Sonu DOT ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "dot" olan, toplam 12 adet kelime bulunmaktadır. Sonu dot ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında dot olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde dot olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

10 harfli kelimeler

AKRASPEDOT

9 harfli kelimeler

KRASPEDOT

8 harfli kelimeler

TABİLDOT

7 harfli kelimeler

ANEKDOT, ANTİDOT, PERİDOT, KİYODOT, LEPİDOT

6 harfli kelimeler

ANIDOT, EPİDOT

5 harfli kelimeler

İSDOT

3 harfli kelimeler

DOT

Bazı kelimelerin anlamları

DOT

Baykuş. Bir parça. Dört.

ANTİDOT

Panzehir.

ANIDOT

Ekin demetlerini arabaya koymaya ve harmanı aktarmaya yarıyan, üç, dört, beş, yedi çatallı olabilen, uzun saplı aygıt, dirgen, yaba.

EPİDOT

Kayaç yapıcı mineral. (Ca2 (Al, F, Mn3) (OH/SiO4); metalimsi olmayan parıltı, yeşil, kahverengi, sarı, seyrek olarak kırmızı ve kara; çizgi ak, gri; sertlik 6-7; yoğunluk 3.3-3.5; monoklinal.).

KİYODOT

Yarasalar (Chiroptera) takımının, kanat ayaklıgiller (Pteropodidae) familyasından, 10 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kanat açıklığı olan, Hindistan'dan Avustralya'ya kadar yayılmış bir tür. (Macroglossus minimus), Yarasalar (Chiroptera) takımının kanatayakligiller (Pteropodidae) familyasından bir memeli türü. Uzunluğu 10, kanat açıklığı 30 cm. Hindistandan Avustralyaya kadar yayılmıştır.

KRASPEDOT

Sestodlarda, öndeki halkanın arka kısmının kendisini takip eden halkanın ön kısmı seviyesini aştığı durum.

PERİDOT

Olivin.

ANEKDOT

Hikâyecik.

İSDOT

Biber.

TABİLDOT

Seçmesiz yemek, alakart karşıtı. Birçok kişinin erzak sağlayıp kendilerine yemek pişirtmek için kurdukları ortaklık.

AKRASPEDOT

Sestodlarda halkaların arka kısmının, kendisini takip eden halkanın ön kısmını aşmaması.

LEPİDOT

Küçük pullarla kaplı.

  -   -   -  

Anlamında DOT bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DOT geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DEFERROKSAMİN

Streptococcus pilosus' dan demirli şelat hâlinde elde edilen, sonradan demiri uzaklaştırılarak demirle zehirlenmelerde demirin sindirim kanalında çöktürülmesi ve emiliminin engellenmesi amacıyla sistemik antidot olarak kullanılan madde.

ENDOTOKSİKOZİS

Endotoksinlerin kana karışması sonucu gelişen zehirlenme hâli.

ANJİYOSARKOM

Damar endotel hücresinden köken alan, hemanjiyosarkom, lenfanjiyosarkom ve hemanjiyoperistom gibi kötücül damar tümörlerinin genel adı.

ARTERYOL

Yarım milimetre kadar ince ve lümeni dar, endotelyumla kaplı, duvarlarında 1-5 sıralı kas örtüsü bulunan, ince dış örtüsü olan, atardamarların dokular arasında uzanan, en ince dalları. Küçük atardamarlar.

ENDOTELİN

Damar endotelinden ve endotel hücre kültürlerinden salıverilen damar daraltıcı madde.

DESCEMENTZARI

Gözde korneanın endotel tabakası altında yer alan arka sınır laminasının zarı.

ISIALAN

Oluşumu sırasında ısı alan (birleşme, tepkime), endotermik.

CANDİDA

Gıda endüstrisinde Candida utulis, Candida lipolytica, Candida mycoderma ve Candida pseudotropicalis (Candida kefyr, Torula kefyr) gibi türleri önem arz eden, yuvarlak veya oval hücreli maya cinsi.

ADEZYON

Farklı molekülleri birarada tutan çekim veya kuvvet. Normalde birbirinden ayrı iki organ veya zarın iltihap gibi nedenlerle birbirine yapışması. Moleküller arasında birbirilerine tutunmalarını sağlayan çekim kuvveti. Birbirinden ayrı iki organ veya zarın yangı ve benzeri nedenlerle yapışması. Yangı sürecinde nötrofil lökositlerin, venül ve kılcal damar endoteline yapışması. Birleşme, yapışma, tutunma.

EKSTÜBASYON

Anesteziden uyanma döneminde endotrakel tüpün çıkarılma işlemi.

ECG

Gebe kısrak serum gonadotropini.

ALAKART

Seçmeli yemek, tabildot karşıtı.

OLİVİN

Sarımsı yeşil renkli, cam parıltılı, magnezyum ve demirli silikat, peridot.

ANJİYOKERATOM

Subepiteliyal dermis, membrana nikitans ve konjunktivanın lamina proprisındaki damar endotellerinden köken alan, genellikle köpeklerde görülen iyicil tümör.

ASETİLSİSTEİN

Yapısında bulunan sülfidril gruplarının etkisiyle balgamın içindeki mukoproteinin disülfit (S-S) bağlarıyla tepkimeye girip mukusun kıvamını azaltarak dışarı atılmasını kolaylaştıran ilaç. Asetaminofenin antidotu olarak kullanılan ilaç.

PANZEHİR

Zehrin etkisini ortadan kaldırabilme özelliği olan madde, antidot.

ENDOTEL

Yürek, kan, lenf damarları ve vücuttaki diğer içi sıvı dolu boşlukları astarlayan, pinositozla taşıma yapan tek tabakalı yassı epitel, endotelyum. Kalp ve damarların iç yüzeyini çevreleyen tek katlı yassı epitel, endotelyum.

GONADOTROPİN

Hipofizin ön lobundan salgılanan gonadların faaliyetini uyaran çeşitli hormonlar. Gonadotrop hormon.

FİBROPLAZİ

Bağ dokusunda anormal artış meydana gelmesi. Endotel hücreli kan damarları, ödem ve yangı hücrelerinin eşlik ettiği fibröz bağ doku artışı.

ENDOKARDİYUM

Yüreğin iç boşluklarını astarlayan zar. Endokard. Kalpte en içte yer alan, endotel ve subendotelden oluşan katman. Subendotel içerisinde kalbin uyarı sistemine ait Purkinje telleri bulunur.