DOZ ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "doz" olan, toplam 14 adet kelime bulunmaktadır. doz ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu doz ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde doz olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

10 harfli kelimeler

DOZURRADAK

9 harfli kelimeler

DOZDOZLUK, DOZİMETRE, DOZURTDAK

8 harfli kelimeler

DOZİLDİK, DOZİLLİK, DOZÖLÇER, DOZURDAK

7 harfli kelimeler

DOZİRİK

6 harfli kelimeler

DOZDİK, DOZDOZ

5 harfli kelimeler

DOZAJ, DOZER

3 harfli kelimeler

DOZ

Bazı kelimelerin anlamları

DOZ

Bir ilacın bir defada veya bir günde alınması gereken miktarı, dozaj. Genellikle bir davranış, bir konuşma vb.nde yeterli görülen ölçü, dozaj. Bir maddenin bir birleşiğe, bir karışıma giren veya girmesi gereken belli miktarı, düze, dozaj.

DOZER

Tırtıllı veya lastik tekerlekli yol yapım makinesi, yoldüzler.

DOZİLDİK

Topaç.

DOZDİK

Topaç.

DOZURDAK

Kibirli, gururlu (kimse). Yellenmeyi adet edinmiş kişi.

DOZİMETRE

Dozölçer.

DOZURRADAK

Sesli yellenme hakkında kullanılır.

DOZDOZ

Kibirli, gururlu kişi. Muhtaç durumda olduğu halde kabadayılık yapan kişi. Kiraz kurdu.

DOZURTDAK

Sesli yellenme hakkında kullanılır.

DOZİRİK

İki ceviz, iki fındık ya da iki yuvarlak madeni şeyi delip iplik geçirerek yapılan bir çeşit oyuncak. Gece ses çıkartarak uçan iri bir çeşit kelebek.

DOZAJ

Doz. Bir birleşiğe veya bir karışıma girecek madde miktarlarının belirtilmesi, düzem.

DOZÖLÇER

Soğrulmuş dozu ölçmeye yarayan ışınım aygıtı.

DOZİLLİK

Topaç.

DOZDOZLUK

Kabadayılık.

  -   -   -  

Anlamında DOZ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DOZ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

GOSİPOL

Pamuk tohumunda bulunan aromatik aldehitlerden, yağda ve alkolde çözünen, koyu renkli polifenolik yapıda ve değişik türevleri bulunan, düşük dozda, uzun süre alınması durumunda erkeklerde sperm kalitesinde azalmaya ve kansere neden olan, serbest formu zehirli bir polifenolik pigment.

FENOTİYAZİN

Duyarlı parazitlerde, süksinik oksidaz, kolinesteraz, heksozkinaz gibi bazı enzimlerin etkinliği engelleyerek etki gösteren, geviş getiren, tek tırnaklı, kanatlı ve tavşanlardaki iç parazitlere karşı etkili olan, kedi, köpek ve insanda kullanılmayan, şerit, kelebek ve strongylus larvalarını etkilemeyen, kullanıldığı hayvanlarda alyuvarların parçalanmasına ve kansızlığa neden olan ve genellikle tek dozda kullanılan parazit öldürücü ilk ilaçlardan biri.

DÜZEM

Dozaj. Düzey.

DİENTAMOEBA

Trichomonadida takımında, Parabasalidea alt takımında bulunan insan ve kimi maymun türlerinin kalın bağırsaklarında bulunan, 4-8 kromatin granülünden oluşan bir endozom ve desmozomla bağlanmış iki çekirdeğin bulunmasıyla ayırt edilen, genellikle patojen olmayan veya hafif patojen olan küçük bir protozoon cinsi.

FANCONİSENDROMU

İnsanlarda, kemik iliğinin yetersiz gelişimi, deride yama tarzında kahverengi melanin birikimleri, kas ve iskelet sistemleriyle boşaltım ve üreme organlarındaki yapılış bozukluklarıyla belirgin kalıtsal bozukluk. Proksimal böbrek tübülüslerinde emilim bozukluğu sonucu idrarda glikoz, fosfor, sodyum, ürik asit, amino asitlerin bulunması ve metabolik asidozisle belirgin sadece Basenji ırkı av köpeklerinde görülen kalıtsal hastalık.

BİYOEŞDEĞERLİLİK

Farmasötik eşdeğer olan iki müstahzarın aynı molar dozda verilişinden sonra biyoyararlanımlarının ve böylece terapötik etkilerinin hem etkinlik hem de güvenlik bakımından aynı olmasını sağlayacak derecede benzer olması.

ARABİNOZ

Özellikle bitki zamklarında, pektinlerde ve hücre duvarı polisakkaritlerinde bulunan beş karbonlu aldoz şekeri. Özellikle bitki zamklarında ve hücre duvarı polisakkaritlerinde bulunan beş karbonlu aldoz şekeri.

YOLDÜZLER

Dozer.

ERİTROZ

Dört karbonlu aldoz monosakkaritlerden biri.

TOLERANS

Hoşgörü. Yüksek dozda verilen herhangi bir ilaca karşı vücudun gösterdiği dayanma gücü. Sürekli aynı dozun kullanılması sonucu bir ilacın etkilerinin giderek azalması durumu. İşlenmiş bir parçanın yapım ölçüsünde olabilecek özür payı.

GLİSERALDEHİT

Gliserolün oksidasyonuyla oluşan bir madde. Üç karbonlu aldoz monosakkarit.

ALTROZ

Altı karbonlu aldoz yapısındaki monosakkaritlerden biri.

CUSHİNGSENDROMU

Böbrek üstü bezi kabuğundan aşırı miktarda kortizol salgılanmasıyla ortaya çıkan idrar çokluğu, susuzluk hissi idrarda fazla glikoz bulunması, kan glikoz düzeyinde artma, karın sarkması, kıl dökülmesi, hâlsizlik, kas atrofisi, zayıflık, karın sarkması, enfeksiyonlara duyarlılık artışı ve kıl dökülmesiyle belirgin bir grup klinik hastalık belirtisi. Adenohipofiz tümörleri, böbrek üstü bezi tümörleri veya hiperplazisi, aşırı dozlarda glikokortikosteroitlerin kullanımı ve ektopik ACTH üreten tümörlerden kaynaklanır. Köpeklerde, daha az oranda olarak yaşlı atlarda ve nadiren de diğer hayvan türlerinde görülür.

FLOROASETAT

Rodentisit olarak ve zirai amaçla kullanılan ve kimi bitkilerde doğal olarak bulunabilen, adenozin trifosfatın yeterli miktarda üretimi engellemek suretiyle köpeklerde sinirsel, geviş getirenlerde kalp yetersizliği bulgularına sebep olan biyosidal ürün veya zehirli madde. Birçok tür için öldürücü doz uyaklaşık 0.25-1.00 mg/kg vücut ağırlığıdır. Atlar zehirlenmeye karşı dirençlidir.

SAKARİMETRİ

Şekerli çözeltilerin dozunu belirleme yöntemi.

ANTİVENİN

Bazı balık zehirlerine karşı kullanılan bir çeşit serum. Yılan veya akrep sokmalarında tedavi amacıyla kullanılan ve bu hayvanlardan elde edilen venomun düşük dozlarda, atlara verilmesini takiben kan serumu çıkarılarak oluşan antikorların elde edilmesiyle üretilen liyofilize toz.

GALAKTOZ

Altı karbonlu bir tür şeker. Altı karbonlu aldoz yapısındaki monosakkaritlerden biri. Bir disakkarit olan laktozda, glikozla beraber bitki hücre duvarındaki pektinde, glikolipitlerde ve glikoproteinlerde bulunan bir monosakkarit, beyin şekeri. Altı karbonlu aldoz şekeri. Bir disakkarit olan laktozda glikozla beraber, bitki hücre duvarındaki pektinde, glikolipitlerde ve glikoproteinlerde bulunan bir monosakkarit.

AMANTADİN

Etkisini, virüs partikülleri hücre içine alınırken onları çevreleyen vakuollerin pH'sını tamponlayıp buradaki asitleşmeyi önlemesi sonucunda virüs zarfının endozom zarıyla birleşmesini engelleyerek viral genetik materyalin konakçı hücresinin sitoplazmasına taşınmasını önleyerek gösteren ve yalnızca enflüenza A virüsünün suşlarına karşı etkili olan antiviral ilaç.

DÜZE

Doz.

DÜZEMEK

Herhangi bir karışımı istenilen orana göre hazırlamak, karışımın dozunu belirlemek.