Sonu DOY ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "doy" olan, toplam 4 adet kelime bulunmaktadır. Sonu doy ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında doy olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde doy olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

DOY

Düğün, tören: Bi doy düğün. E. Tk. toy.

ZERDOY

Sarı. Öd ve kesesi.

DOYDOY

Akılsız, serseri.

MALADOY

Rusça kökenli molodoy: çocuk, (kullanılır bir kelime değildir; ancak metinlerimizde geçtiği için buraya alınmıştır.).

  -   -   -  

Anlamında DOY bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DOY geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DOYGUNLUK

Doygun olma durumu, gönül tokluğu, istiğna, tatmin. Bir isteğin yerine gelmesi, bir şeyin elde edilmesi, varılmak istenen bir hedefe ulaşılmasından doğan duygu, tatmin.

DOYMUŞLUK

Doymuş olma durumu.

DOYUMLUK

Doyulacak miktarda olan. Çapul, yağma.

DOYUM

Eldekinden hoşnut olma durumu, doyma işi, yetinme, kanma, kanaat. Bazı istekleri giderme, tatmin, orgazm.

ALKAN

Doymuş alifatik hidrokarbonların genel adı, parafin.

DOYGUNLAŞMAK

İyice doymak, doygun bir duruma gelmek.

DOYULMAK

Doymak işi yapılmak.

AZIKLI

Azığı olan. Yoksulları doyuran.

AÇGÖZLÜ

Mala, yiyeceğe ve içeceğe doymak bilmeyen, açgöz, gözü aç, doymaz, gözü doymaz, tamahkâr, haris, hırslı, tokgözlü karşıtı.

DOYMUŞ

Bir şey yiyerek tok duruma gelmiş. Doyma durumuna gelmiş (gaz, sıvı veya elektromıknatıs), meşbu. İsteği kalmamış, isteği giderilmiş, tatmin olmuş.

BAĞDAT

"Karnını doyurmak" anlamındaki Bağdat'ı tamir etmek deyiminde geçen bir söz.

BIKMAK

Tekrarlanması, sürüp gitmesi yüzünden bir şeyden doygunluk veya yorgunluk duyarak onu istemez duruma gelmek, usanmak. Dayanamaz duruma gelmek.

DOYUMLU

Doymuş, doyumu olan.

BOŞALMAK

Boş duruma gelmek, içinde bir şey kalmamak, inhilal etmek. Doyuma ulaşmak. Derdini, sıkıntısını birine anlatarak ferahlamak, deşarj olmak. Gevşemek, açılmak. Hayvan, bağından kurtulmak. Dışarıya akmak, dökülmek.

Yemek yemesi gereken, tok karşıtı. Karnı doymamış olarak. Yiyecek bulamayan. Çok istekli, hevesli. Gözü doymaz, haris.

AMONYAKLAMAK

Bazı yemleri amonyak veya bir amonyum bileşiği ile karıştırmak, doyurmak.

DOYMA

Doymak işi. Bir gazın, belli bir sıcaklıkta o sıcaklığa özgü olan en büyük basınç altında bulunması. Bir sıvının içinde belli bir cisimden eriyebilecek en çok miktarın erimiş bulunması, işba. Yeğinliği gittikçe artırılan bir manyetik alanın içindeki bir çelik çubuğun alabileceği en çok manyetizmayı almış olması.

DOYULMA

Doyulmak durumu.

AÇGÖZLÜLÜK

Açgözlü olma durumu, doymazlık, gözü doymazlık, harislik, tamahkârlık, tamah.

DOYASIYA

Doyuncaya kadar yiyerek. Yeterince.