Kelimeler arşivi içinde; başında "dor" olan, toplam 100 adet kelime bulunmaktadır. dor ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu dor ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde dor olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
DORUCAŞAHİNCİ, DORUMBAĞIRDAN, DORSOFLEKSİYO
DORMADOLAŞIK, DORPERKOYUNU, DORSOVENTRAL, DORSOVERSİYO
DORUKSARAY, DORUKTEKİN, DORUKLAYIN, DORUKLAMAK, DORUKKİRİŞ, DORAKÇILIK, DORAMEKTİN
DORGANMAK, DORUKSEKİ, DORUKTAKİ, DORUKDİBİ, DORUKTEPE, DORGUÇASI, DORGITMAK, DORMOZOİT, DORULAMAK, DORMURMAK, DORAHİLLİ, DORUKISEÇ, DORUKLAMA, DORUKKURT, DORUKKENT
DOROĞOTU, DORUKKAN, DORMANSİ, DORUKLUK, DORUKHAN, DORUKKUT, DORSALİS, DORUHLUH, DORUKUCU, DORAĞOTU, DORAKOTU, DORUMLAR, DORUMCUK, DORDİNCİ, DORDOĞAN, DORUMALİ, DORGAMAK, DORGILIH, DORULAMA, DORUKMAK, DORĞAMAK
DORGAMA, DORUKÇU, DORUTAY, DORABUÇ, DORUCAK, DORAMAÇ, DORAMAH, DORAMAK, DORUOTU, DORANGI, DORUKLU, DOREMEK, DOREYLİ, DOROĞTU
DORUSU, DORSAL, DORLAK, DORUCA, DORANI, DORANİ, DORFİL, DORSUM, DORMAK, DORNİC, DORPİŞ, DOROTU
DORUM, DORĞİ, DORĞI, DORGU, DORGI, DORUK, DORUN, DORAN, DORAK, DORİK, DORİM, DORİS, DOROK, DORSE, DORTU, DORUÇ, DORUG, DORUH
DORİ, DORT, DORE, DORU, DORA
DOR
DOR
Balık ağı: Telden küçük bir dor yaptırdım. Doru (at rengi). Sıra: Değirmen kalabalık ancak akşam üzeri bana dor gelir.
DORAKÇILIK
Yoğurt süzmek için taştan süzgeç yapma işi.
DORPERKOYUNU
Güney Afrika'da bulunan, geliştirilmesinde Dorset Horn ve Blackheaded Persian koyunları kullanılmış olan, boynuzsuz, iyi vücut uzunluğu ve kısa yapağıya sahip, fertilitesi çok yüksek olan karakteristik özelliği başın siyah olması olan ancak beyaz da olabilen, eti için yetiştirilen koyun ırkı.
DORSOVENTRAL
Dorsalden ventrale doğru yer alan. Palizat parenkimasının yaprağın sadece bir tarafında bulunduğu yaprak tipi.
DORUKSARAY
Erzincan ili, Armutlu bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
DORGANMAK
Doğranmak.
DORUKLAYIN
Yukardan beri anlamında kullanılır: Gelen kızı doruklayın görünce dizimin bağı çözüldü.
DORUCAŞAHİNCİ
Bartın kenti, Ulus belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
DORUKTEKİN
Başarılı, üstün nitelikli hükümdar.
DORMADOLAŞIK
Karmakarışık.
DORUKKİRİŞ
Trabzon şehrinde, Şalpazarı ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
DORUKLAMAK
Bir kabı tepeleme doldurmak.
DORUMBAĞIRDAN
Deve yününden yapılan kilim.
DORSOFLEKSİYO
Gebe döl yatağının üstten geriye doğru dirseklenmesi.
DORSOVERSİYO
Özellikle kısraklarda enine gelişlerde görülen, döl yatağının hafif yukarıya doğru bükülmesi.
DORAMEKTİN
Avermektinlerden mutasyonal biyosentez yoluyla hazırlanan ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak kurtları ile akciğer kurtları, bit, kene ve tırtıl gibi parazitlerle mücadelede kullanılan, parazitlerde GABA salınımını artırarak ölümlerine neden olan, makrolid grubunda yer alan bir ilaç.
Bu bölümde tanımı içerisinde DOR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
SARİG
Amerika'da yaşayan, genellikle yavrularını sırtında taşıyan keseli hayvanlardan bir tür sıçan (Didelphys dorsigera).
ŞAHİKA
Doruk, zirve. En üst derece.
ARALIK
Ara. Borsada hisse senetlerinin alım satım emirlerinin verildiği süre. Yarı açık, tam kapanmamış. Uygun, elverişli durum, fırsat. Yılın on ikinci ayı, ilk kânun, kânunuevvel. İki nota arasındaki perde uzaklığı. Basımcılıkta harfler veya satırlar arasındaki açıklık, espas. Tuvalet. Evin iki bölümü veya iki oda arasındaki dar geçit, geçenek, koridor. Iğdır iline bağlı ilçelerden biri. Toplu beden eğitiminde art arda dizilenleri ayıran açıklık. Portenin paralel çizgileri arasındaki boşluk. Bir sesi bir başka sesten, kalına veya inceye doğru ayıran uzaklık.
YOLLUK
Yolculuk sırasında yenmek üzere hazırlanan yiyecek, yol azığı. Yol masrafı olarak ödenen para, harcırah. Koridorlara serilen, dar ve uzun halı, yol halısı. Yolcuya verilen armağan.
BİTİRMİŞ
Bir bilim dalında veya başka bir alanda bilginin doruğuna ulaşmış (kimse). Bilgili, açıkgöz.
CEYLAN
Çift parmaklılardan, boynuzlugiller familyasından, çöllerde yaşayan, çok hızlı koşan, gözlerinin güzelliği ile tanınan, ince bacaklı, zarif, memeli hayvan, ahu, gazal (Gazella dorcas).
YAĞIZ
Esmer. Doru. Yiğit.
ARACI
Ara bulucu. Üretici ile tüketici arasında alım satım konusunda bağlantı kuran ve bundan kazanç sağlayan kimse, mutavassıt, komprador. İki şey arasında bağlantı kuran kimse, vasıta. İhracatçının ihracattan doğan alacaklarının büyük bir bölümünün malın yüklenmesinden hemen sonra, kalan kısmının ise para, malı alandan tahsil edildiğinde bir aracı banka tarafından ödenmesini sağlayan kredi veya yatırım tekniği.
GİDON
Yönelteç. Komodorlara özgü çıması çatal biçiminde kesilmiş sancak, fors.
MAĞARA
Bir yamaca veya kaya içine doğru uzanan, barınak olarak kullanılabilen yer kovuğu, in. Karst bölgelerinde kireç taşlarının erimesiyle oluşan, büyük, birbirine koridorlarla bağlı yer altı kovukları.
ARMADORLUK
Armador olma durumu.
AL
Kanın rengi, kızıl, kırmızı. Dorunun açığı, kızıla çalan at donu. Aldatma, düzen, tuzak, hile. Yüze sürülen pembe düzgün, allık. Bu renkte olan (at). Alüminyum elementinin simgesi. Bu renkte olan.
PEKMEZKEFİ
Kula ile doru arasında bir at donu. Bu renkte olan (at).
GEZİNTİ
Uzak olmayan bir yere yapılmış olan gezi, tenezzüh. Evlerde oda kapılarının açıldığı aralık, koridor. Sofa, balkon. Kale duvarlarının iç tarafında kuleleri birbirine bağlayan dar yol. Bir çalgıyla belli bir parça çalmaksızın ezgiler çıkarma işi.
GEÇENEK
Koridor.
ÇADIRUŞAĞI
Maydanozgillerden, öz suyu hekimlikte kullanılan bir bitki (Dorema ammoniacum).
LABRADOR
Labrador kıyılarında parlak bir türüne rastlanan, feldspatlar grubundan ve plajiyoklaz serisinden olan alüminyum, kalsiyum ve sodyum silikatı.
MİSVAK
Kuzey Afrika, İran ve Hindistan'da yetişen dikensiz küçük bir ağaç (Salvadora persica). Bu ağacın, ucu dövülüp fırça durumuna getirilen ve diş temizliğinde kullanılan çubuğu.
LABİRENT
Çıkış yeri kolay bulunamayacak kadar karışık koridorları olan yapı. İçinden çıkılması güç veya imkânsız durum, sorun.
DORUKLAMA
Doruklamak işi. Tepeleme.