÜLME, BÖRTDÜRMEK, BÜRÜNDÜRME, BÜZDÜRÜLME, ÇÖKÜNDÜRÜK, ÇÖZDÜRÜLME, ÇÖZÜNDÜRME, ÇÜKÜNDÜRÜK, DEEŞDÜRMEK, DÖNDÜRMECE, DÖNDÜRTMEK, DÖNDÜRÜGEÇ, DÖNDÜRÜLME, DÖVDÜRÜLME, Devamını Oku »»

9 harfli kelimeler

BÖLDÜRMEK, BÜZDÜRMEK, ÇÖĞDÜRMEK, ÇÖZDÜRMEK, DÖNDÜRMEK, DÖVDÜRMEK, DÖVDÜRTME, DÜRTÜLMEK, DÜRTÜŞMEK, DÜRÜMLEME, DÜRÜSTLÜK, GÖRDÜRMEK, GÖRDÜRTME, GÜLDÜRMEK, GÜLDÜRÜCÜ, MÜDÜRİYET, ÖLDÜRTMEK, ÖLDÜRÜLME, SÖNDÜRMEK, SÖNDÜRÜCÜ, SÖVDÜRMEK, SÜNDÜRMEK, SÜRDÜRMEK, SÜZDÜRMEK, TENDÜRÜST, TÜYDÜRMEK, YÜZDÜRMEK, ABDÜRRAUF, AVUSDÜRYA, BİNDÜRMEK, Devamını Oku »»

8 harfli kelimeler

BAŞMÜDÜR, BÖLDÜRME, BÜZDÜRME, ÇÖĞDÜRME, ÇÖZDÜRME, ÇÜKÜNDÜR, DÖNDÜRME, DÖNDÜRÜŞ, DÖVDÜRME, DÜRBÜNLÜ, DÜRTÜLME, DÜRTÜŞME, DÜRÜLMEK, GÖRDÜRME, GÜLDÜRME, MÜDÜRLÜK, ÖLDÜRMEK, ÖLDÜRTME, ÖLDÜRÜCÜ, ÖRDÜRMEK, PROSEDÜR, SÖNDÜRME, SÖVDÜRME, SÜNDÜRME, SÜRDÜRME, SÜRDÜRÜM, SÜRDÜRÜŞ, SÜZDÜRME, TÜYDÜRME, YÜZDÜRME, Devamını Oku »»

7 harfli kelimeler

DÜRMECE, DÜRTMEK, DÜRÜLME, DÜRÜLÜŞ, GÜLDÜRÜ, ÖLDÜRME, ÖLDÜRÜŞ, ÖRDÜRME, ASİDÜRİ, BEDÜRÜK, BÖDÜRUK, BÖDÜRÜK, ÇODÜRÜK, DÖDÜREK, DÖNDÜRÜ, DÜRDANE, DÜREMEÇ, DÜREMEK, DÜRMEYH, DÜRTMEÇ, DÜRÜLÜK, DÜRÜMCÜ, DÜRÜMEK, DÜRÜMLÜ, DÜRÜNGE, DÜRÜŞME, ELDÜREN, ENDÜRÜZ, GÖDÜREÇ, GÖDÜRGE, Devamını Oku »»

6 harfli kelimeler

BORDÜR, DÜRBÜN, DÜRMEK, DÜRTME, DÜRTÜŞ, DÜRÜLÜ, DÜRÜST, İYODÜR, ÇÖLDÜR, ÇÖNDÜR, DÖRDÜR, DÜREYH, DÜRİYE, DÜRMEÇ, DÜRMEH, DÜRMÜK, DÜRNEV, DÜRREK, DÜRTEÇ, DÜRTEK, DÜRTÜK, DÜRÜME, DÜRÜŞT, DÜRÜYH, GÜDÜRÜ, GÜLDÜR, HÖLDÜR, HÜNDÜR, KEŞDÜR, KÖYDÜR, Devamını Oku »»

5 harfli kelimeler

DÜRME, DÜRTÜ, DÜRZİ, DÜRZÜ, MÜDÜR, BÜDÜR, DÜREÇ, DÜREK, DÜREN, DÜRGE, DÜRGÜ, DÜRİT, DÜRLÜ, DÜRPÜ, DÜRRİ, DÜRŞÜ, DÜRÜK, DÜRÜL, DÜRÜM, DÜRÜS, GÜDÜR, KÜDÜR, ÖĞDÜR, SÖDÜR

4 harfli kelimeler

DÜRE, DÜRİ, DÜRR, DÜRÜ

3 harfli kelimeler

DÜR

Bazı kelimelerin anlamları

DÜR

İnci.

İMİDOPEPTİDÜRİ

İdrarla imidopeptitlerin atılması.

SÖNDÜRÜLEBİLME

Söndürülebilmek işi.

GÖDÜRSÜZLENMEK

Arsızlanmak.

ÇÖZDÜRÜLEBİLME

Çözdürülebilmek işi.

SÜRÜNDÜRÜLMEK

Süründürme işi yapılmak.

ÇÖZDÜRÜLEBİLMEK

Çözdürülme imkânı veya olasılığı bulunmak.

SÖNDÜRÜLEBİLMEK

Söndürülme imkânı veya olasılığı bulunmak.

DÜŞÜNDÜREBİLME

Düşündürebilmek işi.

DÜŞÜNDÜRÜCÜLÜK

Düşündürücü olma durumu.

SÖYÜNDÜRÜNÜLMEK

Söndürülmek.

DÜŞÜNDÜREBİLMEK

Düşündürme imkânı veya olasılığı bulunmak.

KARAGÖYÜNDÜRME

Bir çeşit çıban, şarbon hastalığı.

ÇÖZÜNDÜREBİLMEK

Çözündürme imkânı veya olasılığı bulunmak.

SÜRDÜRÜMLENMEK

Abone olmak.

ÇÖZÜNDÜREBİLME

Çözündürebilmek işi.

  -   -   -  

Anlamında DÜR bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DÜR geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AKSEPTANS

Yabancı ülkelerde okuyacak öğrenciler için gönderilen kabul belgesi. Poliçelerin üzerine "kabulümdür" biçiminde yazılarak altı imzalanan açıklama, kabul.

BALTACI

Balta yapan ya da satan kimse. Yangın söndürme kuruluşlarında balta kullanan er, baltalı. Önceleri sefer sırasında çalılık ve ormanlık yerleri temizlemek, yol açmak, çadırları kurup kaldırmak, yükleri bindirip indirmekle, sonraları kızlar ağasına bağlı olarak sarayı korumak ve sarayın dış hizmetlerini yapmakla görevli kimse, baltalı. Odun kırıcı.

ABONE

Süreli yayınları, parasını önceden ödeyerek alma işi. Bir şeyi sürekli olarak kullanmak için hizmeti verenle sözleşme yapan kimse, sürdürümcü. Bir yere gitmeyi alışkanlık hâline getiren (kimse).

ABONMAN

Bir satıcı veya kamu kuruluşu ile alıcılar arasında yapılmış olan anlaşma, sürdürüm. Abone olma durumunu gösteren belge. Kent içinde ulaşımı sağlayan otobüslerde para yerine geçen bilet veya kart.

ASMAK

Bir şeyi aşağıya sarkacak bir biçimde bir yere iliştirip sarkıtmak. Gitmek zorunda olunan bir yere özürsüz gitmemek. Görevi olan bir işi özürsüz yapmamak. Bir kimseyi boğazından ip vb. geçirip sallandırarak öldürmek, idam etmek. Üzerine takınmak, kuşanmak.

AYNA

Işığı yansıtan, varlıkların görüntüsünü veren, cilalı ve sırlı cam, gözgü, mirat. Gemilerde işaretçi erlerin kullandığı dürbün. Atların diz kapağı. İyi bir durumda, yolunda. Doğramacılık ve yapıcılıkta çerçeve içine geçirilen tahta veya taş levha. Küreğin yassı uç bölümü. Karagöz oyununda perde. Bir olayı, bir durumu yansıtan, göz önünde canlandıran olay, durum, şey. Akıntı ve anaforun birleştiği yerde oluşan su burgacı.

ANAKONDA

Boğagillerden, tropikal Güney Amerika'da yaşayan, 8-10 metre uzunluğunda, avını sararak ve sıkarak öldüren bir tür yılan (Eunectes murinus).

AMANSIZCA

Öldürücü bir durumda, acımasız olarak, amansızcasına. Hoşgörüsüz olarak, amansızcasına.

ASILMAK

Asma işi yapılmak veya asma işine konu olmak. Bir şey isterken karşısındakini tedirgin edecek derecede üstelemek, ısrar etmek, ileri gitmek. Bir yere tutunup sarkmak. Sonuna kadar mücadele etmek. Karşı cinsin ilgisini çekmek için rahatsız edici davranışlarda bulunmak. Hızla eline almak. Tutup çekmek. Boynuna ip geçirip sallandırılarak öldürülmek, idam edilmek.

AKTİF

Etkin, canlı, hareketli, çalışkan, faal. Bir ticarethanenin, ortaklığın para ile değerlendirilebilen mal ve haklarının tümü. Etkili. Çalışan, çalışmasını sürdüren. Etken.

AHLAKSIZ

Ahlak kurallarına uymayan. Dürüst davranmayan, kötü huylu, terbiyesiz.

ARMAĞAN

Birini sevindirmek, mutlu etmek, onurlandırmak, kutlamak için veya anı olarak verilen şey, hediye, dürü. Bağış, ihsan. Bir bilim adamının emek verdiği dalda onu anmak için hazırlanan bilimsel eser. Ödül.

ARTÇI

Geçmiş bir sanat veya edebiyat çığırını sürdüren sanatçı veya hareket. Yürüyüş durumunda bulunan bir askerî birliğin güvenliğini sağlamak için arkadan gelmek üzere bırakılan kıta, dümdar, öncü karşıtı. Arkadan gelen, sonra olan, öncü karşıtı.

AÇIKLIK

Açık olma durumu, aleniyet. Uzaklık, mesafe. Bitki örtüsü olmayan, çıplak yer. Gerçeği olduğu gibi yansıtma durumu. Boş ve geniş yer, meydanlık. Bir söz veya yazıda maksadın açık olması özelliği, duruluk, vuzuh. Dürbün, fotoğraf makinesi vb. optik araçlarda ağız çapı, ışığın girebildiği delik.

ANLAMLI

Anlamı olan, manalı. İçeriği olan. Gizli bir anlamı olan, düşündürücü, manidar.

BAKAÇ

Dürbün. Vizör.

BAKICI

Bakma işiyle görevlendirilen kimse. Bir şeyi satın almayı düşünmeden yalnızca bakarak ilgilenen kimse. Falcı. Yabancı ülkede bir aile yanında kalarak eğitimini sürdüren ve aynı zamanda o evin çocuklarına bakan kimse. Genellikle çocuk, yaşlı ve hastalara bakma işiyle görevli kimse. Yeme içme, barınma ve eğitim karşılığında bakıcılık görevi yapan kimse.

AK

Kar, süt vb.nin rengi, beyaz, kara ve siyah karşıtı. Bu renkte olan. Sıkıntısız, rahat. Dürüst. Beyaz leke. Temiz.

ADA

Deniz veya göl suları ile çevrilmiş küçük kara parçası, cezire. Tali yoldan ana yola güvenli çıkışı sağlamak için tali yolun sağ tarafına yapılan, çizgilerle ayrılmış bölüm. Çevresi yollarla belirlenmiş olan arsa ve böyle bir arsayı kaplayan yapılar topluluğu. Kavşaklarda trafiği düzenleyici, yönlendirici veya ayırıcı olmak üzere bordürle sınırlandırılmış veya yer çizgileriyle belirlenmiş alan.

AKHARDAL

Hekimlikte iç sürdürücü olarak kullanılan hardal türlerinden biri (Sinapis alba).