İçinde DOR geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "dor" olan, toplam 168 tane kelime bulunuyor. İçerisinde dor bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu dor ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında dor olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

OKSİDOREDÜKTAZLAR

14 harfli kelimeler

ASİDOREZİSTANS, OKSİDOREDÜKTAZ

13 harfli kelimeler

DORSOFLEKSİYO, DORUCAŞAHİNCİ, DORUMBAĞIRDAN, STREPTODORNAZ, YUKARIDORUKLU

12 harfli kelimeler

AŞAĞIDORUKLU, CARATHEODORY, DORMADOLAŞIK, DORPERKOYUNU, DORSOVENTRAL, DORSOVERSİYO, ORNİTHODOROS, TELADORSAGİA

11 harfli kelimeler

DABANDORUYA, ENDORFİNLER, ENDORSEMENT, PSÖDORABİES, YAYVANDORUK

10 harfli kelimeler

ARMADORLUK, DORUKLAMAK, BERECEKDOR, ÇUKURDORUÇ, DORAKÇILIK, DORAMEKTİN, DORUKKİRİŞ, DORUKLAYIN, DORUKSARAY, DORUKTEKİN, GÖRENDORUK, LABRADORİT, ODORİMETRE

9 harfli kelimeler

DEODORANT, DORUKLAMA, KOMPRADOR, ALADORLAK, DABANDORU, DİNDORUĞU, DORAHİLLİ, DORGANMAK, DORGITMAK, DORGUÇASI, DORMOZOİT, DORMURMAK, DORUKDİBİ, DORUKISEÇ, DORUKKENT, DORUKKURT, DORUKSEKİ, DORUKTAKİ, DORUKTEPE, DORULAMAK, ESENDORUK, GONDOHDOR, KARADORUK, PSÖDORAFE, SUDORİFER

8 harfli kelimeler

HELYODOR, LABRADOR, TOREADOR, BONDOROH, BONDORUH, DİMDORUK, DORAĞOTU, DORAKOTU, DORDİNCİ, DORDOĞAN, DORGAMAK, DORGILIH, DORĞAMAK, DORMANSİ, DOROĞOTU, DORSALİS, DORUHLUH, DORUKHAN, DORUKKAN, DORUKKUT, DORUKLUK, DORUKMAK, DORUKUCU, DORULAMA, DORUMALİ, DORUMCUK, DORUMLAR, DOSDORĞİ, ENDORFİN, ENDORSEE, Devamını Oku »»

7 harfli kelimeler

ARMADOR, KOMODOR, KORİDOR, MATADOR, ACIDORT, AKDORUK, DİNDORU, DORABUÇ, DORAMAÇ, DORAMAH, DORAMAK, DORANGI, DOREMEK, DOREYLİ, DORGAMA, DOROĞTU, DORUCAK, DORUKÇU, DORUKLU, DORUOTU, DORUTAY, ENDORSE, KIDORİK, KÜLDORU, MAMADOR, ÖZDORUK, SİMEDOR, STRİDOR, SUDORLU

6 harfli kelimeler

KONDOR, ADORAL, AKDORA, AKDORU, DORANI, DORANİ, DORFİL, DORLAK, DORMAK, DORNİC, DOROTU, DORPİŞ, DORSAL, DORSUM, DORUCA, DORUSU, GODORA, KUDORU, TOHDOR

5 harfli kelimeler

DORSE, DORUK, DORUM, DORAK, DORAN, DORGI, DORGU, DORĞI, DORĞİ, DORİK, DORİM, DORİS, DOROK, DORTU, DORUÇ, DORUG, DORUH, DORUN, GODOR, KADOR, SUDOR

4 harfli kelimeler

DORU, DORA, DORE, DORİ, DORT

3 harfli kelimeler

DOR

Bazı kelimelerin anlamları

DOR

Balık ağı: Telden küçük bir dor yaptırdım. Doru (at rengi). Sıra: Değirmen kalabalık ancak akşam üzeri bana dor gelir.

OKSİDOREDÜKTAZ

Bir bileşiğin indirgenmesiyle diğer bileşiğin oksidasyonunu katalizleyen dehidrojenaz, hidroksilaz, oksidaz, oksijenaz, peroksidaz ve redüktaz gibi enzimler, oksidasyon-redüksiyon enzimleri. Bir substrattan diğerine H atomu, O atomu veya elektronların transferini katalize eden enzim. Bu sınıfta dehidrojenazlar, hidroksilazlar, oksidazlar, oksijenazlar, peroksidazlar ve redüktazlar bulunur.

ASİDOREZİSTANS

Aside dayanıklı.

CARATHEODORY

1873-1950. Konstantin Karatheodory, karmaşık fonksiyonlar teorisi dalında çalışmış, Alman matematikçisi.

DORSOVERSİYO

Özellikle kısraklarda enine gelişlerde görülen, döl yatağının hafif yukarıya doğru bükülmesi.

AŞAĞIDORUKLU

Şanlıurfa ilinde, Ceylânpınar ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

STREPTODORNAZ

Hemolitik streptokoklar tarafından üretilen deoksiribonükleaz.

DORSOVENTRAL

Dorsalden ventrale doğru yer alan. Palizat parenkimasının yaprağın sadece bir tarafında bulunduğu yaprak tipi.

DORMADOLAŞIK

Karmakarışık.

OKSİDOREDÜKTAZLAR

Bir bileşiğin indirgenmesiyle diğer bileşiğin oksidasyonunu katalizleyen herhangi bir enzim sınıfı. Dehidrojenazlar, katalazlar, oksidazlar, redüktazlar, peroksidazlar gibi. Oksidasyon redüksiyon enzimleri.

DORUCAŞAHİNCİ

Bartın kenti, Ulus belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

ORNİTHODOROS

Argasidae ailesinde bulunan çok sayıda hastalığa vektörlük yapan Ornithodorus asperus, O. tartakovskyi, O. tholozani, O. verrucosus (Rusya, Orta Doğu ve Asya'nın diğer bölgeleri) O. erraticus, O. normandi (İspanya ve Kuzey Afrika'da), O. dugesi, O. hermsii, O. parkeri, O. turicata (Meksika'da ve Birleşik Devletlerin Batısında), O. rudis, O. talaje (Orta ve Güney Amerika'da) O. savignyi (Afrika, Arabistan ve Hindistan'da) O. moubata (Güney Afrika'da) ve O. gurneyi (Avustralya'da) gibi önemli türleri bulunan argasid kene cinsi.

YUKARIDORUKLU

Şanlıurfa ilinde, Ceylânpınar ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

DORUMBAĞIRDAN

Deve yününden yapılan kilim.

DORPERKOYUNU

Güney Afrika'da bulunan, geliştirilmesinde Dorset Horn ve Blackheaded Persian koyunları kullanılmış olan, boynuzsuz, iyi vücut uzunluğu ve kısa yapağıya sahip, fertilitesi çok yüksek olan karakteristik özelliği başın siyah olması olan ancak beyaz da olabilen, eti için yetiştirilen koyun ırkı.

DORSOFLEKSİYO

Gebe döl yatağının üstten geriye doğru dirseklenmesi.

  -   -   -  

Anlamında DOR bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DOR geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ŞAHİKA

Doruk, zirve. En üst derece.

SARİG

Amerika'da yaşayan, genellikle yavrularını sırtında taşıyan keseli hayvanlardan bir tür sıçan (Didelphys dorsigera).

YOLLUK

Yolculuk sırasında yenmek üzere hazırlanan yiyecek, yol azığı. Yol masrafı olarak ödenen para, harcırah. Koridorlara serilen, dar ve uzun halı, yol halısı. Yolcuya verilen armağan.

ÇADIRUŞAĞI

Maydanozgillerden, öz suyu hekimlikte kullanılan bir bitki (Dorema ammoniacum).

ARALIK

Ara. Borsada hisse senetlerinin alım satım emirlerinin verildiği süre. Yarı açık, tam kapanmamış. Uygun, elverişli durum, fırsat. Yılın on ikinci ayı, ilk kânun, kânunuevvel. İki nota arasındaki perde uzaklığı. Basımcılıkta harfler veya satırlar arasındaki açıklık, espas. Tuvalet. Evin iki bölümü veya iki oda arasındaki dar geçit, geçenek, koridor. Iğdır iline bağlı ilçelerden biri. Toplu beden eğitiminde art arda dizilenleri ayıran açıklık. Portenin paralel çizgileri arasındaki boşluk. Bir sesi bir başka sesten, kalına veya inceye doğru ayıran uzaklık.

CEYLAN

Çift parmaklılardan, boynuzlugiller familyasından, çöllerde yaşayan, çok hızlı koşan, gözlerinin güzelliği ile tanınan, ince bacaklı, zarif, memeli hayvan, ahu, gazal (Gazella dorcas).

MAĞARA

Bir yamaca veya kaya içine doğru uzanan, barınak olarak kullanılabilen yer kovuğu, in. Karst bölgelerinde kireç taşlarının erimesiyle oluşan, büyük, birbirine koridorlarla bağlı yer altı kovukları.

BİTİRMİŞ

Bir bilim dalında veya başka bir alanda bilginin doruğuna ulaşmış (kimse). Bilgili, açıkgöz.

LABRADOR

Labrador kıyılarında parlak bir türüne rastlanan, feldspatlar grubundan ve plajiyoklaz serisinden olan alüminyum, kalsiyum ve sodyum silikatı.

GİDON

Yönelteç. Komodorlara özgü çıması çatal biçiminde kesilmiş sancak, fors.

AL

Kanın rengi, kızıl, kırmızı. Dorunun açığı, kızıla çalan at donu. Aldatma, düzen, tuzak, hile. Yüze sürülen pembe düzgün, allık. Bu renkte olan (at). Alüminyum elementinin simgesi. Bu renkte olan.

MİSVAK

Kuzey Afrika, İran ve Hindistan'da yetişen dikensiz küçük bir ağaç (Salvadora persica). Bu ağacın, ucu dövülüp fırça durumuna getirilen ve diş temizliğinde kullanılan çubuğu.

ARACI

Ara bulucu. Üretici ile tüketici arasında alım satım konusunda bağlantı kuran ve bundan kazanç sağlayan kimse, mutavassıt, komprador. İki şey arasında bağlantı kuran kimse, vasıta. İhracatçının ihracattan doğan alacaklarının büyük bir bölümünün malın yüklenmesinden hemen sonra, kalan kısmının ise para, malı alandan tahsil edildiğinde bir aracı banka tarafından ödenmesini sağlayan kredi veya yatırım tekniği.

ARMADORLUK

Armador olma durumu.

PEKMEZKEFİ

Kula ile doru arasında bir at donu. Bu renkte olan (at).

YAĞIZ

Esmer. Doru. Yiğit.

GEZİNTİ

Uzak olmayan bir yere yapılmış olan gezi, tenezzüh. Evlerde oda kapılarının açıldığı aralık, koridor. Sofa, balkon. Kale duvarlarının iç tarafında kuleleri birbirine bağlayan dar yol. Bir çalgıyla belli bir parça çalmaksızın ezgiler çıkarma işi.

DORUKLAMA

Doruklamak işi. Tepeleme.

GEÇENEK

Koridor.

LABİRENT

Çıkış yeri kolay bulunamayacak kadar karışık koridorları olan yapı. İçinden çıkılması güç veya imkânsız durum, sorun.