Kelimeler arşivinde; içinde "dos" olan, toplam 106 tane kelime bulunuyor. İçerisinde dos bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu dos ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında dos olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
ENDOSALPİNGİTİS, İRİDOSİKLEKTOMİ, KREPİDOSTOMİYAZ
PSÖDOSKLEROZİS, TENDOSİNOVİTİS
ALDOSTERONİZM, ALDOSTERONÜRİ, CNİDOSPORİDİA, ENDOSİMBİYONT, HİDATİDOSTOMİ, İRİDOSİKLİTİS, PSÖDOSÖLOMATA
BODOSLAMADAN, CLADOSPORİUM, ENDOSİMBİYOZ, ENDOSİSTİTİS, GONADOSTATİN, LORDOSKOLYOZ, PSÖDOSKOLEKS
DOSYALANMAK, KALEYDOSKOP, AMİDOSTOMUM, KLAMİDOSPOR
BODOSLAMAK, DOSTLAŞMAK, DOSTSUZLUK, DOSYALAMAK, LODOSLAMAK, ZENDOSTLUK, ALDOSTERON, DOSYALANMA, ENDOSKOPİK, ENDOSÜLFAN, FUNDOSKOPİ, İNDOSPİSİN, KULDOSKOPİ
BODOSLAMA, DOSTLAŞMA, DOSYALAMA, ENDOSKOPİ, GELENDOST, LODOSLAMA, AKÇARADOS, BİDOSTLUK, ENDOSİTOZ, ENDOSPERM, ENDOSTEUM, FUNDOSKOP, KNİDOSİST, UREDOSPOR
DOSDOĞRU, ENDOSKOP, LODOSLUK, ANAKODOS, DAYDOSDU, DOSDODEN, DOSDORĞİ, DOSLAMAK, DOSSENUS, ENDOSARK, ENDOSPOR, ENDOSTİL, GARİPDOS, İRİDOSİT, KNİDOSİL, PANGODOS, PODOSİST, RABDOSÖL
DOSTANE, DOSTLUK, DOSTSUZ, LODOSLU, VİDOSUZ, ZENDOST, ABIRDOS, AŞENDOS, DOSTALİ, EKSODOS, EMDOSTU, ENDOSÖL, İSKEDOS, PARADOS, PARDOSİ, PARODOS, PODOSİT
DOSTÇA, PAYDOS, DOSDAN, DOSDOS, DOSİYA, DOSLAR, DOSTAK, DOSTAL, DOSTAR, FAYDOS, FİNDOS, PATDOS, ZANDOS
DOSYA, LODOS, HODOS, RADOS
DOST, ADOS, DOSI
DOS
DOS
Dost. Dost - doslara dostlara.
TENDOSİNOVİTİS
Tendo kılıfı yangısı.
CLADOSPORİUM
Havada, çürümüş organik materyallerde yaygın olarak bulunan küf cinsi.
İRİDOSİKLİTİS
İris ve corpus ciliare'nin yangısı.
HİDATİDOSTOMİ
Hidatit kistin ensizyon ve drenajı.
BODOSLAMADAN
Ön taraftan, baş taraftan.
PSÖDOSÖLOMATA
Gerçek söloma sahip olmayan canlılar.
PSÖDOSKLEROZİS
Wilson hastalığı.
İRİDOSİKLEKTOMİ
İrisle birlikte hemen yanındaki corpus ciliare'nin bir kısmının uzaklaştırılması.
ALDOSTERONÜRİ
İdrarda aldosteron bulunması.
ENDOSİMBİYONT
Dinoflagellatlar içinde yaşayan siyanobakteriler gibi, bir organizmanın içinde yaşayan diğer bir organizma. Bir organizmanın içinde simbiyoz olarak yaşayan diğer bir organizma. Dinoflagellata'lar içinde yaşayan siyanobakteriler gibi bir organizmanın içerisinde yaşayan diğer bir organizma.
ALDOSTERONİZM
Aşırı aldosteron salınımı sonucunda oluşan kan basıncının yükselmesi, idrarla aşırı potasyum yitirilmesi, kaslarda güçsüzlük ve hipertansiyonla belirgin, birincil ve ikincil olarak iki biçimi bulunan bir hastalık, hiperaldosteronizm, Conn sendromu.
KREPİDOSTOMİYAZ
Crepidostomum cinsi trematotların balıklarda neden olduğu bir hastalık.
ENDOSALPİNGİTİS
Yumurta kanalının mukoza katının yangısı.
CNİDOSPORİDİA
Microsporida.
ENDOSİMBİYOZ
Bir organizmanın diğer bir organizmanın içinde yaşaması biçiminde ortak yaşama. Bir organizmanın diğer bir organizma içerisinde yaşaması biçimindeki ortak yaşama.
Bu bölümde tanımı içerisinde DOS geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BALTABAŞ
Baş bodoslaması omurga hattına dikey olarak çelik lamadan yapılmış gemi.
ÇALIM
Karşıdakini etkilemek amacıyla yapılmış olan abartılı davranış, kurum, caka, afra tafra, afur tafur, zambır. Geminin su kesiminden aşağı bölümünün baş ve kıç bodoslamasına doğru darlaşması. Bir oyuncunun topu elinden veya ayağından kaçırmadan karşısındaki oyuncuları kıvrak hareketlerle geçmesi. Biraz benzeme, andırma. Menzil, erim. Kılıcın keskin yanı.
AHBAPÇA
Dostça, içten, teklifsizce.
ÇENE
Canlılarda baş bölümünde yer alan, kemik veya kıkırdak ile desteklenen, altlı üstlü dişleri taşıyan ve ağzın kapanıp açılmasını sağlayan kasları üzerinde barındıran iki parçaya verilen ad. Baş bodoslamasının omurga ile birleştiği yer, çarık. Köşe. Mengene, kerpeten vb. araçların eşyayı sıkıştıran karşılıklı iki parçasından her biri. Çok konuşma huyu, gevezelik.
DOSTÇA
Dosta yakışır, dost gibi. (do'stça) Dosta yakışır bir biçimde, dostane.
DOĞRU
Bir ucundan öbür ucuna kadar yönü değişmeyen, eğri ve çarpık karşıtı. Hiçbir yöne sapmadan, dosdoğru, doğruca. Yakın, yakınlarında. Yanlışsız, eksiksiz bir biçimde. Gerçek, hakikat. Yasa, yöntem ve ahlaka bağlı, dürüst, namuslu. Akla, mantığa, gerçeğe veya kurala uygun. Gerçek, yalan olmayan. Karşı yönünce. İki nokta arasındaki en kısa çizgi.
ALMANSEVER
Alman yanlısı, Alman dostu, Germanofil.
DOSTANE
Dostça.
BİRADER
Erkek kardeş. "Ey dost, arkadaş" anlamında kullanılan bir seslenme sözü. Masonların birbirlerine verdikleri ad.
ANGLOFİL
İngiliz dostu.
BELALI
Yoran, üzen, can sıkan. Kavgacı, şirret. Yolsuz kadının zorba dostu.
BEZM
İçki meclisi, dost toplantısı.
BODOSLAMA
Gemi omurgasının baş tarafından yukarıya uzanan ağaç veya demir direklerden her biri. (bodo'slama) Pervasızca. Bodoslamak işi.
ARABOZAN
İki kişinin arasındaki dostluğu veya geçimi bozan (kimse), ara bozucu, ordubozan, fesatçı, fitçi, nifakçı, münafık, müfsit, müzevir.
BACANAK
Eşleri kardeş olan erkeklerin birbirine göre durumu. Dost, arkadaş.
ARKADAŞÇA
Arkadaş olarak. İçtenlikle, dostça.
AZAT
Serbest bırakma. Serbest bırakılmış olan. Okullarda paydos.
DİMDİK
Çok dik, mum direk. Sıkıntıları karşılayacak durumda olan, baş eğmeyen, metin. Dikkatli, ısrarlı (bakış). Kaskatı, çok sertleşmiş olarak. Sağlıklı, zinde. Sağa sola sapmadan, dosdoğru. Çok dik bir biçimde.
CANKULAĞI
Çok yakın dost, sırdaş.
DADAŞ
Erkek kardeş. Delikanlı, yiğit kimse. Yakın dostlar için kullanılan bir seslenme sözü.