Sonu DOS ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "dos" olan, toplam 21 adet kelime bulunmaktadır. Sonu dos ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında dos olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde dos olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

9 harfli kelimeler

AKÇARADOS

8 harfli kelimeler

ANAKODOS, PANGODOS, GARİPDOS

7 harfli kelimeler

ABIRDOS, AŞENDOS, PARODOS, PARADOS, EKSODOS, İSKEDOS

6 harfli kelimeler

FAYDOS, ZANDOS, PATDOS, FİNDOS, DOSDOS, PAYDOS

5 harfli kelimeler

HODOS, LODOS, RADOS

4 harfli kelimeler

ADOS

3 harfli kelimeler

DOS

Bazı kelimelerin anlamları

DOS

Dost. Dost - doslara dostlara.

PARODOS

Antik Yunan oyunlarında koronun, orkestraya girdiği anda söylediği ezgi. Antik tiyatro yapısında, orkestranın yanlarında, karşılıklı bulunan giriş yerleri yolları.

AKÇARADOS

Bir çeşit beyaz buğday.

İSKEDOS

Bağdadi duvar.

PATDOS

Fransızca kökenli batteuse: Başağı saman ve tane karışımı haline getiren çiftçi makinesi.

PARADOS

Antik Yunan tragedyasında ve komedyasında koronun içeri girerken söylediği ezgi. Antik Yunan tiyatro yapısında, orkestranın her iki yanında karşılıklı bulunan giriş yolları.

FAYDOS

Paydos.

GARİPDOS

Okaliptüs.

EKSODOS

Antik Yunan tragedyasının ve komedyasının bitiş bölümü. ilk dönemlerde koronun dışarı çıkması sırasında söylenen lirik ezgi. Antik koronun orkestradan çıkarken oyun bitiminde söylediği şiirli ezgi.

AŞENDOS

Bir çeşit armut.

FİNDOS

Soğan tohumu, küçük soğan.

PANGODOS

Giydiğini çabuk eskiten, yıpratan.

ANAKODOS

Dargın, somurtkan. Sıkıntı, keder.

ABIRDOS

Kötü tütün.

ZANDOS

Deli.

DOSDOS

Bir mobilya çeşidi.

  -   -   -  

Anlamında DOS bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DOS geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DADAŞ

Erkek kardeş. Delikanlı, yiğit kimse. Yakın dostlar için kullanılan bir seslenme sözü.

BODOSLAMA

Gemi omurgasının baş tarafından yukarıya uzanan ağaç veya demir direklerden her biri. (bodo'slama) Pervasızca. Bodoslamak işi.

BELALI

Yoran, üzen, can sıkan. Kavgacı, şirret. Yolsuz kadının zorba dostu.

BACANAK

Eşleri kardeş olan erkeklerin birbirine göre durumu. Dost, arkadaş.

ALMANSEVER

Alman yanlısı, Alman dostu, Germanofil.

DOSTÇA

Dosta yakışır, dost gibi. (do'stça) Dosta yakışır bir biçimde, dostane.

DOĞRU

Bir ucundan öbür ucuna kadar yönü değişmeyen, eğri ve çarpık karşıtı. Hiçbir yöne sapmadan, dosdoğru, doğruca. Yakın, yakınlarında. Yanlışsız, eksiksiz bir biçimde. Gerçek, hakikat. Yasa, yöntem ve ahlaka bağlı, dürüst, namuslu. Akla, mantığa, gerçeğe veya kurala uygun. Gerçek, yalan olmayan. Karşı yönünce. İki nokta arasındaki en kısa çizgi.

BALTABAŞ

Baş bodoslaması omurga hattına dikey olarak çelik lamadan yapılmış gemi.

BİRADER

Erkek kardeş. "Ey dost, arkadaş" anlamında kullanılan bir seslenme sözü. Masonların birbirlerine verdikleri ad.

CANKULAĞI

Çok yakın dost, sırdaş.

ARABOZAN

İki kişinin arasındaki dostluğu veya geçimi bozan (kimse), ara bozucu, ordubozan, fesatçı, fitçi, nifakçı, münafık, müfsit, müzevir.

DOSTANE

Dostça.

AHBAPÇA

Dostça, içten, teklifsizce.

ÇALIM

Karşıdakini etkilemek amacıyla yapılmış olan abartılı davranış, kurum, caka, afra tafra, afur tafur, zambır. Geminin su kesiminden aşağı bölümünün baş ve kıç bodoslamasına doğru darlaşması. Bir oyuncunun topu elinden veya ayağından kaçırmadan karşısındaki oyuncuları kıvrak hareketlerle geçmesi. Biraz benzeme, andırma. Menzil, erim. Kılıcın keskin yanı.

ÇENE

Canlılarda baş bölümünde yer alan, kemik veya kıkırdak ile desteklenen, altlı üstlü dişleri taşıyan ve ağzın kapanıp açılmasını sağlayan kasları üzerinde barındıran iki parçaya verilen ad. Baş bodoslamasının omurga ile birleştiği yer, çarık. Köşe. Mengene, kerpeten vb. araçların eşyayı sıkıştıran karşılıklı iki parçasından her biri. Çok konuşma huyu, gevezelik.

BEZM

İçki meclisi, dost toplantısı.

ANGLOFİL

İngiliz dostu.

DİMDİK

Çok dik, mum direk. Sıkıntıları karşılayacak durumda olan, baş eğmeyen, metin. Dikkatli, ısrarlı (bakış). Kaskatı, çok sertleşmiş olarak. Sağlıklı, zinde. Sağa sola sapmadan, dosdoğru. Çok dik bir biçimde.

AZAT

Serbest bırakma. Serbest bırakılmış olan. Okullarda paydos.

ARKADAŞÇA

Arkadaş olarak. İçtenlikle, dostça.