DOR ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "dor" olan, toplam 100 adet kelime bulunmaktadır. dor ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu dor ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde dor olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

DORUCAŞAHİNCİ, DORUMBAĞIRDAN, DORSOFLEKSİYO

12 harfli kelimeler

DORMADOLAŞIK, DORPERKOYUNU, DORSOVENTRAL, DORSOVERSİYO

10 harfli kelimeler

DORUKSARAY, DORUKTEKİN, DORUKLAYIN, DORUKLAMAK, DORUKKİRİŞ, DORAKÇILIK, DORAMEKTİN

9 harfli kelimeler

DORGANMAK, DORUKSEKİ, DORUKTAKİ, DORUKDİBİ, DORUKTEPE, DORGUÇASI, DORGITMAK, DORMOZOİT, DORULAMAK, DORMURMAK, DORAHİLLİ, DORUKISEÇ, DORUKLAMA, DORUKKURT, DORUKKENT

8 harfli kelimeler

DOROĞOTU, DORUKKAN, DORMANSİ, DORUKLUK, DORUKHAN, DORUKKUT, DORSALİS, DORUHLUH, DORUKUCU, DORAĞOTU, DORAKOTU, DORUMLAR, DORUMCUK, DORDİNCİ, DORDOĞAN, DORUMALİ, DORGAMAK, DORGILIH, DORULAMA, DORUKMAK, DORĞAMAK

7 harfli kelimeler

DORGAMA, DORUKÇU, DORUTAY, DORABUÇ, DORUCAK, DORAMAÇ, DORAMAH, DORAMAK, DORUOTU, DORANGI, DORUKLU, DOREMEK, DOREYLİ, DOROĞTU

6 harfli kelimeler

DORUSU, DORSAL, DORLAK, DORUCA, DORANI, DORANİ, DORFİL, DORSUM, DORMAK, DORNİC, DORPİŞ, DOROTU

5 harfli kelimeler

DORUM, DORĞİ, DORĞI, DORGU, DORGI, DORUK, DORUN, DORAN, DORAK, DORİK, DORİM, DORİS, DOROK, DORSE, DORTU, DORUÇ, DORUG, DORUH

4 harfli kelimeler

DORİ, DORT, DORE, DORU, DORA

3 harfli kelimeler

DOR

Bazı kelimelerin anlamları

DOR

Balık ağı: Telden küçük bir dor yaptırdım. Doru (at rengi). Sıra: Değirmen kalabalık ancak akşam üzeri bana dor gelir.

DORAKÇILIK

Yoğurt süzmek için taştan süzgeç yapma işi.

DORPERKOYUNU

Güney Afrika'da bulunan, geliştirilmesinde Dorset Horn ve Blackheaded Persian koyunları kullanılmış olan, boynuzsuz, iyi vücut uzunluğu ve kısa yapağıya sahip, fertilitesi çok yüksek olan karakteristik özelliği başın siyah olması olan ancak beyaz da olabilen, eti için yetiştirilen koyun ırkı.

DORSOVENTRAL

Dorsalden ventrale doğru yer alan. Palizat parenkimasının yaprağın sadece bir tarafında bulunduğu yaprak tipi.

DORUKSARAY

Erzincan ili, Armutlu bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

DORGANMAK

Doğranmak.

DORUKLAYIN

Yukardan beri anlamında kullanılır: Gelen kızı doruklayın görünce dizimin bağı çözüldü.

DORUCAŞAHİNCİ

Bartın kenti, Ulus belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

DORUKTEKİN

Başarılı, üstün nitelikli hükümdar.

DORMADOLAŞIK

Karmakarışık.

DORUKKİRİŞ

Trabzon şehrinde, Şalpazarı ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

DORUKLAMAK

Bir kabı tepeleme doldurmak.

DORUMBAĞIRDAN

Deve yününden yapılan kilim.

DORSOFLEKSİYO

Gebe döl yatağının üstten geriye doğru dirseklenmesi.

DORSOVERSİYO

Özellikle kısraklarda enine gelişlerde görülen, döl yatağının hafif yukarıya doğru bükülmesi.

DORAMEKTİN

Avermektinlerden mutasyonal biyosentez yoluyla hazırlanan ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak kurtları ile akciğer kurtları, bit, kene ve tırtıl gibi parazitlerle mücadelede kullanılan, parazitlerde GABA salınımını artırarak ölümlerine neden olan, makrolid grubunda yer alan bir ilaç.

  -   -   -  

Anlamında DOR bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DOR geçen kelimeler listesi verilmiştir.

SARİG

Amerika'da yaşayan, genellikle yavrularını sırtında taşıyan keseli hayvanlardan bir tür sıçan (Didelphys dorsigera).

ŞAHİKA

Doruk, zirve. En üst derece.

ARALIK

Ara. Borsada hisse senetlerinin alım satım emirlerinin verildiği süre. Yarı açık, tam kapanmamış. Uygun, elverişli durum, fırsat. Yılın on ikinci ayı, ilk kânun, kânunuevvel. İki nota arasındaki perde uzaklığı. Basımcılıkta harfler veya satırlar arasındaki açıklık, espas. Tuvalet. Evin iki bölümü veya iki oda arasındaki dar geçit, geçenek, koridor. Iğdır iline bağlı ilçelerden biri. Toplu beden eğitiminde art arda dizilenleri ayıran açıklık. Portenin paralel çizgileri arasındaki boşluk. Bir sesi bir başka sesten, kalına veya inceye doğru ayıran uzaklık.

YOLLUK

Yolculuk sırasında yenmek üzere hazırlanan yiyecek, yol azığı. Yol masrafı olarak ödenen para, harcırah. Koridorlara serilen, dar ve uzun halı, yol halısı. Yolcuya verilen armağan.

BİTİRMİŞ

Bir bilim dalında veya başka bir alanda bilginin doruğuna ulaşmış (kimse). Bilgili, açıkgöz.

CEYLAN

Çift parmaklılardan, boynuzlugiller familyasından, çöllerde yaşayan, çok hızlı koşan, gözlerinin güzelliği ile tanınan, ince bacaklı, zarif, memeli hayvan, ahu, gazal (Gazella dorcas).

YAĞIZ

Esmer. Doru. Yiğit.

ARACI

Ara bulucu. Üretici ile tüketici arasında alım satım konusunda bağlantı kuran ve bundan kazanç sağlayan kimse, mutavassıt, komprador. İki şey arasında bağlantı kuran kimse, vasıta. İhracatçının ihracattan doğan alacaklarının büyük bir bölümünün malın yüklenmesinden hemen sonra, kalan kısmının ise para, malı alandan tahsil edildiğinde bir aracı banka tarafından ödenmesini sağlayan kredi veya yatırım tekniği.

GİDON

Yönelteç. Komodorlara özgü çıması çatal biçiminde kesilmiş sancak, fors.

MAĞARA

Bir yamaca veya kaya içine doğru uzanan, barınak olarak kullanılabilen yer kovuğu, in. Karst bölgelerinde kireç taşlarının erimesiyle oluşan, büyük, birbirine koridorlarla bağlı yer altı kovukları.

ARMADORLUK

Armador olma durumu.

AL

Kanın rengi, kızıl, kırmızı. Dorunun açığı, kızıla çalan at donu. Aldatma, düzen, tuzak, hile. Yüze sürülen pembe düzgün, allık. Bu renkte olan (at). Alüminyum elementinin simgesi. Bu renkte olan.

PEKMEZKEFİ

Kula ile doru arasında bir at donu. Bu renkte olan (at).

GEZİNTİ

Uzak olmayan bir yere yapılmış olan gezi, tenezzüh. Evlerde oda kapılarının açıldığı aralık, koridor. Sofa, balkon. Kale duvarlarının iç tarafında kuleleri birbirine bağlayan dar yol. Bir çalgıyla belli bir parça çalmaksızın ezgiler çıkarma işi.

GEÇENEK

Koridor.

ÇADIRUŞAĞI

Maydanozgillerden, öz suyu hekimlikte kullanılan bir bitki (Dorema ammoniacum).

LABRADOR

Labrador kıyılarında parlak bir türüne rastlanan, feldspatlar grubundan ve plajiyoklaz serisinden olan alüminyum, kalsiyum ve sodyum silikatı.

MİSVAK

Kuzey Afrika, İran ve Hindistan'da yetişen dikensiz küçük bir ağaç (Salvadora persica). Bu ağacın, ucu dövülüp fırça durumuna getirilen ve diş temizliğinde kullanılan çubuğu.

LABİRENT

Çıkış yeri kolay bulunamayacak kadar karışık koridorları olan yapı. İçinden çıkılması güç veya imkânsız durum, sorun.

DORUKLAMA

Doruklamak işi. Tepeleme.