Kelimeler arşivi içinde; başında "doz" olan, toplam 14 adet kelime bulunmaktadır. doz ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu doz ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde doz olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
DOZURRADAK
DOZDOZLUK, DOZİMETRE, DOZURTDAK
DOZİLDİK, DOZİLLİK, DOZÖLÇER, DOZURDAK
DOZİRİK
DOZDİK, DOZDOZ
DOZAJ, DOZER
DOZ
DOZ
Bir ilacın bir defada veya bir günde alınması gereken miktarı, dozaj. Genellikle bir davranış, bir konuşma vb.nde yeterli görülen ölçü, dozaj. Bir maddenin bir birleşiğe, bir karışıma giren veya girmesi gereken belli miktarı, düze, dozaj.
DOZURTDAK
Sesli yellenme hakkında kullanılır.
DOZDOZ
Kibirli, gururlu kişi. Muhtaç durumda olduğu halde kabadayılık yapan kişi. Kiraz kurdu.
DOZİMETRE
Dozölçer.
DOZİLDİK
Topaç.
DOZÖLÇER
Soğrulmuş dozu ölçmeye yarayan ışınım aygıtı.
DOZDOZLUK
Kabadayılık.
DOZER
Tırtıllı veya lastik tekerlekli yol yapım makinesi, yoldüzler.
DOZURDAK
Kibirli, gururlu (kimse). Yellenmeyi adet edinmiş kişi.
DOZURRADAK
Sesli yellenme hakkında kullanılır.
DOZİRİK
İki ceviz, iki fındık ya da iki yuvarlak madeni şeyi delip iplik geçirerek yapılan bir çeşit oyuncak. Gece ses çıkartarak uçan iri bir çeşit kelebek.
DOZAJ
Doz. Bir birleşiğe veya bir karışıma girecek madde miktarlarının belirtilmesi, düzem.
DOZİLLİK
Topaç.
DOZDİK
Topaç.
Bu bölümde tanımı içerisinde DOZ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AMANTADİN
Etkisini, virüs partikülleri hücre içine alınırken onları çevreleyen vakuollerin pH'sını tamponlayıp buradaki asitleşmeyi önlemesi sonucunda virüs zarfının endozom zarıyla birleşmesini engelleyerek viral genetik materyalin konakçı hücresinin sitoplazmasına taşınmasını önleyerek gösteren ve yalnızca enflüenza A virüsünün suşlarına karşı etkili olan antiviral ilaç.
DİENTAMOEBA
Trichomonadida takımında, Parabasalidea alt takımında bulunan insan ve kimi maymun türlerinin kalın bağırsaklarında bulunan, 4-8 kromatin granülünden oluşan bir endozom ve desmozomla bağlanmış iki çekirdeğin bulunmasıyla ayırt edilen, genellikle patojen olmayan veya hafif patojen olan küçük bir protozoon cinsi.
ERİTROZ
Dört karbonlu aldoz monosakkaritlerden biri.
ALTROZ
Altı karbonlu aldoz yapısındaki monosakkaritlerden biri.
CUSHİNGSENDROMU
Böbrek üstü bezi kabuğundan aşırı miktarda kortizol salgılanmasıyla ortaya çıkan idrar çokluğu, susuzluk hissi idrarda fazla glikoz bulunması, kan glikoz düzeyinde artma, karın sarkması, kıl dökülmesi, hâlsizlik, kas atrofisi, zayıflık, karın sarkması, enfeksiyonlara duyarlılık artışı ve kıl dökülmesiyle belirgin bir grup klinik hastalık belirtisi. Adenohipofiz tümörleri, böbrek üstü bezi tümörleri veya hiperplazisi, aşırı dozlarda glikokortikosteroitlerin kullanımı ve ektopik ACTH üreten tümörlerden kaynaklanır. Köpeklerde, daha az oranda olarak yaşlı atlarda ve nadiren de diğer hayvan türlerinde görülür.
YOLDÜZLER
Dozer.
GOSİPOL
Pamuk tohumunda bulunan aromatik aldehitlerden, yağda ve alkolde çözünen, koyu renkli polifenolik yapıda ve değişik türevleri bulunan, düşük dozda, uzun süre alınması durumunda erkeklerde sperm kalitesinde azalmaya ve kansere neden olan, serbest formu zehirli bir polifenolik pigment.
BİYOEŞDEĞERLİLİK
Farmasötik eşdeğer olan iki müstahzarın aynı molar dozda verilişinden sonra biyoyararlanımlarının ve böylece terapötik etkilerinin hem etkinlik hem de güvenlik bakımından aynı olmasını sağlayacak derecede benzer olması.
FANCONİSENDROMU
İnsanlarda, kemik iliğinin yetersiz gelişimi, deride yama tarzında kahverengi melanin birikimleri, kas ve iskelet sistemleriyle boşaltım ve üreme organlarındaki yapılış bozukluklarıyla belirgin kalıtsal bozukluk. Proksimal böbrek tübülüslerinde emilim bozukluğu sonucu idrarda glikoz, fosfor, sodyum, ürik asit, amino asitlerin bulunması ve metabolik asidozisle belirgin sadece Basenji ırkı av köpeklerinde görülen kalıtsal hastalık.
FLOROASETAT
Rodentisit olarak ve zirai amaçla kullanılan ve kimi bitkilerde doğal olarak bulunabilen, adenozin trifosfatın yeterli miktarda üretimi engellemek suretiyle köpeklerde sinirsel, geviş getirenlerde kalp yetersizliği bulgularına sebep olan biyosidal ürün veya zehirli madde. Birçok tür için öldürücü doz uyaklaşık 0.25-1.00 mg/kg vücut ağırlığıdır. Atlar zehirlenmeye karşı dirençlidir.
FENOTİYAZİN
Duyarlı parazitlerde, süksinik oksidaz, kolinesteraz, heksozkinaz gibi bazı enzimlerin etkinliği engelleyerek etki gösteren, geviş getiren, tek tırnaklı, kanatlı ve tavşanlardaki iç parazitlere karşı etkili olan, kedi, köpek ve insanda kullanılmayan, şerit, kelebek ve strongylus larvalarını etkilemeyen, kullanıldığı hayvanlarda alyuvarların parçalanmasına ve kansızlığa neden olan ve genellikle tek dozda kullanılan parazit öldürücü ilk ilaçlardan biri.
GLİSERALDEHİT
Gliserolün oksidasyonuyla oluşan bir madde. Üç karbonlu aldoz monosakkarit.
ANTİVENİN
Bazı balık zehirlerine karşı kullanılan bir çeşit serum. Yılan veya akrep sokmalarında tedavi amacıyla kullanılan ve bu hayvanlardan elde edilen venomun düşük dozlarda, atlara verilmesini takiben kan serumu çıkarılarak oluşan antikorların elde edilmesiyle üretilen liyofilize toz.
DÜZE
Doz.
DÜZEMEK
Herhangi bir karışımı istenilen orana göre hazırlamak, karışımın dozunu belirlemek.
GALAKTOZ
Altı karbonlu bir tür şeker. Altı karbonlu aldoz yapısındaki monosakkaritlerden biri. Bir disakkarit olan laktozda, glikozla beraber bitki hücre duvarındaki pektinde, glikolipitlerde ve glikoproteinlerde bulunan bir monosakkarit, beyin şekeri. Altı karbonlu aldoz şekeri. Bir disakkarit olan laktozda glikozla beraber, bitki hücre duvarındaki pektinde, glikolipitlerde ve glikoproteinlerde bulunan bir monosakkarit.
ARABİNOZ
Özellikle bitki zamklarında, pektinlerde ve hücre duvarı polisakkaritlerinde bulunan beş karbonlu aldoz şekeri. Özellikle bitki zamklarında ve hücre duvarı polisakkaritlerinde bulunan beş karbonlu aldoz şekeri.
TOLERANS
Hoşgörü. Yüksek dozda verilen herhangi bir ilaca karşı vücudun gösterdiği dayanma gücü. Sürekli aynı dozun kullanılması sonucu bir ilacın etkilerinin giderek azalması durumu. İşlenmiş bir parçanın yapım ölçüsünde olabilecek özür payı.
DÜZEM
Dozaj. Düzey.
SAKARİMETRİ
Şekerli çözeltilerin dozunu belirleme yöntemi.